Sevgili Haldun çabuk geri dön, sakın geç kalma
Türkiye’de Harvard Tiyatro Okulu’ndan mezun olan iki tiyatrocumuzdan birisiydi Haldun Dormen. Diğeri Engin Cezzar. İkisi de Yahya Kemal’in ‘Sessiz Gemi’siyle uzun bir seyahate çıktılar. Çoğu dostlarını rıhtımda bırakarak ayrıldılar bizden. Geri dönerler mi bilmiyorum ama umut bu, bakarsın bir gece rüyamda görürüm onları. Düş olsa da razıyım
Yazacak o kadar çok şey var ki… Notlarımı karıştıramıyorum…Neredeler bilmiyorum. Yaşlı hafızam eski anıları tutmuyor artık.
O koca sanatçı için yazacak o kadar çok şey var ki.
50 yıl kadar önceydi. İstanbul’a geldiğim günlerden biri. Haldun’la kendi yazdığı ve çektiği belgeselini konuşuyorduk. Londra’da filmin laboratuvar trükajlarını yapıyordum. Ben düşündüklerimi anlattıkça heyecandan yerinde duramıyor çocuk gibi havalara zıplıyordu. Belgesel Antakya’da mitolojideki Daphne ve sevgilisi Apollon üzerine kurulmuş modern bir aşk hikâyesiydi. Buram buram aşk kokan…
Sonra bir gün Genco Erkal ile Pangaltı Mıkhitaryan Miutyun (Mezunlar Derneği) tiyatro sahnesine geldiler. Yanlarında Arto Berberyan ve Ali Özgentürk de vardı. Haldun yine aynı heyecanla sahneye fırladı, müthiş bir İngilizce ile Shakespeare’in Hamlet’ini oynamaya başladı. Bir ara Genco ve Ali’ye baktı. Aynı Shakespeare İngilizcesiyle “Bu sahne ve kulis benim tiyatronun sahnesinden daha modern ve imkanlı. Bazı oyunları buraya taşıyabiliriz” dedi. Tipik bir Haldun sözüydü bu. Tiyatro denince anında üretmeye başlar ve o hayallerinin içinde uçardı. Tiyatro onun için her şeydi ve yaşamının son günlerine kadar her şeyini tiyatroya verdi.
Pangaltı Mıkhitaryan’ın eski tiyatro sahnesinin gönüllü istimlake uğradığını Gültekin Çizgen ve Sarkis Baharoğlu ile açtığımız sergi sırasında duydu. Gözleri hayretle açılmış, inanılmaz bir tavırla bana bakmıştı. “Yani okulun tiyatrosu yok mu?“
“Yok” dedim. “Ne oyuncusu var, ne sahnesi, ne de seyircisi.“
Birden epik tiyatronun kurucusu Bertold Brecht’i hatırladı.
“Tiyatrosu olmayan bir toplum olamaz” dedi.
“Bizde ve de dünyamızda her şey oluyor artık” dediğimi hatırlıyorum.
Yazacak çok anı var ancak belleğime dolup taşanlar şimdilik bu kadar.
Evet Haldun, çabuk geri dön. Sakın geç kalma !
Dünya büyük bir tiyatro sahnesi gibidir.
Herkes bu sahnede rolünü oynar.
Rolü bitince de bu sahneyi sonsuza dek terk eder.
(William Shakespeare)

