TRIPP’in bölgeye getirisi ne olacak?

Resmi adıyla ‘Trump Route for International Peace and Prosperity’ ya da kısa adıyla TRIPP Yolu veya Trump Yolu, 8 Ağustos 2025’te ABD’nin başkenti Washington’da Ermenistan, ABD ve Azerbaycan tarafından imzalandığından beri konuyla ilgili tartışmalar devam ediyor. Nahcivan ile Azerbaycan’ı Ermenistan üzerinden birbirine bağlamayı ve bu çerçevede Ermenistan Azerbaycan arasında sınır ilişkisi kurulmasınını hedefleyen TRIPP anlaşması hakkında sayısız görüşlerden en öne çıkanlardan biri şuydu: Bu proje kapsamında Ermenistan’ın Syunik bölgesinin ABD’ye teslim edildiği ve artık buranın ABD toprağı olduğu iddiası.
Elbette gerçek farkl. İmzalanan belgeye göre TRIPP Development Company adında bir şirket kurulacak ve belirlenen rotadaki geçişlerin 49 yıl boyunca gerçekleşmesini sağlayacak. Bu dönem zarfında şirketin hissesi yüzde 74 iken Ermenistan’ın hissesi ise yüzde 26 olacak. 49 yıllık anlaşma bittikten sonra anlaşmayı 50 yıl uzatabilme imkanı olacak ve ikinci dönemde Ermenistan’ın hissesi yüzde 49’a çıkacak. Bu anlaşmanın da imzaları hükümet tarafından atıldı. 16 Temmuz’da da Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, TRIPP Stratejik İşbirliği Çerçeve Anlaşması’nın onaylanmasına dair yasa tasarısını parlamentoya sundu ve hükümet de bu tasarıyı onayladı.
Tüm bunlara bakarak şu söylenebilir: Ermenistan Cumhuriyeti’nde yapılacak olan bu yol tamamen Ermenistan’ın egemenlik hakkı altında ve Ermenistan yasalarının uygulanacağı bir proje olacak. Bu projeyle birlikte Azerbaycan Ermenistan üzerinden ticari taşıt, yük treni, petrol ve doğalgaz hatlarının Nahcivan’a geçişlerini sağlayacak. Aynı zamanda Nahcivan’a bağlanan bu yeni altyapılar, Türkiye’ye de bağlanarak bölgesel kalkınma sağlanacak.
Gümrük ve sınır güvenliği: “Ön ofis”, “Arka ofis”
Bir başka deyişle, bu proje tüm dünyada da uygulanan, özel şirketlerin otoyol gibi altyapıyı inşa ettiği ve şirketin bulunduğu ülkenin kanunlarına bağlı olduğu bir projeden farksız. Herkesin merak ettiği diğer bir konu da gümrük ve sınır güvenliği nasıl sağlanacağı. Antlaşmaya göre gümrükte “ön ofis” ve “arka ofis” olarak iki aşamalı bir sistem kullanılacak. Bu sistemde Azerbaycan’dan gelenlerin gümrükte karşılaşacağı kişiler, özel firmalara bağlı çalışan kişiler olacak. Yani aslında hepimizin vize almak için kullandığımız aracı firmalarla aynı mantıkta ilerlediğini söyleyebiliriz. Nasıl ki vizeyi veren aracı kurum değilse burada da şahısların Ermenistan’a girişine Ermenistan devleti karar verecek. Sınır bölgelerinde ve gümrüklerde Ermenistan askerleri bulunacak ve bölgenin güvenliğini yine Ermenistan silahlı kuvvetleri sağlayacak.
Kazananlar ve kaybedenler
Şüphesiz ki bu proje, bölgedeki dengeleri değiştirecek. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de Türkiye ve Rusya, bölgede kendi etkinliklerini artırmak istiyor. Azerbaycan bir petrol devleti olduğu için bölgedeki ekonomik gücü komşularına oranla daha fazla. Ancak bu kaynağın Avrupa ve dünyanın diğer noktalarına ulaşması gerekiyor. Bunun en kârlı yolu ise Türkiye’ye petrol boru hattı bağlamaktan geçiyor. Karabağ sorunundan dolayı bu boru hatları Ermenistan üzerinden geçmedi ve Ermenistan burada savaşın getirdiği bir diğer dezavantajla yüzleşmek zorunda kaldı.
Karabağ sorunundan en kârlı çıkan ülke şüphesiz Gürcistan olmuştu. Azerbaycan’dan çıkan boru hatlarıyla ve hem Azerbaycan’dan hem de Türkiye’den gelen yatırımlarla Gürcistan yıllar içerisinde ekonomik anlamda altın dönemlerini yaşadı ve hâlâ da yaşamaya devam ediyor.
Şimdi, 30 yılı aşkın kapalı kalan sınır nedeniyle ticari geçişlerin Gürcistan üzerinden yapılması, Ermenistan-Türkiye arasındaki ticaretin Gürcistan üzerinden ilerlemesi son bulacak. Sınırlar açıldığında Orta Asya’dan gelen ürünler Orta Koridor’u kullanarak Gürcistan’ı pas geçerek Ermenistan üzerinden Türkiye’ye oradan ise Avrupa pazarlarına daha düşük maliyetlerle ulaşacak. Bunun gerçekleşebilmesi için Ermenistan’ın en hızlı şekilde altyapı projelerine başlaması ve bitirmesi gerekiyor. Aksi takdirde Ermenistan rotası beklendiği kadar kârlı olmayabilir.
Bir başka kaybeden ise Rusya olacak. Rusya’nın şu anda Ukrayna’da olan savaşa yoğunlaşması ve ABD’nin bu projeyle birlikte bölgede varlığını güçlendirme çalışmaları ve Ermenistan’ı Rus bloğundan koparıp Batı bloğuna çekmesi, elbette Rusya için olumlu sonuçlar doğurmayacak.
Öte yandan İran, ABD’nin bölgede daha fazla boy göstermesinden hoşnut olmayacak. Bu durum Ermenistan-İran ilişkilerini negatif yönde etkileyebilir. Hatırlanacağı üzere TRIPP projesi ilk duyurulduğunda İran heyeti bu proje hakkında görüşmek üzere Yerevan’ı ziyaret etmişti ve Ermenistan tarafı İran heyetine endişelenecek bir durumun olmadığını aktarmıştı.
ABD İran’a yaklaşıyor
TRIPP projesinde kazananlar ABD, Türkiye, Ermenistan ve Azerbaycan olacak. Yukarıda belirttiğim üzere ABD bölgede gücünü daha fazla arttırarak İran’a daha yakın olacak. Saldırı yoluyla İran’da tam istediğini alamayan ABD, bu proje sayesinde İran hattını daha yakından takip etme imkanı bulacaktır. Türkiye ise Ermenistan üzerinden Orta Asya’ya daha az masrafla ulaşabilecek ve bölgedeki ülkelerle yeni ticari anlaşmalar imzalanarak yeni projeler hayata geçirilebilecek. Azerbaycan, Nahcivan bölgesine ulaşmak için İran’a bağlı kalmayacak, onun yerine Ermenistan üzerinden bağlanacak. Ermenistan ise bölgenin ticaret merkezi haline gelecek ve topraklarından geçen bütün projeler üzerinden bir gelir elde edecek.
Günümüzde proje hangi aşamada?
TRIPP projesi sadece sınır açma ve yol yapmaktan ibaret değil, projenin dosyalarına baktığımızda göze çarpan en belirgin maddeler otoyol ve demiryolu inşası. Bunun yanı sıra enerji ve dijital altyapının da oluşturulmasına yönelik maddeler görülüyor. 22 Haziran’da Telecom Armenia ve AzerTelecom arasında imzalanan dijital altyapı anlaşmasının da TRIPP projesi kapsamında olduğu düşünülebilir. Her ne kadar Ermenistan tarafından sahada fiziki çalışmaların başlandığı gözükmese de bu tür anlaşmaların imzalanması ve bürokratik engellerin aşılması TRIPP projesinin gerçekleşmesi için adım adım ilerlendiğini gösteriyor.


