Türkiye, Azerbaycan, Rusya, AB ve ABD tarafından merakla beklenen 7 Haziran Ermenistan seçimleri sonuçlandı. Rusya etkisinden uzaklaşmaya, AB ile yakınlaşmaya, Türkiye ile normalleşme sürecini hızlandırmaya, Azerbaycan ile barış anlaşmasını nihayetlendirmeye çalışan Başbakan Paşinyan’ın partisi Sivil Sözleşme, yüzde 50’ye yakın bir oy alarak net bir galibiyet elde etti.
Ancak Rusya yanlısı üç partinin oyları da anketlerdeki tahminlerin üzerinde çıktı. Rus-Ermeni iş insanı (oligark desek daha doğru) Samvel Karapetyan’ın partisi Güçlü Ermenistan için yüzde 12 civarında bir oy beklentisi vardı anketlerde. Güçlü Ermenistan seçimlerde yüzde 23 civarında bir oy aldı. Yine Rusya yanlısı eski cumhurbaşkanı Robert Koçaryan da beklentilerin üzerinde, yüzde 10’a yakın bir oy seviyesinde.
Paşinyan’ın “Savaş partisinin üçüncü kolu” olarak nitelendirdiği Gagik Tsarukyan’ın Müreffeh Ermenistan Partisi’nin ise önce yüzde 4 oy aldığı söylendi ancak sonra bu oranın yüzde 3,99 olduğu açıklandı. Burada bir tartışma ve itiraz süreci olacağı belli. Sonuçta Rusya yanlısı ve Karabağ konusunda Paşinyan’ı eleştiren partilerin oranı yüzde 38’e yakın.
Bu durumda seçim sonrası anayasayı referandumla değiştirmeyi düşünen Paşinyan’ın nasıl bir yol izleyeceği merak konusu. Zira bu parlamento aritmetiği Paşinyan’a “referandum çağrısı yapma” imkânı vermiyor. Elbette referandum bir şekilde yapılabilir ancak şartlar seçimlerdeki gibi olmayacaktır ve Azerbaycan’ın “Anayasa’nı değiştir” ısrarı bu referanduma gölge düşürecektir, Paşinyan her ne kadar “Biz zaten referandum yapacaktık, devleti reforme etmemiz lazım” dese de.
Hepimizin bildiği gibi Ermenistan ve Azerbaycan hâlâ nihai barış anlaşmasını imzalayabilmiş değil. Çünkü Azerbaycan’a göre Ermenistan Anayasası’nda Karabağ’a yönelik atıflar var. Paşinyan ise söz konusu atfın anayasada değil anayasanın atıfta bulunduğu Bağımsızlık Bildirgesi’nde yer aldığını ve zaten uluslararası anlaşmaların anayasa üzerinde olduğunu söylüyor. Ancak Azerbaycan ısrarlı.
Türkiye ise normalleşme sürecini ilerletmeyi büyük oranda Ermenistan- Azerbaycan arasında imzalanacak anlaşmaya bağlamış durumda. Bu yönde pek çok mesaj verildi, veriliyor.
Son olarak 8 Haziran’da İstanbul, “Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Üçlü Dışişleri Bakanları Onuncu Toplantısı”na ev sahipliği yaptı. Bu toplantıda konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan şunları söyledi: “Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecini destekliyoruz. Azerbaycan'ın meşru kaygılarının giderilmesini ve barış anlaşmasının gecikmeksizin imzalanmasını da ayrıca temenni ediyoruz. Ermenistan ile yürüttüğümüz normalleşme süreci de Azerbaycan ile yürüttüğümüz yakın eşgüdüm içerisinde aynı şekilde devam etmekte.”
Bu sözleri Ermenistan’daki seçim sonrasında Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın yaptığı (nihai) açıklama ile birlikte okuyalım: “Seçim sonrası dönemde Ermenistan’ın bölgede barış ve normalleşme yönünde daha cesur adımlar atmasını temenni ediyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçimlerden sonra üç gün geçmesine rağmen Paşinyan’ı tebrik etmediğini de hatırlatalım. Ve yine hatırlatalım ki, Ermenistan Başbakanı Paşinyan 2023’teki seçimler sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın göreve başlama törenine katılmak için Ankara’ya gelmişti.
Bu “temkinli” tavır açıkçası şunu düşündürüyor. Ankara muhtemelen Paşinyan’ın anayasa için referandum çağrısı yapacak sandalye sayısını elde edeceğini düşünmüştü. Olmadı. Rusya yanlısı ve “normalleşme karşıtı” muhalefetin beklenenin üzerinde oy olması da Paşinyan’ı zorlu bir sürecin beklediğini de gösteriyor.
Umalım ki Ankara, bu denklemde Ermenistan ile yürüyen “normalleşme” sürecini Azerbaycan’ın taleplerine bağlamasın ve Ermenistan halkının yüzde 50’ye varan bir oranda “normalleşme”ye verdiği desteği dikkat alıp beklenen adımları artık atsın. Yani Ermenistan daha ne kadar “cesur adım” atacak ki?


