“Tağaran” topluluğu 45 yaşında

Yarım asra yaklaşan bir geçmişe sahip Tağaran müzik topluluğu, tapınak müziğiyle en seçici dinleyiciyi bile büyülemeyi başarıyor. “Tağaran”, her konserinde yeni bir solukla, zamanla uyum içinde, akademik bir bakış açısıyla 5.–15. yüzyıllara ait Ermeni kültürünün benzersiz değerlerini -şaraganlar (ilahiler), tağlar (halk şarkıları), dini ve dünyevi eserler ile dünya antik müziğini- seslendiriyor.
“Tağaran”, 45 yıllık özenli sanatsal faaliyetleriyle, ulusal ve evrensel kültürel mirası koruyup yaşatıyor, bu mirası halka ulaştarıyor ve gelecek nesillere aktarıyor. Topluluğun, günümüz kültürel tarihinin oluşumundaki rolü ve ortak kimliğin gelişimine katkısı ölçülemez değerde.
2026 yılı boyunca Tağaran'ın her konseri, dinleyici için beklenen bir kutlama olacak; kendine özgü üslubuyla bir kültürel şölen sunacak.
Topluluğun kuruluşu, 1981 yılına uzanır. Ünlü besteci, kemancı, orkestra şefi ve müzikolog Grigor Danielyan (namıdeğer Daniel Yerajişd), “Şaragan” Antik Müzik Topluluğu’nu kurdu ve 1985’e kadar da yönetti. Topluluğun adını, hocası müzikolog Robert Atayan önermiş. Maestro, 200–300 yıllık kültürel geçmişe sahip ülkelerin antik müzik toplulukları varsa, binlerce yıllık tarihe sahip Ermeni halkının da kendi antik müziğini profesyonel şekilde icra eden bir topluluğa sahip olması gerektiği düşüncesiyle yola çıkmış.
“Şaragan”dan “Tağaran”a
1985 yılında “Melodiya” firması tarafından Aram Haçaturyan Konser Salonu’nda topluluğun ilk kaydı yapıldı, 1986’da ise “Şarakan” topluluğunun plak kaydı yayımlandı.
Tüm Ermenilerin Katolikosu I. Vazgen, topluluğun önemini vurgulayarak onu kilise etkinlikleri kapsamına aldı ve kutsamasını da verdi. Komünist Parti yönetiminin önerisiyle, dini çağrışımı nedeniyle “Şaragan” adı “Tağaran” olarak değiştirildi.
“Tağaran”ın misyonu başından itibaren Ermeni halkının en eski müzik mirasını ortaya çıkarmak ve tanıtmak. 1987’de topluluğun yönetimini besteci Yervand Yerkanyan devraldı, 1988’de ise topluluk devlet statüsü kazandı. Bu dönemde topluluk büyük bir gelişim gösterys cd yeni bir kalite ve anlayış kazandı.
Yerkanyanlar dönemi
Yervand Yerkanyan, “Tağaran” için 350’den fazla dini, halk, milli ve vatansever eser düzenledi; bu eserler yüksek estetik anlayış ve özgün bir ruh taşıyor. Onun düzenlemeleri, Ermeni dini müzik stilinin derin kavranışı ve yüksek bestecilik ustalığıyla öne çıkıyor.
Bu yıllarda “Tağaran”, ilk kez Claudio Monteverdi’nin Poppea’nın Taç Giyişi, Christoph Gluck’un Orpheus ve Eurydice ve Armen Tigranyan’ın Anuş operalarını konser formatında sahneledi. 1990 yılında Moskova’da “Melodiya” firması tarafından topluluğun yeni bir kaydı yayınlandı. Yervand Yerkanyan 1987-1994 yılları arasında Ermeni antik müzik topluluğu Tagharan'ın sanat yönetmenliğini yaptı, 1994'te ise bu görevi orkestra şefi ve piyanist olan kardeşi Sedrak Yerkanyan devraldı.
1994’ten itibaren topluluğu, seçkin maestro, piyanist ve Ermenistan’ın Onurlu Kültür Emekçisi Sedrak Yerkanyan yönetiyor. Yerkanyan, topluluğun saf ve yüksek sanat anlayışını korurken, dinleyiciyi müziğin evrensel dünyasına taşıyan yeni eserleri sahneye kazandırdı.
Her yerden antik müzik
Onun yönetiminde “Tağaran”, Ermeni ortaçağ dini müziğinden Avrupa’nın erken dönem ve barok müziğine kadar geniş bir repertuvar maıya. Bunun yanı sıra Afro - Amerikan spiritüeller (dini halk şarkıları), İspanyol, Fransız, İtalyan, Alman ve Çin antik müziklerinden örnekler de seslendirdi.
Yaklaşık yarım asırdır benzersiz bir müzikal kimliğe sahip olan “Tağaran”, yüksek icra kalitesi ve müzisyenler arasındaki uyumla her zaman zirvede yer aldı. Akademik sahneden sunduğu bu gerçek sanatla nitelikli bir dinleyici kitlesi de yetiştiriyor.
Sedrak Yerkanyan, ünlü Ermeni müzikolog Gomidas’ın geleneğini bir yol haritası olarak benimseyerek “Tağaran” repertuvarını zenginleştirdi; horoveller (saban türküleri), koçari dansları, halk ezgileri ve düğün müzikleriyle genişletti.
Topluluk ayrıca “Karos Haç” epik eseri ve Hovhannes Tumanyan’ın masallarına dayanan “Varq Himarats” sahne yapımını (besteci: D. Sakoyan) sundu.
45 yıllık verimli faaliyetleri boyunca “Tağaran”, birçok uluslararası festivale katıldı, sayısız kayıt ve video çalışmasına imza attı, televizyon ve radyo programlarında yer aldı, uluslararası ve yerel basında geniş yankı buldu. Dünya çapında verdiği konserlerle Ermeni kültürünü tanıttı ve Ermenistan’ın adını duyurdu.



