23,5’TA HRANT DİNK'İ ANMA HAFTASI
“Toplumumuzun cesur kalemiydi”
19 Ocak 2007'de Agos gazetesi önünde vurularak öldürülen Hrant Dink için her yıl düzenlenen çeşitli anma etkinlikleri kapsamında bu yıl da, Dink'in 19. ölüm yıldönümünde Hrant Dink Vakfı tarafından atölye ve etkinlikler yapılıyor.
Programda, yalnızca cinayetin politik ve hukuki boyutları değil; Dink’in yaşamı, yazıları, Agos’un 30 yıla yaklaşan yayın serüveni ve 19 Ocak’ın toplumsal hafızadaki yeri de ele alınıyor. Form doldurarak programa başvuran katılımcılar, Hrant Dink’in düşünce dünyasına, kurduğu dil ve birlikte yaşama çağrısına farklı başlıklar altında yeniden bakıyor.
23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı’nda yapılan "Hakikat için Söyleşiler" başlıklı programın etkinlikleri, 20 kişi ile sınırlı. Türkçe yapılan atölyelerin ilk günü olan 12 Ocak Pazartesi, Ümit Kıvanç’ın tasarlayıp kurguladığı Hrant Dink’in sözünü renge, şekle ve sese büründürerek aktaran ‘Hafıza Yetersiz’ filmi izlendi.
13 Ocak Salı günü de, eski Agos Genel Yayın Yönetmeni, yazar ve editör Rober Koptaş öncülüğünde “Yazılarının Merceğinden Hrant Dink'in Yolu Yordamı” başlıklı atölye düzenlendi.
Atölye öncesinde saat 15.00’te 23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı’nda rehberli tur yapıldı. Saat 17.00’de de atölye başladı. Atölye, Dink'in sözüne yeniden kulak vermek ve yazılarını günümüzün sorularıyla birlikte düşünmek temasıyla yapıldı. Dink’in farklı zamanlarda ve farklı bağlamlarda kaleme alınmış beş yazısını katılımcılar hafıza, adalet ve siyaset çerçevesinden metinlerin açtığı yolları tartıştı.
Atölyenin açılış konuşmasını yapan 23,5 ziyaretçi programları koordinatörü Aslı Yolcu Sağlam, bu haftaki etkinlikleri anlattı. Atölye kolaylaştırıcısı Rober Koptaş, Hrant Dink anma haftasının önemine değindi. Hrant Dink’in yazılarını birlikte konuşacaklarını söyleyen Koptaş, “Bugün burada hem hafızayı diri tutmak hem de neler inşa edebileceğimize dair bir araya geldik” dedi.
Ardından “Açılış: Hrant’la ilk karşılaşmam” başlıklı ilk bölüme geçildi. Bu bölümde Koptaş katılımcılardan, “Hrant Dink ismini ilk ne zaman duydunuz? Onunla ilgili zihninizde kalan ilk cümle ne? Bugün burada olmanıza sebep olan duygu ne?” sorularına herkesten bir cümle yazmasını istedi.
Daha sonra atölyeye katılan 16 katılımcı, kartlara yazdıkları notları okudu. Kimisi 1997 yılında bir gazete bayisinde Agos alarak Dink’i tanıdığını ve “İyi bir Ermeniyim, iyi bir solcuyum” sözünden etkilendiğini, kimisi de 11 yaşındayken, Dink’i öldürüldüğü gün tanıdığını ve “güvercin tedirginliği” yazısının etkisinde kaldığını paylaştı.
Hafızalarda ‘cesur bir kalem’
Bir katılımcı ise “O güvercin tedirginliği, beni buraya getiren şey” dedi. Ermeni bir katılımcı da, “Toplumumuzun, cemaatimizin cesur bir kalemiydi ve o kalemi kaybettik” sözleriyle Dink’i anlattı. Kimisi üniversitede, kimisi ailesinden, kimisi öldürüldükten sonra, kimisi de yakınlarından ve katıldığı televizyon programlarından Dink’i tanıdığını dile getirdi. Dink ile tanışma hikâyelerini anlatan katılımcılar, zaman zaman duygulu anlar yaşadı. Son olarak da Koptaş, 1995 yılında Aras Yayıncılık’ta Dink ile ilk tanışmasını katılımcılarla paylaştı.
Dink’in metinlerinde adalet arayışı
İkinci bölümde de, “Metin simyacılığı” başlığı altında katılımcılar dört gruba ayrıldı ve Dink’in dört yazısını inceledi. Gruplar, “Hafıza tutucu, adalet takipçisi, siyaset okuru ve bağ kuran” rolleri ile Dink’in metinlerindeki tarihsel hafızayı ve adalet arayışını inceledi, politik bağlamı çözmeye çalıştı ve metinlerinin bugün ne anlattığını inceledi. Dört grup da metinleri bu dört bakışla okuyup, birbirine “bu yazı bize ne söylüyor” diye sorarak, bir paragraflık ortak bir metin çıkardı. Ardından tüm gruplar hazırladıkları metinleri sundu.
“Ortak üretim” başlıklı üçüncü bölümde ise katılımcılara post-itler dağıtıldı ve herkes metinler ile tartışmalardan çıkardığı bir ilkeyi yazdı. Daha sonra atölye panosuna bu ilkeler yazıldı ve kavramlardan bir harita yapıldı. Panoda cadde, bulvar ve sokakların adları bu kavramlarla dolduruldu. Bu çalışmayla, ortaya kolektif bir “etik-politik harita” çıktı.
“Kapanış: Hrant’a bir cümle bırak” başlıklı atölyenin son bölümünde de Koptaş katılımcılara, “Hrant Dink’e bugün tek bir cümle söyleyecek olsan ne söylerdin?” sorusunu sordu. Katılımcıların yanıtları, kutuda toplandı. Daha sonra herkes kutudan bir kağıt çekerek yüksek sesle okudu. Bu bölümde paylaşılan aktarımların ardından etkinlik sona erdi.
Hrant Dink Vakfı’nın etkinlik ve atölyeleri, 19 Ocak’a kadar 23,5 Hrant Dink Hafıza Mekan'ında her gün devam edecek.

