İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 53’ü tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davasının ikinci duruşmasına, 12. günde devam ediyor.
Geçen hafta, son tutukluluk incelemesinde, Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz ve iş insanı Serkan Öztürk’ün tahliyesine, kalan 51 ismin tutukluluğunun devamına karar verilmişti.
TBB'den İBB davası raporu
Duruşmanın başında Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin söz aldı. Avukat Pekin, Türk Tabipleri Birliği’nden (TTB) mütalaa istediklerini, uzun duruşma saatlerinin adil yargılanma saatlerini sakatlayan bir uygulama olduğunu söyledi. Pekin, rapora dayanarak saat 18.00’den sonra duruşmaya devam edilmemesini talep ederken, aksi halde İmamoğlu'nun avukatları olarak duruşmada yer almayacaklarını açıkladı.
Selim İmamoğlu kürsüde
Bugün, Ekrem İmamoğlu’nun oğlu tutuksuz sanık Mehmet Selim İmamoğlu da savunma yapmak üzere kürsüdeydi.
Medyascope muhabiri Furkan Karabay'ın haberine göre Selim İmamoğlu, sırf soyadının “İmamoğlu” olması ve babası üzerinde baskı kurulması amacıyla bu dosyada “sanık” yapıldığını belirtti. “Bu yaşananlar kadim devletimize ve onun tarihine yakışmamaktadır” diyen Selim İmamoğlu, güçlü bir şekilde durmaya devam edeceklerini ifade etti:
"Biz hem İmamoğlu ailesi hem de Kaya ailesi olarak bu davanın ana hedeflerinden biri haline getirildik. Sevgili dedem Hasan İmamoğlu’nun emekli maaşı bile uzun bir süre tedbirde kaldı. Yurtdışı yasağı var. Balıkesir’de emekliliği boyunca yaşadığı evin bahçesinde kazılar yapıldı. Mesnetsiz iddialar için canım dedemi kabul edilemeyecek meselelerle uğraştırdılar.”
Hakkındaki Hırvatistan’daki şirket ve tekne satın alımı suçlamalarına dair konuşan Selim İmamoğlu şunları söyledi:
“Ailemden aldığım maddi destekle yurtdışında bir girişimde bulunmamın bir sorun olacağını düşünmüyordum ve hâlâ aynı kanaatteyim. Böylece kazandığım deneyimleri annem ve dedemin de maddi desteğiyle yurtdışına taşıma konusunda ilk adımımı atmış oldum. Projenin gelişim maliyetlerinin bir kısmını ödeyerek azınlık hisse almak üzere projenin ana firmasıyla anlaştım. Bu kapsamda 391 bin euro, yaklaşık olarak 391 bin euro İş Bankası aracılığıyla Hırvatistan’daki KentBank’a transfer edildi. Bu transferler banka kayıtlarında çok açık olmasına rağmen; ayrıca ilgili belgelerin ve açıklamaların hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde sunulmuş olmasına rağmen konu hakkında bir sürü yalan, yanıltıcı haberler yazıldı, çizildi.”
"Hesabını veremeyeceğim durum yok"
Üniversite yıllarında yelken sporuna başladığını söyleyen Selim İmamoğlu, Beylikdüzü’nde bir yelken kulübünde eğitim alırken Türkiye Yelken Federasyonu’ndan sporcu lisansı aldığını söyledi.
Selim İmamoğlu, “İstanbul Boğazı’nda gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı Kupası adı altında Türkiye’nin en prestijli yarışı Bosphorus Cup’ta yarışma fırsatım oldu. Yarışlarda belli bir tecrübe kazandıktan sonra bu yarışlara kendime ait bir yelkenli ile katılmak istedim. Yarış amacıyla kullanılan ikinci el, 2009 model bir sportif yelkenliyi 2024’te 772 bin Türk Lirası’na satın aldım. Bedelini de babamdan borç alarak banka havalesiyle aldım. Sahip olduğum bu yelkenli şu an yelken kulübünde eğitim amaçlı da kullanılmaktadır. Yani günün sonunda da bu iki konuda da hesabını veremeyeceğim bir durum asla yoktur” dedi.
Yurtdışı yasağının kaldırılmasını talep etti
Selim İmamoğlu, bilim insanı olmaya karar verdiğini, Almanya’da dünyanın en önemli fizik konferanslarından birine kabul edildiğini söyledi. Selim İmamoğlu, “Hem mahkemeye hem de savcılığa dilekçe sundum. Konferansa gideceğim tarihlerde yurtdışı yasağımın kaldırılmasını istedim. Dönüş biletimi de gönderdim ama mahkeme heyetinden bir dönüş olmadı” dedi.
"Türkiye başka bir hayali hak ediyor"
“Birbirimizin elinden tutmaya, omuz omuza vermeye ihtiyacımız var. Ülkemizin ortak değerlerini beraber yaşatmalıyız. Birbirimizi kırarak ve dökerek hiçbir yere varamayız. Etrafımız yangın yeriyken güçlü olmalıyız, birlik olmalıyız. Ülkemizde adil ve eşitlikçi bir ortam sağlandığında bizi uzun vadede kurtaracak yegâne şeyin bilim ve teknoloji olduğuna inanıyorum. Türkiye artık üzerindeki ölü toprağını atsın, bitmeyen kavgalardan kurtulsun. Türkiye’nin geleceği biraz da gençlerinden aldığı güçle yol bulsun. Bilim bizim ışığımız olsun.
Türkiye’nin bu mahkeme salonlarını değil, başka bir geleceği, başka bir hayali hak ettiğini düşünüyorum. Herkesi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Beraatime, hesaplarımdaki tedbirin kaldırılmasını, yurtdışı yasağımın kaldırılmasını talep ediyorum. Sevgili babam Ekrem İmamoğlu ve tüm yol arkadaşlarımın tahliyesini talep ediyorum. Teşekkür ederim.”
Selim İmamoğlu'nun savunması ve sorgusunun ardından sanık kürsüsüne eski Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin geldi. Keskin, hayatını mütevazı bir biçimde yaşadığını, çalışma hayatında ve siyasi hayatında "akçeli işlere karışmadığını" ifade etti.
Keskin’in savunması ve sorgusunun ardından Medicana Hastanesi ruhsat sürecinde rüşvet, Ziya Yılmaz'ın Nişantaşı Koru Projesi'nin ruhsat ve iskan süreçlerinde icbar suretiyle irtikap ve Şişli'de imar değişikliği talebi karşılığında rüşvet istendiği iddiasıyla yargılanan İlker Çelebi sanık kürsüsüne geldi. Çelebi, hakkındaki suçlamayı anlamadığını, yalnızca görevini yapan bir memur olduğunu belirtti.
Çapraz sorgularda 1. günü geride bıraktık.
— Resul Emrah Şahan (@REmrahSahann) September 7, 2026
Değerlendirmeyi kamuoyunun vicdanına bırakıyorum..#BenİşimiYaptım pic.twitter.com/fQShyup1uK
Çelebi'den sonra sanık kürsüsüne Torunlar İnşaat'ın Beykoz'daki otel projesi ruhsat uzatımı karşılığında rüşvet talep edilmesi, Ziya Yılmaz'ın Nişantaşı Koru Projesi'nin ruhsat ve iskan süreçlerinde icbar suretiyle irtikap, Torun Center tadilat ruhsatı için rüşvet teşebbüsü ve Doğuş Grubu'na ait Reina isimli işletmenin İmar aykırılıklarına göz yumulması karşılığında rüşvet alınması suçlamalarıyla yargılanan Mehmet Torun geldi.
Torun, İstanbul'da iş yerleri olan bir firma olarak İBB ve diğer devlet kurumları ile iyi geçinmek zorunda olduklarını vurguladı. Torun, 2012'de Özelleştirme İdaresi'nden Beykoz'da bir bölgeyi satın aldıklarını belirtti ve "Yıl 2026 oldu, hala uğraşıyoruz" dedi. Torun Center inşaatı için tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın Torun'dan rüşvet istediği iddiasını reddeden Torun, “Bu işin karşılığında para talep edilmedi” dedi.
Şahan'dan Torun'a: Kişisel bir menfaat talebim oldu mu?
Torun'un savunması sona erdi, sorgusuna geçildi. Tutuklu Şişli Belediye Başkanı Şahan, "Sizinle görüşmemizde hukuksuz bir yönlendirmem, kişisel bir menfaat talebim oldu mu?" diye sordu. Torun, "Hayır" yanıtını verdi. Şahan'ın "Sizi birine yönlendirdim mi?" sorusuna Torun'un cevabı, "Ben 73 yaşında bir adamım. Beni yönlendirecek adam anasının karnından doğmadı. Müzakere edilir ama kimse bana 'Şöyle yap' diyemez" şeklinde oldu.
Torun, tutuklu Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nun sorusu üzerine, Kadir Topbaş döneminde Mall of İstanbul'un olduğu yerde 8 milyon dolara raylı sistem yaptığını belirtti ve "Kadir Topbaş Bey istedi ama imza falan yok. Belediye değişti, yönetim değişti. Başka şeyler, buralara girmeyelim" ifadelerini kullandı.
Torun'un savunması ve sorgusu sona erdi. Avukatının beyanlarının ardından mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.
(Kaynak: T24, Medyascope)



