İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında tutuklu olan Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, hapishanede bilincini kaybedip bayıldı.
Gazeteci Furkan Karabay'ın haberine göre, Türker'in avukatı Burak Candan, müvekkilinin ağırlaşan kalp hastağı nedeniyle mahkemeye dilekçe sundu.
Dilekçede, 23 Mart 2025’ten bu yana tutuklu bulunan Türker’in hapishane sürecinde çeşitli sağlık sorunları yaşadığı anlatıldı. Türker’in, kalp rahatsızlığı bulunduğu ve zaman zaman bilinç kaybı yaşadığı belirtildi. Dilekçede, Türker’in tam teşekküllü bir devlet hastanesine sevk edilerek sağlık kontrolünden geçirilmesi talep edildi.
Hapishanede bilincini kaybedip bayıldı
Fatoş Pınar Türker’in hem Düzce Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hem de Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda rahatsızlandığı anlatıldı.
Dilekçede, Türker’in, tutuklu bulunduğu Marmara Kadın Kapalı Cezaevi’nde, 2 Temmuz’da rahatsızlandığı, bilincini kaybedip bayıldığı ifade edildi.
Türker’in panik butonuna basmasına rağmen görevlilerin zamanında müdahale etmediği öne sürüldü. Dilekçede, Türker’in son olarak 24 Temmuz 2026 tarihinde yaşadığı rahatsızlık sırasında yere düşerek başını çarptığı ve ardından da hastaneye sevk edilmediği belirtildi.
Dilekçede, ikinci duruşmaya kısa süre kala Türker’in yeniden Düzce Cezaevi’ne sevk edilmesinin planlandığını, bu işlemin sağlık durumu açısından riskli olacağı ifade edildi.
Dilekçede, Türker’in tam teşekküllü bir hastaneye sevk edilmesi, Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndaki panik butonlarıyla ilgili sorunun araştırılması ve planlanan Düzce sevkinin iptal edilmesi talep edildi.
Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, İBB Davası'nda yaptığı savunmada gözaltı sürecinde yaşadığı çıplak aramayı anlatmış, "Böyle arşiv odası gibi bir yere aldı kadın memur beni. ‘Soyun’ dedi. ‘Nasıl yani’ dedim. Eldiven taktı eline. Arkada klasörler, çok küçük bir oda. ‘Üstünü çıkar’ dedi. Üstümü çıkardım. Kontrol yaptı. ‘Tamam. Üstünü giyebilirsin’ dedi. ‘Gidebilir miyim’ dedim. ‘Hayır. Eşofmanını da indir’ dedi. İndirdim. ‘Çamaşırını da’, ‘Nasıl yani’ dedim. ‘İndireceksin’ dedi. Dolayısıyla ikisini de ayak bileklerime kadar indirdim. ‘Şimdi yere çömel’ dedi. Utananlar varsa çıkabilir, ben utanmıyorum ama yani bu insanların onurunu, gururunu yıkmak için yapılıyormuş ama yapan utansın, ben utanmıyorum. ‘Cinsel organını aç’ dedi. ‘Başını, arkanı dön, eğil’ filan. ‘Tamam’ dedi. Hani eldiven taktı ya eline, eldiveni kullanmadığı için biz mutlu olduk. Çünkü ben böyle jinekolojik muayene filan gibi bir şey olacak zannettim" ifadesini kullanmıştı.
Tutuklandıktan sonra savcının davetiyle yapılan görüşmeyi de anlatan Türker, “‘Sen bu kafayla bir daha çocuklarını asla göremeyeceksin. Sen bekarsın, değil mi? Velayetleri de sende? Senin çocukların reşit de değildi, değil mi? Eh, artık Sosyal Hizmetler alır senin çocuklarını’ dedi. Bir anneye böyle denir mi?” ifadelerini kullanmıştı.



