Hrant Dink cinayeti davası 30.05.2011 tarihli 18. Celse tutanağından olduğu gibi aktarıyorum:
“Başkan söz aldı:
Müdahil vekili Av. Fethiye Çetin konuştuğu sırada sanık YASİN HAYAL görevli vasıtasıyla bir kâğıt uzattı. Kâğıtta: ‘Mahkeme heyetine arz olunur. Sayın Başkan sürekli mahalle sakinleri tarafından rahatsız ediliyorum, mahalle sakinlerini cezaevine sokmayın. Gönderecekseniz kendi adamlarınızı gönderin, bunları sizin gönderdiğinizi biliyorum’ demişsin. Yasin bu dilekçeyi sen şimdi gönderdin, ben de okudum bunu, ‘rahatsız ediliyorum, mahalle sakinlerini cezaevine sokmayın, gönderecekseniz kendi adamlarınızı gönderin’ ne demek istedin burada?”
Sanık Yasin Hayal söz aldı: “Gayet açık efendim rahatsız ediliyorum, rahatsız edilmek istemiyorum.”
Bu beyan üzerine müdahil vekilleri olarak Yasin Hayal’e sorular sorduk ancak aşağıda ileteceklerimden başka bir şey söylemedi.
Mesela “gelenler aslında resmi ziyaretçi değil, gayri resmi geliyorlar, onlardan rahatsız oluyorum, bunu mu söylemek istedin” sorusuna, “evet evet öyle” diye cevap verdi:
“Kime diyorsun yardımcı olun diye” sorusuna ise “devlet büyüklerimize, mahkemeye” dedi ve tutanağa geçen biçimiyle, “aileme, bana, hepimize her türlü baskıyı uyguluyorlar, Pelitli Beldesi tarafından tehdit ediliyorum, son altı ayda dozajı yükseldi, dövüyorlar, boğarız seni, paramparça ederiz, ölürsün gibilerinden, can güvenliği istiyorum, bezdim yani dayanacak gücüm kalmadı” diye devam etti.
Yasin Hayal’in avukatı Av. Eda Salman, “ben de ilk defa duyuyorum bu söylediklerini, bilmiyordum, ziyaretçi giriş çıkışlarına ilişkin kayıtlar istensin” dedi.
Avukatının bilmediğini, ilk defa duyduğunu söylemesine rağmen Yasin Hayal’in duruşmanın kalan kısmını kilitlediği notun sebebi ne olabilirdi? Yasin Hayal’i harekete geçirecek ne olmuştu?
O duruşmada, olay yeri görüntülerini tekrar izletmiş ve cinayetten hemen sonra Ogün Samast’ın koşarak girdiği Şafak Sokak’ta onu izleyen, adeta arkasını kollayan iki kişiden birinin Osman Hayal olduğunu iddia etmiştim. Benim konuşmam sırasında Yasin Hayal’i o notu yazıp iletmeye yönelten de bu iddia olmuştu sanırım.
Şöyle ki;
Davanın başından beri kamera görüntülerine takılan, hareketlerini şüpheli bulduğumuz şahısların tespitini istedik. İlgilenenlerin bildiği gibi bunun için de çok uğraştık. Şüpheli hareketleri ile dikkati çekenlerden biri, cinayet günü, Şafak Sokak’ta bulunan Saray Kumaşçılık kamerasına ve daha sonra Akbank Pangaltı Şubesi ATM güvenlik kamerasına takılan siyah montlu kişiydi. Bu kişi, cinayetin ardından Ogün Samast’ın koşarak kaçtığı Şafak Sokak’ta onu izleyen ve uzaklaştığından emin olduktan sonra iki gün önce tadilata sokulmuş mağazanın inşaat kapısından içeri giriyordu ve yanında bir kişi daha vardı. İşte o ikinci kişi, bizce Osman Hayal’di.
Osman Hayal’in fiziksel görünümü, beden hareketleri hakkında önceleri bir fikrimiz yoktu çünkü görüntüleri ilk izlediğimizde kendisini henüz görmemiştik. Önce tanık sonra sanık olarak duruşmalara katıldıktan sonraki dönemde görüntüleri yeniden izlediğimde şüpheli şahıslardan birinin beden yapısı, beden dili, kafa yapısı açılarından Osman Hayal’e çok benzediğini düşünecek, duruşmaları başından itibaren takip edenlere gösterip “sizce bu kim” diye soracaktım. Duruşmaları izleyen ve o sırada yanımda bulunan iki kişi hiç tereddütsüz Osman Hayal diye cevaplamışlardı sorumu.
İşte bunun üzerine duruşmada görüntüleri yeniden izleterek siyah montlu kişi ile birlikte inşaata giren kişinin Osman Hayal olduğunu iddia ettik ve iddiamızın araştırılmasını talep ettik. Mahkeme, talebimizi kabul etti, Trabzon Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nden Osman Hayal’in biyometrik fotoğraflarının çekilmesini ve fotoğraflar geldiğinde görüntülerin Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesine karar verdi.
Aynı duruşmada Mahkeme, sanığın can güvenliğinin sağlanması ve gerekli önlemlerin alınması için faksla Tekirdağ C.Başsavcılığı’na müzekkere yazılmasına, cezaevinde son altı ayda ziyaret eden kişilerin belirlenmesi için tutuklu ziyaret defterinin ilgili bölümlerinin fotokopilerinin gönderilmesine karar verdi.
Tekirdağ Cumhuriyet Savcılığı’ndan gelen yanıtlara göre, Yasin Hayal’i son altı ayda ziyaretçisinin olmadığı, kamera görüntüleri incelendiğinde cezaevinde herhangi bir saldırıya uğradığına ilişkin bir bulguya rastlanmadığı bildirildi.
Bir sonraki duruşmada avukatının talebi ile Yasin Hayal’in psikolojik durumunun tespiti için ATK’da gözlem altına alınmasına karar verildi, ATK Yasin Hayal’in herhangi bir psikolojik hastalığı olmadığına ilişkin rapor verdi.
Osman Hayal ile ilgili iddialarımızı sürdürdüğümüz, 10.01.2012 tarihli duruşmada ise Yasin Hayal söz aldı ve aynen şunları söyledi:
“Şimdi öncelikle sayın yüce heyetinize değerli basın mensupları arkadaşlara çok değerli hukukçu abilerime ablalarıma saygılarımı sunuyorum, efendim daha önceki duruşmalarda ben bir takım hususlara değinmiştim, bu saldırılar artık giderek ciddi boyutlara ulaşmaya başlamıştır, hepsi tarafından olmasa bile bir takım gardiyanlar tarafından tehdit edilmeye başlandım, bütün dünyanın şunu bilmesini istiyorum ki, beni sevmeyebilirsiniz ama şunu bilmenizi istiyorum ki benim gençliğimden, heyecanımdan, yoksulluğumdan her şeyimden faydalanarak, beni bu işlere çeken Türkiye Cumhuriyet Devleti beni ortadan kaldırmaya çalışıyor, bunu herkes bilsin, yarın öbür gün benim cesedimi gördüğünüz zaman kimse demesin ki buna otopsi yapalım şunu gömelim işte demesin, benim katilim bellidir, Türkiye Cumhuriyet Devletidir, bunu herkes böyle bilsin, bu böyle biline, bunu herkes bilsin, ama birileri herhalde inşallah o birileri buradadır, birileri herhalde bizi diskotek çocuğu, balkon çocuğu zannetti, bu tehditlerle, baskılarla sindirilebilecek model zannetti bizi buradan değerli basın mensuplar, çok değerli arkadaşlarım lütfen bugünün tarihini bugünün saatini bir kenara not edelim şu saatten itibaren isyan başlatıyorum, bunu yüce heyete verir misiniz, burada okunmasını istemiyorum, bu şartlar yerine getirilene kadar isyan devam edecektir, saygılarımı sunuyorum, herkesi bana zaman ayırdığınız için herkese teşekkür ediyorum.”
Sanırım bir yerlere mesaj veriyor, bu konunun hâlâ gündemde tutulmasına öfkeleniyordu.
Devam edeceğim.


