Sosyal darvinci şamata ve Ukrayna
Rusya, komşusu ve hısımı Ukrayna’ya saldırmaya başladığından bu yana, “muhteşem” Rusya’nın yanında esamisi okunmayacak bu memleketin yok olmasının mukadder olduğundan hareketle öngörüler üreten çokbilmişlerle illâki karşılaşmışsınızdır. Ukrayna’nın yıllardır zebellaha direnmesi ve yavaşça üstün gelmeye başlaması bu gürûhun sesini biraz kesse de aralarında nedamet getiren yok.
Gürûhun çeşitli gerekçeleri var: en ilkelleri hâlâ Rusya’yı beşeriyetin feneri, sosyalizmin kalesi sananlar; üstünde durmanın bir mânâsı yok. En sahtekârları Rusya’nın akçalarından nemalanan, imparatorluğun sözcülüğüne soyunmuş olanlar. Bunlar muzır ama karşılarında kararlı bir muarız kitle var. En iddialıları ise sosyal darvinciler, bunların üstünde duralım.
Sosyal darvincilik Darwin’e atfedilse de fikriyat, en güçlü ve dayanıklı olan insan, kavim ve hayvanın hayatta kalması, buna karşılık zayıfların erimesi ve yok olması gereğini savunan Herbert Spencer’a aittir. Darwin bu iddiayı sahiplenir.
Sosyal darvincilik, sözkonusu biyolojik evrim kuramının toplum ve siyasete uygulanmasıdır. Darwin’in “doğal seçilim” kuramı uyarınca canlılar arasında ölesiye bir hayatta kalma mücadelesi var olduğu farz edilir. Bu kavgada güçlü kazandığı ölçüde zayıfın kaybetmesi doğal, hatta topluluğun bekâsı için yararlıdır. Zira bu saplantının temelinde üst-alt ırklara ve biyolojik yetilere göre sınıflandırılmış insan kümeleri vardır.
Ukrayna’nın Rusya karşısında silinip yok olması gereğini savunan sosyal darvinci taife bu hedef doğrultusunda Rusya’nın yıllardır Ukrayna’ya uyguladığı terörü ve savaş suçlarını görmezden gelmek ne kelime, onaylar. Zira onlar için amaç araçları daima ve ne kadar barbar olurlarsa olsunlar, meşru kılar. Aynı hezeyan Filistinli, Kürt, Ermeni ve yerkürede azınlık olup zayıf farz edilen tüm unsurlar için geçerlidir.
Sosyal darvincilik önce sömürgeciliği ardından 19. yüzyıl emperyalizmini meşrulaştırmak için tepe tepe kullanılsa da kökü çok eskiye uzanır. “Güçlü iradesini dayatır, zayıf kaderine razı olur” der ya İsa Peygamberden beş asır önce, Peloponez Savaşları Tarihi yazarı Atinalı tarihçi Tukidides.
***
Dönelim Ukrayna’ya. Komşunun halkı güçlünün güçsüze üstün gelmesi gerektiğini savunan sosyal darvinci iddiayı alenen çürütmekte.
Halk kuşkusuz savaş yorgunu; kayıpların, yıkımın sona ermesini hararetle diliyor ama onu çoktan gömmüş bulunan sosyal darvincilere inat totaliter Rusya’ya pabuç bırakmaya hiç niyeti yok. Aksine Rusya’yı, bütün “uzman” öngörülerinin aksine, fena halde hırpalıyor. Aklı başında uzmanlara göre iki memleket arasında karşılıklı “yıpratma kapasitesi dengesi” kurulmuş vaziyette, yani Rusya bütün barbarlığına rağmen artık üstün değil.
Örneğin Rus ordusu ilk altı ayda 770 km² ele geçirebildi; bu, 2025’in aynı dönemine kıyasla 2,5 kat az. Rusya hâlâ yeraltı kaynağı, zorla seferber edilecek ahali ve ekonomisi tamamen savaş sanayiine dönüşmüş olması bakımlarından belirgin üstünlüğe sahip. Ne var ki mutlak askerî üstünlüğü kırıldı ve savaş Rusya açısından gayet maliyetli hale geldi.
Ukrayna’nın Rusya’nın derinliklerine yönelik dron saldırıları artık savaşın düzenli bir unsuru. Rus hava üsleri, petrol rafinerileri ve mühimmat depoları sık sık hedef alınıyor. Karadeniz’de Ukrayna, kayda değer bir donanmaya sahip olmamasına rağmen Rusya’nın Karadeniz Filosunu büyük ölçüde geri çekilmeye zorladı. Uzun menzilli dronlar Moskova ve Rusya’nın birçok bölgesinde artık savaşın etkilerini doğrudan hissettiriyor.
Ve bundan da beteri, zaten son derece güdük bir sanayiye sahip Rusya savaş sanayiine verdiği mutlak ağırlık yüzünden hızla Çin’in ekonomik vasalı olma yolunda. Ek olarak savaşla iyice yozlaşan siyasî ve içtimaî ortam, muazzam beyin ve sermaye göçü, memleketi nasıl bir gelecek beklediğini ifşâ ediyor.
Sonuçta eskiden güçlü olmak artık yetmiyor, hele karşında her ne pahasına olursa olsun direnmeye ve evini barkını muhafaza etmeye yeminli bir halk olunca.
Sonuçta Ukrayna, gurur ve kararlılığını Batı’nın teknolojisiyle harmanladıkça ortaya görülmemiş bir sinerji çıktı. Öyle ki bugün Ukrayna ordusu, savaş tecrübesi, dron kullanımı ve yüksek yoğunluklu kara savaşı konularında dünyanın en yetkin ordularından biri. Avrupa’da savunmayı en iyi bilen ordu ve bu sayede Avrupa’nın şekillenmekte olan yeni güvenlik ve savunma mimarîsinin kilit taşı konumunda.
Sosyal darvincilere inat…


