98 yıl önceden görev kurbanı bir doktor: Taniel Hanımyan

Eski kitaplar ve gazete sayfaları arasında gezinirken, kendi tedavi ettiği bir hasta tarafından katledilen bir hekimin hikâyesi ile karşılaştım: İstanbul Yedikule’deki Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi yardımcı operatörü Dr. Taniel Hanımyan. Olay 1 Mayıs 1922 tarihinde yaşanmış.

Geçtiğimiz haftalarda, TBMM çatısı altında yine bir karmaşa yaşandı. Sağlık emekçilerine yönelik suçlara dair CHP’nin hazırladığı yasa taslağını engelleyen iktidar cephesi, hemen ertesi gün benzer içerikte bir tasarıyı meclise getirdi. 
Korona virüs salgını, kaçınılmaz olarak hekimlere karşı işlenen suçlar meselesinin de yeniden güncellik kazanmasına yol açtı.
Eski kitaplar ve gazete sayfaları arasında gezinirken, kendi tedavi ettiği bir hasta tarafından katledilen bir hekimin hikâyesi ile karşılaştım. İstanbul Yedikule’deki Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi yardımcı operatörü Dr. Taniel Hanımyan.
Olay 1 Mayıs 1922 tarihinde, hastanenin yakınındaki tramvay durağında, -kimi tanıklara göre de tramvayda- yaşanır. Doktor hastaneden çıkıp şehir merkezine gitmek için tramvay beklediği bir anda, Diyarbakırlı Sarkis Kapancıyan –başka bir kaynakta Karancıyan- adlı kişinin silahlı saldırısına uğrar. Saldırgan kurbanına üç el ateş eder. Sırtından giren mermilerden ikisi akciğerine, biri de belkemiğine isabet eder. Katil, kurbanın hemen yanı başında bulunan Dr. Manuelyan’ı da vurmaya teşebbüs eder, ancak Manuelyan onu elinden yakalayarak olası bir ölümden son anda kurtulur. 
Silah sesini duyarak olay yerine koşan polisler saldırganı olay yerinde yakalarlar. Ümitsiz durumdaki Dr. Hanımyan ise hemen Surp Pırgiç Hastanesi’ne yatırılır. 
Dönemin basını cinayetin neden işlendiğine dair de bilgiler içermekte. Güvenilir kaynaklara göre Kapancıyan yaklaşık bir yıldır Surp Pırgiç hastanesinde tedavi görmüş, bu arada Dr. Hanımyan tarafından da ameliyat edilmişti. Bir süre sonra Sarkis Kapancıyan  yeniden hekime başvurarak hastaneye yatmak ve ameliyat olmak istediğini ifade eder. Ancak Dr. Hanımyan tümüyle iyileştiğini söyleyerek bu isteği geri çevirir. Uzunca bir süre hastanede oldukça rahat günler geçiren saldırgan, şimdi içeri alınmasının engellenmesine öfkelenerek kin güder ve ilk fırsatta da öcünü alır. 
Polisler gözaltındaki Sarkis Kapancıyan’ı Dr. Hanımyan’la yüzleştirir, onun onayı ile de tutuklarlar. Faile dair başkaca bir bilgi bulunmuyor. 
Öte yandan Dr. Malhas, Dr Orhan ve Dr Yakub yaralıyı muayene ettikten sonra durumunun ümitsiz olduğunu görerek ameliyat etmeme kararı verirler. 

Hanımyan’ın hayat hikayesi
Taniel Hanımyan 1891 yılında Kumkapı’da doğmuş. Gedikpaşa Ermeni okulundaki eğitiminin ardından 1911’de mezun olacağı Mekteb-i Tıbbiye’ye kabul edilir. 1. Dünya Savaşı sonuna kadar orduda ve resmi kurumlarda hizmet ettikten sonra yardımcı cerrah olarak Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi’nde çalışmaya başlar. Kolon ameliyatlarında özel bir metot geliştirdiği biliniyor. Özellikle doğum uzmanı ve cerrah olarak parlak bir kariyere sahipti. 
Gazeteler en çok da katilin hastanenin ve hekimin nimetlerinden yararlanmış biri olmasını hayıfla karşılamaktalar. Saldırıdan birkaç gün sonra, 4 Mayıs tarihinde yayınlanan cenaze ilanında müteveffanın ‘görevinin kurbanı’ olduğu belirtilmişti. 

Geniş katılımlı cenaze töreni
Cenaze töreni 7 Mayıs sabahı, saat 10’da hastanenin şapelinde gerçekleştirilir. Cenaze töreninde hekimler, eczacılar, diş hekimleri ve muhtelif Ermeni derneklerinin temsilcileri hazır bulunurlar. Hastane kabul salonuna özel bir cenaze defteri konmuştur. Törenin düzenlenmesi işini vakıf yönetiminin bir önceki dönemde sekreterliğini yapmış olan Armenag Çubukçuyan, Başhekim Nahabedyan, Müdür Dr Hrant Peşdemalcıyan ve Müdür Yardımcısı Krikor Parscıyan’dan oluşan bir heyet üstlenir. Dini töreni ise Başepiskopos Mesrop Naroyan riyasetinde Sarkis ve Kevork rahipler ile papazlar  icra ederler. Dini törenin ardından Ermeni Hekimler Derneği başkanı Dr Vahram Torkomyan bir konuşma yapar ve şunları söyler:  “Şehit Dr Hanımyan’ın naaşının Surp Pırgiç hastanesine defnedilmesini tabip cemaati salt bir saygı ifadesi olarak değil, aynı zamanda birçok şehitler vermiş olan bu cemaat  mensuplarına bir teselli olarak görmekteyiz. Dr. Hanımyan’ın sessiz kabri, aynı zamanda hastanemizde tedavi gören hastalarımıza da içlerinden birinin, bilgelerin İLAHİ olarak nitelendirdiği yaşam bağışlayan mesleğin mensubuna karşı takdirini bu alçakça saldırı ile ifa ettiğini haykıracaktır.”
Cenaze töreninin ardından tabut hekimlerin omuzlarında defnedileceği yere taşınırken, korteje sayılan isimlerin yanısıra  Rum Hekimler Derneği Başkanı ve Rum Hastanesi operatörü Dr Zgurdios, Dr. Tomazu, Yahudi hastanesi Başhekimi Dr. Barbut, A. Çubukçuyan, Ermeni Eczacılar Derneği adına A. Zarifyan ve Dr Nahabedyan  ellerinde mumlarla eşlik ederler. Kabir başında ise Tıp Fakültesi öğretim üyeleri adına Refik Münir Bey Türkçe, Ermeni Hekimler Derneği adına Dr. Yağubyan Fransızca, Osmanlı Sağlık Birliği adına Dr. Garabed Hancıyan Fransızca, Ermeni Eczacılar Derneği adına da Dr. Armenag Hancıyan ve Dr. Kalfayan Ermenice konuşmalar yaparlar. Son konuşmacı Hrant Peşdemalcıyan’ın ardından Dr. Hanımyan’ın naaşı Samatya ‘Masis’ topluluğunun çaldığı Chopen’in cenaze marşı eşliğinde hastane bahçesinde dolaştırılır. Bu esnada Yedikule ve Kumkapı yetimhanelerinden öğrenciler de kollarında matemi simgeleyen siyah bantlarla kortejde yer alır. Kortejin düzenini ise Hovhannes Bağikyan yönetimindeki Ermeni izciler sağlar. Defin sonrasında ise Hanımyan’ın ailesi kabire bir anıt yaptırmıştır. “Dr. Taniel Hanımyan 1891-1922 Doğanın yeniden yaşama başladığı bir Mayıs sabahında, şefkatini esirgemediğin bir el hoyratça son verdi senin Mayısına. Yaşamını bilime, kanını insanlığa adadın. 1922 1 Mayıs”
Yazımı, görevinin kurbanı olan bu hekimin her yıl 1 Mayıs tarihine en yakın Perşembe günü, ayin sonrasında hemen şapelin yakınında bulunan mezarı başında bir ayin-i ruhani ile hatırlanmasının, kendisi ile birlikte tüm görev kurbanı sağlıkçıların anılması anlamına geleceğini belirterek sonlandırıyorum.  

Kategoriler

Toplum


Yazar Hakkında