Katolikos II. Karekin ve beş ruhaninin yargılanması özellikle dini kurumlarda eleştirilere yol açtı. Türkiye Ermenileri Patrikliği 10 Ağustos Pazartesi günü yazılı bir açıklama yaparak hukuki süreci eleştirdi.
Açıklamada “Tüm Ermenilerin Patriği ve Kilisenin kutsal piskoposlarına karşı yasal işlemlerin başlatılması ve onları suç teşkil eden fiillerle laik mahkemelere çağırmak, Ermeni Kilisesi'nin patriklik onuruna derinden zarar vermektedir. Bu acı, Ermenistan Cumhuriyeti Anayasası'nın Kilisenin misyonuna verdiği güvenceler ve temel insan hakları ilkeleri göz ardı edildiği zaman daha da derinleşmektedir” ifadelerine yer verildi.
Patrikhanenin açıklamasında “Diasporada Ermeni Kilisesi, halkımızın manevi, ulusal ve toplumsal yaşamında çok önemli bir rol oynamaya devam etmektedir. Bu nedenle, Ana Kilise'nin otoritesini zayıflatmayı veya dokunulmazlığını ihlal etmeyi amaçlayan her adım, yüzyıllardır güçlendirilmiş olan Kilise ile inananlar arasındaki bağlara zarar verir” dendi.
Açıklamada “Bu süreçler sadece Ana Kilise'nin birliğini değil, aynı zamanda Ermeni Kilisesi'nin patriklik makamlarını, din adamlarını ve kiliseler arası ilişkileri de zedelemektedir; bu ilişkiler, İsa Mesih'in sevgisine ve kardeşliğine tanıklık etmek için günümüzde güçlü kalmalıdır. Bu nedenle, Türkiye Ermeni Patrikhanesi olarak, Tüm Ermenilerin Yüksek Patriği II. Karekin Hazretleri ve kutsal piskoposlarla dayanışmamızı ifade ediyoruz. Tüm sorumluları, Ermeni Kilisesi'ni savunmasız bırakmamaya ve resmi kilise organlarının kararlarını laik yargısal çatışmaların konusuna dönüştürmemeye çağırıyoruz” dendi.
Açıklama “Tüm Ermenilerin Patriği Hazretleri, Yüksek Ruhani Konsey, tahta çıkmış Patrikler, tüm din adamları, inanan halk ve Ermenistan Cumhuriyeti yetkilileri için yürekten dua ediyoruz. Rabbimiz herkese bilgelik versin, Kutsal Kilisesini güçlendirsin ve mütevazı halkımıza barış versin” ifadesiyle sona erdi.
Ne olmuştu?
Katolikos ve Yüksek Ruhani Konsey’in beş üyesi, resmi konumlarını suistimal ederek, mahkeme kararının uygulanmasını kasten engellemekle suçlanıyor.
Soruşturma, Piskopos Gevorg Saroyan'ın Masis (Masyatsotn) Piskoposluğu görevinden alınmasının ardından gelişti.
Ocak 2026'da Katolikos II. Karekin'in kararıyla görevden alınan Gevorg Saroyan, hukuki yollara başvurdu. Mahkeme, nihai karar verilene kadar Saroyan’ın görevinde kalması gerektiğine ve Ermeni Apostolik Kilisesi'nin psikoposun yetkilerini kullanmasına veya piskoposluğun mali hesapları üzerindeki kontrolüne müdahale etmemesine hükmetti.
Savcılar, mahkeme kararına rağmen, Katolikos ve Yüksek Ruhani Konsey’in Saroyan’ı rahiplikten men ederek mahkeme kararını bilerek ihlal ettiklerini belirtiyor.
II. Karekin'in yanı sıra Başpiskopos Nathan Hovhannisyan, Başpiskopos Haykazun Najaryan, Piskopos Vahan Hovhannesyan, Piskopos Edgar Hakobyan ve Piskopos Artur Hakobyan hakkında da suç duyurusunda bulunuldu. Yetkililer ayrıca Katolikos’a ülke dışına çıkma yasağı getirmişti.
Saroyan, II. Karekin'in istifasını açıkça talep eden on piskopos arasında yer alıyordu.



