Siyaset hapiste, figüranlar sahnede
İBB Başkanı ve “Mutlak Butlan Öncesi” CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu bir yılı aşkın süredir hapiste. Eski HDP eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ise 10 yıldır hapiste tutuluyor. Bu iki ismin ortak özelliği AKP’nin 24 yıllık iktidarını zorlayacak çapta siyasetçiler olmalarıydı. Haklarında davalar açıldı, siyaset yargı eliyle “dizayn” edildi ve AKP-MHP ittifakının iktidarda kalabilmesi için bir tür “mıntıka temizliği” yapıldı.
Fakat –ana muhalefet açısından- Özgür Özel liderliğindeki CHP, toplumsal muhalefeti diri tuttu, Özel yurt çapında düzenlediği mitinglerle, yurttaş buluşmalarıyla, iktidara işinin bütün bu operasyonlara rağmen hiç de kolay olmadığını gösterdi.
İktidar bu kez “Mutlak Butlan” operasyonuna başvurdu. 2023 seçimlerinden sonra CHP Genel Başkanlığı’nı kaybeden Kemal Kılıçdaroğlu’nu yargıyı yeniden eğip bükerek CHP’nin başına getirdi. Kararın yargısal açıdan ne kadar “sakat” olduğunu hukukçu Fethiye Çetin gazetemizde bu haftaki köşesinde detaylı olarak yazdı.
Özgür Özel ve ekibi mevcut tablo karşısında meşhur “Ya bir yol bulacağız ya bir yol yapacağız” argümanından hareketle Yeni Parti’yi kurdu ve parti 91 vekille Türkiye tarihinde ilk kez seçime girmeden TBMM’de ana muhalefet haline geldi. Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP ise 44 vekille TBMM’de beşinci parti durumuna düştü. Kaldı ki CHP’de kalan 44 vekilinin tümünün Kılıçdaroğlu yanlısı olduğunu söylemek de zor çünkü CHP kendine yeni grup başkanı seçerken bile zorlandı, Faik Öztrak güçlükle grup başkanı olabildi.
Geçen hafta da belirttiği gibi muhalefet cephesinde rüzgar Yeni Parti’den yana esiyor. Özel de zaten “Mutlak Butlan” kararının Yargıtay’dan dönmesi halinde bile CHP’ye dönmeme ihtimaline vurgu yaptı ve şöyle dedi: “Gemileri yakmadan ve kazanmaya mecbur olmadan siyasette yol yürünmez. O yüzden Yeni Parti, kafası arkada ileri doğru koşmayacak.”
Siyaset bu elbette, suyun nasıl akacağı belli olmaz ancak Özel ve ekibi belli bir güzergahta ilerliyor. CHP’de ne oluyor derseniz şöyle ilginç bir gelişme yaşandı, geçtiğimiz hafta sonu.
Partiye yeni katılımlar için bir rozet takma töreni düzenlenmişti. Fakat bu törene bir ajanstan figüranlar getirildiği ortaya çıktı. BirGün muhabiri Ebru Çelik bu toplantı için figüranlar arandığını duymuş, bir gazeteci refleksi göstererek kaydını yaptırmış ve toplantıya katılmış. Ebru Çelik doğal olarak bunu haberleştirdi. Yani bir haber ancak bu kadar “kaynağından” olabilirdi.
CHP yönetimi bu habere sert tepki gösterdi, yalanlama yoluna gitti hatta suç duyurusunda bile bulundu. Ancak haber ayan beyan doğruydu. Ajans da zaten böyle bir çalışma gerçekleştirdiklerini ancak bunu maddi karşılık beklemeden, CHP içindeki bir isme “gönül borcu” çerçevesinde yaptıklarını duyurdu.
Fakat gelin görün ki CHP İstanbul İl Başkanlığı'na kayyım olarak atanan Gürsel Tekin'in suç duyurusu üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. BirGün muhabiri Ebru Çelik, BirGün’ün internet sitesi koordinatörleri Uğur Koç ve Berkant Gültekin, savcılıkta ifade verdi ve haberlerinin arkasında durdular.
İktidara yakın haber kanallarında ise günler boyunca bu haberin bir “provokasyon” olduğu üzerinde duruldu. Özetle iktidar medyası günler boyunca işini gücünü bıraktı “Mutlak Butlan” yönetimini savunmaya koyuldu.
Her şey gözlerimizin önünde oluyor. Seçilmiş başkanlar, siyasetçiler hapiste tutulurken “figüranlar”ı savunmak için seferber olunuyor.
Ancak bir yandan da operasyonlar durmuyor. Üsküdar’ın seçilmiş belediye başkanı Sinem Dedetaş 29 Temmuz sabahı bir operasyonla gözaltına alındı. Böylece 31 Mart 2024'teki yerel seçimlerde CHP'nin İstanbul'da kazandığı belediyelere düzenlenen operasyon sayısı 16'ya yükseldi. 2024 yerel seçimlerde Özgür Özel liderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi, İstanbul'da Büyükşehir Belediyesi (İBB) dahil toplam 27 belediye başkanlığı kazanmıştı. AKP'nin kazandığı ilçe belediyesi sayısı ise 13'tü.
Şu basit özet, sanıyorum olup bitenleri yoruma gerek kalmadan anlatıyor.


