Ermenistan geçen hafta Avrupa’nın gündemindeydi. Türkiye’nin gündemine ise usulca girmekte, umalım arkası gelsin ve hayırlara vesile olsun. Öyle ya rahmetli Hrant’ın demesiyle: “Tarihi de tarih içinde çözecek sihirli tek değnek, ilişki ve diyalogdan başkası değil”. Bu minvalde atılmakta olan adımların okumasını ileriye bırakalım ve önce 4-5 Mayıs’ta cereyan eden “Avrupa Siyasî Topluluğu” (AST) zirvesiyle başlayalım.
Evvelen, memleket bu boyutta bir devletlerarası toplantıya, SSCB dönemi dâhil ilk kez evsahipliği yaptı. Pazartesi’yi tatil etme durumunda kaldılar ama alınlarının akıyla altından kalktılar. Dile kolay 45 resmî heyet ağırlandı.
AST 2022’de Fransa Cumhurbaşkanı Macron tarafından ortaya atılan, ancak adındaki iddianın çok berisinde kalan, karar alması öngörülmemiş gayriresmî bir yapı. Bir nevî en üst düzey sohbet muhabbet ortamı. Erivan Zirvesi sekizincisiydi.
Fransa bu çeşit yapılara meftundur. Hatırlayan olur, hâlâ ortalıkta olsa da pek bir işe yaradığı görülmemiş olan “Akdeniz için Birlik” de Paris icadıydı.
AST ilk önce yine Fransa tarafından 1954’te reddedilmişti! O dönem üzerinde çalışılan 1945 sonrası Avrupa kurumlarından “Avrupa Savunma Topluluğu” Fransız Millî Meclisinde dönemin Stalinci Komünist Partisinin tasarruflarıyla kabul görmeyince bunun altyapısını oluşturmak üzere düşünülmüş olan AST de akamete uğramış, böylece Avrupa’nın tamamen ekonomik bütünleşmeye yönelmesine yol açılmıştı.
Seksen sene sonra devran fena hâlde döndü ve bugün Avrupa, birliğinin temellerini pekiştirmek için ciddî istişare ve arayış içerisinde. Ekonomik ve malî bütünleşmenin geldiği aşama, diğer yanda ABD’nin Avrupa’nın savunmasından çekilmesi siyasî ve askerî bütünleşmeyi dayatıyor. Devletler bunu becerebilecekler mi, göreceğiz. Ne var ki bu bütünleşme olmaksızın Birlik çok zorlanacak. Zirvenin şiarı nitekim “Geleceği İnşa Etmek: Avrupa’da Birlik ve İstikrar” idi.
Kırk küsur memleketi biraraya getiren AST bu arayışın adresi değil. Ancak Erivan’daki kimi semboller bütünleşme ve ortaklaşma bahisleri açısından önemliydi. Yeni savunma ve güvenlik mimarisinin muhtemel denizaşırı üyesi Kanada’nın zirveye katılması bir ilkti. Hakeza üzerinde en fazla yoğunlaşılan konu ve memleket, müstakbel AB üyesi Ukrayna ve onun Rusya’ya karşı savunulmasıydı. Zelenskyy de ilk kez geldi Ermenistan’a. Üçüncüsü, bir AST zirvesi ilk kez Avrupa’nın bildik sınırları dışında yapıldı.
Bu Rusya meselesinin üzerinde bir nebze durmak gerek. Özellikle Kafkasya’da “eriyen” Rusya etkisi üzerinden AST’ye maksimalist anlamlar yüklemeye çalışan kimi Avrupalı yorumcunun aksine bu yapının doğrudan Rusya muarızı ve aynı minvalde Avrupa muhibbi olması, özellikle sözkonusu alt bölge bağlamında, mümkün değil.
Gürcistan, iki parça toprağı Rusya işgâlinde ve Moskova’ya gayet sıcak, o ölçüde de Avrupa’ya soğuk bir idareye sahip.
Avrupa değerleri ve idealiyle uzaktan yakından ilgisi olmayan Azerbaycan’ın yegâne muradı petrol servetini kullanarak eski kıtada nüfuz alanını genişletmek ve hükümetleri manipüle etmek. Ne var ki etkisi eskisi kadar değil. Geçen ay sonunda Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Ermenistan ile ilgili kararında, kaçmak zorunda kalan Karabağlıların yurtlarına dönüş hakkı ve Karabağlı eski yöneticilerin uzun hapis cezalarına çarptırılmalarından da bahsedilmesi Bakü’yü çileden çıkarttı. AST toplantısına sanal katılan Aliyev konuşmasında AP’yi Azerbaycan hakkında “iftira ve yalan yaymak” ile suçladı. İsrail’e çok yakın, Rusya’ya mesafeli, İran’a hasım olan Azerbaycan bu duruşlarına rağmen Avrupalı da değil. Kaldı ki AB’nin esas hesabı, Azerbaycan’dan gelen yıllık gaz ithalatını 2027’ye kadar 20 milyar metreküpe çıkarmak.
Ermenistan ise AB ile en somut ilişkilere sahip olsa da Avrupa’nın Erivan’a yüklemeye çalıştığı “Rusya’ya karşı ileri karakol” statüsünden çok uzakta. Bir asırlık Rusya bağımlılığından azad olmak, hele yerini ne Avrupa’nın ne de ABD’nin dolduramayacağı hayatî konulara rağmen hasmane tutum almak kolay değil.
Bir örnekle yetinelim. Rusya buradaki Gazprom vasıtasıyla Ermenistan’ın enerji ihtiyacının yaklaşık üçte ikisini doğrudan veya dolaylı sağlıyor. Bu çerçevede Ermenistan’ın yıllık yaklaşık 2,7 milyar metreküp olan toplam gaz ithalatının %82,5'i doğrudan Rus Gazprom menşeli. Ve en canalıcısı Rusya bu gazı rekabet dışı bir fiyata satıyor. Avrupa’da 600 dolar, Türkiye’de 450 dolar olan 1000 m3 gazı Ermenistan 165 dolara alıyor! Kavradınız durumu!
AST zirvesi münasebetiyle Avrupa Komisyonu Erivan’la bir dizi anlaşma imzaladı. Bunlar arasında Güney Kafkasya’nın enerji geçişinde Rusya’yı bypass etme amaçlı Orta Koridor ile ilgili mutabakat da var. Ne var ki yangın yerine dönmüş mahallemizde bu işler fütürist projelerle dönmüyor.


