Fon skandalı: İktidara yakın başka kimler var?
Yatırım fonu şöyle bir şey: Sizin diyelim bir miktar paranız var ama nereye yatırım yapacağınız bilmiyorsunuz. Fonlar var, diyorlar ki “Biz sizin yerinize yatırım yapalım, şirket bilançosu takip etmekle şununla bununla uğraşmayın”. Buraya kadar tamam.
Ancak Türkiye’yi günlerdir sarsan ve AKP’nin Genel Başkan Yardımcısı’na kadar uzanan skandalda durum şu: Fon önce kapalı bir grubun paralarını alıyor. Herkes giremiyor. Sonra bu topladığı paralarla bazı küçük ya da orta boy şirketlerin hisselerini alıp şişiriyor. Şirketler de bu durumdan belli ki haberdar, aksi düşünülemez. Fon, piyasada sükse yapmaya başlıyor. Aldığı hisseler, büyük değerler kazanıyor. Sonra fon kendini halka açıyor. Fonun ününü duyanlar da bu sefer fonun kendisine para yatırıyor. Fon bu topladığı paralarla şirket hisselerini şişirmeye devam ediyor. Ve ekonomik büyüklüğü son derece sınırlı şirketler birdenbire sanayi devlerini geride bırakır hale geliyor. Duyan geliyor ve bir tür “saadet zinciri” sistemi kuruluyor.
Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) konuya derhal uyanması gerekir değil mi? Aslında uyanıyor, belli aralıklarla uyarılar yayınlıyor ancak nedense müdahale etmiyor, “fon” da kendi işini görmeye devam ediyor. Ne zamana kadar? Morgan Stanley Capital International ya da MSCI Endeksi, mealen “Türkiye’deki bazı hisselerde olağandışı bir durum var” diyene kadar. Bunun üzerine yatırımcılar paralarını çekmek istiyor ve fon skandalı patlıyor.
Biz sıradan insanlar, ilk aşamada bazı fon yöneticilerinin gözaltına alınmasıyla durumdan haberdar olduk. Sonra Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, AKP Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya’nın Özata Denizcilik hisselerinde yüksek tutarlı işlemler yaptığını açıkladı. Emre, Sayan Kaya’nın yaklaşık 63 milyon TL yatırdığı hisselerden 1 milyar 344 milyon TL, eşinin ise yaklaşık 99,7 milyon TL’lik yatırımından 826 milyon TL çektiğini iddia etti. Bu çıkış tam fon meselesi “patlamadan” olmuştu. Birileri fondan “zamanında” çıkmıştı.
İddialar yenir yutulur gibi değildi. Sayan Kaya, söylenenleri yalanlamadı, partideki görevinden istifa etti. Doğal olarak böylesi büyük bir skandalda hiç olmazsa bir soruşturma açılması gerekmez miydi? Açılmadı. Sonra Sayan Kaya’nın bu parayı iade ettiği haberlere yansıdı ama bu da net değil. Son olarak da Sayan Kaya ve eşinin malvarlığına tedbir kararı geldi.
Zeynel Emre bu açıklamayı yapmasa konunun siyasi boyutundan hiç haberdar olmayacaktık. Ancak sanki bu hiç yaşanmamış gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İster piyasa manipülasyonu ile ister borsa oyunları ile ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk yaparak olsun her kim milletin hakkına, malına, hukukuna el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur" dedi.
Yani AKP Genel Başkanı Yardımcısı’na kadar ulaşmış ve inkar edilemeyen bir skandalı sanki kendileri ortaya çıkarmış gibi konuşmakla kalmadı, bir de CHP ve Yeni Partili belediyelere siyasi olarak açıldığı ayan beyan ortada olan davalara göndermede bulundu.
Mevcut durumda Erdoğan ve AKP, bir ya da iki fire vererek bu işten kurtulmaya çalışıyor. Fire dediğimiz de dava, soruşturma, şu bu değil: İstifa.
Peki bu ağ AKP ve iktidar çevrelerinde başka nerelere uzanıyor? Şimdilik bilemiyoruz.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel şunları söyledi 30 Eylül’de yaptığı açıklamada:
“Kabinenin diğer öğeleri gibi, diğer üst düzey AK Partililer gibi becerikli olmadığı için Fatma hanım doğrudan kendi ve eşinin ismiyle işlem yapmıştır ve ilk bakıldığında listede göze çarpmıştır. İşlemlerini çantacılara yaptıran maharetli isimlerden değildir. İşlemlerini Lüksemburg’daki offshore hesapları üzerinden vekaletle yaptıran bakanlardan değildir” .
Özel ekledi: “Borsadaki kayıp, şu an 3,5 trilyon lira. Tasfiye edilen 131 fonda kalan para, 800 milyar lira. Yani bu soygunun ekonomiye maliyeti, 90 milyar dolar.”
Karşı karşıya olduğumuz şey bir “kriz” değil, bile isteye kurulmuş bir çark. Ancak ucu hepimize dokunuyor. “Gittiği yere kadar gidecek” mi, yoksa bu kadarıyla derdest edilip kapatılacak mı? Nasıl olur bilmiyoruz ama bu sefer AKP’nin işi çok zor. Zira Özel’e göre iktidara yakın başka isimler de skandalın tam içinde.


