Sivas’ta 2 Temmuz tarihinde Pir Sultan Abdal Şenlikleri’ne katılan 33 aydın ve sanatçının Madımak Oteli’nde yakılarak katledilişinin 33’üncü yıl dönümünde anma gerçekleştirildi.
Anmaya, katliamda yaşamını yitirenlerin yakınlarının yanı sıra Alevi örgütlerinin temsilcileri, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, çok sayıda siyasi partinin temsilcisi ile sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı.
Anmaya katılanlar, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği önünde bir araya geldi. Buradan kortejler halinde eski Madımak Oteli önüne doğru yürüyüşe geçen kitlenin en önünde, katliamda yaşamını yitiren 33 aydının fotoğraflarının yer aldığı tişörtleri giyenler yer aldı.
“Sivas’ı unutma, unutturma”
Yürüyüş boyunca katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğrafları taşınırken, “Sivas’ın ışığı sönmeyecek” ve “33 Yıl Geçti Unutmadık, Unutturmayacağız” yazılı pankartlar açıldı. Kitle, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Sivas’ı unutma, unutturma” ve “Katiller halka hesap verecek” sloganları eşliğinde yürüyüşünü sürdürdü.
Yürüyüş boyunca, katliamda yaşamını yitiren sanatçıların seslendirdiği türküler ve deyişler de çalındı.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Sivas Şubesi önünde bir araya gelen kitle, kortejler halinde katliamın yaşandığı Madımak Oteli’ne doğru yürüyüşe geçti. Kortejin ön kısmında üzerinde katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının baskılı olduğu tişörtleri giyenler yer aldı. Yaşamını yitirenlerin fotoğraflarını taşıyan kitle, “Sivas’ın ışığı sönmeyecek”, “ 33 Yıl geçti unutmadık, unutturmayacağız” pankartı taşıdı. “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz”, “Sivas’ı unutma unutturma” ve “Katiller halka hesap verecek” sloganları eşliğinde yürüyüş başladı. Yürüyüş esnasında katliamda yaşamını yitiren sanatçıların seslendirdikleri türküler ile deyişler çalındı. Yaşamını yitirenlerin isimleri tek tek okunduğu sırada “burada” yanıtı verildi.
Otele ‘Madımak Utanç Müzesi’ afişi asıldı
Madımak Oteli polis bariyerleriyle kapatılırken, sadece konuşmacılar ve katliamda yakınlarını kaybeden ailelerin bariyerlerden geçmesine izin verildi. Aileler, otele “Madımak Utanç Müzesi” yazan afişleri astı. Anmada ilk olarak katliamda yaşamını yitiren Seher Gülateş’in yakını konuşarak, “Madımak katliamı insanlığa karşı işlenmiş suçtur ve zaman aşımını kabul etmiyoruz. Çünkü insanlık suçunun zaman aşımı olmaz. Burası utanç müzesi olacak” ifadelerini kullandı.
"33 canımızın acısı hala dipdiri"
Daha sonra konuşan DEM Parti Eş Genel başkanı Tülay Hatimoğulları'nın konuşmasından öne çıkan başlıklar şu şekilde:
“Bugün Sivas’ta Madımak Oteli’nin önündeyiz. Aradan 33 yıl geçti. 33 canımızın acısı hala dipdiri. Çünkü bu davayla ilgili yargılananlar hakkında açılan dava, zaman aşımına uğradığı iddiasıyla kapandı. Bunu kabul etmek mümkün değil. Türkiye’de başta Sivas Katliamı olmak üzere bu topraklarda yaşanan Koçgiri, Dêrsim, Çorum ve Gazi ile ilgili hakiki bir yüzleşme ve resmi bir özür bekliyor bütün Alevi canlar. Bu özür gerçekleşmeli. Defaatle ifade ettik, buradan bir kez daha altını çiziyoruz. Meclis resmi olarak Hakikatle Yüzleşme Komisyonu’nu kurmalı ve Sivas Katliamı başta olmak üzere Alevi canlarımıza yönelik ve bütün insanlığa karşı işlenmiş suçlarla hakikatle yüzleşmeli ve resmi özrünü dilemelidir.
Bugün Madımak Oteli’nin önündeyiz. Alevi canlarımız tam 33 yıldır burası utanç müzesi ilan edilsin istedi. Fakat bu yerine getirilmedi. Çünkü bu hakikat ve bu gerçekle yüzleşilmek istenmedi. Bugün Alevi canlarımız ve Alevi kurumlarımızdan bir bilgi aldık. Kendileri bugün burada, tam arkamızda, fiili olarak kendi tabelasını astılar. ‘Madımak Utanç Müzesi’ tabelası şu an burada, Madımak Oteli’nin camına ve duvarına asılı durumda. Olması gereken bunun resmi kanallarla gerçekleşmesiydi. Ama Alevi canlarımızın vicdanında burası bir utanç müzesidir ve bir özrü hala beklemektedir.
"Cumhurbaşkanlığı affı ile serbest bırakıldılar"
Yine aynı şekilde altını çizmemiz gereken bir konu var ki insanlığa karşı işlenmiş suçlar asla ve asla zaman aşımına uğramaz. Hiçbir dava zaman aşımına uğramaz. Sivas’ta yaşamını yitiren canlarımızla ilgili devam eden davada böyle bir davadır. İçeride birçok siyasi mahpus, yaşlı olduğu için, hasta olduğu için hapishanelerde ya can vermeye bir gün kala salıveriliyor, bırakılıyor ya da cezaevinde canlarını yitiriyorlar. Ama Sivas’tan tutuklu olanlar Cumhurbaşkanı’nın özel affıyla serbest bırakıldılar. Bunu kabul etmek mümkün değil.
Özellikle bu süreçte, bu coğrafyanın en çok acı çeken iki kesimi olan Kürtler ve Aleviler olarak en büyük dayanışmayı tam da bu dönemde barış ve demokratik toplumun inşası için hep birlikte gerçekleştirmemiz gereken bir dönemdeyiz. Bu topraklara barış geldikçe, bütün farklı halklardan ve inançlardan insanların bu topraklarda demokratik bir zeminde, eşit yurttaşlar olarak kendi rengiyle, kendi diliyle, kendi inancıyla özgürce yaşayabileceği demokratik bir cumhuriyetin inşasının sözünü veriyoruz. Böylece bu katliamlara karşı güçlü, tek vücut bir şekilde karşı durmuş olur ve demokratik cumhuriyetin yolunu açmış oluruz. Bütün bu duygu ve düşüncelerle Madımak’ta yitirdiğimiz 33 canımızı saygıyla, minnetle anıyorum. Onları unutmadık, unutturmayacağız.”
"O günkü ateş hala yanıyor"
Daha sonra konuşan CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, “33’üncü yas yılındayız. Sivas’ta yanan ateş sönmedi, adalet sağlanmadı. İnsanlığa karşı işlenen bu büyük suç maalesef zamanaşımına uğratıldı. Firardakiler yakalanmadı, cezaevindekiler affa uğradı. O günkü ateş hala Sivas’ta yanıyor” dedi.
Madımak’ın mutlaka utanç müzesi olması gerektiğini söyleyen Özel, şöyle devam etti: “İnsanlığa karşı suçların zamanaşımına uğramaması gerekiyor ve Sivas Katliamı’nın da insanlığa karşı suç olarak kabul edilmesi, her türlü zamanaşımından muaf olması gerekiyor. Zaten imzaladığımız uluslararası anlaşmalar da bunu gerektiriyor. Hükümet bunun gereğini yapmıyor şu anda. Biz devlet tarafından resmen buranın bir utanç müzesi olarak kabul edildiği ve 2 Temmuz’un bir utanç günü olarak kanunlaştığı güne kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. 2 Temmuz bir utanç günü olarak anılacak.”
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Meral Danış Beştaş, cezasızlık politikalarına değinerek, “Türkiye’de yüzleşme, hakikat ve gerçeklerin açığa çıkması, barış, adalet ve demokrasi için hayati önemde. Madımak da bunlardan birisi. Bu katliamların devam etmesinin nedeni siyasi erkin yüzleşmekten imtina etmesidir” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından Madımak Otel’inin önüne karanfiller bırakıldı, deyişler eşliğinde semaha dönüldü.
33 aydından "33 Can"
Sivas'taki Madımak Oteli'nde 2 Temmuz 1993'te öldürülen 33 aydın ve sanatçının acısı, aradan geçen 33 yıla rağmen Türkiye'nin ortak vicdanındaki yerini koruyor. Bu acıyı unutturmamak ve yaşamını yitirenleri anmak için buluşmaların yanı sıra başka bir adım daha atıldı.
"33 Can" adlı özel müzik projesi, farklı kuşaklardan sanatçıları ortak bir eserde buluşturdu.
Madımak Katliamı'nın 33. yılı dolayısıyla hazırlanan çalışma, yalnızca bir anma projesi olmanın ötesinde toplumsal hafızayı canlı tutmayı, yüzleşmenin ve hatırlamanın önemine dikkati çekmeyi amaçlıyor. Proje, yaşamdan koparılan aydınların düşünsel, sanatsal ve insani mirasını müziğin evrensel diliyle geleceğe taşımayı hedefliyor. Projede Bulutsuzluk Özlemi'nin solisti Nejat Yavaşoğulları'nın yanı sıra Hüseyin Turan, Kerem Ulaş Dönmez, Yasemin Göksu, Yiğit Tuncay, Ozan Kotra, Erdal Güney, Kemal Sahir Gürel, Aydoğan Topal, Özcan Şenver, Doğu Ekin, Derman Şahin, Ufuk Çoban, Arsey Kaya, Ceren Mansuroğlu ve Sertaç Şanlı yorumlarıyla yer aldı.
Eserin sözleri Kerem Ulaş Dönmez, İbrahim Karaca ve Arsey Kaya tarafından kaleme alınırken, müziği ve düzenlemesi Kerem Ulaş Dönmez tarafından hazırlandı.
Kaynak: ANKA, İlke TV.



