“Sınır Hafızası: Van’da Ölümle Yaşam Arasında Kimsesizliğin İzlerini Sürmek” başlıklı sergi, 9 Mayıs Cumartesi günü Van Tariria Kültür Sanat ve Gastronomi Merkezi’nde açıldı.
Sergi, Türkiye–İran sınırında yer alan Van’da göç yollarını, mezarlıkları ve sınır çevresinde sessizliğin tanıklığını üstlenen mekânları odağına alıyor. 2024 yılında yapılan saha çalışmasına dayanan proje, sınır hattında yaşanan ve çoğu zaman görünmez kılınan hikâyeleri, sessizliğe gömülmüş tanıklıkları ve kimsesizliğin izlerini fotoğraf aracılığıyla görünür kılıyor.
Sergi, mezarlıklarda silinen izlere ve sınırın belirsizliğinde kaybolan yaşamlara odaklanan bir görsel anlatı sunuyor. Bu anlatı, izleyiciyi ölümle yaşam arasında sıkışan hayatlara dair düşünmeye davet ediyor. Sergide yer alan fotoğraflar Doğukan Tatar tarafından çekilirken, küratörlüğü ise Berfin Hanalp üstleniyor.
Kadınların gözünden göç
Sergide yer alan bir diğer çalışma ise “Göçün Cinsiyeti: Sitayeş’in Hikâyesi” başlıklı illüstrasyon. Çalışma, Afganistan’dan Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan bir kadının aylar süren yolculuğuna odaklanıyor. Göç deneyimini kadınların perspektifinden görünür kılmayı amaçlayan çalışma Berfin Hanalp tarafından hazırlanırdı, Nazlı Cem’in çizimleriyle görselleştirildi.
"Sınır Hafızası", sınırları aşan bir etkileşim alanı açarak izleyiciyi yalnızca bir sergiyi deneyimlemeye değil; aynı zamanda tanıklık, hatırlama ve temsil arasındaki ilişkiyi yeniden düşünmeye davet ediyor. Fotoğrafın, illüstrasyonun ve araştırmanın aynı zeminde buluştuğu bu üretim, sınır coğrafyasını bir geçiş alanı olmanın ötesinde, hafızanın şekillendiği bir mekân olarak ele alıyor ve farklı ifade biçimlerini bir araya getiriyor.
Sergi 24 Mayıs'a kadar ziyarete açık.



