Türkiye emek, barış ve demokrasi mücadelesinin sembol isimlerinden senarist, yönetmen ve siyasetçi Sırrı Süreyya Önder, ölümünün birinci yılında Zincirlikuyu Mezarlığı’nda düzenlenen törenle anıldı.
Törene Sırrı Süreyya Önder'in kızı Ceren Önder Kandemir, kardeşi Ali Fuat Önder, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan ve Geri Dönüşüm İşçileri Derneği Başkanı Ali Mendillioğlu dahil çok sayıda kişi katıldı.
Mezar başındaki anmanın ardından Önder'in kızı Ceren Önder Kandemir, yaptığı basın açıklamasıyla babasına seslendi, "Hatıralarına bakmak acı verir sanıyordum ama öyle tatlısın ki o bile neşe veriyor. Koca dünyaya gelince savaş çıktı, filler tepindi ama ülkemizde barışın inadı devam ediyor hala.Zaten güzel şeylerden konuşalım bugün. Koma konser verdi, madenciler grev kazandılar, Amedspor Süper Lig'e yükseldi dün" ifadelerini kullandı.
Ceren Önder: Ülkemizde barışın inadı devam ediyor hâlâ
Ceren Önder, babasının sesinden şiir dinlettiği konuşmasında, "Hatıralarına bakmak acı verir sanıyordum. Ama öyle tatlısın ki, o bile neşe veriyor. Savaşlar çıktı, filler tepişti ama ülkemizde barışın inadı devam ediyor hâlâ. Zaten güzel şeylerden konuşalım bugün. Koma konser verdi, madenciler kazandılar. Amedspor, Süper Lig'e yükseldi dün. Geçen sene bugün AKM'de günlük şiirleri okumaya çalışmıştım sana. Yalnızca sonunu okumaya gücüm yetmişti. Bugün tamamını okumaya ve dostlarına senin sesinden dinletmeye geldim" ifadelerini kullandı.
Önder'in sözlerinin bir kısmı şöyle:
"Bugün yağmurlu bir gün, bereketli bir gün. Bu soğukta, bu yağmurda geldiniz, Allah razı olsun. Çok teşekkür ederim. Ben babama seslenmek istiyorum. Babacığım, bugün buraya dostlarınla geldik. Görüyorsun. Bedenen yanımda olmadığın bir yılda kendi küçük dünyamda ve koca dünyada neler olduğunu biraz özetlemek istiyorum sana. Dostlarınla bir gün bile ayrılmadık. Birbirimizde bir tür teselli bulmaya çalıştık ve zaman zaman bulduk da. Yoldaşlarınla birbirimizin elini sıkı sıkı tuttuk. Bazen bir şarkıyla, bazen şiirle, bazen sadece susarak ama eğer konuşursak sözlerin döküldü dilimizden.
Can çok büyüdü. Bazen seni görüntülü aramak istese de çabuk kavradı. Eve arkadaşları gelirse fotoğraflarını gösteriyor. Eve arkadaşların gelirse fotoğraflarını gösteriyor. Bir bahane bulup herkese senden bahsediyor. Seni ziyarete geldiğimizde kozalakları toplayıp bahçene diziyor, buraya dedemin bahçesi diyor."
Babacığım, bugün buraya dostlarınla geldik, görüyorsun. Bedenen yanımda olmadığın bir yılda kendi küçük dünyamda ve koca dünyada neler olduğunu biraz özetlemek istiyorum sana. Dostlarınla bir gün bile ayrılmadık. Birbirimizde bir tür teselli bulmaya çalıştık ve zaman zaman bulduk da.
"Koma konser verdi, madenciler grev kazandılar, Amedspor Süper Lig'e yükseldi"
Yoldaşlarınla birbirimizin elini sıkı sıkı tuttuk. Bazen bir şakıyla bazen şiirle bazen sadece susarak... Ama eğer konuşursak sözlerin döküldü elimizden. Can çok büyüdü. Bazen seni görüntülü aramak istese de çabuk kavradı. Eve arkadaşları gelirse fotoğraflarını gösteriyor. Bir bahane bulup herkese senden bahsediyor. Seni ziyarete geldiğimizde kozalakları toplayıp bahçene diziyor. Buraya 'dedemin bahçesi' diyor.
Hatıralarına bakmak acı verir sanıyordum ama öyle tatlısın ki o bile neşe veriyor.
Koca dünyaya gelince savaş çıktı, filler tepindi ama ülkemizde barışın inadı devam ediyor hala. Zaten güzel şeylerden konuşalım bugün. Koma konser verdi, madenciler grev kazandılar, Amedspor Süper Lig'e yükseldi dün.
Geçen sene bugün AKM'de günlük şiirleri okumaya çalışmıştım sana, yalnızca sonunu okumaya gücüm yetmişti. Bugün tamamını okumaya ve dostlarına senin sesinden dinletmeye geldim."
Ali Fuat Önder'den teşekkür
Ali Fuat Önder de ağabeyinin yakın arkadaşı Kahtalı Mıçe'ye atfen, "İnceden inceye iliklerimizi ıslatan bir yağmur yağıyor" dedikten sonra, "İnceden inceye iliklerimizi ıslatan bu yağmurlu havada bizleri yalnız bırakmayan bütün dostlarımıza, ailem adına şükranlarımı sunuyorum, çok teşekkür ediyorum. Burada bulunan bulunmayan bütün dostların ölmüşlerine rahmet diliyorum ailem adına. Çok teşekkür ediyoruz, ayaklarınıza sağlık" dedi.
Ali Mendillioğlu: Sırrı abi günah olamayacak kadar güzeldi
Geri Dönüşüm İşçileri Derneği Başkanı Ali Mendillioğlu da Kur'an'ın sık sık insana ne ne kadar aciz, ne kadar cahil ve ne kadar güçsüz olduğunu hatırlattığını belirtti ve "Sonra da döner ve der ki 'İnsan yeryüzünün halifesidir'. Hep şaşardım, nasıl bu kadar cahil, aciz ve zayıf bir canlı yeryüzünün halifesi olabilir diye. Sonra anladım, bizi güçlü kılan şey o zayıflığımız, cahilliğimiz ve acizliğimiz. Çünkü biz bir arada yaşamak zorundayız, bir arada üretip bir arada paylaştığımız zaman güçlüyüz" diye konuştu.
Sırrı Süreyya Önder kaybetmenin çok büyük bir boşluk yarattığını belirten Mendillioğlu, "Onun boşluğunu doldurabilmenin tek bir yolu var; daha güçlü bir arada olmamız gerekiyor. Biz küçük insanlarız, kağıt toplayıcılarıyız ama hayallerimiz, ideallerimiz çok büyük. Buradan şunu söylemek isterim Sırrı'nın ailesini, başta Ceren olmak üzere; lanetlemeye çalışanlarla çalışanlar oldu. Sırrı abi bir gün bir kağıtçı arkadaşımızın şiirini okuduğunda şöyle söylemişti; 'Günah olamayacak kadar güzel'. Dönüp baktığımda Sırrı abiyle ilgili hatıramda sadece bu söz var. Sırrı abi günah olamayacak kadar güzeldi. Seni çok seviyoruz" dedi.
Buldan: Barışı illa ki getireceğiz ve sana armağan edeceğiz
Pervin Buldan da Önder'in insanlığını, cesaretini ve ferasetini örnek aldıklarını vurguladığı konuşmasında şunları dile getirdi:
"Ben biliyorum ki bugün buraya gelen ve gelemeyen herkes aynı hüzünle, aynı duyguyla, Sırrı Süreyya'yı anıyor, özlemle anıyor. Bir yıl önce bugün milyonlarca ev aynı yası yaşadı. Her evden aynı gün bir cenaze çıktı aslında. Her yürekten bir canpare uğurlandı biliyorum. Sevgili Sırrı Süreyya Önder asla boşluğu doldurulacak bir insan değil, bunu biliyorum. Ama ben bugün sizlerin huzurunda kabri başında sevgili Sırrı Süreya'ya seslenmek istiyorum; Sevgili Sırrı Başkan, seni sadece bugün anıyoruz demek sana büyük haksızlık olur, bunu biliyorum. Biz nefes aldığımız, yaşadığımız her yerde, her an seni özlemle anıyoruz. Bunu bilmeni istiyorum. Biz seni sadece gülüşünle, espirinle, güzel yüzünle anmıyoruz. Biz aynı zamanda senin insanlığını, senin cesaretini, senin ferasetini de örnek alıyoruz. Barışı olan inancını, barışa olan emeğini, barışa olan katkını da anlıyoruz. Hep şunu derdin ya, 'Barış gelsin de ne zaman gelirse gelsin ama illa ki gelsin' derdin. Bize büyük bir miras bıraktın barışı. Kalıcı ve onurlu bir barış olsun diye verdiğin emeğin, verdiğin çabanın, verdiğin mücadelenin ne kadar büyük olduğunu en çok ben bilirim. Bunun en yakın tanığıyım. Ama buradan sana bir kez daha söz vermek istiyorum; barışı illa ki getireceğiz ve sana armağan edeceğiz. Seni özlemle, hasretle, şükranla, minnetle bir kez daha anıyorum ve seni asla unutturmayacağımızın sözünü bir kez daha veriyorum. Ruhun şad, mekanın cennet olsun."
Tuncer Bakırhan: Bizi barışa inandırdı
Tuncer Bakırhan da barışı bir gün mutlaka bu ülkeye hep birlikte getirme sözü verdiği konuşmasında şunları söyledi:
"Bunca şey yaşayıp, hâlâ gülebilmek, mücadele etmek, umutlu olduğumuzu göstermek, karşıdakileri çok şaşırtıyordu. Ama onlar en zor zamanlarda bizim Sırrı'mızın olduğunu bilmiyorlardı. En zor zamanlarda bir Ahmet Kaya'mızın olduğunu bilmiyorlardı. Mehmet Sincar'ımızın, Sakinelerimizin, Nagihanlarımızın… İşte bu zor ve zahmetli günleri Sırrı Süreya gibi değerlerimizin sayesiyle, katkısıyla, emeğiyle, mizahıyla bizler bugünlere getirdik.
Sırrı sadece söz söyleyen değil, sözüyle büyütendi. Hiçbir zaman sözüyle eksiltmedi, üzerine koydu. Emin olun insanların barışı bile ağzını almaya korktuğu, çekindiği bir süreçte, her iki taraf için de söylüyorum, Sırrı Süreyya her zaman barışa inandı, barışı savundu. Bizi barışa inandırdı. Bunca baskı ve zulüm altında da barış istenebileceğini bize öğretti. Pervin Başkan söyledi. Anadolu'da da bir söz var, 'Sözü söz etmek' diye bir deyim var. İşte Sırrı sözü söz edendi, barışı barış edendi, söylediğine inanandı. Biz de söz veriyoruz, onun sözünü söz edeceğiz. Barışı bir gün mutlaka bu ülkeye hep birlikte getireceğiz ve Sırrı'ya verdiğimiz sözü yerine getirmek için 7 gün 24 saat çalışacağız."
Kaynaklar: Ajanslar, T24, Evrensel.



