Daron Acemoğlu: Yunanistan 10 sene daha toparlanamaz

Dünyanın önde gelen iktisatçılarından Daron Acemoğlu’yla Yunanistan'da yaşanan değerlendirdik. Acemoğlu, hem Avrupa’yı, hem de SYRIZA hükümetini eleştiriyor.

Yunanistan, uluslararası finans kuruluşlarının sunduğu anlaşma planını, 5 Temmuz günü referanduma taşıdı ve seçmenlerin yüzde 61'i, alacaklıların anlaşma koşullarına ‘Hayır’ dedi. Başbakan Aleksis Çipras, bunun Avrupa'ya karşı verilmiş bir oy olmadığını söylerken, birçok Avrupa ülkesi lideri, referandumdan ‘hayır’ sonucu çıkmasının, Yunanistan'ın Euro Bölgesi'nden ayrılması anlamına geleceği uyarısında bulunmuştu. Dünyanın önde gelen iktisatçılarından Daron Acemoğlu’yla gelişmeleri değerlendirdik. Acemoğlu, hem Avrupa’yı, hem de SYRIZA hükümetini eleştiriyor. 

Yunanistan halkının ‘hayır’ kararını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yunanistan'da referandumdan çıkan ‘hayır’ oyu, ne yazık ki her şeyi daha çok karıştırıyor. Zaten Yunanistan'ın şu anda fazla bir seçeneği yoktu. Ekonomi dörtte bir küçülmüştü, böyle giderse daha da küçülecek. Ülke, Euro Bölgesi’nde kalsa da, kalmasa da küçülmeye devam edecek. Bunun en önemli nedeni, Yunanistan'da üretkenliğin çok düşük olması. Özel sektörün çoğunda, dünya piyasalarında rekabetçi olabilecek biçimde üretilen çok az şey var. Euro dışındaki diğer ekonomilerin başvurabileceği, paranın değerini düşürme yolu da kapalı olduğu için ülke çok zorlu bir zamandan geçiyor. Ama bir şeyi de söylemek gerekiyor. Bu durumun AB’nin ya da Almanya'nın suçu olarak görülmemesi gerekir. IMF, Almanya ve Avrupa Merkez Bankası hatalar yaptı. Ben de dahil olmak üzere pek çok iktisatçının da söylediği gibi, 2010’da Yunanistan'ın borçlarının silinmesi ya da borcun değerinin düşürülmesi gerekiyordu. Ülke çok borçlu olduğu için ekonomik aktiviteyi sağlayamayacak bir duruma geldi. Şu an net bir belirsizlik ortaya çıktı. Avrupa ülkeleri, Yunanistan'ın çıkmasını istemiyor, çünkü Euro projesinin devam etmesini istiyorlar. SYRIZA hükümetiyle Avrupa'nın arasında hâlâ anlaşabilecekleri bir platform olduğunu düşünüyorum.

“Tüm Yunan bankaları çökecek mi? Böyle bir olasılık var. Panik olan insanlar, alışveriş yapmayı bırakır mı? Bu sefer kendi para basma özgürlüğü olan hükümet ne yapacak? Hiperenflasyon tehlikesi ortaya çıkabilir.”

Yunanistan’ın Euro’dan çıkış senaryoları için yorumunuz nedir?

Belki de orta vadede Yunanistan'ın Euro’dan çıkması iyi olabilirdi. Hâlâ da iyi olabilir. Euro’dan çıkış sürecinin nasıl olacağını kimse bilmiyor. Bunun ilk adımı, hükümetin yeni bir para birimi ortaya atmasıyla olacak. İlk aşamada para yerine borç senedi olabilir. Bankalar ve devlet, bu borç senediyle ödeme yapar ve yavaş yavaş para ekonomide nasıl el değiştiriyorsa, bu senetler de öyle el değiştirir. Ama bu süre boyunca neler olacağı bilinmiyor. Tüm Yunan bankaları çökecek mi? Böyle bir olasılık var. Panik olan insanlar, alışveriş yapmayı bırakır mı? Bu sefer kendi para basma özgürlüğü olan hükümet ne yapacak? Hiperenflasyon tehlikesi ortaya çıkabilir. Şu ana kadar benim gördüğüm, SYRIZA hükümeti devlet yönetmek konusunda tecrübeli değil ve biraz fevri kararlar veriyor. Ülke Euro’dan çıktığında, bugüne kadar Avrupa’nın koyduğu sınırlar ortadan kalkınca, çok büyük bir hükümet harcaması patlaması olabilir. Bütün bu ihtimallere bakarak, Yunanistan'ın gelecek 2-3 sene içindeki durumunun parlak olmadığını ve büyük olasılıkla daha 10 sene tam olarak toparlanamayacağını söyleyebilirim.

Peki, Avrupa bu borcu silmekte neden tereddüt etti?

Yunanistan’ın borçlarının büyük bir bölümünün silinmesi gerekiyordu. Ama üç nedenden dolayı silinmedi. Birincisi, o zaman silinseydi, bu borçları tutan Alman ve Fransız bankalarına çok büyük bir şok olacaktı. Bunun başka yerlere sıçrama olasılığından korkuldu. İkincisi, eğer bu borçlar silinirse, arkadan İspanya, İtalya, Portekiz gibi ülkelerin de aynı taleple gelebileceği düşünüldü. Üçüncüsü de, benim anladığım kadarıyla, aslında bu borçları ödemek de Yunanistan için çok olumsuz bir şey olmayacaktı. İki sebepten dolayı… İlk olarak, Avrupa bu borçların hepsini o kadar uzun vadeli yaptı ki, Yunanistan’ın hiç bir ekstra ödemede bulunması gerekmiyor. Diğer yandan, borç faizleri sıfır… Böyle olunca, zaten bu borçların Yunanistan üzerinde bir baskısı yok. Hatta belki bu borçlar sayesinde Yunanistan reformları daha hızlı yapabilir. Avrupalıların bu son düşüncesi bence çok hatalı oldu, çünkü doğru iletişim kurulamadı. Eğer verilere bakarsanız şunu göreceksiniz: 2010'dan beri Yunanistan, 1 dolar dahi borç ödemedi kimseye. Tam tersine, Yunanistan'a milyarlarca dolar girdi. Ama bir şekilde Yunan halkına bizim çok borcumuz var, bu borçları ödememiz gerek gibi bir hikâye anlatıldı. Bu tamamen Avrupa'nın iletişim bozukluğu ve Yunan politikacıların da bu durumu sürekli kendi amaçları için kullanmalarından kaynaklı. Doğrusu şu ki, Yunanistan, kaynaklarının çok üstünde tükettiği için bir şekilde gelir düzeyi, hayat düzeyi düşmek zorundaydı. Bu ciddi düşüşün de sorumluluğu politikacıların üzerindeydi.  Ama politikacılar, "Biz gerçekten çok büyük hatalar yaptık, durmadan bu paralarla devlet sektörüne çalışmayan insanlar aldık, vergi toplamadık, şimdi de bunun bedelini vermek zorundayız" demek yerine, "Bak bize Almanlar neler yaptırıyorlar" demeyi tercih etti. Medya da bunu destekleyince, Yunanistan’da alternatif bir gerçeklik ortaya çıktı. Yüzde 61’in hayır demesinin bence en büyük nedeni, bu alternatif gerçeğin Yunanistan halkı tarafından benimsenmesi… 

Kategoriler

Güncel Dünya Dünya



Yazar Hakkında