İnternette satılan çocuk ürünleri güvenli mi?

Gıdalarda, sularda ya da çeşitli çevresel ortamlarda bulunan toksik kimyasal madde kirliliğini izlemek, kontrol etmek ve olası sağlık zararlarının önüne geçmek için kamusal çalışmalar yürütmek önemli. Bu amaçla kamu kurumlarının yürüttüğü çeşitli kontrol ve izleme çalışmaları var. Bu çalışmaların ne ölçüde etkin olduğu da yıllardır süregelen başlı başına bir tartışma konusu. Ancak günümüzün internet tabanlı satış-pazarlama sitelerinde bu çalışmaların önemi hiç olmadığı kadar artmış durumda.
İnternet satış siteleri çeşitli ürünleri temin etmenin ana yollarından biri artık.
Amazon, Trendyol, Hepsiburada, N11, Pazarama, AliExpress ve Temu gibi birçok satıcının ürün sunduğu çevrimiçi pazaryerleri ile markaların veya mağazaların kendi e-ticaret sitelerinden neredeyse her şeyi temin etmek mümkün. Alınan ürünlerin güvenilirliği ise başlı başına bir büyük sorun. Özellikle de ürünlerin içeriğinde bulunabilecek toksik kimyasallar açısından.
Toksik kimyasal maddelere maruziyet çeşitli sağlık zararlarına yol açar. Çocuklar, büyüme ve gelişme döneminde oldukları için bu maddelerin birçoğundan yetişkinlere kıyasla daha fazla zarar görebilir.
Mesele elbette yalnızca internet üzerinden yapılan satışlarla sınırlı değil. Satışa sunulan ürünlerin güvenliğine ilişkin çeşitli yasal düzenlemeler var ve bu düzenlemeler internet ortamındaki satışları da kapsıyor. Ancak mevzuatın gerektirdiği kontrol ve izleme çalışmalarının ne ölçüde etkili bir şekilde yürütüldüğü belirsiz.
Uygulamadaki temel sorun, piyasanın ve özellikle çok sayıda satıcının yer aldığı çevrimiçi pazaryerlerinde satışa sunulan ürünlerin etkin biçimde kontrolü, izlenmesi ve güvensiz ürünlerin hızla tespit edilip kaldırılması noktasında düğümleniyor.
Türkiye dışında çeşitli ülkelerde de bu mesele gündemde ve çocuk ürünlerinin güvenliği önemli bir tartışma konusu. Özellikle çok sayıda satıcının yer aldığı çevrimiçi pazaryerlerinde güvensiz ürünlerin nasıl tespit edileceği, satışlarının nasıl önleneceği ve bu platformların denetim sorumluluğunun nasıl düzenleneceği üzerinde giderek daha fazla duruluyor.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından Ekim 2021’de, 21 ülkeni katılımıyla yürütülen bir araştırmada, internet üzerinden satışa sunulan ürünlerin güvenliği incelendi. (1) Araştırmada yasaklanmış veya geri çağrılmış ürünler ile etiketleme ve ürün güvenliği standartlarına uygun olmayan ürünler değerlendirildi. İncelenen ürünlerde ortalama yüzde 79 oranında uygunsuzluk veya olası uygunsuzluk tespit edildi. Bu yüksek oran, çevrimiçi pazaryerlerinde ürün güvenliği denetimlerinin güçlendirilmesi ve güvensiz ürünlerin satıştan kaldırılması gerektiğini gösteriyor.
Dünya genelinde yapılan çeşitli araştırmalar, oyuncaklar, çocuk takıları, parmak boyaları ve çocuklara yönelik makyaj malzemeleri gibi ürünlerin kurşun ve kadmiyum gibi toksik metaller ile plastiklere katılan bazı fitalat bileşikleri açısından risk oluşturabildiğini gösteriyor.
AB Safety Gate 2025 raporu
Avrupa Komisyonu’nun Safety Gate sistemi, AB üyesi ülkelerinde gıda dışında yer alan çeşitli tüketici ürünleriyle ilgili kontrol ve denetim çalışmalarından elde edilen bilgileri topluyor.
2025 Safety Gate raporuna göre, kozmetik ürünler (yüzde 36) ve oyuncaklar (yüzde 16) en sık sorun tespit edilen ürün gruplarında başı çekiyor. Bu ürünlerin yüzde 53’ünde tehlikeli kimyasallardan kaynaklanan sağlık riskleri olduğu tespit edilmiş. Raporda plastik oyuncaklar ve çocuk ürünlerinde fitalatların hâlâ sık tespit edildiği, ayrıca bazı ürünlerde kurşun ve kısa zincirli klorlu parafinler gibi maddelerin sorun oluşturduğu belirtiliyor. Fitalatlar özellikle üreme sistemi üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle çocuk ürünlerinde kaygı verici kabul ediliyor.
AB ülkelerindeki ilgili kamu kurumları sorun tespit edilen ya da tehlikeli olarak nitelenen ürünlerin piyasalardan kaldırılmasını sağlamak için çeşitli önlemler alıyor. Bu önlemler arasında ürünlerin piyasadan çekilmesi, sınırda durdurulması, çevrimiçi pazaryerlerine ürün ilanlarını kaldırma talimatı verilmesi ve ürünlerin geri çağrılması yer alıyor. Bu veriler, özellikle çevrimiçi platformlarda satılan çocuk ürünleri ve çocukların temas edebileceği diğer tüketici ürünleri açısından kontrol ve denetim çalışmalarının artan önemini gösteriyor.
Türkiye’deki durum ne ve ne yapmalı?
Bu konuda Türkiye’deki çalışmalar sınırlı. Ancak UNICEF ve Pure Earth tarafından 2024 yılında yayımlanan bir çalışma somut bir bulgu sunuyor.
Çalışmada Ankara, Bursa ve Eskişehir’deki pazar ve perakende noktalarından toplanan oyuncaklar kurşun içeriği açısından test edilmiş. Araştırmada incelenen oyuncakların yüzde 29’unda referans düzeyin üzerinde kurşun tespit edilmiş. Bu oran, oyuncakların çocuklar için potansiyel bir kurşun maruziyeti kaynağı olabileceğini gösteriyor. Referans düzeyin altında kalan ürünler de “güvenli” kabul edilmemeli. Çünkü kurşun için güvenli bir maruziyet seviyesi yok.
2024 yılında ülkemizde satılan çocuk makyaj oyuncaklarının toksik kimyasal madde içeriğini belirlemeye yönelik bir başka çalışmanın sonuçları daha endişe verici. (2)
Araştırmada İstanbul’daki oyuncak mağazalarından satın alınan 10 farklı markaya ait 63 makyaj ürünü incelenmiş. Ürünlerin 51’i Türkiye menşeli, 12’si ise Çin’den ithal edilmiş. Araştırmada bu ürünlerde kurşun, arsenik, kadmiyum, cıva, nikel ve krom gibi toksik elementlerin de aralarında bulunduğu 14 elementin miktarı ölçülmüş.
İncelenen 63 ürünün 57’sinde (yüzde 90,5), en az bir toksik elementin miktarı araştırmacıların esas aldığı karşılaştırma sınırlarını aşıyor. En sık sınır aşımının nikel, krom ve kobaltta olduğu belirlenmiş. Nikel için 49, krom için 46, kobalt için 35 üründe sınır aşımı belirlenmiş. Bir üründe ölçülen kurşun miktarının ise araştırmacıların kullandığı sınırın yaklaşık 85 katı olduğu tespit edilmiş. Ayrıca dokuz üründe arsenik, iki üründe cıva ve iki üründe de kadmiyum miktarı belirlenen sınırların üzerinde çıkmış. Araştırmacıların yaptığı sağlık riski hesaplamaları da bazı ürünlerde kaygı verici sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırmacılar, bu ürünlerdeki toksik maddelere uzun süreli maruz kalmanın çocuklarda kanser gibi zararlı etkilere yol açabileceğini belirtiyor.
Kurşun başta olmak üzere toksik kimyasalların önemli bir kısmı çocukların beyin gelişimi üzerinde olumsuz etkilerle ilişkilidir. Düşük düzeylerdeki maruziyet bile öğrenme, dikkat ve davranış sorunlarına yol açabilir. Makyaj oyuncakları özellikle önemli. Çünkü bu ürünler doğrudan yüze, dudaklara ve göz çevresine uygulanır. Çocukların ellerini ağızlarına götürmeleri veya dudaklarına sürdükleri ürünlerin bir bölümünü istemeden yutmaları da toksik maddelere maruz kalma olasılığını artırır.
Bu araştırmalar çocukların gündelik yaşamda kullandıkları ürünlerin toksik kimyasal maruziyeti açısından risk oluşturabileceğini gösteriyor. Üstelik internet üzerinden satışların yaygınlaşması ürün güvenliğinin denetlenmesini de çok güçleştiriyor.
Ailelerin satın aldıkları çocuk ürünlerinde hangi toksik kimyasalların bulunduğunu anlamaları da mümkün değil. Çocukların sağlığını korumak için ürünlerin üretim, ithalat ve satış aşamalarında çok sıkı bir şekilde ve düzenli olarak denetlenmesi ve riskli olduğu belirlenen ürünlerin marka ve parti bilgileriyle birlikte kamuoyuna açıklanması gerekiyor.
Çok sayıda satıcının yer aldığı çevrimiçi pazaryerlerinde güvensiz ürünlerin tespit edilmesi, satıştan kaldırılması ve yeniden satışa sunulmasının önlenmesi, etkili bir denetim ve izleme sistemi gerektiriyor. İnternet satış platformlarının ürün güvenliğine ilişkin sorumluluklarının açıkça belirlenmesi ve bu sorumlulukların yerine getirilip getirilmediğinin denetlenmesi de büyük önem taşıyor.
NOTLAR
(1) OECD, 2023, Online product safety sweep report, https://www.oecd.org/en/publications/online-product-safety-sweep-report_c1faa51e-en.html?
(2) Mercan, S., Kilic, M.D., Zengin, S. et al. Experimental study for inorganic and organic profiling of toy makeup products: Estimating the potential threat to child health. Environ Sci Pollut Res 31, 33975–33992 (2024). https://doi.org/10.1007/s11356-024-33362-2



