Ermenice ve Din Kültürü dersleri
Yeni müfredat ne getiriyor?

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, 2024-2025 döneminde hayata geçti. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen modelle birlikte zorunlu ve seçmeli derslerin müfredatı yenilendi. Model ile birlikte Ermeni okullarından Ermenice dersi müfredatının hazırlanması istendi. ERVAB Eğitim Komisyonu bünyesinde oluşturulan Ermenice Müfredat Çalışma Grubu, 20 Ağustos 2025’te çalışmalara başladı.
İlkokul, ortaokul ve lise müfredatının hazırlanması için 17 öğretmen görev alıyor. Akademisyen Prof. Dr. Mustafa Öztürk’ün proje teknik yöneticisi olarak görevlendirildiği çalışmalarda, iki temel hedef üzerinde duruluyor. İlki, okullarda okutulan Ermenice derslerinin aynı standardı içermesi ve okullar arası seviye farklarını ortadan kaldırarak görevde olan ve mesleğe yeni adım atacak olan öğretmenlere sınıf bazlı ders içeriklerinin sistematik şekilde sunulması. İkinci hedef ise MEB e-okul sisteminde Ermenice derslerini notlandıramama sorununa çözüm bulunması.
Müfredat çalışması MEB’e gönderildi
Çalışma grubu, müfredatın ilk halini hazırlayarak Milli Eğitim Bakanlığı’na gönderdi. Bugüne kadar Ermenice müfredat, Milli Eğitim Bakanlığı envanterinde yoktu. Okullar, uzun yıllar boyunca öğetmenlerce belirlenen materyal ve kaynaklar üzerinden eğitim programlarını hazırlıyordu. Müfredatın onaylanması halinde ilkokullardaki birinci ve ikinci sınıflar için mevcut tablodan kaynaklanan karne notu verememe sorunu ortadan kalkacak ve okullar tek bir kaynak üzerinden ilerleyecek. Bakanlık, Maarif Modeli’nde Türkçe ve diğer dil derslerinde CEFR’yi (Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı) esas alıyor. Bu program, ezbere dayalı sistem yerine , dille iletişim kurulmasını amaçlıyor. Programla birlikte dil dersleri için Okuma, Dinleme, Konuşma ve Yazma aşamaları müfredatlara ekleniyor.
“Müfredat hazırlanmazsa karne notu vermekte zorlanırız”
Ermenice müfredat çalışmalarında yer alan bir eğitimci Agos’a verdiği bilgide, müfredatın hazırlanmaması halinde Ermenice dersinde karne notu vermekte sıkıntı yaşayacaklarını söyledi. Eğitimci, onaylanmış bir müfredat olmadığı için Ermenice derslerinde birinci ve ikinci sınıflar için son iki yıldır öğretmenler tarafından hazırlanan ölçme ve değerlendirme raporlarının verildiğini, müfredatın onaylanması halinde not sorununun ortadan kalkacağını vurguladı.
Eğitimci, Türkçe ve diğer diler için uygulanan metodun aslında kendileri için yabancı olmadığını, son yıllarda ilkokul ve ortaokulda harf bazlı çalışmaların yapıldığını ve ezbere dayalı sistemi ortadan kaldırdıklarını söyledi. Eğitimci, okullarda verilen Ermenice dersinin, MEB’in yeni müfret mantığı ile örtüşeceğini ifade etti. İlköğretimde gramer çalışmalarında Ermenice dersini oyunlarla pekiştirdiklerini, yardımcı materyallerden faydalandıklarını söyleyen eğitimci, “Müfredat çalışması öncesi de eğitimciler olarak beraber hareket ediyorduk. Bakanlığın onaylanması halinde yıllık planlamalar aynı olacak” dedi.
Konuştuğumuz eğitimci şu detayları da paylaştı: “Yeni müfredatla ezbere dayalı sistemi ortadan kaldırıyoruz. Zaten bu sistemi birkaç yıldır da uyguluyorduk. ‘Bunun adı sıfattır, bu zamirdir, kişi zamirleri’ gibi konuları zikretmeden çocuklara cümleler içinde hissettirerek yapıyoruz. Resmi ders kitabımız yoktu ama biz bunu yapıyorduk. Türkçe ve diğer dillerde de bu uygulanmaya başlanınca bizim eğitim modelimiz Maarif Model ile örtüşmüş oldu. Ortaokula geçtiğinde çocuk Ermenice Edebiyat almaya başlıyor. Yazarlarla tanışıyor. Dil bilgisi konuları öğretmenlerin hazırladığı belli başlı oyunlarla pekiştiriliyor. Ortaokulda ve lise kısmında artık gramer yine de var ama daha çok edebiyatın olduğu, edebiyat bilgisinin ağırlıklı olduğu ve dil bilgisinin de olduğu bir sisteme geçmiş oluyor öğrenciler.”
“Din Kültürü için revizyon talepleri tamamlandı”
Agos’a konuşan Dr. Sevan Karabetoğlu, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi’ne dair hazırlanan müfredatta revizyon taleplerinin tamamlandığını ve MEB’den onay beklediklerini söylerken, ilkokul, ortaokul ve lisede okutulmak üzere hazırlanan Ermenice müfredatında da MEB’in talep ettiği revizyon süreci tamamladıktan sonra nihai çalışmayı Bakanlığa göndereceklerini belirtti.
Bakanlığın yeni müfredatla ilgili olarak teknik konular üzerinde durduğu belirtiliyor, ders içeriğiyle ilgili sorun yaşanmaması bekleniyor. Bakanlık verilen eğitimin özgün olmasını istiyor.
Patrik Maşalyan ve eğitimcilerle buluşma
Tüm bu çalışmalar sürerken Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 25 Temmuz Cumartesi günü Patrik Maşalyan’ı ziyaret etti.
Patriklik Salonu’nda basına kapalı olarak yapılan görüşmenin ardından Bakan Tekin, Bezciyan Okulu’nda eğitimcilerle buluştu.
Surp Pırgiç Hastanesi Vakfı ve ERVAB Başkanı Bedros Şirinoğlu, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Üyesi Aram Kuran, AKP İstanbul Milletvekili Doç. Dr. Sevan Sıvacıoğlu, okul müdürleri, vakıf başkanlarının katıldığı buluşmada ERVAB Eğitim Komisyonu ve Bakırköy Dzınunt Surp Asdvadzazni Kilisesi Vakfı Başkanı Mari Yancı, konuşma yaptı.

Yancı “Bizler, Millî Eğitim Bakanlığımızın hedefleri doğrultusunda çocuklarımızın çağın gereklerine uygun, nitelikli bir eğitim almalarını sağlarken; aynı zamanda kendi dillerini, kültürlerini ve inançlarını da güçlü bir şekilde öğrenmelerini arzu ediyoruz. Bu iki hedefin birbirini tamamladığına ve ülkemizin kültürel zenginliğine katkı sunduğuna yürekten inanıyoruz” dedi.
Türkiye Ermeni Akademisyenler Platformu üyesi Dr. Sevan Karabetoğlu konuşmasında, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders müfredatının Türkiye Ermeni Patrikliği bünyesinde hazırlandığını söyledi.
"Gramerden ziyade konuşma ve dinlemeye ağırlık veriyoruz"
Milli Eğitim Bakanı Tekin de buluşmada şunları söyledi:
"Şimdiye kadar çocuklarımıza dili, sadece gramer kuralları üzerinden veriyorduk. Şimdiki ölçme değerlendirme sistemimizde okuma, yazma, konuşma ve dinleme üzerine programlarımızı revize ettik. Buradaki Ermenice programların da Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesine uygun bir şekilde yenilenmesi çalışmaları yürütülüyor."
“Türkçe için de CEFR sistemini temel alıyoruz”
Bakan Tekin, dil eğitiminde Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı’nın (CEFR) dört temel becerisini baz aldıklarını, Türkçe ve diğer diller için de bunu dikkate alacaklarını söyledi. Bakan Tekin, azınlık okullarına yönelik çalışmalara da değinerek şunları söyledi:
"Buradaki bir öğrencinin problemini herhangi bir okulumuzdaki öğrencinin probleminden hiç ayırt etmedim. Müsteşarken Öğrenci Başarı Teşvik Uygulaması başladığında Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğümüz bünyesindeki bütün okullar gibi azınlık okullarını da teşvikin içine aldım. Etkileşimli tahtalardan tutun, temel eğitimden ortaöğretime geçiş sınavında kendi dinlerinden soru sorma seçeneğine kadar bu konuda haberdar olduğumuz, çözebileceğimiz bütün sorunları çözmeye çaba sarf ettik çünkü benim yaklaşımım, bu ülkede millî birlik ve beraberliği, millet olma şuurunu kaybetmememiz. Ancak birlikte güçlü olabiliriz. Binlerce yıllık bir arada yaşama kültürümüzü ancak çocuklarımıza öğretebilirsek devam ettirebiliriz."
Her iki ders için hazırlık çalışmaları süren müfredatın önümüzdeki eğitim öğretim yılına yetişmesi hedefleniyor.



