İstanbul Barosu’nun 128. Olağan Genel Kurulu’nun ikinci gününde on bilnlerce avukat yeni yönetim ve başkanı belirlemek üzere Haliç Kongre Merkezi'nde sandık başında. Dokuz adayın yarıştığı seçim maratonunda saat 09.00'da başlayan oy verme işlemleri saat 17.00'de tamamlandı.
İki gün süren genel kurulun ilk gününde faaliyet raporları ve baronun çalışmaları ele alınırken, başkan adayları da kürsüye çıktı. Dün (25 Ekim) ise başkanlık ve baronun yönetim organları için oy kullanıldı.
Açılan sandıklardan Kocasakal 9 bin 686 oyla ilk sırada çıkarken, Kaboğlu 6 bin 706 oyda kaldı. Cumhuriyet Avukatları Grubu’nun adayı Atakan Selanik ise 3 bin 638 oy alarak yarışı üçüncü sırada tamamladı.
Resmi olmayan sonuçlara göre Cumhuriyetçi Güç Birliği İttifakı adayı Ümit Kocasakal oyların yüzde 34’ünü, Değişim İçin Avukatlar Grubu adayı İbrahim Kaboğlu ise yüzde 23,5’ini aldı.
Cumhuriyet Avukatları Grubu adayı Atakan Selanik yüzde 12,8; Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu ve Önce İlke ÇAG Yükseliş Hareketi ortak adayı Hasan Kılıç yüzde 11,9; Avukat Hakları Grubu adayı Korkut Kanadoğlu yüzde 8,7; Bağımsız Avukatlar Grubu adayı Arife Gökkaya Dinç yüzde 4,9; Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu adayı Salih Uçar yüzde 2,4; bağımsız aday Gülbeyaz Karadeniz yüzde 1,5 ve İstanbul Avukatlar Birliği adayı Metin Üraçin yüzde 0,3 oy aldı.
Böylece resmi olmayan sonuçlara göre İstanbul Barosu Başkanlığına Ümit Kocasakal seçildi.
Kocasakal: “İstanbul Barosu geri döndü”
Kocasakal “İstanbul Barosu bundan sonra; üniter yapının, değiştirilemez ilk dört maddenin gözcüsü ve sözcüsü olmaya, Cumhuriyet’in kollayıcısı olmaya, herkesin hakkını korumaya devam edecek. Hiçbir meslektaşımızı ayırt etmeksizin bütün meslektaşlarımızla birlikte hareket edeceğiz. İstanbul Barosu geri döndü” dedi.
Kaboğlu: “Hukukun gelişmesine birlikte katkıda bulunduk”
İbrahim Kaboğlu ise “Baroyu sizlerin katılımıyla, komisyonların, merkezlerin, meclislerin katılımıyla hep birlikte yönetmeye çalıştık. Katılımcı, kolektif, kapsayıcı bir yönetim anlayışını uygulamaya koyduk ve hukukun gelişmesine birlikte katkıda bulunduk. Bizim bu katkımız İstanbul Barosu tarihinde müstesna bir yere sahip olacaktır. Çünkü biz anayasanın ve avukatlık kanununun gereklerini uygulamaya koyduk. Örneğin; komisyonların ve merkezlerin yöneticilerinin seçimle belirlenmesi bu yolla oldu ve bunlar kazanılmış haklardır. Bunlar yasal haklardır. Bundan böyle de böyle devam edeceği konusundaki inancımız tamdır. Hukuk yolunda yolumuz açık olsun” dedi.
(Kaynak: bianet, Evrensel, BirGün, Medyascope)



