Türkiye’de LGBTİ+ dernekleri ve hak savunucularını hedef alan operasyonlara karşı dünyanın farklı ülkelerinden yüzlerce akademisyen ve araştırmacı açık mektup yayımladı.
Mektubun imzacıları arasında feminist ve queer teorinin önde gelen isimlerinden Judith Butler, Fransız ekonomist Thomas Piketty, filozoflar Slavoj Žižek ve Étienne Balibar ile siyaset teorisyeni Wendy Brown bulunuyor.
Frankfurt Okulu’nun günümüzdeki önemli temsilcilerinden Axel Honneth, Marksist düşünür Michael Löwy, trans çalışmalarının öncü isimlerinden Susan Stryker, yazar ve akademisyen Sarah Schulman, queer teori alanındaki çalışmalarıyla bilinen Jasbir Puar, antropolog Ann Laura Stoler ve Forensic Architecture’ın kurucusu Eyal Weizman da mektubun imzacıları arasında.
Ankara, İstanbul ve Mersin’deki baskınlar
“Türkiye’de LGBTİ+ insan hakları savunucularının kitlesel olarak gözaltına alınmasını kınayan açık mektup” başlığıyla yayımlanan metinde, 13 Eylül sabahı Ankara, İstanbul ve Mersin’de LGBTİ+ aktivistlerinin evleri ile hak örgütlerinin ofislerine düzenlenen baskınlar hatırlatıldı.
Operasyonların, derneklerin ve insan hakları savunucularının internet siteleri ile sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirilmesinin ardından gerçekleştirildiğine dikkat çekilen açıklamada, gece saatlerinde LGBTİ+ mekanlarına da baskınlar yapıldığı ve seks işçilerinin de aralarında bulunduğu kişilerin gözaltına alındığı belirtildi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Ailem Güvende” adı verilen operasyonlar kapsamında 15 ilde 162 kişi, dokuz dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem yürütüldüğünü açıklamıştı. Soruşturmalar kapsamında derneklerin finansmanı ve yurt dışından aldıkları fonlar da incelemeye alındı.
Akademisyenler ise gözaltına alınan ya da haklarında yakalama kararı bulunanlar arasında meslektaşlarının da bulunduğuna dikkat çekti:
“Gözaltına alınan ya da haklarında yakalama kararı çıkarılan kişiler arasında akademisyenler ve araştırmacılar, yani meslektaşlarımız da bulunuyor.”
Açık mektupta operasyonların yalnızca LGBTİ+ hareketine değil, akademik özgürlüğe de yönelik bir tehdit oluşturduğu vurgulandı.
Operasyonların hedefindeki derneklerin yasal olarak kayıtlı olduğuna ve bazılarının 30 yılı aşkın süredir faaliyet yürüttüğüne işaret eden akademisyenler, farklı disiplinlerden araştırmacıların bu kuruluşların ürettiği bilgi, belge ve arşivlerden yararlandığını belirtti.
Açıklamada, “Bu örgütlerin faaliyetlerinin suç olarak nitelendirilmesi; Türkiye’nin hem Anayasa hem de uluslararası yükümlülükleri kapsamında korumak zorunda olduğu örgütlenme özgürlüğüne, ifade özgürlüğüne ve akademik özgürlüğe yönelik bir saldırıdır” denildi.
Mektupta farklı ülkelerden ve disiplinlerden yüzlerce akademisyen ve araştırmacının imzası yer aldı.
Listede ayrıca Wendy Brown, Axel Honneth, Michael Löwy, Susan Stryker, Sarah Schulman, Jasbir Puar, Gayatri Gopinath, Athena Athanasiou, Ann Laura Stoler, Eyal Weizman, Noura Erakat ve Nadje Al-Ali gibi sosyal bilimler, felsefe, feminist teori, toplumsal cinsiyet ve queer çalışmalarının uluslararası alanda bilinen isimleri bulunuyor.
Türkiye’den akademisyenler arasında ise Aslı Bali, Ayça Alemdaroğlu, Salih Can Açıksöz, Begüm Adalet, Hayal Akarsu, Emrah Altındiş, Nil Mutluer, Esra Özyürek, Ayşe Parla, Zeynep Korkman, Aylin Kuryel, Özgür Sevgi Göral, Nagehan Tokdoğan, Barış Ünlü ve Ethemcan Turhan gibi isimler mektuba imza verenler arasında yer aldı.
Dört talep
Akademisyen ve araştırmacılar Türkiye makamlarına dört temel çağrıda bulundu: Gözaltındaki kişilerin derhal serbest bırakılması, derneklere ve hak savunucularına yönelik soruşturmaların durdurulması, el konulan ekipmanların iade edilmesi ve internet siteleri ile sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engellerinin kaldırılması.
Üniversiteler ve akademik kuruluşlara da açık tutum alma çağrısı yapan imzacılar mektubu şu ifadelerle sonlandırdı: “Meslektaşlarımızın ve Türkiye’deki LGBTİ+ hareketinin yanındayız.”
(Kaynak: bianet, BirGün)



