DOSYA

DOSYA Balkan Savaşı'nın Esir Ermeni Askerleri: Kurtlukayalı Manug Ohan'a ne oldu?

Bu hafta Azadamard gazetesinde yayınlanan Belgrad’taki esir Ermeni askerlere ait uzun bir listeyle devam ediyoruz. Listelerde yer alan asker adlarının bazılarının yanında onbaşı, çavuş, jandarma, subay gibi rütbelerinin de belirtildiği görülmektedir. Başta İstanbul Harbiye Okulu olmak üzere vilayetlerdeki askeri okullarda sayıları az da olsa Ermeni öğrenciler de eğitim görmekte ve subay olmaktaydılar. Askere gidenler ise zaman içinde onbaşı, çavuş gibi çeşitli rütbeler de almaktaydı. Jandarma ise Osmanlı ordusunda özel bir yer tutardı ve fazla sayıda Ermeni genç bu rütbeyle askerlik yapmaktaydı. Önümüzdeki haftalarda bu konuyu özel olarak ele alacağımızı belirtelim. Yer adları konusunda Sevan Nişanyan’ın sözlüğünden bolca yararlanıyor, pek çok köyün günümüzdeki adını kroşe (köşeli parantez) içinde vermeye çalışıyoruz. Parantez içindeki soru işaretleri ise orijinal metinlerde yer almaktadır. Kroşe içindeki soru işaretleri ilgili yerleşimlerin günümüzdeki adı, yeri tespit edilemediği için tarafımızdan konul
DOSYA Azadamard'da Ermeni esirler ve Azadamard'ın çaycısının hikayesi

Bu hafta Araçamard’ın ulaşabildiğimiz sayılarında yer alan Ermeni esirlere ait bilgiler son buluyor ve Azadamard gazetesinde yer alan bilgileri paylaşmaya başlıyoruz. Ancak Araçamard’ın ulaşamadığımız sayılarında esir listeleri varsa, elde ettikçe yayınlayacağımızı da belirtelim.
DOSYA ‘Sovyet tarihçiler Kemalizm’in uzun ömürlü olmayacağını düşünüyordu’

American University of Armenia’da Siyaset ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı olan tarihçi Vahram Ter-Matevosyan aynı zamanda Ermenistan Ulusal Bilimler Akademisi’nde Türkiye Çalışmaları Bölümü’nün eski başkanı. Ter-Matevosyan son olarak ‘Turkey, Kemalism and the Soviet Union: Problems of Modernization, Ideology and Interpretation’ (Türkiye, Kemalizm ve Sovyetler Birliği: Modernizasyon, İdeoloji ve Yorumlama Meseleleri) başlıklı bir kitap kalemle aldı. Çalışma önümüzdeki ay Londra’da Palgrave Macmillan Yayınevi’nden çıkacak. Ter-Matevosyan geçtiğimiz günlerde Türkiye’deydi. Yeni kitabı vesilesiyle kendisiyle bir söyleşi gerçekleştirdik.
DOSYA Gergeryan arşivi 1915’e ışık tutacak

ABD'de Clark Üniversitesi, Prof. Taner Akçam’ın yönetiminde çok önemli bir projeyi hayata geçiriyor.Ermenilerin sürgün ve imhaları konusunda en önemli arşivlerden birisi olan Rahip Krikor Gergeryan’a ait özel arşiv internet ortamında okuyucuları ile buluşuyor. Clark Üniversitesi 3 Aralık’ta konuya dair resmi bir duyuru yayınladı. “Clark Üniversitesi tarihçisi Ermeni Soykırımı’nı belgeleyen digital arşivi açıyor” başlıklı duyuruda “İmha emirlerini de kapsayan binlerce döküman internette ulaşılabilir durumda” ifadesine yer verildi. Arşiv için uzun süredir bir ekiple birlikte çalışmalar yürüten Clark Üniversitesi’nden Prof. Taner Akçam ile yeni açılan arşivin önemi üzerine konuştuk.
ARKA SAYFA Bolulu Ermeniler için felaketin tarihi 13 Ağustos 1920

Takvor Hopyan’ın ‘Milleti Sadıka’dan 1915 Ermeni Tehcirine: Pederimin Anıları’ adlı kitabı Puslu Yayınları’ndan çıktı. Halen Kanada’da yaşayan Hopyan, 1934’te İstanbul’da doğdu. İTÜ Mimarlık Fakültesi’ni bitiren Hopyan, 1969’da ailesiyle birlikte Kanada’ya yerleşti. Takvor Hopyan’ın babası Gığmes Hopyan ise Bolu’da 1887’de doğdu. 1915 Ermeni Soykırımı’na Ankara’nın Nallıhan ilçesinde yakalanan Gığmes Hopyan hayatta kalmayı başardıktan sonra tüm yaşadıklarını yazmaya başladı. 1985’te Kanada’da vefat ettiğinde Gığmes Hopyan oğlu Takvor’a anılarını derleyip yayınlamasını vasiyet etti. Bu kitapla Takvor Hopyan babasının vasiyetini yerine getirmiş oluyor. Bolulu Ermeniler hakkında önemli tarihsel veriler ve ipuçları da içeren kitap hakkında Takvor Hopyan, sorularımızı yanıtladı.
ORTA SAYFA Büyükada Rum Yetimhanesi’nin hâlâ yazılmamış tarihi

Dünyanın ikinci en büyük ahşap yapısı olarak kabul edilen Büyükada Rum Yetimhanesi geçtiğimiz hafta Europa Nostra ile Avrupa Yatırım Bankası tarafından ‘Avrupa’nın Tehlike Altındaki 12 Kültürel Mirası’ arasında gösterildi. Yetimhanenin çökme tehlikesi altında olduğu uzun süredir biliniyor. Restorasyon için Ekümenik Patrikhane’nin maddi imkanları yetersiz. 1964 yılında boşaltılan daha sonra Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce el konan bina 2010 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının ardından Patrikhane’ye teslim edilmişti. Yetimhanenin yaşadığı hukuki ve siyasi süreç hem bu gazetede hem de konuyu yakından izleyen diğer kaynaklarda sık sık konu edilmişti. Biz bu gelişmeler üzerine “Peki Yetimhane’de nasıl bir hayat vardı?” sorusunun peşine düştük. Ve Yetimhane’de 1955-61 yılları arasında öğretmenlik yapan Yani Kalamaris ile buluştuk. Kendisi bize Yetimhane’nin deyim yerindeyse yazılmamış tarihini anlattı.
ARKA SAYFA Antakya’da görünürde en büyük sorun vakıf malları

Ortadoğu Arap Halkları Araştırma Enstitüsü (Arap Enstitüsü-Der), ‘Antakya’da Yaşayan Arap (Rum) Hıristiyanlar’ başlıklı bir araştırma yayınladı. Projeye katkıda bulunanlardan, Arap Enstitüsü-Der’in kurucularından Şule Can'la konuştuk.