1990 seçiminde Müteşebbis Heyet ne yapmıştı?

Uzman görüşü alındıktan sonra Müteşebbis Heyet görüşünü açıklar. Buna göre, Valilik tarafından Patrikliğe tebliğ edilen talimatı kabul ve tatbik etmek Müteşebbis Heyet'e tevdi edilen görevle bağdaşmadığından Patrik seçimine müsaade edilmesi için yeniden ilgili makamlara müracaat edilmesine karar verilir.

narekian2000@yahoo.com

Geçen hafta Patrikliğe tebliğ edilen seçim talimatnamesi yurtdışındaki patrik adaylarının seçim hakkını engellediği ve Ermeni toplumunu demokratik bir seçim yapma olanağından mahrum bıraktığı için tartışmalara yol açtı. Talimatname Müteşebbis Heyet’te de ayrışmalara neden olmuş durumda. Heyet üyesi Av. Setrak Davuthan “son oturumda insan hak ve hukuk kurallarının uygulanmamasının dillendirilmesi ve önerilmesi karşısında, bir hukukçu olarak”, Müteşebbis Heyet üyeliğinin devamının imkansız hale geldiğini ve kesin olarak istifa ettiğini açıkladı. Benzer istifaların devam edeceğinden endişe duyuluyor.

İstanbul Valiliği tarafından gönderilen Patrik Seçim Talimatnamesi hakkında Müteşebbis Heyet iki kere toplanmasına karşın henüz bir görüş açıklamış değil. Patrik Kaymakamı Sahag Maşalyan ve Ruhani Kurul Başkanı Aram Ateşyan’ın yurtdışı adaylarının seçime katılmasını engelleyen bu belge hakkında belirttikleri olumsuz görüşleri biliyoruz. Müteşebbis Heyet Pazartesi günü (30 Eylül) bir kere daha toplanıp görüş bildirmek üzere talimatnameyi görüşmeye devam edecek. Heyet üyelerinin daha sağlıklı düşünebilmesi açısından faydalı olacağını düşündüğümden, 1990 Patrik seçiminde yaşanan karışıklığı hatırlatmak istedim. Kaynağım; Murat Bebiroğlu tarafından derlenen, Av. Luiz Bakar ve Av. Setrak Davuthan’ın kişisel arşivlerine dayanan, halihazırda HyeTert’in internet sitesinde bulunan “Patrik Seçimi” makalesi.

Patrik Şınohk Kalustyan’ın Mart 1990’daki vefatından sonra, Patrikhane 40 gün beklemeye gerek duymadan, 9 Nisan 1990 tarihinde, yeni patrik seçimini organize etmek üzere valiliğe başvurur. 21 Nisan’da Valilik, Vali Cahit Bayar imzasıyla, 8 maddelik Ermeni Patriği Seçim Esasları’nı Patrikliğe tebliğ eder. Esaslar şöyledir:

1990 Ermeni Patrikliği Seçim Esasları
1.- Her kilise bölgesi bir seçim bölgesini teşkil eder. En yaşlı Papaz başkanlığında Vakıf Yönetim Kurulu üyelerinin tamamı Vakıf Seçim Komisyonunu oluşturur. 
2.- Vakıf Seçim Komisyonu kilise bölgesinden, Ermeni Gregoryen cemaate mensup Türk Vatandaşı olan 18 yaşını ikmal etmiş kadın veya erkek ruhani olmayan bir kişiyi seçer. Seçilen bir kişi ile ilgili komisyon kararı tutanağa bağlanarak Valiliğe bildirir. 
3.- Kilise bölgesinden seçilen birer kişi ile ruhanilerin kendi aralarından seçecekleri 9 ruhani, Patrik seçim komisyonunu oluşturur. Patrik seçim komisyonu aralarından 7 sivil 7 ruhani olmak üzere 14 kişilik Patrik Adaylarını Tespit Komisyonunu teşkil eder. 
4.- Patrik adaylarını tespit komisyonu 5’ten çok olmamak üzere patrik adaylarını belirler ve 05.05.1990 tarihine kadar Valiliğe bildirir. 
5.- Patrik adaylarında aşağıdaki şartlar aranır. 
a) Babadan Türk vatandaşı olmak ve bu vatandaşlığı hiç kaybetmemiş olmak; 
b) 40 yaşını doldurmuş bulunmak; 
c) Ruhani mesleğinde olmak; 
d) Hiçbir mahkûmiyeti bulunmamak; 
e) Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kendisine itimadı bulunmak.
6.- Patrik Seçim Komisyonu 20 Mayıs günü Kumkapı Ermeni Patrikhanesinde toplanarak belirlenen adaylar arasından Patriği seçer ve valiliğe bildirir. 
7.- Patrik seçimi noter huzurunda gizli oy açık tasnif esasına göre yapılır. Vekâleten oy kullanılamaz. 
8.- Yukarıda belirtilen tüm komisyonlar seçimin yapılması için teşkil edilmiş olup, seçim hitamında varlıkları son bulur.” 

Hukukçuların mütalaası
Görüldüğü üzere, bu esaslar 1961 Talimatnamesi ve Ermeni Kilisesi’nin adet ve teamülleri ile tamamen zıt bir çizgidedir. O dönem bu esaslara haiz sadece bir aday mevcut olduğundan (Şahan Sıvacıyan) yapılacak olan seçim değil, bir atama olacaktı.
Sarkis Cinoğlu’nun başkanlığını yaptığı Müteşebbis Heyet, görüş açıklamadan önce hukukçuların mütalaasına başvurur. Her maddesi sorunlu olan seçim esaslarının sadece patrik adayları ile ilgili bölüm hakkında hukukçuların yazdığı görüşleri okuyucularla paylaşmak isterim.
Patrik adaylarının uygunluğunun tespitinin, seçilecek Patriğin temsil edeceği Ermeni Kilisesi ve cemaatinin görevi olduğunu belirten hukukçular, seçilecek Patriğin hükümeti değil, Ermeni toplumunu temsil edeceğinin altını çizer. Örf ve adetleri korumanın lâik devletin değil, dini cemaatin görevi olduğunu belirttikten sonra ise patrik adayının vatandaşlık sorunu hakkında şu görüşü sunar:

a) Bu idari kısıtlama patrik adayları sayısını en alt düzeye indirmektedir. Böylece yurt dışından hemen hiç kimse aday olarak kabul edilmeyecektir. Yurt içinde ise sadece 34 ve 65 yaşlarında iki “aday adayı” mevcuttur. 
b) Türkiye’de halen patrik adayı olabilecek episkoposların sayısı şimdikinden çok olmaması ne patrikliğin hatasıdır, ne de rahip adaylarının yokluğundan kaynaklanmaktadır. Çarpıklık başka yerdedir. Merhum Patrik Kalustyan değişik TC hükümetlerine defalarca başvurarak rahip yetiştirmek üzere bir ruhban okulu açılmasına izin istemiş, başvurular cevapsız kalmıştır. Oysa Türkiye’de hemen hemen her yıl yeni imam-hatip liseleri ve İlahiyat fakülteleri açılmıştır. Türkiye’de rahip yetiştirilemediğine göre, rahip olmak isteyen Ermeni TC vatandaşları eğitimlerini nerede göreceklerdir? Episkoposlar ve patrik adayları nereden temin edilecektir? Türkiye’de rahip/episkopos hazırlanmadığına, yurtdışından da gelmelerine engel olunduğuna göre, bu durumda Ermeni Patrikhanesinin ne yapması gerekmektedir? 
c) Merhum Ermeni Patriği Şınork Kalustyan ve Merhum Rum Patriği Athenagoras seçildikleri vakit Türk vatandaşı değillerdi. Ancak iyi niyet ile idari tasarruf ile kolaylıklar gösterildiğinde Patrik seçilebilmişlerdir. Çok yakın tarihteki uygulamalar bu denli açıkken, şimdi bu maddedeki “vatandaşlığı hiç kaybetmemiş olmak” gibi bir ibareyi kullanmak neden gerekli görülmüştür? 

Bu ve diğer maddelere yapılan itirazlar tek tek sıralandıktan sonra hukukçuların görüşü şu şekilde olmuş:

“1.- Patrikliğe tebliğ edilen “Ermeni Patriği Seçim Esasları” ne TC yasalarıyla, ne de Ermeni “Gregoryen” Kilisesinin kadim örf ve adetleriyle bağdaşmaktadır. 
2.- Ermeni “Gregoryen” Kilisesi mensuplarının, var olan 3–4 aday arasından tam demokratik bir seçimle kendi dini liderini seçmesi en doğal hakkıdır. 
3.- Laik TC Hükümeti, aday tespit işlemine müdahale etmemelidir. Patrik adaylığı şartları Hükümetin değil kilisenin sorunudur.”

Müteşebbis Heyet’in görüşü
Uzman görüşü alındıktan sonra Müteşebbis Heyet görüşünü açıklar. Buna göre, Valilik tarafından Patrikliğe tebliğ edilen talimatı kabul ve tatbik etmek Müteşebbis Heyet'e tevdi edilen görevle bağdaşmadığından Patrik seçimine müsaade edilmesi için yeniden ilgili makamlara müracaat edilmesine karar verilir.

Hukukçuların ve Müteşebbis Heyet'in bu mütalaalarına dayanarak Patrik Vekili Şahan Sıvacıyan, Ruhani Kurul Başkanı Mesrob Mutafyan ve Müteşebbis Heyet Başkanı Sarkis Cinoğlu ortak bir yazı ile karara itiraz eder. 

"4 Mayıs 1990 
BAŞBAKANLIK YÜCE KATINA 
Sunulmak üzere 
SAYIN İSTANBUL VALİLİĞİNE 
İLGİ: A – 9 Nisan 1990 gün 3331 sayılı yazımız. 
B – İst. İli Emniyet Md. nün 20.4.1990 tarih 
Güv. Şb. Müd. A. 1. 90/3641 sayı ve 
İstanbul Valisi ifade ve imzalı yazı. 
İlgi (A) yazımızla Patriğimiz Şınork Kalustyan’ın 7 Mart 1990 tarihinde vefatı ile İnhilal eden Türkiye Ermeni Patrikliğine yenisinin seçilebilmesi için, geçerli mevzuat hükümleriyle örf ve adetlerimize göre gerekli seçim hazırlıklarına başlamış bulunduğumuzdan bahisle, keyfiyet delalet ve gereği için İstanbul Valiliği Sayın Makamına arz olunmuştu. 
İlgi (B) yazı ile Bakanlık temsilcilerinin iştirakiyle Ankara’da 16.4.1990 günü yapılan toplantıda kararlaştırılan ve uygulamaya konulması Başbakanlığın 18 Nisan 1990 gün ve 21/00578 sayılı emirleriyle uygun görülen “ERMENİ PATRİĞİ SEÇİM ESASLARI” 21.4.1990 gününde Patrikliğimize tebliğ olunmuştur. Ancak bu kere, 8 maddeden ibaret olan işbu “ERMENİ PATRİĞİ SEÇİM ESASLARI” örf ve adetlerimiz ile Cumhuriyet döneminde yasal yollarla meriyete konan patrik seçimlerine ilişkin tatbikata uymamakta, özellikle Ermeni Gregoryen Kilisesi’nin başlıca prensibi olan, Patriği cemaatinin seçtiği delegeler tarafından seçilmesi esası ile bağdaşmamaktadır. 
Yukarda hülasaten arz ve izah olunan nedenlerle, son patrik seçimine esas olan, Bakanlar Kurulunun 18.9.1961 gün 5/1654 sayılı Kararnamesine, İstanbul Valiliğinin 29.9.1961 gün 19607 sayılı tezkeresine uygun olarak Ermeni cemaatinin kadim teamül ve adetlerine müsteniden hazırlanan ekli talimatname esaslarına göre, bu tarihten sonra seçim kanunlarındaki amir hükümlerde yapılan değişiklikler çerçevesi dahilinde yapılabilmesi için yeniden bir karar ittihaz buyrulması dileğiyle konunun Muhterem 
Makamınıza tekrar tetkik edilmesi hususu saygılarımızla arz olunur."

Yapılan bu itirazı yetkili makamlar dikkate almış ve 1961 Talimatnamesi esaslarına göre Eylül 1990’da yapılan patrik seçimi, Kudüs Ermeni Patrikliği üst düzey görevlilerinden, uzun yıllar yurtdışındaki farklı cemaatlerde görev yapmış, İstanbul doğumlu Başepiskopos Karekin Kazancıyan patrik seçilip İstanbul’da göreve başlamasıyla sona ermiştir.

Sonuç
Tüm bunlardan sonra soramadan geçemiyor insan: 1990’da Müteşebbis Heyet ve Patriklik tarafından, Patrik Vekili, Ruhani Kurul Başkanı ve heyet başkanının ortak imzasıyla yapılabilen itiraz, 2019 tarihinde neden yapılamasın? Yoksa Türkiye bugün çok daha demokratik ve dini özgürlüklere çok daha önem veren, vicdan hürriyetine özellikle vurgu yapan bir ülke değil midir?

Bazı kesimlerin talimatnameye itiraz etmemek için kullandıkları vakit kaybetmek gibi bir argüman dikkate alınabilecek bir mazeret olamaz, olmamalı.

Sonuçta, hak kaybetmek vakit kaybetmekten çok daha vahimdir.

Kategoriler

Toplum


Yazar Hakkında