Pirolizidin alkaloitleri (PA), bazı bitkilerin kendilerini otobur hayvanlara (böcekler, otlayan hayvanlar vb.) karşı korumak için doğal olarak ürettikleri zehirli etkiye sahip savunma maddeleridir. Bir nevi bitkinin kendi ürettiği "doğal zehir" olarak düşünülebilir.
Akademik literatüre göre, PA içeriği sorun oluşturabilecek başlıca ürünler bitki çayları, polen, kekik ve kekik suyudur. Bu ürünler eğer PA içeriyorsa düzenli tüketilmesi sağlık zararı oluşturabilir.
Hangi sağlık zararına yol açar?
Pirolizin alkaloitleri, doğrudan karaciğeri hedef alır. Karaciğerin içindeki hassas damar yapıları, bu maddelerden en çok zarar gören kısımdır. Bu durum, karaciğerdeki damarların tıkanmasına ve zamanla karaciğer yetmezliği gibi çok ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Ayrıca bu maddeler vücuda girdikten sonra kimyasal formları değişime uğrar ve genetik yapımıza (DNA) saldıran formlara dönüşür. Bu da hücrelerin yapısını bozarak kanser riskini artırabilir.
Gıdalarda nasıl bulunur?
Bu maddeler gıdalarımıza iki ana yolla girer.
Bu yollardan ilki ve yaygın olanı, hasat sırasında, tarladaki PA üreten yabancı otların yanlışlıkla asıl ürünle (örneğin bitki çayı veya baharatlarla) birlikte toplanmasıdır.
Tıbbi bitkilerin veya bitki çayı hammaddelerinin kendisi her zaman pirolizidin alkaloitlerini (PA) içermez. PA içeren bitkilerin birçoğu tabiatta yaygın olarak bulunan yabancı otlardır. Kirlenme gıda ve bitkisel ürün üretimi için kullanılan botanik hammaddelere, bu yabancı otların karışması sonucu oluşur. Çok küçük bir miktar bile ciddi kirlenmeye yol açabilir. Örneğin, bir hektarlık Sarı Kantaron (Hypericum perforatum) tarlasında bulunan sadece bir adet Senecio (kanarya otu) bitkisi bile PA için önerilen limitlerin aşılmasına neden olabilir. (1)
Diğer yol ise, bünyesinde doğal olarak PA içeren bitkilerin tüketilmesidir. Örneğin kurutulmuş baharat karışımlarında ya da takviye edici gıdaların bileşiminde bulunabilen Hodan (borage) gibi. Hodan bitkisinde saptanan PA seviyeleri diğer birçok bitkiye göre oldukça yüksektir. Bu yüksek alkaloit içeriği nedeniyle hodan tüketimi, karaciğer hasarına yol açabilen toksik etkiler ve genotoksik-kanserojen riskler açısından dikkatle takip edilmesi gereken bir kaynak olarak değerlendirilmektedir. (2)
Ülkemizde PA riski ne boyutta?
Ülkemizdeki PA açısından risk oluşturabilecek polen, bitkisel çaylar ve kekik başta olmak üzere baharatlarda PA içeriğini tespit etmeye yönelik bir çalışmaya rastlamadım. Tarım ve Orman Bakanlığı yıllık kontrol-izleme programlarına PA meselesini mutlaka dahil etmeli.
Riskin ne ölçüde olduğunu söylemek zor ama bu konuda Avrupa Birliği ülkelerine ihraç ettiğimiz kekiklerde PA olup olmadığını belirlemeye yönelik analiz çalışmalarının kayıtlarına erişerek bir durum tespiti yapmak mümkün.
Türkiye’de AB ülkelerine ihraç edilen kekiklere ait 01.01.2025 ile 27.04.2026 tarihleri arasındaki kayıtlar incelendiğinde, pirolizidin alkaloitlerini içerdiği için AB ülkeleri tarafından reddedilen 24 ürünün 20’sinin (yüzde 83) kekik olduğu görülebilir.
Kekikte tespit edilen bu sorunu, bitkisel çaylara PA içeren bitkilerin karışıyor olduğuna dair ciddi bir uyarı olarak görmek gerekiyor. Özellikle piyasada internet satış portalları dahil hemen her yerde satılan kekik ve kekik suyunda risk yüksek olabilir. Benzeri bir sorunun polen için de olması kuvvetle muhtemeldir.
Bu ürünlerin düzenli tüketilmesinin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği bilinmelidir.
Kaynakça
(1) European Medicines Agency (EMA). (2016). Public statement on contamination of herbal medicinal products/traditional herbal medicinal products with pyrrolizidine alkaloids: Transitional recommendations for risk management and quality control (EMA/HMPC/328782/2016). Committee on Herbal Medicinal Products (HMPC).
(2) German Federal Institute for Risk Assessment (BfR). (2020). Updated risk assessment on levels of 1,2-unsaturated pyrrolizidine alkaloids (PAs) in foods (BfR Opinion 026/2020). https://doi.org/10.17590/20200805-100055




