NATO zirvesi bitti ama tutukluların çilesi bitmedi

Hatırlanacaktır geçtiğimiz hafta Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde İstanbul ve Ankara’da çok sayıda kişi gözaltına alınmış, somut hiçbir gerekçe yokken tutuklananlar olmuştu.
Bu tutuklama dalgasının düpedüz bir hak ihlali olduğu yazıldı çizildi. Tutuklanan arasında TEMA Vakfı gönüllülerinin olması ise bu hak ihlalinin hangi boyutlara vardığını gözler önüne sermesi açısından önemli. Bir gezi sırasında Doruk Madencilik işçileri ile selamlaşma dışında bu tür konularla hiçbir ilgileri yoktu TEMA gönüllülerinin. (İlgili olanların tutuklanmasını haklı göstermiyor tabii bu durum)
Sözü fazla uzatmadan Sözcü TV’de yayınlanan Cengiz Karagöz’ün haberini aktarıyorum:
“Silahlı terör örgütü üyeliği" suçlamasıyla tutuklanan 55 ila 75 yaşlarındaki 10 TEMA Vakfı gönüllüsünün Sincan Cezaevi'nde yaşadığı koşullar gündeme geldi. Yaşları ve sağlık sorunları nedeniyle üst ranzalara çıkamayan tutukluların dönüşümlü olarak yerde uyuduğu belirtildi.
10 kadın altı kişilik koğuşta tutuluyor. Koğuşta üç ranzanın bulunmasına karşın, yaşları, denge sorunları ve kronik rahatsızlıkları nedeniyle üst ranzalar kullanılamıyor. Bunun üzerine ranzalardan birinin yatağı yere indirildi ve tutukluların dönüşümlü olarak yerde uyuduğu aktarıldı.”
Tutukluların avukatı Süleyman Çetin, müvekkillerinin sağlık sorunları yaşadığını belirterek, ‘Müvekkillerim TKP/ML'nin adını bile bilmiyor, ismini dahi telaffuz edemiyorlar” diyor.
Habere göre, tutuklulardan Gamzeli Sorgun Seren cezaevinde mide kanaması geçirmiş ve tedaviye ihtiyaç duyuyor. Tutuklanmadan önce kendi iş yerini işleten Seren'in iş yeri kapanmış. Seren'in ayrıca 92 yaşındaki ağır işitme engelli babasının bakımını üstlendiği biliniyor. Tutuklanmasının ardından babasına nerede olduğu söylenmezken, yakınları "tatilde" diyerek durumu gizlemeye çalışmakta. Haberde, arkadaşlarının zaman zaman kızının sesini taklit ederek telefonla babasını teselli etmeye çalıştığı bilgisi de yer alıyor.
Aynı dosyadan tutuklu bulunan Fatma Didem Genç'in ise annesi ve babası Alzheimer hastası.
Haberi okurken insanın nutku tutuluyor. NATO zirvesi öncesi tutuklananlardan bir anne kızın anlattıklarını da yeri gelmişken aktaralım.
CHP milletvekili Utku Çakırözer de geçtiğimiz günlerde hem TEMA gönüllülerini hem de diğer tutukluları ziyaret eti. Çakırözer’in cezaevinde görüştüğü SES üyesi Aslıhan Özden, kızı Şevin Özden ile cezaevinde tutulduğunu belirterek şunları söylüyor:
“Cezaevinde 18. günümüz. Şafak operasyonuyla ters kelepçe ile gözaltına aldılar. ‘1 Mayıs’a neden katıldın? Doruk Madencilik işçilerini niye ziyaret ettin?’ diye sordular. Kızımı SGDF, beni MLKP ile suçlayıp tutukladılar. 2 Temmuz’da Madımak anması için slogan attık koğuşta. 7-8 Temmuz’da zirve sırasında da NATO karşıtı slogan attık. NATO’yu protesto eden slogan attık diye hakkımızda disiplin soruşturması açıldı. Koğuştaki herkesten savunma istiyorlar. Zirve bitti hala özgürlüğümüze kavuşturulamadık. Bir an önce özgürlüğümüze kavuşmamızı istiyoruz”
Cezaevlerinde bunlar yaşanırken MHP Lideri Bahçeli 14 Temmuz Salı günü partisinin grup toplantısında NATO Zirvesi ille ilgili şunları söylüyordu:
“Türkiye, NATO’da yalnızca jeostratejik konumuyla değil; tarihi birikimi, devlet tecrübesi, siyasi iradesi ve milli kudretiyle yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri haline gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin eriştiği siyasi ve stratejik seviye, Ankara Zirvesi’nde bir kez daha tebarüz etmiştir. Bugün NATO yeni bir devrin şafağındadır.”
Soralım o vakit: Türkiye açısından yeni devrin şafağı böylesi hak ihlalleri üzerine mi kurulacak?



