Mirzoyan’dan BM İnsan Hakları Konseyi’nde Mesaj
Uzlaşmanın zorlu yolunu seçtik ama Bakü'de hala 19 Ermeni esir olduğunu unutmadık
Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, 23 Şubat'ta BM İnsan Hakları Konseyi'nin üst düzey oturumuna katılarak bir konuşma yaptı. Mirzoyan, konuşmasında uluslararası insan hakları mekanizmaları, hibrit tehditlere karşı demokratik direnç ve Bakü'de tutulan Ermeni esirlerin durumuna geniş yer ayırdı.
Bakan Mirzoyan'ın İnsan Hakları Konseyi'nde yaptığı konuşmanın tam metni şöyle:
"Sayın Başkan, Ekselansları,
Öncelikle İnsan Hakları Konseyi Başkanı ve büro üyelerine seçilmelerinden dolayı en içten tebriklerimi iletmeme izin verin. Bu vesileyle, İnsan Hakları Yüksek Komiseri ve Ofisine de derin şükranlarımı sunmak isterim.
Ermenistan'ın vizyonu ve hedefleri; Birleşmiş Milletler'in insan hakları temel direğinin daha da güçlendirilmesi, uluslararası insan hakları hukuku ile insancıl hukuk ihlallerinin önlenmesi, hesap verebilirliğin sağlanması ve bu ihlallerin tekrarlanmasının önüne geçilmesi için gerekli kaynaklarla uygun şekilde desteklenmesi gerektiği inancına dayanmaktadır.
Artan çatışmalar ve insani krizlerin yanı sıra, sistemik eşitsizlikler ve bunların geri döndürülemez küresel sonuçları son derece kararlı bir yaklaşım gerektirmektedir. Ermenistan, mevcut 'BM 80' girişimi ve İnsan Hakları Konseyi'nin yaklaşan gözden geçirme sürecinin; İnsan Hakları Konseyi'ni ve mekanizmalarını, BM'nin insan hakları mimarisinin temel yapıtaşları olarak güçlendirecek samimi bir değerlendirme ile somut eylemler için önemli bir fırsata dönüşmesini sağlamaya hazırdır.
Değerli meslektaşlarım,
Günümüzdeki pek çok diğer demokrasi gibi bizim toplumumuz da dezenformasyon, manipülasyon ve dış müdahale dahil olmak üzere güçlü bir hibrit tehdit dalgasıyla karşı karşıyadır. Bunlar; vatandaşlarımızın demokratik kurumlara ve insan haklarının etkin bir şekilde uygulanmasına olan güvenini sarsmak da dahil olmak üzere, belirli hedeflere ulaşmayı amaçlayan kasıtlı, koordineli ve dostane olmayan kampanyalardır. Bu zorluklarla yüzleşmek, demokratik direncimizi sürekli olarak güçlendirerek günlük mesaimizin bir parçası haline gelmiştir.
Yıllar içinde hayata geçirilen önemli reformlar, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına dayalı politikaların daha yüksek bir seviyeye taşınması, ayrıca şeffaf ve hesap verebilir kurumlar uluslararası alanda kabul gören endekslere de yansıyan somut kalkınma sonuçları sağlamıştır. Freedom House'un 'Dünyada Özgürlük 2025' raporunda Ermenistan, siyasi haklar ve sivil özgürlükler alanlarında yüksek performans göstererek 100 üzerinden 54 puan almıştır.
2025 yılında Ermenistan'ın, Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün 'Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi - 2025' raporunda önceki yılki 43. sıraya kıyasla önemli bir ilerleme kaydederek 34. sıraya yükselmesi de dikkat çekici bir sonuçtur.
Dünya Ekonomik Forumu'nun '2025 Küresel Cinsiyet Uçurumu' raporuna göre ise Ermenistan, kadınların eğitim seviyesi göstergesinde lider ülkeler arasında yer almakta ve siyasi hayatın tüm alanlarında kadınların temsilinde istikrarlı bir artış kaydetmektedir.
Ermenistan'ın insan hakları alanında üstlendiği uluslararası yükümlülüklerin koordineli ve etkin bir şekilde uygulanmasına yönelik taahhüdü doğrultusunda, geçtiğimiz yıl uluslararası hesap verebilirliği güçlendirmeye yönelik ulusal bir mekanizmanın dijital aracı olan Ermenistan İzleme Dijital Platformu (AI-NEMRA) hayata geçirilmiştir. Bu yapı, insan hakları alanındaki uluslararası ve bölgesel mekanizmalar tarafından sunulan tavsiyeleri bir araya getiren merkezi bir sistemdir.
Ancak Ermenistan'ın bu alandaki katılımı yalnızca iç uygulama çerçeveleriyle sınırlı değildir. Uluslararası hukukun en ağır ihlallerine karşı küresel koruma mekanizmalarının güçlendirilmesine önemli bir katkı sağlamayı arzu ediyoruz. Bu bağlamda, İnsan Hakları Konseyi'nin mevcut oturumunda Ermenistan, 'Soykırımın Önlenmesi' başlıklı karar tasarısını bir kez daha sunacaktır. Bu kararın aşamalı olarak geliştirilmesi; uluslararası insan hakları hukuku, uluslararası insancıl hukuk ve uluslararası ceza hukukunun kesişim noktasında ortaya çıkan yeni zorlukları yansıtmış ve bunların ele alınmasına yönelik araçlar etrafında uluslararası bir fikir birliği oluşturmuştur. Tüm üye devletlerin bu önemli karara vereceği destek, soykırım felaketine son vermeye yönelik ortak yükümlülüğümüzün en çok ihtiyaç duyulan göstergesi olacaktır.
Ekselansları,
On yıllar süren silahlı çatışmalar ve insani krizlerden sonra Ermenistan ve Azerbaycan, bölgemizde uzun vadeli barışın tesis edilmesi yönünde kararlı adımlar atmıştır. Geçtiğimiz yıl Washington'da düzenlenen Barış Zirvesi, sadece iki ülke arasında barışı tesis etmekle kalmamış, aynı zamanda ticaret, karşılıklı bağlantı ve halklar arası temasların da yolunu açmıştır. Bu yolu, hükümetler arasında varılan anlaşmaların ötesine taşımak amacıyla, çatışmalardan etkilenen nüfus da dahil olmak üzere toplumlarımız arasında gerçek diyalog ve güvenin temellerini atıyoruz.
Çatışmanın acı verici insani sonuçları halen çözülmeyi bekliyor olsa da ve çok uzak olmayan geçmişin yaraları açık kalmaya devam etse de, biz uzlaşmanın zorlu yolunu seçtik. Bakü'de halen 19 Ermeni tutuklunun bulunduğu, kayıp şahısların akıbetinin aydınlatılması ve zorla kaybedilme vakalarının ortaya çıkarılması ihtiyacının devam ettiği, aynı zamanda çarpıtılmış tarihi anlatıların yayıldığı göz önüne alındığında bu şüphesiz karmaşık bir süreçtir. Bununla birlikte, barışın daha da kurumsallaşmasının çatışmanın sonuçlarını ele almak için daha elverişli bir ortam yaratacağının bilinciyle Ermenistan, bu yolu geleceğe dönük bir limana ulaştırmak amacıyla sürdürme kararlılığını korumaktadır.
Sayın Başkan,
Sözlerimi tamamlarken, çok taraflı kurumlar üzerindeki muazzam baskıya rağmen ilkeli iyimserliğimizi korumamız; insan hakları sisteminin ve bizzat Birleşmiş Milletler'in bu süreçten küresel yetkilerini yerine getirmeye yönelik yenilenmiş kapasitelerle çıkacağına dair derin inancımızı ifade etmemiz gerektiğini vurgulamak isterim.
Teşekkür ederim."
(Armenpress)

