YETVART DANZİKYAN

Yetvart Danzikyan

KARDEŞÇESİNE

Karabağ’da ne oldu?

Tüm bu dengeleri kollayan Azerbaycan 19 Eylül’de Karabağ’a yönelik bir saldırı başlattı. Bölgede barış gücü bulunan Rusya’nın sesini çıkarmayacağını biliyordu Bakü. Karabağ Ermenileri ise zaten dokuz aydır Azerbaycan’ın Laçin Koridoru’nda uyguladığı abluka nedeniyle çok zor şartlarda yaşamaktaydı. Şimdi Bakü ile Karabağ Ermenilerinin temsilcileri arasında temaslar olması bekleniyor. Ancak bu temaslardan kimse umutlu değil.

Aslında beklenen oldu. İkinci Karabağ Savaşı’nın bitmesinden bu yana Azerbaycan ve Türkiye, savaştan mağlup çıkan Ermenistan’dan ve Karabağ Ermenilerinden her türlü yeni tavizi koparma peşindeydi. Bu, Ankara’ya ve Bakü’ye göre mümkündü, zira 2020’deki son savaşta Ermenistan ordusunun zayıflığı ortaya çıkarken, Azerbaycan’ın silah üstünlüğü de net biçimde belli olmuştu. Bunun yanı sıra ve daha önemlisi, dengeler de Azerbaycan’dan yanaydı. Ermenistan ile Rusya arasındaki ittifak artık geride kalmıştı.

2020’de Rusya’nın öncülüğünde ve arabuluculuğunda sağlanan ateşkes işlemedi. Azerbaycan sınır ihlallerine devam ederken Rusya gitgide daha edilgen bir rol oynar oldu. Bunda Rusya’nın Ukrayna’da başını belaya sokması elbette etkiliydi ancak Moskova Ermenistan’a giderek daha mesafeli yaklaşmaktaydı. Bu mesafeyi, AB ve ABD’nin Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki barış anlaşması görüşmeleri için devreye girmesi tetikledi. Rusya, Batı’nın bölgeye karışmasından hiç memnun olmadı ve bunda Ermenistan’ın payı olduğunu düşündü. Duygular karşılıklıydı; Ermenistan da Rusya’nın artık bir ‘müttefik’ olmadığını, ondan destek bulamadığını görüyordu.

Dengeler Brüksel’de AB öncülüğünde yapılan görüşmelerde artık iyice Ermenistan’ın aleyhine dönmüştü. Bu görüşmelerde Paşinyan hükümeti Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü tanıdı. Bu, Karabağ’ın Azerbaycan hâkimiyetinde olduğunu kabul etmek anlamına geliyordu. Paşinyan “Karabağ Ermenilerinin hakları müzakerelerle belirlenmeli” dese de bu sözlerin sahada pek hükmü yoktu.

Bu tabloda Rusya, gerilim yükselirken, her fırsatta Ermenistan’ın Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü tanıdığını hatırlattı. Bir anlamda “Brüksel’de o sözleri ettiniz, şimdi sonuçlarına katlanın” diyordu Moskova.

Bunların ardından, Ermenistan’ın, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin parçası olan Roma Tüzüğü’nü tanıyacağı açıklaması geldi. Tüzüğün kabulü, Rusya lideri Putin’in Ermenistan’a gelmesi hâlinde tutuklanması sonucunu bile doğurabilirdi. 11 Eylül’de, Ermenistan Başbakanı Paşinyan, Ermenistan Parlamentosu’nun Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne ilişkin Roma Tüzüğü’nü onaylayacağına inandığını, bunun Ermenistan-Rusya ilişkileriyle hiçbir ilgisi olmadığını, Ermenistan’ın güvenliğiyle ilgili olduğunu söyledi. Rusya için artık ok yaydan çıkmış gibiydi.

Bunlara bir de Ermenistan’da ABD ile yapılan ortak tatbikat eklendi. Bu Ermenistan askerlerinin uluslararası barışı koruma misyonlarına katılım hazırlıkları kapsamında yapılan bir eğitim olsa da, Rusya’nın tepkisine neden oldu.

Tüm bu dengeleri kollayan Azerbaycan 19 Eylül’de Karabağ’a yönelik bir saldırı başlattı. Bölgede barış gücü bulunan Rusya’nın sesini çıkarmayacağını biliyordu Bakü. Karabağ Ermenileri ise zaten dokuz aydır Azerbaycan’ın Laçin Koridoru’nda uyguladığı abluka nedeniyle çok zor şartlarda yaşamaktaydı. Ermenistan’la bağlantıları kopmuştu. Saldırıdan birkaç gün önce Kızılhaç Laçin’den gıda yardımı ulaştırsa da abluka fiilen sürmekteydi. Azerbaycan Ağdam üzerinden gıda sevkiyatı yapılmasında ısrarlıydı. Bu, Ermenistan’la bağlantının tamamen kopması anlamına geliyordu.

Sonuçta Azerbaycan 19 Eylül Salı günü geniş çaplı bir saldırı başlattı. Gerekçe, ülkede “anayasal düzeni yeniden sağlamak” ve “terörle mücadele” olarak açıklandı. Ancak bölgeyi izleyenler bunun Karabağ Ermenilerini tamamen teslim almaya matuf bir saldırı olduğunu görüyor.

Azerbaycan ilerleyen saatlerde yaptığı açıklamada  “Karabağ’daki birlikler silahlarını teslim edene” kadar durmayacağını açıkladı.

20 Eylül’de, Karabağ Ermenilerini temsil eden hükümet bu şartları kabul etti ve ateşkese varıldı. Şimdi Bakü ile Karabağ Ermenilerinin temsilcileri arasında temaslar olması bekleniyor. Ancak bu temaslardan kimse umutlu değil.

Ermenistan hükümeti ise bu son saldırıya müdahil olmadı ve “Bizim orada zaten askerimiz yok” dedi. Ancak Paşinyan kendi ülkesinde gitgide daha da zorlanıyor ve seçmen desteğini yitiriyor. Yerevan Belediye Meclisi seçimlerinin sonuçları, bunun göstergesi.

Daha önce de söylemiştim, Ermenistan’ı ve Ermenileri zor günler bekliyor. Karabağ Ermenileri için durum artık daha da kritik. Aliyev yönetiminin insafına kalmış durumdalar. Aliyev yönetiminin Azerbaycan’da kurduğu rejimin niteliği ise bize hiç iyi şeyler söylemiyor.