MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara Spor Salonu'nda 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nda düzenlenen Türk Gençliği Büyük Kurultayı'na katıldı. Bahçeli burada yaptığı konuşmada, "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı sürece dair de değerlendirmelerde bulundu.
Bahçeli'nin açıklamasından satır başları şöyle:
"Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Samsun'da Türk milletinin tarihini ve talihini sil baştan inşa etmiştir. Bugün bu inşa üzerine yürüdüğümüzü bilmenizi isterim. Bu yürüyüşte yorgunluğa yer yoktur, bu yürüyüşte yılgınlığa, tereddütlere, teslimiyete, tükenişe yer yoktur.
Kıymetli asenalar, değerli bozkurtlar, o halde korkmayacaksınız, kaçmayacaksınız, satmayacaksınız, savrulmayacaksınız. Rüzgâr belki sert esecek, yollar sarpa saracak, zaman zaman hissenize o kurt yalnızlığı düşecek, bazen kimse sizi anlamayacak, ne kadar dil dökseniz de anlaşılmayacaksınız. Güneşli günlerin yolcuları, şen sofraların misafirleri, düz yolların hevesli değil, çetin zamanların nöbetçileri, Türk milliyetçiliği davasının yegâne hancısı olacaksınız. Kim olduğunuzu merak eden, nereden gelip nereye gittiğinizi soran varsa önce gelip maziye baksın. Ülkücü şehitlerimizin hatıraları bugünümüze ışık veren kutup yıldızlarımızdır.
Çağ değişmiştir, cenk meydanları siber sahaya eklemlenmiştir. Kılıcın yanına algoritma, sancağın yanına yazılım eklenmiştir. Günümüzde karargâhlar artık teknoloji merkezleridir. Bunun içindir ki Ülkü Ocakları'nın teknoloji alanındaki hamleleri Türk gençliğini çağın öznesi yapma gayretidir.
Ayakta kalmanın yolu yalnızca güçlü olmaktan değil, kader birliğiyle kenetlenmiş, kardeşlikle kök salmış bir millet olmaktan geçmektedir. İnsanlık bir taraftan teknolojiyle geleceğe uzanırken, diğer taraftan merhametten, adaletten, vicdandan uzaklaşmanın sancısını yaşamaktadır. Böyle bir zamanda delikanlı çağında bir genç olmak kolay değildir, böyle bir zamanda ülkücü bir genç olmak ve ülkücü kalmak ise hiç kolay değildir. Dosdoğru yürüyen, dimdik duran her bir ülkücü gencimizi yürekten tebrik ediyorum.
Bugün Terörsüz Türkiye hedefi için aldığımız büyük sorumluluğun yükü omuzlarımızda dururken, sizlere düşen vazife her zamankinden daha büyüktür. Bu yük, siyasi bir hedef değildir. Anaların gözyaşını dindirmenin, evlatlarımızın geleceğini güvenceye almanın, kardeşliği bu topraklarda yeniden tahkim etmenin ve Türk milletinin bin yıllık birliğini ebediyete taşımanın Kızıl Elma olmasıdır. Onun için sizden tarihi bir dava emanetinin gereği olarak isteğim şudur; kardeşlik bağlarınız sağlam olsun, dik duruşunuz tavizsiz olsun. Birbirinize dayanın, birbirinizi eksilten değil arttıran, tüketen değil çoğaltan, yoran değil omuz verenlerden olun. Unutmayınız büyük yürüyüşler birbirinin ayağına basanlarla değil, birbirinin yükünü alanlarla hedefe varır.
Ülkücünün ülkücüye sırt döneceği, dava arkadaşlarının birbirine gönül koyacağı, aynı sancağın gölgesinde yürüyenlerin alınganlıkla, kırılganlıkla birbirinden uzaklaşacağı zaman mıdır? Hayır, bin kere hayır. Bugün küslük değil, kenetlenme zamanıdır. Bugün alınganlık değil, adanmışlık zamanıdır. Bugün dağılma, tükenme değil, toparlanma zamanıdır. Yolumuz yalnız yürüyenlerin bizi unutup ‘ben’ diyenlerin yolu değildir."



