<?xml version='1.0' encoding='utf-8'?><rss version='2.0' xmlns:atom='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' xmlns:content='http://purl.org/rss/1.0/modules/content/'><channel><title>Agos</title><link>https://www.agos.com.tr/tr</link><description>Agos Güncel Haberler</description><language>tr-TR</language><ttl>300</ttl><lastBuildDate>Wed, 10 Jun 2026 11:03:35 +0300</lastBuildDate><image><title>Agos</title><url>https://static.agos.com.tr/logos/agos-sm.png</url><link>https://www.agos.com.tr/tr</link></image><atom:link rel='self' type='application/rss+xml' href='https://www.agos.com.tr/rss/turkish'/><item><title><![CDATA[Bizim imam nasıl bayılır?]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/yazi/bizim-imam-nasil-bayilir-40765</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/yazi/2026/06/10/bizim-imam-nasil-bayilir.png'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/yazi/bizim-imam-nasil-bayilir-40765</guid><description><![CDATA[]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Büyüklerimizden öğrendik mütevazı olmayı. Hep "sen kendini anlatmaya, methetmeye çalışma, bırak başkası övsün seni, yaptıklarını" deyişleriyle büyüdük. Büyüklerimiz de bu "motto"yla yaşamışlar. Sessiz sedasız oldu yaşamları da, gidişleri de. Hala da böyleyiz biz, bizim nesil yani. 25'imizden sonra (!) değişecek halimiz yok ya, hem biz büyüklerimizi (gitmiş olanlar dahil) utandırmadan yaşamayı biliyoruz sadece, başka türlüsünü yapmaya ar ederiz.</p>
<p>O derece ki aile içi övgü dahi yapmaktan kaçınırız biz. Mesela benim anam emekli öğretmen. Benim öğrenciliğim döneminde süregelen alışkanlık, edep ve iş ahlakıyla, o denli uzun süre, mümkün mertebe sabit konumlarda çalışmıştır ki, İstanbul Ermenileri içinde elinin değmediği aile kalmamıştır neredeyse. Hatta bir süre sonra öğrencileri ile meslektaş olmuş, tamamen onların deyişiyle söyleyebilirim ki, kendileri öğrenmeye devam etmişlerdir meslektaşlık sürecinde dahil. Bugün dahi, iki nesil öğrencisi olmuş bir ailenin üçüncü nesli annemi mecburiyetten değil, asla, ama keyfi olarak ziyaret eder.</p>
<p><img class="float-md-start" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/whatsapp-image-2026-06-03-at-19-01-44-2.jpeg" alt="" width="424" height="565">Kendime dönersek, kendimi bildiğimden beri yazarım. İlkokulda rakamlarla kendi kendime hikayeler yazmayı yarattım. Anlatsam dahi anlayamayabilirsiniz, öyleli. Aklımın daha erdiği dönemlerde kelimelerle haşır neşir olmaya başladım. Önce ders defterleri arasında kağıtlara, sonra günlüklere, sonra arkadaş gruplarında, en son sosyal mecralarda (kreşendo olarak yahoogroup, blog, Facebook grupları, kendi instagram-facebook sayfalarım vs) yazdım. Ama kimseler bilmedi pek bunları, ailem dahil. Çünkü sayısalcıydım ben...</p>
<p>Sonra, uzun süre yazdıklarıma gelen övgüleri yüzüm allanarak dinledim, mutlaka kitap çıkarmalıydım, herkese ulaşmalıydı bu anlatılar. Hem 70, 80 ve hatta 90’lı yıllar, hem yemek tarifleri, hem aile anıları hem de dönem anıları vardı yazdıklarımda. Öncelikle, sahnede hep perde arkasında kalanlar tarafından yetiştirilmişiz, kendimizi önlere atıp “Ben var ya ben...” şeklinde reklamımızı yapabilecek “kabiliyet”imiz yok. Hem, önümüzde öyle dev rol modelleri, öyle devleşmiş eserler, o kadar kült hap bilgiler var ki, ne bileyim, ar ediyorum biraz da. Hem, kitaplaştıramadım, çünkü sıramı beklemeliydim, hala da bekliyorum...</p>
<p>Yazdıklarım genelde çocukluğumdan aklımda kalan ve kendi mutfağımda gelenekvari bir biçimde yapmaya devam ettiğim tarifler. Doğru-yanlışlığı veyahut yemeğin milliyetini, aidiyetini tartışmak değil maksadım. Benim hevesim içdökümü ve mutfak bağlamında, kendi nenelerimden gelen bizim familyanın “doğru” olarak öğrendiği tarifleri paylaşmak.</p>
<p>Misal, zeytinyağlılar. Rahmetli Roza Yayam ya evlenmeye gittiği Yunanistan günlerinde veya bir Musevi ailesinin yanında yıllarca hizmetkarlık yapan mamasından öğrenmiş olmalı bu tarifleri. Bizde asla salçalı olmaz mesela zeytinyağlılar. Bol şekerli, tatlımsı olur. Daha önce de yazmıştım ve bilinsin, daha çok öğrenilsin diye ara sıra yine yeni yeniden hatırlatacağım: Zeytinyağlılar eskiden ısıyı görünce erimeyen Karacabey yemeklik soğanı ile bakır tencerelerde yapılırken o soğanın saldığı şeker ile tatlanırdı. Günümüzde her şey gibi çabuklaşan mutfak da bu alafrangalaşmadan nasibini aldı. Artık zeytinyağlılarda en az tuz kadar şeker kullanıyoruz.</p>
<p>Çocukken zeytinyağlılardan tek yediğim çalı ve barbunya fasulya idi. İmam bayıldıya yıllar sonra başladım. Enginar, bakla, bamya konularına girmiyorum.</p>
<p>Malum, yaz geldi, gelenekselleşenlerin arasına birkaç da zeytinyağlı serpeyim dedim. Bugünkü şanslı tarifimiz ise imam bayıldı.</p>
<p><img class="float-md-end" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/whatsapp-image-2026-06-03-at-19-01-44-1.jpeg" alt="" width="535" height="565">Niçin imam bayıldı? Çünkü benim büyüdüğüm evde imam şimdiki esnaf lokantalarından farklı pişirilirdi. Şimdilerde patlıcan kızartılarak, karnıyarık gibi doldurularak yapılıyor. Bizim imam başka bayılırdı. En azından Roza Yaya’mın imam bayıltışı başka usüldü. İmamı bayıltmamız bile bi' antika!</p>
<p>Benim bildiğim, patlıcan bütün olarak bi'tek karnıyarıkta kullanılır, o da etli olur, fırında pişer vs vs vs. Yani anne/yaya evinde böyle gördüğüm için benim doğrum bu oldu. Sarayda nasıldı, Grek nasıl bayıltır imamı onu bilemiyorum, adım Hıdır olmasa da elimden gelen bu olabilir.</p>
<p>Yemeğin etimolojik ve tarihsel özgeçmişini az araştırınca her ne kadar Ermeni ve Grek mutfaklarında yer alsa da genel olarak Osmanlı mutfağına ait olduğu bilgisi yer almaktadır yazılı kaynaklarda. İsminin de Türkçe kalması ve Türk olmayan mutfaklarda da aynı ismin kullanılması, egemen dil olarak Türkçe kullanılan Osmanlı’ya ait olması savını güçlendirmektedir. Zeytinyağlı kültürünü Grek’ten, vegan mutfağını Hıristiyan orucu sebebiyle Ermeni’den diye okurum ben otomatikman. Her iki toplumun da Osmanlı ile bağlarını düşününce bu okumada bir sorun görmüyorum şahsen. Gastronomide Güneydoğu’da Arap, Batı’da Grek, Kuzeydoğu Anadolu’da Kafkas/Gürcü etkisine şaşırmamayı çoktan öğrendik çünkü. Hap bilgi olarak aldık, koyduk kenara bunları da. Sonuçta yemeği bayrağa sarıp yemiyoruz ama meraktan az araştırmamızda bir sorun olmamalı.</p>
<div class="box-21">
<p><strong>İmam bayıldı nasıl yapılır?</strong></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<p>Gelelim malzemelere ve ölçülere. Yanlış yazıldı sanmayın, bende domates, soğan ve sarımsak garnitür değil, resmen patlıcan kadar role sahipler.</p>
<p>4 orta boy patlıcan</p>
<p>4 orta boy domates</p>
<p>4 orta boy soğan</p>
<p>1 baş (diş değil, baş) sarımsak (ben 2 koyuyorum ama abartmaya tırsmış olabilirim)</p>
<p>Tuz-şeker (İkişer tatlı kaşığı)</p>
<p>Zeytinyağı (bir kepçe kadar, yarım su bardağına yakın)</p>
<p><strong>Yapılışı</strong></p>
<p>Efendim, patlıcanlar alacalı soyulur. Önce ortadan enine ikiye bölünür, sonra her yarım boyuna dilimlenir. Yuvarlak değil uzun dilimler olacak. Klasik olarak patlıcan dilimleri tuzlu suda bekletilir ki acısı çıksın. Onlar bekleyedursun, epey çok soğan piyaz, domatesler dilim olarak doğranır. Sarımsak dişleri küçükse bütün bırakılır, iriyse ikiye bölünebilir.</p>
<p><img class="float-md-start" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/whatsapp-image-2026-06-03-at-19-01-44.jpeg" alt="" width="422" height="422">Bir tencerenin en altına soğan döşenir. Üzerine domates ve en üste de patlıcan dilimleri. Ben her kata bir tutam tuz ve şeker serpıp aralara bol bol sarımsak atıyorum. Eğer malzemeniz çoksa birkaç kat, yoksa bir kat yapın. En üste tekrar soğan, domates, ek olarak da tuz, şeker, sarımsak ve göynünüzce zeytinyağı ekleyin. Mümkün mertebe yayvan bir tencerede yapın ve tıkırdayana kadar orta ateşte, sonra da mum ateşinde “mığıl mığıl”, ağzı kapalı, su katmadan pişirin. Buna gastromanyaklar terletme usulü diyorlar.</p>
<p>Öyle kızartma, kavurma, çıtırdatma, karamelize yok, bildiğiniz tencere yemeği misali. Renkler dönünce zaten anlarsınız piştiğini. Ben hobi olarak bazen paprika biberi dilimliyorum hem dekor, hem renk  hem de lezzet olarak katkısı yadsınamaz. Bazen de limon suyu katıyorum, yaz zeytinyağlısını serinletiyor, bir ferahlık veriyor. Bu arada, ben tüm zeytinyağlılarımı, düdüklüdekiler dahil, sıfır kavurma ile pişiririm. Herdaim susuz, direkt terletme yöntemiyle ve tüm malzemeyi birlikte pişiriyorum. Doğrusu bu olduğu için değil, büyüklerimden böyle görüp öğrendiğim için.</p>
</div>
<p><strong>PS:</strong> Mevsimine ve keyfimle kahyasının özel isteğine göre ben bu usülle kabak bayıldı ve mantar bayıldı da yaptım. Sanırım imam bayıldıyı mücver, güveç, asitte pişirme vs gibi bir usül olarak kabul edersek istediğimiz sebzeyi bol domates, soğan, sarımsak ve zeytinyağı ile bayıltıp mutfağımıza renk, ahenk ve yaratıcılık katabiliriz. </p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 10 Jun 2026 10:23:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[İzmir’de çocuklar için ‘kurşun’ adımı]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/yazi/izmirde-cocuklar-icin-kursun-adimi-40764</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/yazi/2026/06/10/izmirde-cocuklar-icin-kursun-adimi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/yazi/izmirde-cocuklar-icin-kursun-adimi-40764</guid><description><![CDATA[Çocukları kurşun gibi sinsi ve geri dönüşü olmayan sağlık etkileri yaratabilen bir zehirden korumak hem bir halk sağlığı görevi hem de bir sosyal adalet yükümlülüğüdür. Kurşun maruziyetini azaltmaya yönelik çalışmalar çocukların diğer gelişim bozucu toksik kimyasal maddelerden korunmasına da katkı sağlayacaktır.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Kurşun çocuk sağlığını olumsuz etkileyen en önemli çevresel toksik madde.</p>
<p>Çocuklar kurşuna temel olarak eski ve bakımsız evlerdeki kurşun bazlı boyaların dökülmesiyle oluşan tozlar, eski su tesisatlarından içme suyuna karışan sızıntılar, çevresel kirliliğin yoğun olduğu bölgelerde havaya ve toprağa bulaşan kurşunun solunması ve küçük çocukların el-ağız (pika) davranışı nedeniyle kurşunlu toz ve toprağı doğrudan yutmaları ve kurşun kirliliğinin yoğun olduğu bölgelerde yetiştirilen gıdaların tüketilmesi yollarıyla maruz kalırlar.</p>
<p>Çocukların vücutlarına giren kurşun yetişkinlere kıyasla çok daha fazla emilir. Buna ek olarak, yetersiz beslenme sonucu oluşan demir, kalsiyum ve çinko eksikliği kurşunun bağırsaklardan emilimini daha çok artırır.</p>
<p><strong>Yoksulluk</strong> (düşük gelir), <strong>çevresel kirliliğin yoğun olduğu bölgelerde yaşamak</strong> ve <strong>yetersiz beslenme</strong> sorunlarının bir araya gelmesi kurşun maruziyetini artırıcı etki gösterir. Bu durum en çok çocukları etkiler ve çocukların beyin gelişimi ve zekâsı üzerinde yıkıcı bir sonuç doğurur.</p>
<p>Kurşun maruziyeti çocuklarda, gelişmekte olan beyin-sinir sistemine zarar vererek geri dönüşsüz nörogelişimsel bozukluklara, zekâ seviyesinde düşüşe (kalıcı IQ kayıplarına) ve akademik performans düşüşlerine yol açar. Kurşuna maruz kalmanın, ilerleyen yaşlarda dikkat ve konsantrasyon sorunları, davranışsal sorunlar ve sosyoekonomik statüde düşüş gibi gelişimsel ve sosyal sorunları tetiklediği uzun yıllardır dile getiriliyor.</p>
<h4>Kurşun riski haritaları oluşturmak</h4>
<p>Dünya genelinde gelişim çağındaki çocukların kurşun zehirlenmesine maruz kalması en önemli halk ve çevre sağlığı sorularının başında geliyor.</p>
<p>Pek çok ülke toprak, su ve havada, yetiştirilmiş/işlenmiş gıda ürünlerinde ve çeşitli tüketici ürünlerinde kurşun kalıntısı olup olmadığını belirlemeye yönelik düzenli kontrol ve izleme faaliyetleri yapıyor.</p>
<p>Örneğin ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından yürütülen <strong>"Closer to Zero" </strong>(Sıfıra Daha Yakın) programı, bebeklerin ve küçük çocukların gıdalar yoluyla maruz kaldığı kurşun, arsenik, kadmiyum ve cıva gibi nörotoksik ve kanserojen ağır metalleri mümkün olan en düşük seviyeye (ideali olan sıfıra) indirmeyi hedefleyen proaktif ve dinamik bir halk sağlığı eylem programı uyguluyor.</p>
<p>ABD Tarım Bakanlığı (USDA) ile Çevre Koruma Ajansı (EPA) iş birliğinde hazırlanan kentsel ve kırsal strateji programı gıdalar, sular ve çevresel ortamlarda kurşun kalıntısını belirlemeye dayalı sıkı bir kontrol-izleme faaliyetinin yanı sıra tarımsal üretim sürecinde yetiştirilen bitkilerin topraktan kurşun almasını engelleyecek tarım tekniklerinin geliştirilmesini de içeriyor. Buna ek olarak başta su kaynakları olmak üzere çevresel ortamlarda kirliliği önleme/giderme faaliyetlerini de kapsıyor.</p>
<h4>Kurşun kirliliği açısından riskli bölgeleri belirlemek</h4>
<p>Çocukların kurşuna maruz kalmasını azaltacak/önleyecek çalışmalar yürütmek için öncelikle ülke genelinde il, ilçe ve mahalle bazında kurşun maruziyeti açısından riskli bölgelerin (sıcak noktalar) tespit edilmesi gerekiyor.</p>
<p>Bu tespiti yapmak zor değil.</p>
<p>Kurşun kirliliğine yol açan endüstriyel faaliyetler ile trafik yoğunluğunun fazla olduğu mahaller, eski ve bakımsız binaların olduğu semtler, yoksulluk ve gıda güvencesizliği sorunu yaşayan haneler kurşun maruziyeti açısından sıcak noktaları oluşturuyor.</p>
<p>ABD’de yapılan bir çalışmada, sadece bina yaşı ile yoksulluk (gelir durumu) dikkate alınarak hazırlanan bir harita ülke genelinde kurşun maruziyeti açısından riskli bölgelere dair bir ön fikir veriyor. </p>
<p><img class="float-md-start" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/abd-cocuklar-icin-kursun-riski-haritasi.jpg" alt="" width="604" height="369">Görselde mavi renkle belirtilen bölgeler kurşun maruziyeti açısından riski düşük bölgeleri temsil ediyor. Renk tonu maviden kırmızıya doğru kaydıkça (1 ila 10 arasındaki bir renk skalasında) kurşun maruziyeti riski de artıyor.</p>
<p>Bu çalışmaların ülkemizde de yapılması gerekiyor.</p>
<p>Türkiye’de her vatandaşın girip kendi mahallesindeki kurşun maruziyeti riskini görebileceği, devlet eliyle hazırlanmış şeffaf ve interaktif bir ulusal "Kurşun Risk Haritası" bulunmuyor. Ancak yerel yönetimler, özellikle de İzmir ve İstanbul gibi il genelinde ya da belirli ilçelerde az ya da çok bina yaşı ve yoksulluk tablosunu yansıtan verilere sahip belediyeler bu haritalama çalışmasını yapabilir.</p>
<p>Örneğin 30 Ekim 2020 tarihinde İzmir’de yaşanan deprem sonrası, binaların yaşını ve deprem açısından güvenli olup olmadığını belirlemeye yönelik çalışmalardan elde edilen bilgiler bu amaçla kullanılabilir. İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde yürütülen çalışmalar kurşun maruziyetinde önemli bir risk faktörü olarak nitelenen eski konut stoğunu belirlemek açısından önemli bir potansiyel içeriyor.</p>
<h4>İzmir bir model oluşturabilir</h4>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) iş birliğiyle yayımladığı Yapı Envanteri Sistemi kapsamında Bayraklı, Bornova ve Konak gibi ilçelerde binlerce binanın deprem güvenliği açısından durumunu ve ruhsat yaşını belirleyerek bir <a href="https://www.izmir.bel.tr/tr/Projeler/bina-kimlik-belgesi/2682/4" target="_blank" rel="noopener">harita üzerinde erişime açtı. </a> </p>
<p>Bu kıymetli çalışma, ilerleyen süreçte binalardaki kurşun boru ve eski boya riskini mahalle bazlı tespit etmek için <strong>hazır</strong> bir bilgi niteliği taşıyor. Bu bilgilerin hane bazında yoksulluk ve gıda güvencesizliğini gösteren verilerle birleştirilmesi çocukların kurşun maruziyetini önlemeye yönelik çalışmalar için öncelikle hangi bölgelere yönelmek gerektiğine dair büyük bir fikir verecektir.</p>
<p>Kurşun maruziyetini azaltmak amacıyla yürütülecek çalışmaların sadece yerel yönetimleri değil öncelikle Tarım ve Orman Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı gibi mesele ile doğrudan ilgili kamu kurumlarını ilgilendirdiği elbette çok açık. Ancak mevcut siyasal ahvalde öncelikle çocuk sağlığını ilgilendiren bu önemli meselenin konuşulmasını, kamuoyunun bu mesele hakkında bir fikir sahibi olmasını sağlamak gerekiyor.</p>
<p>İzmir bu önemli sorunun ülke genelinde tartışılmasını sağlamak için öncü çalışmaları başlatabilir. </p>
<p>Bu meselenin çözülebilir olduğunu gösterecek bir örnek çalışmaya büyük ihtiyaç var ve (mevcut siyasal ahvalde) bir yerel yönetim bu konuda aktif bir tutum takınabilir.</p>
<h4>Yerel yönetimler ne yapabilir?</h4>
<p>Kentteki konut yaşı, mahalle yoksulluk durumu ve gıda güvencesizliği verileri CBS (Coğrafi Bilgi Sistemleri) üzerinde haritalandırılarak kurşun maruziyetinin yoğunlaştığı "sıcak bölgeler" belirlendikten sonra ne yapılacak?</p>
<p>Bu soruya çeşitli ülkelerde uygulanan bazı çözüm önerileri ile yanıt vermek mümkün.</p>
<p><strong>a) Mobil Kan Kurşun Seviyesi Tarama Çalışmaları:</strong> Kurşun maruziyeti açısından riskli bölgelerde ilgili sağlık otoritelerinin onayı ve gözetiminde yürütülecek kan kurşun düzeyini belirlemeye yönelik bir çalışmayla somut durumun ne olduğunu belirlemek önemli. İl Sağlık Müdürlüğü ve üniversitelerin halk sağlığı bölümleri ile iş birliği yapılarak, riskli mahallelerde mobil araçlarla ücretsiz çocukluk çağı kan kurşun taramaları organize edilmeli.</p>
<p><strong>b) Konutlarda Güvenli Arındırma: </strong>Tespit edilen riskli ve eski binalardaki kurşun bazlı boyalar, (Türkiye kurşun bazlı boya kullanılan <a href="https://www.agos.com.tr/tr/yazi/cocuklarda-bilissel-gelisimi-bozan-kursun-kromat-yasaklanmali-40131" target="_blank" rel="noopener">ülkelerden biri</a> hala) yerel yönetimlerin desteğiyle uzman ekiplerce kazınmalı veya kapsüllenerek çevreye toz yayması engellenmeli.</p>
<p><strong>c) Su Altyapısının Yenilenmesi: </strong>Eski mahallelerin su dağıtım ağındaki ve bina girişi ve içindeki içme suyuna kurşun bulaştırma riski oluşturan borular ve bağlantı elemanlarının kurşunsuz alternatifleriyle değiştirilmesini sağlayacak bir farkındalık çalışması başlatılmalı. Mevcut yasalara göre, içme suyu temini için inşa edilen su tesisatı bina girişine kadar olan kısmı kamu kurumlarının sorumluluğunda, bina içi tesisatın sorumluluğu ise mülk sahiplerine ait.</p>
<p><strong>d) Çevresel Zenginleştirme:</strong> Kurşunun çocuk beyninde yaratacağı hasarı hafifletmek için risk altındaki yoksul mahallelerde çocukların bilişsel becerilerini artıracak oyun parkları, kreşler, çocuk kütüphaneleri ve bilim atölyeleri açılabilir.  </p>
<p><strong>e) Beslenme Desteği: </strong>Gıda güvencesizliği kurşun maruziyetini artırıcı bir etki gösteriyor. Vücudun kurşun emilimini biyolojik olarak azaltmak amacıyla, bu sorunu yaşayan çocuklara kalsiyum, demir ve C vitamini yönünden zenginleştirilmiş gıda desteği sağlanmalı.</p>
<p>Sonuç olarak, çocukları kurşun gibi sinsi ve geri dönüşü olmayan sağlık etkileri yaratabilen bir zehirden korumak hem bir halk sağlığı görevi hem de bir sosyal adalet yükümlülüğüdür. İzmir, sahip olduğu yapı stoku verilerini bilimsel yöntemlerle birleştirerek Türkiye’ye örnek olabilecek önleyici bir koruma programını hayata geçirebilecek bilgiye, kapasiteye ve vizyona sahiptir.</p>
<p>Kurşun maruziyetini azaltmaya yönelik çalışmalar çocukların diğer gelişim bozucu toksik kimyasal maddelerden korunmasına da katkı sağlayacaktır.</p>
<p>Yerel yönetimlerin atacağı bu tür proaktif adımlar, sadece dezavantajlı mahallelerde yaşayan çocukların sağlığını ve bilişsel gelişimini korumakla kalmayacak; aynı zamanda kurşun maruziyetinin önlenmesine yönelik ulusal ölçekte bir ortak mücadelenin ve politik dönüşümün de başlangıcını oluşturacaktır.</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 10 Jun 2026 09:46:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Patrik Maşalyan Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/patrik-masalyan-cumhurbaskani-erdogan-ile-gorustu-40763</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/09/patrik-masalyan-cumhurbaskani-erdogan-ile-gorustu.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/patrik-masalyan-cumhurbaskani-erdogan-ile-gorustu-40763</guid><description><![CDATA[Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü. Patrikhane Facebook hesabından görüşmeye dair yapılan paylaşımda, Ermeni toplumunun sorunlarının ele alındığı belirtildi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>8 Haziran Pazartesi günü Dolmabahçe’de bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde yapılan görüşmede Patrik Maşalyan’a Peder Teotik Çetinkaya eşlik ederken, görüşmede AKP İstanbul Milletvekili Doç. Dr. Sevan Sıvacıoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Adalet Bakanı Akın Gürlek de yer aldı.</p>
<p>Türkiye Ermeni Patrikliği, Facebook hesabından yaptığı açıklamada, görüşmede Ermeni toplumunu ilgilendiren konuların konuşulduğu, İskenderun Surp Karasun Mangants ve Diyarbakır Surp Sarkis kiliselerinin restorasyonu konusunda fikir alışverişi yapıldığı belirtildi.</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 09 Jun 2026 16:50:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Tutuklu gazeteciler için Tünel’de buluşma çağrısı]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/tutuklu-gazeteciler-icin-tunelde-bulusma-cagrisi-40762</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/upload/Agos/Images/gazetecilik-suc%CC%A7-deg%CC%86ildir.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/tutuklu-gazeteciler-icin-tunelde-bulusma-cagrisi-40762</guid><description><![CDATA[İstanbul’da sahada çalışan gazeteciler, yaklaşık beş aydır tutuklu bulunan ETHA emekçileri Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Nadiye Gürbüz ve Müslüm Koyun ile diğer tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması talebiyle 10 Haziran’da Taksim Tünel Meydanı’nda basın açıklaması yapacak. Gazeteciler, henüz iddianame hazırlanmamasına dikkat çekerek tüm basın ve meslek örgütlerini dayanışmaya çağırdı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da sahada görev yapan gazeteciler, tutuklu bulunan ETHA emekçileri ve diğer tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması talebiyle 10 Haziran Çarşamba (yarın) basın açıklaması düzenleyecek.</p>
<p>Evrensel’de yer alan habere göre Taksim Tünel Meydanı’nda gerçekleştirilecek açıklama öncesi yapılan çağrıda, Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ne (ESP) yönelik 3 Şubat’ta düzenlenen operasyonların ardından gözaltına alınarak tutuklanan ETHA emekçileri Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Nadiye Gürbüz ve Müslüm Koyun’un durumuna dikkat çekildi.</p>
<p>Çağrıda, tutuklamaların üzerinden yaklaşık 5 ay geçmesine rağmen gazeteciler hakkında henüz iddianame hazırlanmadığı belirtilerek, “Gazetecilik suç değildir. Yalnızca gerçekleri kayıt altına aldıkları için arkadaşlarımız bugün alıkonuluyor” denildi.</p>
<p>Açıklamada, gazetecilere yönelik baskıların halkın haber alma hakkını hedef aldığı vurgulanarak, “Gazetecileri susturmak, halkın bilgiye erişme hakkını susturmaktır. Susmuyoruz” ifadelerine yer verildi.</p>
<h4>Taksime Tünel'e çağrı</h4>
<p>Gazeteciler, tüm gazeteci örgütlerini, emek ve meslek kuruluşlarını, demokratik kitle örgütlerini ve basın emekçilerini 10 Haziran Çarşamba günü saat 19.00’da Taksim Tünel Meydanı’nda yapılacak basın açıklamasına katılmaya çağırdı.</p>
<p>Çağrıda, “Tutuklu gazeteciler serbest bırakılsın. Basın özgürlüğüne yönelik tüm baskılar son bulsun. ETHA emekçileri Pınar’a, Nadiye’ye, Elif’e ve Müslüm’e özgürlük. Tüm tutsak gazetecilere özgürlük” denildi.</p>
<p>Gazeteci Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Nadiye Gürbüz ve Müslüm Koyun Şubat 2026'dan beri tutuklu.</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 09 Jun 2026 16:24:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Ermenistan'da bazı bölgelerde oylar tekrar sayılacak]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/ermenistan-da-bazi-bolgelerde-oylar-tekrar-sayilacak-40761</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/09/ermenistan-da-bazi-bolgelerde-oylar-tekrar-sayilacak.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/ermenistan-da-bazi-bolgelerde-oylar-tekrar-sayilacak-40761</guid><description><![CDATA[Muhalefet partilerinin itirazları nedeniyle Ermenistan Merkezi Seçim Komisyonu, 20 seçim bölgesindeki 86 seçim merkezinde oyları tekrar sayacak. Muhalifler ayrıca sonuçlarla ilgili olarak, tekrar sayım yapıldıktan sonra, Yüksek Mahkeme'ye başvuracaklarını açıkladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ermenistan Merkezi Seçim Komisyonu Salı günü yaptığı açıklamada, 7 Haziran'da yapılan parlamento seçimlerindeki oyların yeniden sayılacağını duyurdu.</p>
<p>Yeniden sayım, 20 seçim bölgesindeki 86 seçim merkezinde yapılacak.</p>
<p>7 Haziran'daki seçimlerde ilk itiraz, Müreffeh Parti'den gelmişti. Müreffeh Ermenistan Sözcüsü Iveta Tonoyan, pazartesi günü yaptığı açıklamada, seçimlerde "çok büyük ölçekte usulsüzlükler" yapıldığını iddia ederek, oyların tekrar sayılmasını istemişti. </p>
<p>Seçim sonuçları ilk açıkladığnda meclise girmek için baraj olan yüzde 4 oranında oy aldığı belirtilen Müreffeh Parti, ilerleyen saatlerde 3.99 oy oranıyla meclis dışı kaldı. Bunun üzerine Müreffeh Ermenistan Partisi, oy sayımında usulsüzlük olduğu iddiasıyla oyların tekrar sayılması için başvuru yapacağını açıkladı.</p>
<p>Bugün ise eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan liderliğindeki ve parlamento seçimlerinde yüzde 9,9 oy alan Ermenistan İttifakı, seçim sonuçlarına Anayasa Mahkemesi'nde itiraz edeceğini açıkladı.</p>
<p>İttifak temsilcilerinden milletvekili İşkhan Saghatelyan, gazetecilere yaptığı açıklamada, yüksek mahkemeye sunmak üzere bir delil dosyası hazırladıklarını söyledi.</p>
<p>Uluslararası gözlemciler oylamanın sakin ve adil bir ortamda gerçekleştiğini belirtse de, Saghatelyan baskı ve adaletsiz koşullara işaret eden "çok sayıda kanıt" olduğunu iddia etti.</p>
<p>Merkezi Seçim Komisyonu nihai sonuçları açıkladığı anda İttifak'ın sonuçlara itiraz edeceğini söyledi.</p>
<p>Saghatelyan ayrıca birçok sandıkta yeniden sayım talebinde bulunduklarını da belirtti. </p>
<h4>AB'den açıklama</h4>
<p>Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, parlamento seçimlerinde sivil katılımın yüksek düzeyde olmasını övgüyle karşılayan bir açıklama yayınladı ve  tüm siyasi aktörleri oylama sonucuna saygı duymaya çağırdı.</p>
<p>Açıklamada özetle şöyle denildi: "Bu oylama, Ermenistan'ın demokrasiye, barışa ve bölgedeki iş birliğinin artırılmasına ve Avrupa ile daha yakın bağlara olan kararlı bağlılığını göstermektedir.</p>
<p>AGİT/ODIHR seçim gözlem misyonunun ön bulgularına ve sonuçlarına göre, kampanya son derece kutuplaşmış olsa da, seçimler kapsayıcı bir şekilde yönetilmiş, net siyasi alternatifler sunmuş ve sağlam bir yasal çerçeve altında iyi organize edilmiştir.</p>
<p>Seçim kampanyası ve oylama, Rusya'nın benzeri görülmemiş müdahalesi, baskısı ve demokratik süreci baltalamayı ve kutuplaşmayı körüklemeyi amaçlayan ekonomik baskı önlemleri de dahil olmak üzere sürekli hibrit saldırıları bağlamında gerçekleşti. Bununla birlikte, seçimler Ermenistan'ın demokratik direncini ve reform yolunda kaydettiği ilerlemeyi yansıtmaktadır. </p>
<p>AB, Ermenistan seçim yetkilileri tarafından açıklanan ve Başbakan Nikol Paşinyan'ın Sivil Sözleşme partisinin açık bir üstünlüğünü gösteren ön sonuçları dikkate almaktadır. Tüm siyasi aktörleri, seçim sonuçlarına ve demokratik prosedürlere saygı göstermeye ve seçimle ilgili şikayetleri gidermek için yasal mekanizmaları kullanmaya çağırıyoruz."</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 09 Jun 2026 16:11:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kurultay için 26 Temmuz tarihini verdi]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/kurultay-icin-26-temmuz-tarihini-verdi-40760</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/upload/Agos/Images/ozgur%20ozel%20en%20sonnnn.jpeg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/kurultay-icin-26-temmuz-tarihini-verdi-40760</guid><description><![CDATA[CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel meclis toplantısında konuştu. "Bu kürsüde Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçilmiş genel başkanının konuşma yapmasının sağlanması; Dikmen Kapı önündeki binlerin, Türkiye'deki milyonların ve bu salonda bulunan bu güzel insanların yüreklerindeki demokrasi, ülke ve parti sevgisindendir. Sizleri kutluyorum" diyen Özel, kurultayın 26 Temmuz günü yapılması gerektiğini söyledi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>CHP lideri Özgür Özel, mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkan olarak atanmasının ardından ikinci kez Meclis'teki grup toplantısında konuştu.</p>
<p>CHP'de Meclis Grup Toplantısı'nın kim tarafından yapılacağına ilişkin tartışmalar son ana kadar devam etti. CHP'nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel de mahkeme kararıyla göreve getirilen Kemal Kılıçdaroğlu da bugün saat 13.30'da grup toplantısında konuşacaklarını duyurmuştu. Kılıçdaroğlu'nun Meclis grubunda konuşmaktan vazgeçmesiyle krizin sona erdiği grup toplantısında konuşan Özel, "Bu kürsüde Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçilmiş genel başkanının konuşma yapmasının sağlanması; Dikmen Kapı önündeki binlerin, Türkiye'deki milyonların ve bu salonda bulunan bu güzel insanların yüreklerindeki demokrasi, ülke ve parti sevgisindendir. Sizleri kutluyorum. Buradaki bu duruş, bu yürüyüş bir mevzi değildir, bir zafer değildir; Vazgeçmemektir, teslim olmamaktır" dedi.</p>
<p>Özel kurultayın 26 Temmuz günü yapılması gerektiğini söyledi. </p>
<p>Meclis önündeki konuşmasında isim vermeden Kılıçdaroğlu'na "atanmış başkan" ifadesini kullanan Özel, Meclis grup toplantısında da bu ifadelerini yineleyerek seçilmiş genel başkanlığın altını çizdi. Özel, "Burası seçilmişlerin yeridir; yani bugün bu kürsüdür. Bir seçilmiş, ona verilen görevde verilen bayrağı bir kere bırakmaya koysun, o bayrağı bir bırakırsanız millet bir daha elinize vermez o bayrağı" diye konuştu.</p>
<p>Bugün yaşanan krizin CHP'nin iç meselesi olarak yansıtıldığını söyleyen Özel, "Mesele, Cumhuriyet Halk Partisi'ni olası tüm adaylarıyla, kurumsal kimliğiyle, lideriyle bütün güçlü kaslarıyla birlikte ortadan kaldırmaya çalışan rakipsizleştirme, Erdoğan'ı rakipsizleştirme meselesinden başka bir mesele değil. O aslında güçsüz ama gücünü haklılığından alan bedenini o oradan buradan toplanmış serseri güruhun önüne koyacak" ifadelerini kullandı.</p>
<h4> "Biz sandığına inanırız"</h4>
<p>CHP'de mutlak butlan kararı ardından çıkan "grup toplantısı" krizi nihayete erdi. Mahkeme kararıyla Genel Başkan olarak atanan ve salı günleri olan grup toplantısında kendisinin konuşacağını açıklayan Kılıçdaroğlu, bugün grup toplantısına iki saat kala Meclis'teki konuşmadan vazgeçtiğini duyurarak, saat 14.00’te bir grup toplantısı gerçekleştirmek üzere CHP Genel Merkezi'ne çağrı yaptı.</p>
<p>Özgür Özel ise grup konuşmasından önce Meclis Dikmen Kapısı önüne kendisini bekleyen vatandaşlara seslenerek, "Eğer siz olmasaydınız, baba ocağına gelen o tipler bugün de bu Meclis’in kapısına dayanacak, sanki Cumhuriyet Halk Partisi misafiriymiş gibi içeri sokulacaktı. Grup toplantısını provoke edecek, sabote edecek, gerekirse kaba kuvvetle ele geçirecek ve kürsüyü seçilmiş Genel Başkan’a değil, atanmış bir kararla gelen birisine vereceklerdi" ifadelerini kullandı.</p>
<p>Özel, Meclis önündeki konuşmasının ardından saat 13.30'da Meclis'teki grup toplantısına katıldı ve konuşmasına geçen yıl elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı<strong> </strong>Ferdi Zeyrek'i anarak başladı. Özel'in grup toplantısı konuşmasından satır başları şöyle:</p>
<p>Geçen yıl kurbandı Ferdi geldi, beni aldı. Bayram vaazını dinledik, namazı kıldık. Kabristana, aile büyüklerine gittik. Partimizin ve diğer partilerin 80 öncesi hayatını yitirmiş il başkanlarına ziyarette bulunduk. Sonra kurbanlarımızı kestik. Birer but aldık, Ferdi Gülten teyzeye ben anneme götürdüm. Sonra da o feci kaza haberini aldık. Hepiniz vardınız hastane bahçesinde. 3 gün direndi, 3 gün mucizeyi kovaladık. Olmadı. Manisa’da ilk kez Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan bir törenle kardeşimizi uğurladık.</p>
<p>Orada olmayı hepimiz istedik, orada olacaktık. 'Haftaya grup olmaz, orada oluruz' dedim. Olamayacak bir şey oldu. Sonradan araya girip 'yapmasanız' diyenlere 'Özgür Bey Manisa’ya gidecekse yapalım' dediler. Fırsat bilindi, bir açıklama yapıldı. Günlerce düşündük. 'Gidelim, gelsinler' dendi. Kim gelecekti? O sabah partiye kim gelecekse onlar gelecekti. Biraz önce Dikmen kapıda da gördük onları zaten.</p>
<p>Kimin geleceğini ve nasıl gelmeyi planladıklarını gördük. Kim gelecek? Son dört kurultayın seçilmiş genel başkanı olmayacak, seçilmiş yöneticileri olmayacak. Son üçünde geçerli oyların hepsini alan genel başkan olmayacak. İlk günden bu yana ilk kez nasip olan ki kendime saymıyorum diye söyledim, bir genel başkanın son üç kurultaydır delinmeyen anahtar listesi.</p>
<p>Bu liste iyi yapıldı, güçlü müçlü demek değil. Bu delegenin yani hem son seçilen delegenin hem ilk delegenin, o günkü delegenin idraki partiyi sevmesi, sahiplenmesi kapalı yere giriyor adam. Kimse görmüyor atmaz atmaz. 3 sene önce vermemiş 600 küsur tanesi. Hepsi veriyor. Diyor ki birlikte olalım. Bugün dayanışma günü bugün ayrışma günü değil. O delege gelse o delege gelse, o ruh gelse, o bilinç gelse, o idrak gelse zaten Özgür Özel'e burada gerek yok. Orayı kimin oturduğunun hiç önemi yok.</p>
<h4>"Burada olmaya Ferdi'nin sesiyle karar verdim"</h4>
<p>Ama kim gelecekti, kimin geleceğini gördük. Nasıl gelmeyi planladıklarını gördük ve buranın ne olduğunu gördük.  urası Milli İrade'nin tecelligahıdır. Burada tecelli eder. Millet bir karar verir, o karar burada tecelli eder. Bütün yıpranmışlığına, yok sayılmasına, anayasayla yetkilerinin yağmalanmasına rağmen eninde sonunda o birinci meclisin duvarlarındaki o ruhu gidince hissedersiniz. Burası seçilmişlerin yeridir; yani bugün bu kürsüdür. Bir seçilmiş, ona verilen görevde verilen bayrağı bir kere bırakmaya koysun, o bayrağı bir bırakırsanız millet bir daha elinize vermez o bayrağı.</p>
<p>Onun için herkese danıştım, en son Ferdi'nin sesiyle kararı verdim. Dedi ki hep Manisa'ya gitmem gerekir, hep burada bir şey çıkar. Orada da olmam lazım. Ararım, yav birader ne yapacağız? Daha derken anlar, abi biz burayı hallederiz sen orada lazımsın. Ben bugün burada lazımdım, ondan burada kaldım.</p>
<p>Bir inatlaşmanın değil de görevi üstlenmenin gereği budur. Dört koldan saldırı altındayız. 3 yıl önce partimizde seçimleri kazandık, 10 ay sonra yüzde 38'le 47 yıl sonra partiyi 1'inci parti yaptık. Kurulduğu günden beri AK Parti'yi ilk kez geride bıraktık. O günden beri saldırı altındayız. Öyle bir noktadayız ki. O günün delegasyonuyla yeniden kurultay yapılmış, YSK denetiminde bütün süreç bitmiş. Ama AKP yargı kollarının görevlendirdiği istinaf mahkemesi olmayacak bir karar aldı. Seçilmiş kimsenin koltuğunun sonucunun kesinleşemeyeceği acayip bir sistemin içine düşürdüler Türkiye’yi.</p>
<h4>"CHP'nin iç işi falan değil"</h4>
<p>CHP'nin iç işi diyorlar ya, bakarsan dışarıdan anlamazsın meseleyi, çözmezsen kumpası, CHP'nin iç işi. CHP'nin iç işi falan değil. Kim karışır CHP'nin kurultayına? Öyle bir noktadayız ki, o günün delegasyonuyla iki kere olağanüstü kongrede yapılmış, günü gelmiş, sıfırdan başlanmış, mahallelere tek tek sandık konmuş, YSK denetiminde bütün süreçler bitmiş, dönüp son dört kongreyi iptal etsen, daha doğrusu, yok say, YSK'ye göre yok değil.</p>
<p>Mazbatalar duruyor, her şey tamam. Hiçbir yere göre yok değil ama Ak Parti yargı kollarının görevlendirdiği bir istinaf mahkemesi olmayacak bir karar alsın ve artık Türkiye'de hiçbir seçilmişin koltuğunun seçim hukukuyla, itirazlara ve kesinleşmeye bağlı seçim hukukuyla sonucunun kesinleşemeyeceği bir asliye mahkemesini ikna edenin, bir istinaf mahkemesinin gözünü döndürenin her şeyi yapabileceği bir acayip sistemin içine düşürdüler Türkiye'yi. Ondan kurtulmaya çalışıyoruz.</p>
<p>Ama öyle bir kötü akıl var ki, onu söylemeden olmaz, onu görmeden olmaz. Kötü akıl şu. Yenilmiyorduk, yendiler. Kaybetmiyorduk, kaybettik. İstanbul'u da aldılar, Ankara'yı da aldılar. Türkiye'nin %65'ini aldılar. İlk seçimde iktidarı alırlar. Biz bu iktidarı veremeyiz. Veremeyecek durumdayız. Sandıkla geldik ama sandıkla gidemeyiz. Dönülecek eşiği çoktan aştık. Bu iktidarı teslim edemeyiz. Bütün mesele bu. Bunun üstüne oturuyor sistem. Gençlik kolları, kadın kolları, ana kademe, yok bir önemi. Bu işi kim yapar? Bu işi o çocuk yapar. Vaktiyle, hukuksuz, bütün kararları Anayasa Mahkemesi'nce bozulan o kararları kim aldıysa cesaretle.</p>
<h4>"Hakkımı helal etmiyorum"</h4>
<p>Siz bugün Türkiye'yi kuruluş ayarlarına Gazi Mustafa Kemal'in emanetinden koparmaya çalışanlara karşı o kopmayan halkasınız, kopmayan halkasınız. O yüzden, o yüzden hem Ferdi'min ölüm yıldönümünde bize bunları yapanlara o kararı alanlara, aldırtanlara o karara uyanlara hem de genel merkezde o kara günü yaşatanlara hem de bugün bu meclisin altında cüret edilen bu meseleye o kötücül akla, o Ak Parti'nin kara düzeninin kötü planına kim eğer alet olup yol veriyorsa, varsa şu kadarcık hakkım, hakkımı helal etmiyorum. Şu kadarcık hakkımı helal etmiyorum.</p>
<p>Ve bugün maalesef, ömrüm boyunca bir kez kötü söz söylemedim, söyletmedim. Ona söz söyleyenler için şu Meclis Genel Kurulu'nda neler geldi başıma neler. Darbedildim, kürsülerin altında kaldım, neler yaşadı bu grup, neler. Yine de asla ve asla partinin geçmişine saygımdan ağzımı açmıyorum, susuyorum. Ama gerçekten bu yaşatılanlar, bu yaşatılanlar, bu partiye yaşatılanlar, benim kendi, kendi meselemin ötesi.</p>
<h4>"26 Temmuz'da kurultay olmalı"</h4>
<p>Özel, kurultay için de 26 Temmuz tarihine dikkat çekti:</p>
<p>"Bunun için diyalog olsa hiç uzakta durmadım. Efendim 'tedbir var kurultay yapılmaz.' Türkiye'nin tüm hukukçular aynı metinde birleşiyorlar. Kamu, seçim hukukçuları 'Kurultayın yapılması değil yapılmaması sorun' diyor. Başka bir görev yoktur, görev budur.</p>
<p>'Kurultay yapacağız' söylemlerini duyduk. Madem ki buna ikna oldunuz, o kurultayı yapmalısınız. 'Efendim birkaç ay sonraya söyleyelim, bir yıla yayalım. AK Parti bizi nerede sıkıştırırsa o seçimi o zaman yapalım'.  Burada yapılacak iş 26 Temmuz'u geçirmeden kurultay yapılmalıdır. Seçime girilmesi tehlikeye girmektedir. Bu memlekette tüm umudu önümüzdeki seçim olan on milyonlarca kişinin hayallerini yerle bir etmekle kalmaz, onlara kabusu yaşatırsınız. Onları sandıktan koparırsınız, geri dönülemez bir şekilde kaybettirirsiniz."</p>
<h4>"Hep beraber başaracağız"</h4>
<p>Özgür Özel, kürsüde son olarak Manisa'ya, Ferdi Zeyrek'in anmasına gideceğini belirterek şunları söyledi:</p>
<p>"Herkes bilsin ki milletin yürüyüşüne kimse set çekemez. Önümüzde duran bu milletin ayaklarının altında kalır. Ne yapılırsa yapılsın bu millet önünde kimseyi istemez. Devletini sever, vergisini verir ama devleti milletin karşısına koyarsanız millet o devleti önce yener sonra yeniden demokratik devletini inşa eder.</p>
<p>Onun için milletin verdiği karara kimse mani olmaya kalkışmasın. Birilerinin milletle girdiği savaşın kimse maşası olmasın. Çalışacağız, acı çektik çekeceğiz ama yürüyüşümüzden asla vazgeçmeyeceğiz. Beni Ferdi'den, Manisa'dan koparamadılar çünkü arkamda dağ gibi siz vardınız, hepinizi seviyorum. Hep beraber başaracağız, size inanıyor size güveniyorum. Yürüyelim arkadaşlar."</p>
<p>Kaynaklar: ANKA, T24, Cumhuriyet.</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 09 Jun 2026 14:13:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Patilen Beyoğlu’ndan yuvalandırma çalışması]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/patilen-beyoglundan-yuvalandirma-calismasi-40758</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/09/patilen-beyogludan-yuvalandirma-calismasi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/patilen-beyoglundan-yuvalandirma-calismasi-40758</guid><description><![CDATA[Beyoğlu Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu, dört aydır çeşitli kurumlar eşliğinde bakımevindeki köpekleri yuvalandırma çalışması yürütüyor. Gönüllüler, yuvalandırmanın artması, bu çalışmanın tüm yerellere örnek olması ve kurumlarla şeffaf bir süreç işletilmesi çağrısını yaptı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Beyoğlu Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu, dört ay önce sokak hayvanları için Beyoğlu Belediyesi Sahipsiz Hayvan Bakımevi'nde çalışmalarına başladı. Şu anda 60'ya yakın köpekle ilgileniyorlar. Çalışma Grubu’nda yer alan gönüllüler, sahipsiz hayvanların bakımevinde rehabilite edilmesine ve yuvalandırılmasına destek oluyor. Gönüllüler, dört aylık çalışmaları kapsamında hayvanseverleri, öğrencileri, gazetecileri ve çeşitli kurum temsilcilerini 7 Haziran Pazar günü bakımevine bilgilendirmeye ve hayvanlarla tanışmaya davet etti.</p>
<p><img class="float-md-start" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/dscf3882-edit.jpg" alt="" width="558" height="470">Etkinlikte ilk olarak gönüllüler ve Veteriner İşleri Müdürü Mehti Fidan, bilgilendirme toplantısı yaptı. Ardından buluşmaya katılanlar bir köpek ve gönüllü ile eşleştirildi, köpekler gezdirildi.</p>
<p>Buluşmaya katılanlar ile deneyimleri üzerine sohbet ettik. Gönüllüler, hedeflerinin halk tarafından “Katliam Yasası” olarak adlandırılan <a href="https://www.agos.com.tr/tr/haber/sahipsiz-hayvanlarin-haklari-icin-maltepe-de-miting-duzenlendi-31055" target="_blank" rel="noopener">Hayvanları Koruma</a><a href="https://www.agos.com.tr/tr/haber/sahipsiz-hayvanlarin-haklari-icin-maltepe-de-miting-duzenlendi-31055" target="_blank" rel="noopener"> Kanunu</a> sonucu toplanan köpeklerin tekrar yuvarlandırılma sürecine hazırlığını sağlamak ve köpeklerin rehabilitasyonunu desteklemek olduğunu söyledi.</p>
<p>Gönüllüler, Hayvanları Koruma Kanunu’nun bir önceki maddesinde yer alan "kısırlaştır, aşılat, yerinde yaşat" uygulamasından yeni yasayla “toplama ve bakımevlerine” alma uygulamasına geçişte, hayvanları bakımevlerinde yalnız bırakmadıklarını ifade etti.</p>
<h4>Köpekleri yuvalandırma çalışmaları</h4>
<p>Ayrıca bakımevlerindeki travmatik köpeklerin sosyalleşmesine destek olan gönüllüler, tasmaya ve yürüyüşe hazırlayarak köpeklerin yuvalanması için ekip olarak çalışma yürüttüklerinin bilgisini verdi. Hayvan Hakları Çalışma Grubu’nun <a href="https://www.instagram.com/patilenbeyoglu/" target="_blank" rel="nofollow noopener">“Patilen Beyoğlu” isimli dijital medya hesabından </a>da yuvalandırma çalışmalarını sürdüren gönüllüler, bu süreci Beyoğlu Belediyesi'nin Veteriner İşleri Müdürlüğü ile birlikte sürdürüyor.</p>
<p><img class="float-md-end" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/dscf3948-edit.jpg" alt="" width="570" height="563">Haftanın birkaç günü bakımevine giderek köpeklerin taranması, sevilmesi ve gezdirilmesiyle ilgilendiklerini dile getiren gönüllüler, “Bu süreçte beş köpek yuvalandırdık. Ayrıca SemtPati Vakfı'ndan da köpeklerle temel iletişim üzerine eğitim alıyoruz. Bu sayede hayvanlarla daha sağlıklı saygı, güven temelli, iletişim ve bağ kurabiliyoruz” dedi.</p>
<h4>Dayanışma ile örülen süreç<strong> </strong></h4>
<p>Patilen Beyoğlu gönüllülerinden Taci Karan, şunları söyledi: "İlk başlarda sayımız azdı ama zamanla gönüllü sayımız ve kurduğumuz bağlar arttı ve güçlendi. İş yükümüz de bölüşüldü. Kadıköy’deki hayvan gönüllülerinin de bize ilk başlarda tecrübelerini aktarmasının faydası oldu. Önemli olan hayvanları barınaklarda yalnız bırakmamaktı. Barınakların, mutlaka gönüllülerin de fiili olarak koordinasyonda yer aldığı bir kamu kurumu, yurttaş işbirliği ile çalışmasını amaçlıyoruz. Bu aynı zamanda yerel yönetimlerin hayvan hakları ile ilgili konulardaki hizmet standartlarının iyileştirilmesi, yükseltilmesi hatta başka bir düzeye çekilmesini de içeriyor. Yani hayvan refahını da kapsıyor.</p>
<p>Aynı zamanda yerel, denetlenebilir, hesap verilebilir ve yurttaşların karar süreçlerine katılımlarını da öngören bir çalışmayı, kurumlarla birlikte hayata geçiriyoruz. Umarım birlikte yürütülen bu süreç, tüm yerellere, kurumlara ve gönüllülere örnek olur."</p>
<p><img class="float-md-start" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/dscf3973-edit-1.jpg" alt="" width="540" height="360">Köpeklerin yuvarlandırılma süreçlerinde, insanların bakımevinde hayvanlarla bağ kurduğunu belirten Beyoğlu Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Mehti Fidan da, “Hayvanlarla birlikte yaşamak istediklerini söylüyorlar bize. Ama maalesef apartman ve sitelerde evcil hayvan bakımına yönelik Kat Mülkiyeti Kanunu, yuvalanmak isteyenleri daha detaylı düşündürtüyor” dedi.</p>
<h4>Veteriner sağlık emekçiliği</h4>
<p>Fidan, veteriner hekimliğin zorluklarını ise şu sözlerle anlattı: “Bizler meslek açısından, maalesef Türkiye'nin üvey evlatları gibiyiz. Aynı zamanda bir diş hekimiyiz, kalp doktoruyuz, ortopedistiz, göz cerrahıyız. Yani her yerde biz varız ve çalışıyoruz. Fakat sağlık çalışanı olarak sayılmıyoruz ve  görülmüyoruz. Bunca zamandır sağlık sektöründe çalışmamıza rağmen yıpranma payımızdan bile bahsedilmiyor. Avrupa'da yapılan çoğu araştırmada, meslekler arasındaki intihar oranının en yükseği veterinerlik. Çünkü biz hastalarımızı kaybettiğimizde çok büyük bir depresyon yaşıyoruz. Beşeri hekimler, en azından konuşabilen canlılarla müdahil olurken, biz ise hayvanın derdine ve anlatamadığı derdine de yanıyoruz. Duygusal olarak mesleğinize bağlıysanız, bu ağır süreçleri yönetip devam ettirmeniz de çok zor.”</p>
<p>Gönüllüler ise yuvalandırmanın artması, bu çalışmanın tüm yerellere örnek olması ve kurumlarla şeffaf bir süreç işletilmesi çağrısında bulundu.</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:49:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kardeş Türküler belgeseli bu pazar Kadıköy Sineması'nda]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/kardes-turkuler-belgeseli-bu-pazar-kadikoy-sinemasi-nda-40757</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/upload/Agos/Images/berge%20arabian%20photo%20kardes%20turkuler%2030%20yil%20filmin%20gosterisi%209%20crop.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/kardes-turkuler-belgeseli-bu-pazar-kadikoy-sinemasi-nda-40757</guid><description><![CDATA[Kardeş Türküler’in otuz yıllık müzik ve dayanışma hikâyesini anlatan “Kardeş Türküler ile 30 Yıl” belgeseli, festival gösterimlerinin ardından bu kez özel bir etkinlikle izleyiciyle buluşuyor. Çayan Demirel ve Ayşe Çetinbaş imzalı belgesel, 14 Haziran Pazar günü Kadıköy Sineması’nda gerçekleştirilecek ekip katılımlı özel gösterimle izleyiciyle buluşacak. Tek seans olarak düzenlenecek etkinlik, belgeselin sinema salonundaki ilk gösterimi olacak.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>90’lı yılların ilk yarısından bu yana, Anadolu’nun farklı yörelerinden derlenen geleneksel türkülerden, Türkiye’nin çokkültürlü yapısını yansıtan modern düzenlemelere uzanan geniş repertuarıyla, toplumsal barış ve kültürel çeşitliliği müziği aracılığıyla seslendiren Kardeş Türküler, yalnızca müzikle sınırlı kalmayan bir yolculuğa imza attı.</p>
<p> Kardeş Türküler müzikal yolculuğunda 30. yılını geride bıraktı. Bu süreç, grubun ortaya çıkış felsefesinin bir yansıması olarak, Türkiye gündeminden hiçbir zaman uzak kalmadı; grup sözünü söylemekten ve barış talep etmekten geri durmadı. 30 yıllık bu yolculuk, geçen sene bir belgeselle izleyicilerle buluştu. </p>
<figure class="image float-md-start"><img class="" src="https://static.agos.com.tr/upload/Agos/Images/berge-%20kardesturkuler.JPG" alt="" width="469" height="312">
<figcaption><span style="font-size: 10pt;">Geçen seneki İstanbul gösteriminden. Fotoğraf: Berge Arabian.</span></figcaption>
</figure>
<p>Çayan Demirel ve Ayşe Çetinbaş imzalı,Türkiye'nin çok dilli kültürel ve politik tarihine de ayna tutan belgesel prömiyerinin ardından çeşitli özel etkinliklerde izleyicilerin karşısına çıkmıştı. Şimdi sıradaki durak Kadıköy Sineması.</p>
<p>“Kardeş Türküler ile 30 Yıl” belgeseli, ilk kez sinema salonunda gerçekleştirilecek ekip katılımlı özel gösterimle seyirci karşısına çıkacak. Tek seans olarak düzenlenecek gösterim, 14 Haziran Pazar günü saat 18.00’de Kadıköy Sineması’nda yapılacak.</p>
<div class="box-12">Yönetmen Çayan Demirel’in 2015’te sağlık sorunları nedeniyle projeden uzaklaşmasından sonra belgeselin yapımcısı Ayşe Çetinbaş yönetmenliği devraldı. Çetinbaş ve filmin görüntü yönetmeni Koray Kesik, uzun yıllar grubun konserlerini, turnelerini, provalarını ve söyleşilerini kayıt altına aldı. Filmin çekimleri 2023 yılının sonuna kadar devam etti.<br><br>Ancak “Kardeş Türküler ile 30 Yıl” belgeseli grubun müzikal yolculuğunu anlatmanın yanı sıra Türkiye yakın tarihindeki önemli olaylara da yer veriyor. Cizre Newrozu, Madımak Katliamı, gazeteci Hrant Dink cinayeti, Gezi Direnişi, Suruç ve Ankara Katliamları ve 6 Şubat depremleri gibi tarihsel kırılma anları, grubun müziğiyle kurduğu ilişki üzerinden yeniden hatırlatılıyor.</div>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:25:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Konferans Bilgi Üniversitesi'nde, Hrant Dink'e bir soruşturma daha]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/konferans-bilgi-universitesi-nde-hrant-dink-e-bir-sorusturma-daha-40759</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/09/bilgi-universitesi-nde-konferans-hrant-dink-e-bir-dava-daha.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/konferans-bilgi-universitesi-nde-hrant-dink-e-bir-sorusturma-daha-40759</guid><description><![CDATA[Hrant Dink'in Arkadaşlarının başlattığı "Neden Hedef Seçildim" dijital hafıza çalışması, bu hafta Boğaziçi Üniversitesi'nde yapılması planlanan Ermeni Konferansı'na dair yargı süreci ve Kemal Kerinçsiz ve arkadaşlarının suç duyurularıyla Hrant Dink'e açılan soruşturmanın detaylarıyla yer alıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Hrant Dink cinayetinin 20. yılı yaklaşırken, cinayetin arkasındaki güçleri ortaya çıkarmak için 20 yıldır mücadele veren Hrant'ın Arkadaşları'nın başlattığı "Neden Hedef Seçildim" sosyal medya hafıza çalışması devam ediyor. Bu haftaki paylaşımlarda "İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri" konferansının Boğaziçi ve Sabancı üniversitesinde yapılmasının yargı kararıyla engellenmesi ve Hrant Dink'e Kemal Kerinçsiz gibi avukatların başvurusuyla açılan soruşturma anlatıldı. Neden Hedef Seçildim <a href="https://x.com/hedefsecildim" target="_blank" rel="noopener">X</a>,<a href="https://www.instagram.com/nedenhedefsecildim?igsh=MTZjdDM2MjA3ZXAzbA%3D%3D" target="_blank" rel="noopener"> Instagram</a> ve<a href="https://www.facebook.com/profile.php?id=61588194547423" target="_blank" rel="noopener"> Facebook</a>'ta takip edilebilir.</p>
<p><strong><span style="color: rgb(186, 55, 42);">6 Haziran 2026</span></strong></p>
<p><strong>Tarih: 24 Eylül 2005 Cumartesi</strong></p>
<p>Konferans, Bilgi Üniversitesi’nde yapılır</p>
<p>"İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri” konferansı tartışmalı yargı süreçlerinin sonunda Bilgi Üniversitesi’nde başlar. Saldırganlar bina girişinde konferans katılımcılarına saldırır.</p>
<p>“Ermenilerin bu topraklarda gözü var”</p>
<p>Hrant Dink, Sivaslı bir Ermeninin memleket özlemini anlattığı “su çatlağını buldu” konuşmasını bu konferansta yapar:</p>
<p>“Evet, Ermenilerin bu topraklarda gözü var, ama alıp götürmek için değil, gelip dibine girmek için”.</p>
<p>Konferansın aynı tarihte Boğaziçi Üniversitesi’nde yapılması planlanmıştır. Kemal Kerinçsiz'in başını çektiği Hukukçular Birliği Derneği'nin girişimiyle, konferanstan bir gün önce, 23 Eylül Cuma günü saat 16.30'da İstanbul Dördüncü İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı alır.</p>
<p>Boğaziçi ve Sabancı Üniversiteleri mahkeme kararına zorunlu olarak uyduklarını duyururlar: "İdare Mahkemesi'nin yürütmeyi durdurma kararına uymak zorunda olduğumuzu, ancak bilimsel özgürlük ve üniversite özerkliğinin korunması için tüm yasal haklarımızı kullanacağımızı kamuoyuna saygılarımızla duyururuz."</p>
<p> AB Komisyonu durdurma kararı ile ilgili "müzakereler öncesinde yapılmış bir başka provokasyon" değerlendirmesini yapar.</p>
<p>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Mahkemenin verdiği kararı tasvip etmek mümkün değil. Bu çağdaşlığa, demokrasiye ve özgürlüğe sığmaz" der.</p>
<p>Dışişleri Bakanı Abdullah Gül tepkisini, "3 Ekim'e giderken içeriden ve dışarıdan bu işi engellemek için çalışanlar son gayretlerini gösteriyorlar. Bunlara yenileri de eklenirse benim için sürpriz olmaz. Kendi kendimize zarar vermekte üstümüze yok" sözleriyle ifade eder. </p>
<p>Yürütmeyi durdurma kararına hükümetten gelen tepkiler üzerine, tarihin garip bir cilvesiyle, konferans düzenleyicilerini "ihanet" ile suçlayan Adalet Bakanı Cemil Çiçek çıkış yolunu gösterir: "Konferansın Bilgi Üniversitesi’nde yapılmasında bir problem olmaz. Çünkü mahkeme kararı, sadece toplantıyı tertip eden diğer iki üniversite aleyhine verilmiş bir karardır."</p>
<p>Konferans, bu çıkışların ardından planlandığı gün Boğaziçi Üniversitesi’nde değil, Bilgi Üniversitesi’nde yapılabilmiştir.</p>
<p><strong><span style="background-color: rgb(255, 255, 255); color: rgb(186, 55, 42);">7 Haziran Pazar</span></strong></p>
<p><strong>Tarih: 26 Eylül 2005 Pazartesi</strong></p>
<p>Hrant Dink’e bir soruşturma daha</p>
<p>Kemal Kerinçsiz'in başını çektiği Hukukçular Birliği'ne bağlı avukatların suç duyuruları ile Agos çalışanları ve Hrant Dink aleyhine TCK’nın 288. Maddesinde düzenlenen “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçundan bir soruşturma daha açılır.</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:09:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Bahçeli: Terörsüz Türkiye, milli varlığın zırhıdır]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/bahceli-terorsuz-turkiye-milli-varligin-zirhidir-40755</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/09/bahceli-terorsuz-turkiye-milli-varligin-zirhidir.webp'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/bahceli-terorsuz-turkiye-milli-varligin-zirhidir-40755</guid><description><![CDATA[“Terörsüz Türkiye hedefi kararlılıkla sürdürülecektir” diyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Özgür Özel’e ise şöyle seslendi: “CHP’nin iç gerilimini sırtlanıp meydanlara taşımaktan, CHP bünyesindeki çatlağı memleket sathına yaymaktan, mevki yarışını demokrasi kahramanlığı gibi servis etmekten vazgeçilmelidir.”]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Bahçeli’nin konuşmasının satır başları şöyle:</p>
<p>"Tarihi tecrübelerimiz ve uluslararası gündeme Ankara'dan açılan penceremizden baktığımızda görünen manzara açık ve nettir. Bölgenin kalbine düşen her kıvılcım, ihmale uğradıkça yeni cephelere, krizlere, göçlere, güvenlik tehditlerine ve emperyal hesaplara kapı aralamaktadır.</p>
<p>Washington'un tehdit diliyle Tel Aviv'in Lübnan ve Gazze'deki masumlar üzerinde yürüttüğü katliam düzeni aynı karanlık masada buluşmakta, Ortadoğu'da kazan kaynamakta, bölgemizin kalbine her geçen gün yeni hançerler saplanmaktadır.</p>
<p>Bugün Ortadoğu'da yaşanan gerilimi sadece İran ile İsrail arasında cereyan eden bir çatışma olarak görmek büyük bir yanılgı olacaktır. Bu mesele yalnızca Tahran'ın, Tel Aviv'in, Washington'un veya Beyrut'un meselesi değildir. Bu mesele, Hürmüz Boğazı'ndan Doğu Akdeniz'e, Lübnan'dan Suriye'ye, Irak'ın kuzeyinden Kızıldeniz'e, Körfez'den Kıbrıs'a kadar uzanan, deniz ticaret yollarından petrol ve doğal gaz yataklarına, su güvenliği havzalarından enerji geçiş güzergâhlarına yayılan, bölgedeki tarihi, kültürel, etnik ve mezhepsel hassasiyetleri kışkırtmaktan geri durmayan geniş bir güvenlik denklemidir. Bu denklemi sadece bugünün askeri hareketleri ve kriz başlıklarıyla okumak eksik kalacaktır.</p>
<h4>‘Terörsüz Türkiye’ değerlendirmesi</h4>
<p>Terörsüz Türkiye, bölgesel fırtınalar karşısında milli varlığımızın zırhıdır. Terörsüz Türkiye, emperyalizmin taşeronluğunu yapan mahfillerin, etnik fitne mühendislerinin ve din kisvesi altında Siyonist kuruntu tacirlerinin Türkiye üzerinde kurmak istediği oyunu bozma iradesidir.</p>
<p>Terörsüz Türkiye, Hürmüz’den Doğu Akdeniz’e, Lübnan’dan Suriye’ye, İran’dan Irak’ın kuzeyine kadar uzanan kriz kuşağı karşısında Türkiye’nin iç cephesini muhkem tutma gayretidir. Dışarıda savaşın dumanı yükselirken, içeride kardeşlik hukukumuza doğrultulan bozgunculuk namlusuna fırsat veremeyiz, tefrika ve tahrik emellerine rıza gösteremeyiz, habis niyetlerin nefes almasına müsaade edemeyiz.</p>
<h4>Her tezgâh Ankara’dan görülüyor</h4>
<p>Bölgemizin etrafında kanlı hesaplar yapılırken, yüce Türk milletinin birliğini, dirayetini ve bin yıllık kardeşliğini zaafa uğratamayız. Çünkü bahçe duvarının ardında hesap yapan gafilin ilk yokladığı yer, yuvamızın içindeki çatlaklardır. Sınırlarımızın ötesinde kurulan her tezgâh Ankara’dan görülmektedir. Türkiye, ne karanlıkta yatacak ne de kara düş görecektir.</p>
<p>Bugün Amerika Birleşik Devletleri’nin İran hattında kurduğu baskı, İsrail’in bölgesel kaosu derinleştiren saldırgan siyaseti, Suriye ve Irak sahasındaki kırılganlıklar, Doğu Akdeniz’deki askeri hareketlilik ve Hürmüz’den Lübnan’a kadar uzanan gerilim kuşağı, Türkiye’nin iç cephesine dönük sabotaj ihtimallerini de artırmaktadır.</p>
<p>Şunu açıkça ifade etmek gerekir: Terörsüz Türkiye iradesi samimiyetle ilerlerken, bu iradeyi zehirlemek isteyen dış mahfiller de boş durmamaktadır. Türkiye’nin huzura, kardeşliğe ve güvenli geleceğe yürüdüğü bir dönemde bölgesel savaşlardan, güç boşluklarından ve jeopolitik belirsizliklerden medet uman çevrelerin terör uzantılarını yeniden kullanma arayışında olduğu görülmektedir.</p>
<p>ABD’nin bölgedeki nüfuz ağı ile İsrail’in kaos siyasetinin aynı hatta buluştuğu her yerde, terör örgütleri birer piyon, birer maşa, uzaktan kumandalı birer aparat olarak sahneye sürülmek istenmektedir. Suriye’nin kuzeyindeki yapılanmaların yeni himaye kapıları araması, Irak’ın kuzeyindeki eski mevzilerin diri tutulmak istenmesi, İran sahasındaki her gerilimin farklı uzantılar üzerinden fırsata çevrilmeye çalışılması tesadüf değildir.</p>
<p>Bunlar, Türkiye’nin iç huzurunu, kardeşlik hukukunu ve güvenlik mimarisini hedef alan daha büyük bir oyunun parçalarıdır. Bu sebeple Terörsüz Türkiye hedefini korumak, ihanet şebekelerinin hesabını bozmanın gereğidir.</p>
<p>Biz Terörsüz Türkiye derken, içeride huzuru, dışarıda caydırıcılığı, sınırlarımızda emniyeti, bölgemizde istikrarı ve milletimizin birliğini aynı anda savunuyoruz. Dışarıda kaos girdabı kol gezerken, savaş borazanları kulakları sağır ederken, ülkemiz jeopolitik depremlere sürüklenmek istenirken surda gedik açtırmayacağız.</p>
<p>İşte Terörsüz Türkiye hedefi bu büyük tablonun merkezindedir. İşte bu yüzden Terörsüz Türkiye diyoruz. İşte bu yüzden iç cepheyi sağlam tutmak zorundayız. İşte bu yüzden kardeşlik hukukunu tahkim etmeyi, yalnızca iyi niyetli bir temenni olarak değil, doğrudan doğruya milli güvenlik meselesi biçiminde ele alıyoruz. Yıllarca ‘milli beka’ sözümüzle akıllarınca eğlendiler. Devletimizin geleceğine dair kaygılarımızı küçümsediler.</p>
<h4>Terörsüz Türkiye hedefimizi çarpıttılar</h4>
<p>Cumhur İttifakı’nın tarihi varlık sebebini, günlük siyasetin dar hesaplarına hapsetmeye kalkıştılar. Terörsüz Türkiye hedefimizi çarpıttılar. Türk milliyetçiliğinin son kalesi olan Milliyetçi Hareket Partisi’nin adını karanlık senaryolarla yan yana getirme garabetine düştüler. Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze sırt döndüler.</p>
<p>Şimdi sormak hakkımızdır: Anlaşıldı mı, neden milli beka dedik? İdrak edildi mi, neden Terörsüz Türkiye diye ısrar ettik? Bu hedef, Türkiye’nin yabancı tufanlar karşısında savrulmaması, bölgesel çalkantıların arasında sıkıştırılmaması, emperyalist ve Siyonist maşaların yarattığı krizlerle oyalanmaması için tarihi bir zarurettir. Bu nedenle Terörsüz Türkiye hedefi kararlılıkla sürdürülecektir.</p>
<p>Dün alay edenler bugün mahcup olmalıdır. Dün ‘beka’ sözüne burun kıvırıp dillerine alayla sakız edenler, bugün aynaya bakmalıdır. Dün Terörsüz Türkiye hedefini çarpıtanlar bugün oldukları yerden utanmalı, Cumhur İttifakı ekseninde kurulan milli cephenin karşısında durdukları için hicap duymalıdır.</p>
<p>Terörsüz Türkiye hedefimizi küçümseyenler, Türkiye’nin hangi kuşatmaları yardığını, hangi hendekleri kapattığını, sınırlarımızın hemen ötesinde, kıyılarımızın hemen karşısında nice milletler ateş çemberleri içine düşmüşken, bu aziz vatanın nasıl bir huzur ve istikrar adası olarak ayakta tutulduğunu idrak edememiştir. Nitekim zaman bizi haklı çıkarmıştır.</p>
<p>Bugün artık hakikat daha gür ve berrak biçimde anlaşılmaktadır. Bu hakikatin aynasında Cumhuriyet Halk Partisi’nin içine düştüğü yönetim buhranı da bütün çıplaklığıyla görülmektedir. CHP’li belediyeler etrafında uzun süredir biriken şaibe süreçleri; rüşvet, görevi kötüye kullanma, yolsuzluk ve kamu gücünün menfaat ilişkilerine alet edildiği yönündeki peş peşe patlayan vakalar hepimizin malumudur.</p>
<p>Vatandaşa hizmet makamı olması gereken belediyelerin, CHP çatısı altında rant iddialarıyla, yönetim zafiyetleriyle ve kamu emanetini taşıyamama garabetiyle anılır hale gelmesi başlı başına ibretlik bir tablodur. Bugün görüyoruz ki yerelde başlayan bu çözülme, dönüp dolaşıp CHP Genel Merkezi’nin çatısına çökmüştür. Ecdadımız, ‘Balık baştan kokar’ demiştir.</p>
<p>CHP’li belediyelerde kendini gösteren savrukluk, şaibe ve yönetim aczi, bugün genel merkeze sirayet etmiş, parti yönetiminin içine düştüğü dağınıklığı bütün çıplaklığıyla ortaya koymuştur.</p>
<p>Parti içi arınma ve durulma ihtiyacının tehditkâr cümlelerin gölgesinde kalması, idari iflasın vesikasıdır. İç düğümleri çözmek yerine yağlı urganlara sarılmak, kementleri ülke gündeminin boynuna ısrarla dolamak, aziz milletimize ne fayda getirir? Buradan açıkça ifade ediyoruz: Bizim meselemiz, CHP’nin içine düştüğü dağınıklıktan siyasi kazanç üretmek değildir. Bizim meselemiz, Türkiye’de siyaset kurumunun ağırlığını, millet iradesinin saygınlığını ve hukukun üstünlüğünü korumaktır. Ancak görünen köy de kılavuz istememektedir.</p>
<h4>Özel, aklıselimle hareket etmeli</h4>
<p>CHP’de bugün iki ayrı yön, iki ayrı dil, iki ayrı merkez, iki ayrı meşruiyet iddiası, muhalefetin gidişatı bakımından kaygı verici bir gerçek olarak karşımızdadır. Bir tarafta hukuki zemine dönme ihtiyacı, toparlanma isteğiyle buluşmaktadır. Diğer tarafta meydan okuma üzerinden güç gösterileri sergilenmekte, sokak diliyle parti içi krizi büyütme hevesi gündemin üzerine ağır bir sis misali çökmektedir. Bu noktada CHP’ye ve Sayın Özgür Özel’e düşen, ateşe körükle gitmek değil, aklıselimle hareket etmektir. Zira keskin sirke ancak küpüne zarar verir.</p>
<p>CHP, kendi içindeki çetrefilli ihtilafı meydanların hararetine terk etmemelidir. Serinkanlılıkla yürütülmesi gereken hukuki süreci kalabalıkların gürültüsüne bırakmamalıdır. Cumhuriyetle yaşıt bir siyasi parti olmanın ağırlığı ve kurumsallığını niteliksiz sokak diline havale etmek, ölü gözünden yaş beklemekten farksızdır.</p>
<h4>Siyasette her sözün bir maliyeti vardır</h4>
<p>Bugün CHP’nin önünde iki yol vardır: Ya kendi iç meselesini hukuk ve sağduyu zemininde çözecek ya da kendi eliyle büyüttüğü düğümü milletimizin gündemine yeni bir yük olarak taşıyacaktır. Nitekim ülke gündemi, siyasi partilerin kendi iç hesaplarının yükünü taşıyacak bir hamal değildir. Siyasette her sözün bir sonucu, her tavrın bir karşılığı, öfkeyle kalkılan her oturuşun bir maliyeti vardır. Bu hesabın sonunda mahcup olmamak, milletin vicdanına borçlu kalmamak isteniyorsa gaflet uykularından uyanılmalı, gözler dört açılmalıdır.</p>
<p>Siyaset, millete hizmet etme yolunda feraseti fevriliğe, aklı asabiyete, sükuneti saldırganlığa tercih etme sanatıdır. Bu sanatın sanatkârı olmak isteniyorsa sözlerimize kulak verilmelidir.</p>
<p>Bu sebeple Sayın Özgür Özel’e tavsiyemiz açıktır: CHP’nin iç gerilimini sırtlanıp meydanlara taşımaktan, CHP bünyesindeki çatlağı memleket sathına yaymaktan, mevki yarışını demokrasi kahramanlığı gibi servis etmekten vazgeçilmelidir. Genel merkezdeki çift başlılık, teşkilatlara sirayet eden huzursuzluk ve TBMM koridorlarına taşan buhran ayan beyan ortadadır. Kaynayan kazanı kapakla bastırmaya çalışmak akıl kârı değildir.</p>
<p>Hararet yapan bir aracın gazına basarcasına CHP’yi daha büyük bir savruluşa sürüklemekten yüz çevrilmelidir. Motoru yakmadan, direksiyonu kilitlemeden, yoldan büsbütün çıkmadan bu gidişata bir an evvel nizam verilmelidir.”</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:49:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Taze ekmek]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/yazi/taze-ekmek-40756</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/yazi/2026/06/09/taze-ekmek.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/yazi/taze-ekmek-40756</guid><description><![CDATA[Fotoğrafçı Berge Arabian, Agos'un kültür sanat sayfalarında kaleme aldığı 'lensler konuşabilseydi' başlıklı köşesinde, çektiği fotoğrafların hikâyelerini anlatıyor. Bu hafta Diyarbakır'da gördüğü ekmek taşıyan çocukların hatırlattığı kendi çocukluğunda kuzeniyle nasıl ekmek almaya gittiklerini yazıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Bazen çocuklardan sizin için dışarıda basit bir işi hâlletmelerini istediğinizde, nedendir bilinmez, sevinçten deliye dönerler; öyle bir heyecanlanır, evden öyle bir fırlarlar ki, şaşar kalırsınız. Bir çocuk, aynı işi yapmaya yalnız başına gidecek olsa surat asar, hatta “Durmadan oraya buraya yolluyorsunuz beni” diye şikâyet eder; yorgunluktan bitip tükenmiştir zavallıcık! Çocuklar için bir şeyi iki-üç kişi birlikte yapmak, özellikle de sevdikleri ya da hayranlık duydukları biriyle yapmak, tek başına yapmaktan çok daha eğlencelidir.</p>
<p>On sene önce Diyarbakır’da, Sur’un arka sokaklarından birinde çektiğim bu kare, 1960’lı yılların ortalarında Kamışlı’da da çekilmiş olabilirdi pekâlâ – en sevdiğim kuzenim Dzovig ve ben ekmek fırınından dönerken... Babaannem Verjin’in evinde kurulan öğle yemeği sofrası için ekmek almaya ilk kez gittiğimizde beş-altı yaşlarındaydım. Sıcak bir yaz günüydü. Babaannem bize para vermiş, “Hadi bakalım, bir koşu gidip taze ekmek alın” demişti. Benim bu işe dair hiçbir fikrim yoktu ama Dzovig benden bir yaş büyüktü, o biliyordu nasıl yapılacağını. Aslında benim de sigara, şeker vs. almak için mahalledeki dükkânlara gitmişliğim vardı. Sigara tiryakisi babam ve amcalarım elime biraz para, bir de boş sigara paketi tutuşturup beni bakkala yollarlardı. Ellerinde örnek paket yoksa bana sigaranın markasını söylerlerdi, ben de markanın adını unutmamak için, yol boyu o kelimeyi yüksek sesle tekrarlardım. Elimde sigara paketi, cebimde para üstüyle eve döndükten sonra o bozuklukların cebimde kalıp kalmayacağı, siparişi amcalarımdan hangisinin verdiğine göre değişirdi. Her birinin huyu, mizacı farklıydı.</p>
<p>O gün babaannem bizden ekmek almamızı isteyince, Dzovig hemen büyük bir bez buldu, sonra da “Beni takip et” anlamında bir işaret yaptı bana. Fırına gideceği için duyduğu sevinç gözlerinden okunuyordu. Ben de heyecanlanmıştım; büyük bir maceraya atılıyorduk. Dzovig’in, en sıradan şeyleri bile eğlence hâline getirmek, oyuna dönüştürmek gibi bir becerisi vardı. Bu yüzden onunla vakit geçirmek çok hoşuma giderdi. Genellikle düşünmeden, kaygısızca hareket eder, aklından ne geçerse söylerdi. Ona her şey komik gelirdi. O kadar çok gülerdi ki yüzü kıpkırmızı olur, gözlerinden yaş gelirdi. Umursamazlığı yüzünden başı sık sık belaya girerdi. Üstelik, hiç değişmedi Dzovig. Kamışlı’dan taşınmamızdan sonra onu birçok kez gördüm; hep aynı Dzovig’di – zeki, yaratıcı, eğlenceli... Çocukluğumda ona hayrandım. O da beni severdi. Birbirimizin en iyi arkadaşıydık.</p>
<p>Evden büyük bir aceleyle çıktık, zamana karşı yarışıyormuşuz da, kronometre çalışmaya başlamış gibi... Dışarı adımımızı atar atmaz, Dzovig bana dönüp bağırarak, “Bercig, çok açım ben. Taze ekmek çıkmıştır inşallah” dedi. O önden, koşar adım gidiyor, ben de ona yetişmeye çalışıyordum. Bir yandan da elindeki bezi başına, beline dolayarak kâh Meryem Ana, kâh mihrace, kâh dansöz taklidi yapıyordu. Gülmekten çatlayacaktık. En komiği de mihrace taklidiydi. Çok sevdiğimiz Bollywood filmlerinden kulağında kalanlarla, Hintçe şarkı söylüyordu güya.</p>
<p>Fırın, eve birkaç dakika mesafedeydi. Dzovig, içeri girer girmez fırıncıya seslendi: “Amca, bize üç tane sıcak ekmek! Verjin ninem bekliyor.” Ninemin adı, orada bir nevi parolaydı; “Verjin” dendiğinde akan sular dururdu. Adam fırının içinden üç tane pide ekmeği çekip çıkardı, Dzovig’in masaya serdiği bezin üstüne koydu, Dzovig ekmekleri beze sarıp aldı, yola koyulduk. Dzovig, yanmamak için çıkını bir sağ eline alıyordu, bir sol eline. Bu arada, ekmeklerin birinden bir parça koparmayı da başardı; bir ısırık aldı, geri kalanını bana uzattı. Çok sıcaktı, dilimi yakmıştı ama çok da lezzetliydi. Dzovig bir parça daha kopardı ekmekten, sonra bir parça daha, bir parça daha… Her defasında “Of, ne kadar güzel” diyordu. Kısacık yolda, o ekmeğin yarısı bitti. Eve varır varmaz ekmekleri oturma odasındaki sedirin üzerine yaydı, soğusunlar diye. Biraz huzursuz gibiydi. Çok geçmeden nedenini anladım tabii. Babaannem yarısı tırtıklanmış ekmeği görür görmez, “Gözü kör olmayasıca, yine mahvetmişsin ekmeği!” diye bağırdı Dzovig’e.</p>
<p><em>İngilizceden çeviren: Altuğ Yılmaz</em></p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:49:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Trump: İran ile anlaşma süreci iyi işliyor]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/trump-iran-ile-anlasma-sureci-iyi-isliyor-40754</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/upload/Agos/Images/2016/02/trumpp.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/trump-iran-ile-anlasma-sureci-iyi-isliyor-40754</guid><description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran'la anlaşma sürecinde çok iyi gittiklerini kaydederek, "Önümüzdeki iki hafta içinde tam zafer ilân ettiğimizde gerçekten kazanmış olacağız" dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham için düzenlenen bir telekonferansa katılarak seçmenlere İran konusunda mesajlar verdi.</p>
<p>Trump, İran'la ilgili konularda çok iyi durumda olduklarını ve anlaşmaya ilişkin sürecin iyi işlediğini vurgulayarak, yakında bu konunun kapanacağını ifade etti.</p>
<p>ABD Başkanı, "Çok güçlü bir ekibiz ve bence bu savaşı kazanıyoruz. Önümüzdeki iki hafta içinde tam zafer ilân ettiğimizde gerçekten kazanmış olacağız" değerlendirmesini yaptı.</p>
<p>Bu süreçle birlikte ABD'deki benzin fiyatlarının hızla düşeceği mesajını da veren Trump, seçmenlerden Graham için oy kullanmalarını istedi.</p>
<p>Trump, İran ile İsrail arasında 7 Haziran Pazar günü ateşkesin devam etmesine rağmen yeniden başlayan saldırılara ilişkin Truth Social hesabından açıklamalar yaparak, İsrail ve İran'ı "derhal" çatışmayı durdurmaya çağırmıştı.</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:49:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA["Kurultay sürecimizi başlatıyoruz"]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/kurultay-surecimizi-baslatiyoruz-40753</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/09/kurultay-surecimizi-baslatiyoruz.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/kurultay-surecimizi-baslatiyoruz-40753</guid><description><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu X hesabından paylaştığı mesajada “11 Haziran Perşembe günü yapacağımız ilk Parti Meclisi toplantısıyla kurultay sürecimizi başlatıyoruz” dedi. Öte yandan bugün gözler CHP grup toplantısında.  Bugün CHP Genel Başkanlığı’ndan mahkeme kararıyla alınan, aynı zamanda CHP Grup Başkanı olan Özgür Özel de atanmış genel başkan Kılıçdaroğlu da 13.30'da grup toplantısı yapacaklarını duyurdu.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Mahmkeme kararıyla CHP genel başkanlığı görevine getilen Kemal Kılıçdaroğlu, bugün haftalık grup toplantısını Özgür Özel’in mi yoksa kendisinin mi gerçekleştireceği yönündeki tartışmalar sürerken, sosyal medya hesabı X üzerinden bir paylaşım yaptı.</p>
<p>Birbirlerine rakip olmadıklarını, CHP’nin omuz omuza yürüyen evlatları olduklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, 11 Haziran Perşembe günü yapılacak olan Parti Meclisi toplantısıyla kurultay sürecini başlatacaklarını söyledi. Kılıçdaroğlu'nun mesajının tamamı şu şekilde:</p>
<p>“Biz, farklı fikirlerimizle zenginleşerek büyüyen ve aynı amaç etrafında kenetlenen dev bir aileyiz. Birbirimize rakip değiliz; bizler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin omuz omuza yürüyen evlatlarıyız. </p>
<p>Hedefimiz net: Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında adaleti, demokrasiyi tesis etmek ve milletimizin çağdaş uygarlık hedefini gerçekleştirmektir. 11 Haziran Perşembe günü yapacağımız ilk Parti Meclisi toplantısıyla kurultay sürecimizi başlatıyoruz. Tüm örgütümüzü yarınki grup toplantımızda tek yürek olmaya, sağduyu ve yoldaşlık bağıyla kenetlenmeye davet ediyorum.”</p>
<h4>Kurultay çağrıları büyüyor</h4>
<p>CHP’nin 38. Kurultayı’na ilişkin verilen “mutlak butlan” kararına karşı olağanüstü kurultay çağrıları büyüyor. CHP’li 307 eski milletvekili derhal olağanüstü kurultay talebinde bulunurken, kurultay için imza veren delege sayısının da 1000’e yaklaştığı ifade ediliyor. CHP’nin 1300 civarı delegesi bulunuyor.</p>
<h4>Bugün ne olacak?</h4>
<p>CHP'de Meclis Grup Toplantısı'nın kim tarafından yapılacağına ilişkin tartışmalar devam ediyor. Bugün CHP Genel Başkanlığı’ndan mahkeme kararıyla alınan, aynı zamanda CHP Grup Başkanı olan Özgür Özel de atanmış genel başkan Kılıçdaroğlu'da 13.30'da grup toplantısı yapacaklarını duyurdu.</p>
<p>Kaynak: T24, Medyascope.</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:29:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Ermenistan kararını verdi]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/yazi/ermenistan-kararini-verdi-40752</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/yazi/2026/06/08/ermenistan-kararini-verdi-ama-turkiye-disisleri-veremedi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/yazi/ermenistan-kararini-verdi-40752</guid><description><![CDATA[]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ermenistan’da uzun süredir merakla beklenen 7 Haziran seçimleri sonuçlandı. Başbakan Paşinyan anketlerde de öngörüldüğü gibi seçim<a href="https://www.agos.com.tr/tr/haber/tum-oylar-sayildi-pasinyan-in-ucuncu-zaferi-40743" target="_blank" rel="nofollow noopener">i büyük bir farkla kazandı</a>. Yüzde 49.81’lik bir oran Ermenistan halkının AB ile yakınlaşma, Türkiye ile normalleşme, Azerbaycan ile barış ve TRIPP koridoru gibi konularda Paşinyan’ın izlediği politikaya destek verdiğini gösteriyor.</p>
<p>Rusya yanlısı diyebileceğimiz partiler anketlerde öngörülenin üzerinde oy aldılar diyebiliriz. Rus-Ermeni iş insanı (oligark desek daha doğru) Samvel Karapetyan’ın partisi Güçlü Ermenistan için yüzde 12 civarında bir oy beklentisi vardı anketlerde. Güçlü Ermenistan yüzde 23,29’luk bir oy aldı.</p>
<p>Yine Rusya yanlısı eski cumhurbaşkanı Robert Koçaryan da beklentilerin üzerinde yüzde 10’a yakın bir oy seviyesinde.</p>
<p>Paşinyan’ın “Savaş partisinin üçüncü kolu” olarak nitelendirdiği Gagik Tsarukyan’ın Müreffeh Ermenistan Partisi’nin ise önce yüzde 4 oy aldığı açıklandı ancak bu oranı sonra yüzde 3,99’a düşürüldü. Burada bir tartışma ve<a href="https://www.agos.com.tr/tr/haber/mureffeh-ermenistan-oylarin-tekrar-sayilmasini-istiyor-40747" target="_blank" rel="nofollow noopener"> itiraz süreci olacağı belli</a>. Çünkü yüzde 4 olan baraj altında kalınca 5 vekilini parlamentoya sokamayacak Müreffeh Ermenistan. Sonuçta Rusya yanlısı ve Karabağ konusunda Paşinyan’ı eleştiren partilerin oranı yüzde 38’e yakın.</p>
<p>Bu durumda Anayasa’yı da referandumla değiştirmeyi düşünen Paşinyan’ın nasıl bir yol izleyeceği merak konusu. Zira bu parlamento aritmetiği Paşinyan’a “referandum çağrısı yapma” imkânı vermiyor. Elbette referandum bir şekilde yapılabilir ancak şartlar seçimlerdeki gibi olmayacaktır ve Azerbaycan’ın “Anayasanı değiştir” ısrarı bu referanduma büyük bir gölge düşürecektir, Paşinyan her ne kadar “Biz zaten referandum yapacaktık, devleti reforme etmemiz lazım” dese de.</p>
<p>Seçim sonuçlarını işte bu çerçevede okurken Türkiye’nin de ne diyeceği önemliydi elbette. Çünkü Türkiye, Ermenistan ile süregiden normalleşme sürecini, aslında Ermenistan’ın Azerbaycan ile barış anlaşmasını nihai olarak imzalamasına bağlıyor, Azerbaycan da az evvel değindiğimiz gibi “Anayasanızda Karabağ’a atıf var, değiştirmezseniz anlaşma olmaz” diyor. Gerçi atıf Anayasa’da değil, Anayasa’nın atıf yaptığı Bağımsızlık Bildirgesinde ve Paşinyan da ısrarla uluslararası anlaşmaların zaten Anayasa’nın üzerinde olduğunu söylüyor. Ancak Azerbaycan ısrarlı.</p>
<p>İşte bunları da düşünerek “Türkiye ne diyecek acaba?”  diyorduk ki seçim sonuçlarının belli olmasından sonra Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın bir açıklaması bazı ajanslara yansıdı.  Açıklama şöyleydi:</p>
<p>"Ermenistan’da 7 Haziran 2026 tarihinde düzenlenen Parlamento seçimlerinin barış ve huzur ortamında başarıyla tamamlanmış olmasından memnuniyet duyuyoruz. Seçim sonuçlarının Ermenistan halkı için hayırlı olmasını diliyoruz.</p>
<p>Seçim sonrası dönemde Azerbaycan ile Ermenistan arasında nihai barış antlaşmasının imzalanmasını mümkün kılacak koşulların ortaya çıkmasını temenni ediyoruz.</p>
<p>Bu amaçla Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, bölge ülkelerinin ortak çıkarları temelinde, bölgesel istikrar ve refaha katkı sağlamaya devam edecektir."</p>
<p>Fakat saatler sonra Dışişleri sitesinde şöyle bir açıklama yer aldı: </p>
<p>“Ermenistan’da 7 Haziran 2026 tarihinde düzenlenen Parlamento seçimlerinin barış ve huzur ortamında tamamlanmış olmasından memnuniyet duyuyoruz.</p>
<p>Seçim sonrası dönemde Ermenistan’ın bölgede barış ve normalleşme yönünde daha cesur adımlar atmasını temenni ediyoruz.</p>
<p>Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, bölge ülkelerinin ortak çıkarları temelinde, bölgesel istikrar ve refaha katkı sağlamaya devam edecektir.”</p>
<p>“Hayırlı olsun”  cümlesi ve  “Azerbaycan ile Ermenistan arasında nihai barış antlaşmasının imzalanmasını mümkün kılacak koşulların ortaya çıkmasını temenni ediyoruz” cümlesi Dışişleri Bakanlığı açıklamasında yer almıyor. </p>
<p>Dolayısıyla bu farkllığın nereden kaynaklandığı bir muamma. </p>
<p>Ama yine de insan sormadan edemiyor. Ermenistan daha ne kadar cesur adım atacak acaba?</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 08 Jun 2026 20:37:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Türkiye Dışişleri'nden Ermenistan seçimi mesajı]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/turkiye-disisleri-nden-ermenistan-secimi-mesaji-40751</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/08/turkiye-disisleri-ermenistan-halkina-hayirli-olmasini-diliyouz.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/turkiye-disisleri-nden-ermenistan-secimi-mesaji-40751</guid><description><![CDATA[Türkiye Dışişleri dün Ermenistan'da yapılan seçimle ilgili bir mesaj yayınladı, ancak ardından mesaj yenilendi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>7 Haziran'da (dün) yapılan ve Ermenistan Merkez Seçim Komisyonu'nun açıkladığı ilk verilere göre yüzde 50 oyla <a href="https://www.agos.com.tr/tr/haber/tum-oylar-sayildi-pasinyan-in-ucuncu-zaferi-40743" target="_blank" rel="nofollow noopener">Başbakan Nikol Paşinyan ve partisi Sivil Sözleşme'nin kazandığı seçimler</a> için Türkiye Dışişleri Bakanlığı bir tebrik mesajı yayınladı.</p>
<p>Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın sitesinde yayınlanan mesaj şöyle:</p>
<p>"Ermenistan’da 7 Haziran 2026 tarihinde düzenlenen Parlamento seçimlerinin barış ve huzur ortamında başarıyla tamamlanmış olmasından memnuniyet duyuyoruz. Seçim sonuçlarının Ermenistan halkı için hayırlı olmasını diliyoruz.</p>
<p>Seçim sonrası dönemde Azerbaycan ile Ermenistan arasında nihai barış antlaşmasının imzalanmasını mümkün kılacak koşulların ortaya çıkmasını temenni ediyoruz.</p>
<p>Bu amaçla Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, bölge ülkelerinin ortak çıkarları temelinde, bölgesel istikrar ve refaha katkı sağlamaya devam edecektir."</p>
<h4>İkinci mesaj</h4>
<p>Anadolu Ajansı'nda da yayınlanan mesaj daha değişti. Dışişleri Bakanlığı'nın ikinci mesajı şöyle: </p>
<p>"Ermenistan’da 7 Haziran 2026 tarihinde düzenlenen Parlamento seçimlerinin barış ve huzur ortamında tamamlanmış olmasından memnuniyet duyuyoruz.</p>
<p>Seçim sonrası dönemde Ermenistan’ın bölgede barış ve normalleşme yönünde daha cesur adımlar atmasını temenni ediyoruz.</p>
<p>Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, bölge ülkelerinin ortak çıkarları temelinde, bölgesel istikrar ve refaha katkı sağlamaya devam edecektir."</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 08 Jun 2026 17:05:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kılıçdaroğlu Meclis Başkanlığı'na yazı yazdı]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/kilicdaroglu-meclis-baskanligi-na-yazi-yazdi-40750</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/upload/Agos/Images/2016/08/kilicdaroglu_kemal.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/kilicdaroglu-meclis-baskanligi-na-yazi-yazdi-40750</guid><description><![CDATA[CHP’de 'mutlak butlan' kararıyla genel başkanlığa getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun TBMM’de grup toplantısı yapma girişimi CHP Grup Yönetimi tarafından teamüllere uygun bulunmadığı gerekçesiyle reddedildi. Kılıçdaroğlu, Meclis Başkanlığı'na yazı yazarak yeni bir hamle yaptı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>CHP'de Meclis Grup Toplantısı'nın kim tarafından yapılacağına ilişkin tartışmalar devam ediyor.</p>
<p>Bugün CHP Genel Başkanlığı’ndan mahkeme kararıyla alınan, aynı zamanda CHP Grup Başkanı olan Özgür Özel, TBMM’de MYK’sını topladı, kararını açıkladı. Özel, Ferdi Zeyrek'in anmasına gitmek yerine Grup Toplantısı yapacağını söyledi. Açıklama yaparken gözleri doldu, "Çok düşündüm, ne yapmalıyım diye, Ferdi'nin sesini duydum, 'Abi sen orada lazımsın, biz burayı hallederiz' diye. O yüzden ben burada lazımım" ifadelerini kullandı.</p>
<p>Öte yandan Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun yarın TBMM Grup Toplantısı'nda konuşma yapacağı belirtilmişti. Kılıçdaroğlu'nun CHP Grubu'na bir başvuru yaptığı iddia edilmiş ancak bu iddia doğrulanamıştı.</p>
<p>Mahkemenin 'Mutlak butlan' kararıyla CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturtulan Kemal Kılıçdaroğlu’nun TBMM'de grup toplantısı yapması girişimi, CHP Grup Yönetimi tarafından işleme alınmadı.</p>
<h4>Dilekçe kabul edilmedi</h4>
<p>Kılıçdaroğlu’na yakınlığıyla bilinen CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, bugün Meclis’e giderek toplantı talebine ilişkin yazıyı CHP Grup Amirliği’ne iletti.  Sözcü'nün haberine göre yazıda, Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısını yapacağı saatin Meclis Başkanlığı’na bildirilmesi istendi. Ancak CHP Grup Yönetimi, yazıyı teamüllere uygun bulmadı. Gerekçe olarak yazıda "CHP Genel Sekreteri Rıfat Nalbantoğlu’nun imzasının bulunmaması ve evrak sayısının yer almaması" gösterildi. Bu nedenle yazının Meclis Başkanlığı’na iletilemeyeceği belirtildi.</p>
<p>CHP Grup Yönetimi’nin, “Genel sekreter imzası ve evrak sayısı olmadığı için işlem yapamıyoruz” değerlendirmesiyle yazıyı işleme almadığı aktarıldı. Bu gelişmelerin ardından Kılıçdaroğlu, Meclis Başkanlığı'na yazı yazarak yeni bir hamle yaptı.</p>
<p>Kaynak: BirGün, Sözcü.</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 08 Jun 2026 16:14:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Trump'tan İran ve İsrail'e ateşkes çağrısı]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/trump-tan-iran-ve-israil-e-ateskes-cagrisi-40749</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/upload/Agos/Images/2016/02/trumpp.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/trump-tan-iran-ve-israil-e-ateskes-cagrisi-40749</guid><description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, "İsrail ve İran ateş etmeyi derhal durdurmalıdır" diyerek ateşkes çağrısında bulundu.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ile İran arasında yeniden başlayan karşılıklı saldırılara dair ateşkes çağrısında bulundu.</p>
<p>Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, "İsrail ve İran 'ateş etmeyi' derhal durdurmalıdır" ifadesini kullandı.</p>
<p>ABD-İsrail'in İran'a 28 Şubat'ta başlattığı ve 40 gün boyunca karşılıklı şekilde süren saldırılarda, geçici ateşkese rağmen dün (7 Haziran Pazar) gece saatlerinde saldırılar yeniden başladı.</p>
<p>İran, İsrail'in ateşkese rağmen Lübnan'ın Beyrut kentine yönelik saldırı düzenlemesinin ardından İsrail'e saldırı düzenledi. </p>
<p>İsrail de İran'ın saldırılarına yanıt verdi.</p>
<p>Tarafların saldırılarının ardından Tahran'da patlama sesleri duyulmuş, kentte bulunan Mehrabad Havalimanı'ndan yapılan tüm uçuşlar askıya alınmıştı. </p>
<p>İran'dan fırlatılan füzeler nedeniyle de İsrail'in başkenti Tel Aviv ve sanayi kenti Hayfa olmak üzere, İsrail'in orta ve kuzeyindeki birçok kentte sirenler çalmıştı.</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 08 Jun 2026 16:09:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Müreffeh Ermenistan, oyların tekrar sayılmasını istiyor]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/mureffeh-ermenistan-oylarin-tekrar-sayilmasini-istiyor-40747</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/08/mureffeh-ermenistan-partisi-oylarin-yeniden-sayilmasini-istiyor.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/mureffeh-ermenistan-oylarin-tekrar-sayilmasini-istiyor-40747</guid><description><![CDATA[Dün yapılan seçimlerde aldığı yüzde 3,99 oyla yüzde 4 olan barajın altında kalan Müreffeh Ermenistan Partisi, oyların hesaplanmasında "çeşitli aritmetik manipülasyonlar" yapıldığını iddia ederek, oyların tekrar sayılmasını istiyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Dün yapılan seçimlerde üç parti meclise girerken, yüzde 3.99 oy oranıyla yüzde 4 olan barajın altında kalan Müreffeh Ermenistan Partisi, oy sayımında usulsüzlük olduğu iddiasıyla oyların tekrar sayılması için başvuru yapacağını açıkladı.</p>
<p>Müreffeh Ermenistan Sözcüsü Iveta Tonoyan Seçimlerde "çok büyük ölçekte" usulsüzlükler yapıldığını iddia etti.</p>
<p>Sözcü yaptığı açıklamada, oyların yeniden sayılması ve iddia edilen seçim ihlallerine ilişkin soruşturmanın sürdürülmesi için mevcut tüm yasal mekanizmaları kullanacaklarını belirtti. Ayrıca yeniden sayım talebinde bulunulacak seçim merkezlerinin listesinin kesinleştirmeye çalıştıklarını da söyledi.</p>
<p>Açıklama, Gagik Tsarukyan'ın Müreffeh Ermenistan Partisi'nin parlamentoya girip giremeyeceğinin belirsizliğini koruduğu bir anda geldi. Merkezi Seçim Komisyonu tarafından açıklanan ön sonuçlara göre, parti 58.388 oy alarak toplam oyların yüzde 3,996'sını elde etti. Bu oran, siyasi partilerin parlamentoya girebilmesi için gereken yüzde 4'lük barajın biraz altında.</p>
<p>Müreffeh Ermenistan Partisi, oyların hesaplanmasında "çeşitli aritmetik manipülasyonlar" yapıldığını iddia ederek, açıklanan rakamların daha yakından incelenmesi gerektiğini savunuyor.</p>
<p>Parti, iddia edilen usulsüzlüklerle ilgili somut ayrıntılar vermedi ancak Ermenistan seçim mevzuatı kapsamında mevcut tüm yasal yolları izlemeye devam edeceğini söyledi.</p>
<p>(Kaynak: Ermenistan Kamu Radyosu)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:02:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kılıçdaroğlu, CHP PM'yi toplantıya çağırdı]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/kilicdaroglu-chp-pm-yi-toplantiya-cagirdi-40746</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/upload/haber/kemal_kilicdaroglu_chp_genel_baskani_1629.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/kilicdaroglu-chp-pm-yi-toplantiya-cagirdi-40746</guid><description><![CDATA[“Mutlak butlan” kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine "tedbiren" atanan Kemal Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi’nin toplanma tarihini netleştirdi. Toplantı, 11 Haziran günü saat 13.00'te yapılacak.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Kemal Kılıçdaroğlu, “mutlak butlan” kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine "tedbiren" atanması sonrası, Parti Meclisi’ni (PM) toplantıya çağırdığını duyurdu.</p>
<p>Parti Meclisi’nin, 11 Haziran günü saat 13.00’te toplanacağı öğrenildi.</p>
<p>Toplantıda, “mutlak butlan” kararı sonrası oluşan yeni siyasi süreç ve parti yönetimine dair başlıkların ele alınması bekleniyor.</p>
<p>Mutlak butlan kararını eleştirerek Kılıçdaroğlu'nun Merkez Yürütme Kurulu (MYK) listesinde yer alan Necdet Saraç, geçtiğimiz hafta şu açıklamayı yapmıştı: “İlk MYK toplantısında CHP tartışmaları bitirmek, sağduyuyu, aklı selimi öne çıkarmak için partinin akil insanları üzerinden yeni bir diyalog geliştirme, alternatif medyayla da ilişkileri düzenlemek için bir dizi karar aldı.</p>
<p>11 Haziran’da CHP Parti Meclisi’nin toplanması ve en kısa zamanda kurultayın karar alınması kararlaştırıldı.”</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 08 Jun 2026 14:02:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Özgür Özel yarın grup toplantısında konuşacak]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/ozgur-ozel-yarin-grup-toplantisinda-konusacak-40745</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/08/ozgur-ozel-yarin-grup-toplantisinda-konusacak.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/ozgur-ozel-yarin-grup-toplantisinda-konusacak-40745</guid><description><![CDATA[CHP Genel Başkanlığı’ndan mahkeme kararıyla alınan, aynı zamanda CHP Grup Başkanı olan Özgür Özel, TBMM’de MYK’sını topladı, kararını açıkladı. Özel, Ferdi Zeyrek'in anmasına gitmek yerine Grup Toplantısı yapacağını açıklarken gözleri doldu: "Çok düşündüm, ne yapmalıyım diye, Ferdi'nin sesini duydum, 'Abi sen orada lazımsın, biz burayı hallederiz' diye. O yüzden ben burada lazımım."]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanlığı’ndan mahkeme kararıyla alınan, aynı zamanda CHP Grup Başkanı olan TBMM’de MYK’sını topladı. Yarın CHP’nin haftalık grup toplantısında Özel’in konuşup konuşmayacağına ilişkin kararın verileceği toplantının ardından Özel, saat 13.00’te açıklama yaptı.</p>
<p>CHP'nin seçilmiş genel başkanı Özel, yarınki CHP grup toplantısında kendisinin konuşacağını duyurdu. Özel, "O kürsüyü seçilmiş değil, atanmış birisine bırakmamız mümkün değildir. Kemal Bey'den beklenen hiç olmazsa burada artık geçmişte kendisine güvenmiş olan milyonları bir kez daha kahretmek, böyle bir görüntüye sebebiyet vermek değil; bu sefer olsun yakışanı yapmaktır" dedi.</p>
<p>Mahkeme kararıyla genel başkanlık görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu, salı günü grup toplantısında konuşacağını duyurmuştu. A Takımı'nı toplayan Özel'in, yarınki grup toplantısına dair açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu'nun grubu toplamak için bulunması gereken 46 milletvekilinin bulunamayacağını belirten Özel, toplantıyı kendisinin yapacağını açıkladı. </p>
<p>Özel'in açıklamasından satır başları şöyle:</p>
<p>21 Mayıs günü bütün dünyada yankı uyandıran butlan kararıyla CHP'nin son 4 kurultayıyla, resmî YSK'dan mazbata almış, son 3 kurultayda geçerli oyların tamamını almış genel başkanın ve parti yöneticilerinin, son 3 kurultayda anahtar listenin parti tarihinde ilk kez delinmeden seçilmiş parti yönetiminin görevden uzaklaştırılmış, pandemide seyircisiz yapılmış 2020 yılı kurultayının sonuçlarıyla partiyi yönettirmeye kalkan bir saray planıyla karşı karşıyayız. </p>
<h4>"Baba ocağından polis zoruyla çıkardılar"</h4>
<p>Bu noktada beklenen elbette bu görevin kabul edilmeyip partinin derhal kurultaya gitmeyip omuz vermekle, bir yandan kurultayın yapılmasındaki olanaksızlık ifade edildi. Bu konuda Türkiye'de böyle düşünen genel merkezin yeni görevlendirdiği avukat arkadaş dışında kimse yok. Aksine herkes derhal kurultay yapılması gerektiğini söylüyorlar. Ve partiyi yönetmeye kalkıyorlar. </p>
<p>Bizi baba ocağından polis zoruyla çıkardılar. Bugün geldiğimiz noktada 111 milletvekilinin acilen kurultay istediği bir süreçte grup toplantısı için bulunması gereken 46 milletvekilinin bulunamayacağının açıkça belli olduğu bir salonda, grup toplantısı kararının açıkça grup yönetmeliğinde yazdığı ve Meclis Başkanlığı'nın da takdir ettiği gibi grup başkanı ya da grup yönetimi tarafından ilan edilecekken bir grup toplantısı yapılma niyeti var. Adına grup toplantısı denen bir korsan toplantı veya bir sadece toplantı yapılma niyeti var. </p>
<p>Ben grup toplantısı yapmayacağım, Ferdi Zeyrek'in ölüm yıl dönümü dedim. Ayın 9'unda Kemal Bey'in grup toplantısı yapmaya geleceği söylendi. Ferdi Zeyrek'in ölüm yıl dönümüne gitmemizden fırsat bilinerek burada grup toplantısı yapacağız dediler. Bayramlaşma olunca organik bir grup toplanamadığı için Türkiye'den zoraki kalabalıkla grup toplantısına gelme niyetini üzülerek takip ediyorum. Burada şunu söyleyeyim, iyi niyetle bu işi çözmek için emek veren, gayret gösteren, aracılık eden üç belediye başkanımız; daha bu iş çıktığında 'sakın böyle bir şey yapmasınlar, biz de yapmayalım, bu işi sonra konuşuruz' dedim. Bu reddedildi. Bugün sabah dahil genel merkezde toplansınlar yapsınlar, aynı saate grup toplantısı koymayız dedik, reddedildi. </p>
<p>Grup Başkanvekili arkadaşımız yapıyor gerekli başvuruyu. Biz yapmayacaktık ama yarın grup başkanvekilinin açacağı ve benim konuşacağım grup toplantısı yapılacak. Ferdi Zeyrek'i kürsüde anacağım. </p>
<p>Sağduyulu davranmaya, partimizin sokağına bile yakışmamış o kişilerden arınmaya, CHP'lileri ise asla karşı karşıya getirmemeye davet ediyorum kendilerini. Bir grup toplantısı yapılmak isteniyorsa, Kemal Bey bunu yapmayı istiyorsa yol bellidir. Önce bine yakın toplanmış imzayla kendilerine gelecek hafta yapacağımız kurultay başvurusunu derhal işleme almaktır. Kurultayı toplamaktır, kurultayda aday olmaktır. Kurultaydan seçilip de buraya gelindiğinde bu partinin tüm milletvekilleri seçilmiş genel başkan gruba geldiğinde onu ayakta karşılayacak. </p>
<p>O kürsüyü seçilmiş değil, atanmış birisine bırakmamız mümkün değildir. Kemal Bey'den beklenen 24 Nisan sabahı yaptıkları hatayı tekrar etmek değil, bir sağduyu göstermeleri. Hiç olmazsa burada artık geçmişte kendisine güvenmiş olan milyonları bir kez daha kahretmek, böyle bir görüntüye sebebiyet vermek değil. Bu sefer olsun hiç olmazsa yakışanı yapmaktır.</p>
<h4>"Ferdi'nin sesini duydum"</h4>
<p>Yarınki grup toplantımıza partililerimizi davet ediyoruz. Ferdi Zeyrek'in ölüm yıl dönümünde böyle bir şeye yeltenme meselesini bir an önce zihinlerden ve kayıtlardan çıkarılmasını, özellikle insani bir taraftan da tercih ediyorum.</p>
<p>Çok düşündüm 'ne yapmalıyım' diye. Ferdi'nin sesini duydum. Oraya gitmem gerekirken her gidemediğimde bana 'Ağabey sen orada lazımsın biz burayı hallederiz' derdi. O yüzden yarın ben burada lazımım arkadaşlar."</p>

<p>Kaynaklar: T24, ANKA Haber ajansı</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 08 Jun 2026 13:41:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Dünya liderlerinden Paşinyan'a tebrik mesajları]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/dunya-liderlerinden-pasinyan-a-tebrik-mesajlari-40744</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/upload/Agos/Images/pasho%20bm%202025.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/dunya-liderlerinden-pasinyan-a-tebrik-mesajlari-40744</guid><description><![CDATA[Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın seçim zaferi Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı António Costa başta olmak üzere birçok lider tarafından tebrik edildi. Liderler, seçimlerin demokratik niteliğine dikkat çekerken, Ermenistan’la iş birliğinin güçlendirilmesi ve Avrupa ile yakınlaşma sürecine destek mesajları verdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ermenistan'da dün yapılan seçimin kesin olmayan nihai sonuçları açıklandı. Başbakan Paşinyan'ın partisi Sivil Sözleşme, üçüncü kez zafer kazandı. </p>
<p>Paşinyan, seçim sonrası yaptığı konuşmada bunu “Ermenistan'ın sürekliliğini ve kalkınmasını güvence altına alacak tarihi bir zafer” olarak nitelendirdi. Dünya liderlerinden Paşinyan'a tebrik mesajları geldi.</p>
<h4>Macron: “İşbirliğini güçlendirmeye devam”</h4>
<p>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ı zaferi dolayısıyla tebrik etti. Macron, X hesabından yaptığı paylaşımda, “Parlamento seçimlerindeki ezici zaferiniz dolayısıyla sevgili Nikol Paşinyan'ı en içten dileklerimle kutluyorum” dedi.</p>
<p>Macron ayrıca  “Halklarımızın yararına iş birliğimizi daha da güçlendirmek, barışı ve Ermenistan'ın egemenliğini desteklemek ve Avrupa ile daha yakın ilişkiler yönündeki ivmeyi sürdürmek için sizinle birlikte başlattığımız çalışmaları devam ettirmeyi sabırsızlıkla bekliyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<h4>Zelenski: “Bu egemenliğin zaferidir”</h4>
<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ı Sivil Sözleşme Partisi'nin seçim zaferi dolayısıyla tebrik etti.</p>
<p>X hesabından paylaşım yapan Zelenski, Ermenistan'ı demokratik ve özgür seçimler gerçekleştirdiği için kutladı. Ukrayna'nın Ermenistan'la iş birliğini genişletmeye hazır olduğunu belirten Zelenski, Avrupa Birliği'ne de Ermenistan'a somut destek verme çağrısında bulundu.</p>
<p>Zelenski, “Ermenistan'ı demokratik ve özgür seçimler düzenlediği, Nikol Paşinyan'ı da zaferi nedeniyle kutluyorum. Bu aynı zamanda Ermenistan'ın egemenliğinin, bağımsızlığının ve kendi tercih ettiği şekilde yaşama hakkının da zaferidir. Size başarılar diliyoruz. Ukrayna iş birliğimizi genişletmeye hazır. Avrupa Birliği'nin de şimdi Ermenistan'a gerçek destek vermesinin ve insanların Avrupa ile ilişkileri sayesinde yaşamlarının iyileştiğini hissetmelerini sağlayacak her adımı atmasının tam zamanıdır” dedi.</p>
<p>Ukrayna lideri, “Bu, Avrupa Birliği için de bir sınavdır. Zaman kaybetmemek ve fırsatları kaçırmamak önemlidir” ifadelerini kullandı.</p>
<h4>Von der Leyen: “Ermenistan bize güvenebilir”</h4>
<p>Nihai sonuçların açıklanmasının ardından, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Paşinyan'ı seçim zaferi nedeniyle tebrik ederek, “Ermenistan bize güvenebilir” mesajını verdi. Von der Leyen, “Avrupa'ya her geçen gün daha da yakınlaşan demokratik bir Ermenistan'la kurduğumuz ortaklığa büyük değer veriyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Avrupa Birliği, seçim sürecinde Paşinyan'a açık destek verirken, kampanya döneminde Rusya'nın Yerevan'a yönelik uyguladığı ekonomik kısıtlamaların etkilerini hafifletmek amacıyla bir ekonomik destek paketi de hazırladı.</p>
<h4>Kobakhidze: “Stratejik ortaklık güçlenecek”</h4>
<p>Gürcistan Başbakanı Irakli Kobakhidze, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ı partisinin parlamento seçimlerindeki başarısı nedeniyle tebrik etti. Kobakhidze, X hesabından yaptığı paylaşımda Paşinyan'ı kutlayarak iki komşu ülke arasındaki yakın iş birliğini sürdürmeye hazır olduklarını belirtti.</p>
<p>Gürcistan Başbakanı, “Başbakan Nikol Paşinyan'ı partisinin seçimlerde elde ettiği başarı dolayısıyla yürekten kutluyorum. Halklarımızın refahı için Gürcistan ile Ermenistan arasındaki stratejik ortaklığı ve dostane ilişkileri daha da güçlendirmek amacıyla yakın iş birliğimizi sürdürmeyi sabırsızlıkla bekliyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<h4>Costa: “Barış ve istikrar için oy kullandılar”</h4>
<p>Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, Ermenistan’da düzenlenen parlamento seçimlerinde Sivil Sözleşme Partisi’nin elde ettiği zafer dolayısıyla Başbakan Nikol Pashinyan’ı tebrik etti. Costa, mesajında şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Ermenistan halkı barış, istikrar ve komşularla daha güçlü iş birliğine dayalı bir gelecek için oy kullandı. Sonuçlar dolayısıyla Nikol Paşinyan’ı tebrik ediyorum. Ermenistan’ın dayanıklılığını, istikrarını ve refahını güçlendirmedeki rolünüzle gurur duyabilirsiniz.</p>
<p>Ermenistan ve Avrupa Birliği, insanlar arasında daha güçlü bağlar ve enerji, ticaret ve dijitalleşme alanlarında yeni fırsatlar inşa ediyor. Güçlü iş birliğimiz, tüm bölge için daha barışçıl ve müreffeh bir geleceğe katkı sağlıyor.”</p>
<h4>Tsahkna: “Reformlara güçlü destek”</h4>
<p>Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ı tebrik için arayan liderlerden biriydi. Tsahkna, X hesabından yaptığı paylaşımda, seçim sonuçlarının Ermeni halkının demokratik reformlara ve Avrupa Birliği ile daha yakın ilişkilere güçlü desteğini yansıttığını ifade etti.</p>
<h4>Rinkēvičs: “Baskılara rağmen demokratik tercih”</h4>
<p>Letonya Cumhurbaşkanı Edgars Rinkēvičs ise  X hesabından yaptığı paylaşımda, “Başbakan Nikol Paşinyan’ı ezici seçim zaferi nedeniyle tebrik ederim. Ermenistan, tehditlere ve baskılara rağmen kendi demokratik yolunu seçmiştir. Letonya, sizinle güçlü bir dayanışma içindedir ve Ermenistan ile Avrupa Birliği arasında giderek daha yakın ilişkileri desteklemektedir” ifadelerini kullandı.</p>
<h4>Tokayev: “İşbirliği sürecek”</h4>
<p>Kazakistan Cumhurbaşkanı Kassym-Jomart Tokayev, Paşinyan’a Ermenistan’ın ulusal çıkarları doğrultusundaki çalışmalarında başarı dilerken, Kazakistan’ın dost Ermenistan ile tüm alanlarda işbirliğini sürdürmeye hazır olduğunu vurguladı. Ayrıca Ermeni halkına devletin gelişimi, barış ve refah temennilerini iletti.</p>
<p>(Kaynak: ArmenPress, Euronews, Ermenistan Kamu Radyosu)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 08 Jun 2026 11:40:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[İsrail, İran’da petrokimya tesisini vurdu]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/israil-iranda-petrokimya-tesisini-vurdu-40742</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/08/israil-iranda-petrokimya-tesisini-vurdu.jpeg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/israil-iranda-petrokimya-tesisini-vurdu-40742</guid><description><![CDATA[İsrail'in, İran'ın güneybatısındaki Huzistan eyaletine bağlı Mahşehr kentinde bulunan petrokimya tesisini vurduğu bildirildi. İran Devrim Muhafızları Ordusu ise İsrail’in saldırılarına karşılık, "Nasr Operasyonu"nu başlattıklarını ve Nevatim ile Tel Nof Üssü hava üssünü hedef aldıklarını duyurdu.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İran basınına göre, İran ile İsrail arasında karşılıklı saldırılar sürerken, başkent Tahran'da bulunan Mehrabad Havalimanı'ndaki tüm uçuşlar yeni bir duyuruya kadar durduruldu.</p>
<p>Yetkililer, yolculardan uçuş durumlarına ilişkin güncel bilgileri öğrenmek için havalimanına gitmeden önce ilgili birimlerle iletişime geçmelerini istedi.</p>
<p>Meşhed ve Kirmanşah havalimanlarında da uçuş operasyonlarının durdurulduğu kaydedildi.</p>
<p>Öte yandan Mehr Haber Ajansı'na göre, Mahşehr'deki petrokimya tesisine İsrail tarafından saldırı düzenlendi. Huzistan Vali Yardımcısı Veliyullah Hayati, saldırıya ilişkin bilgi verdi.</p>
<p>Hayati, "Kısa bir süre önce Mahşehr'deki Karun Petrokimya Şirketi, Siyonist düşman tarafından hava saldırısına uğradı. Fırlatılan mühimmatın isabet etmesi sonucu bu sanayi tesisinin bazı bölümleri hasar gördü" dedi.</p>
<p>Saldırıda ilk belirlemelere göre can kaybı veya yaralanmanın olmadığını aktaran Hayati, hasarın boyutuna ve olası kayıplara ilişkin ayrıntılı bilgilerin daha sonra açıklanacağını belirtti.</p>
<h4>İsrail: Birkaç hedef vuruldu</h4>
<p>İsrail ordusundan yapılan açıklamada ise Mahşehr'deki petrokimya tesisinde bulunan "birkaç hedefin" vurulduğu ifade edildi.</p>
<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu ise İsrail'in İran'a saldırılarına karşılık "Nasr Operasyonu"nu başlattıklarını ve bu doğrultuda Nevatim ve Tel Nof Üssü hava üssünü hedef aldıklarını duyurdu.</p>
<p>Devrim Muhafızları’ndan yapılan açıklamada, İsrail'de hedef alınacak stratejik noktaların belirlendiği ve hedef bankasının genişletildiği belirtildi.​​​​​​​</p>
<p>Kaynak: AA</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 08 Jun 2026 10:14:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Tüm oylar sayıldı: Paşinyan'ın üçüncü zaferi]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/tum-oylar-sayildi-pasinyan-in-ucuncu-zaferi-40743</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/08/tum-oylar-sayildi-pasinyan-in-ucuncu-zaferi-1.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/tum-oylar-sayildi-pasinyan-in-ucuncu-zaferi-40743</guid><description><![CDATA[Ermenistan, bir kez daha Nikol Paşinyan ve partisi Sivil Sözleşme'yi seçti. Seçim Komisyonu oyların hepsinin açıldığını bildirirken, sandıktan yüzde 50'ye yakın Sivil Sözleşme oyu çıktı. Parlamentoya üç parti girdi. Dördüncü parti Müreffeh Ermenistan, yüzde 4 olan baraj karşısında yüzde 3.996 oy oranıyla çok küçük bir farkla meclise giremedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ermenistan'da dün yapılan seçimin kesin olmayan nihai sonuçları açıklandı. Başbakan Paşinyan'ın partisi Sivil Sözleşme, üçüncü kez zafer kazandı. Ermenistan Merkezi Seçim Komisyonu'nun 2005 seçim merkezinden aldığı verilerine göre kesin olmayan ilk sonuçlar şöyle:</p>
<ul>
<li>Sivil Sözleşme Partisi – Yüzde 49,81</li>
<li>Güçlü Ermenistan İttifakı– Yüzde 23,29</li>
<li>Ermenistan İttifakı – Yüzde 9,94</li>
<li>Müreffeh Ermenistan Partisi – Yüzde 3.996 </li>
</ul>
<p>Oyların yüzde 49,81'ini alan iktidardaki Sivil Sözleşme Partisi, parlamentoda çoğunluğu sağlayarak yeni hükümeti kurma hakkını kazandı.Güçlü Ermenistan İttifakı ana muhalefet gücü olarak ortaya çıkarken, Ermenistan İttifakı da parlamentoda temsil için gerekli eşiği aştı. Müreffeh Ermenistan Partisi ise meclise girebilmek için koyulan barajı olan yüzde 4'ü çok az bir farkla geçemedi. Oy oranı yüzde 3.996'da kaldı.</p>
<p><a href="https://www.agos.com.tr/tr/haber/sonuclar-aciklaniyor-pasinyan-acik-ara-onde-40740" target="_blank" rel="nofollow noopener">İlk veriler için tıklayın: Sonuçlar açıklanıyor: Paşinyan açık ara önde</a></p>
<p><img class="float-md-start" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/secimucluoran.jpg" alt=""></p>
<p>İlk verilere göre şu anda Ermenistan Parlamento'suna üç parti girebiliyor. 105 sandalyelik parlamentonun sandalye dağılımı şöyle oldu: </p>
<ul>
<li>Sivil Sözleşme Partisi – 64 sandalye</li>
<li>Güçlü Ermenistan İttifakı – 29 sandalye</li>
<li>Ermenistan İttifakı – 12 sandalye</li>
</ul>
<p>Yasal olarak Ermenistan'ın en büyük dört ulusal azınlığının temsilcileri için ayrılan ek sandalyelere gelince, bu sandalyelerden üçü en yüksek oyu alan Sivil Sözleşme Partisi'ne, bir ek sandalye ise Güçlü Ermenistan İttifakı'na verildi.</p>
<p><img class="float-md-start" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/secimuclumeclisdagilim.jpg" alt=""></p>
<p>Seçim Komisyonu, tüm usulsüzlük iddilarını araştırdıktan ve şikayet veya itirazları inceledikten sonra nihai resmi sonuçları açıklayacak.</p>
<p><img src="https://static.agos.com.tr/2026/06/oy-dagilimi-tr.png" alt=""></p>
<p style="text-align: center;"><div class="embed-launcher"><a href="#" class="lg-embed" data-src="/widgets/agos-oy-dagilimi_TR.html" data-sub-html="etkileşimli harita i&#231;in tıklayın"><img src="https://static.agos.com.tr/icons/enlarge-16.svg" alt="" class="embed-launcher__icon"><span class="embed-launcher__title">etkileşimli harita i&#231;in tıklayın</span></a></div>
<h4>Paşinyan: Savaş partileri kaybetti</h4>
<p>Öte yandan, gece saat 02.00'de oyların henüz yüzde 10'u açılmışken bir <a href="https://www.agos.com.tr/tr/haber/pasinyan-zaferini-ilan-etti-ermenistan-halki-baris-ve-bolgesel-refah-icin-oy-verdi-40741" target="_blank" rel="nofollow noopener">basın toplantısı düzenleyip zaferini ilan eden</a> Siviil Sözleşme Partisi başkanı ve Başbakan Nikol Paşinyan, bu sabah da 2025 devlet bütçesi görüşmeleri için gittiği Meclis'te kısa bir açıklama yaptı. </p>
<p>Paşinyan, "Ermenistan halkı oylarıyla devleti, bağımsızlığı, geleceği, barışı ve Ermenistan Cumhuriyeti'ni savundu" dedi.</p>
<p>Paşinyan muhalif liderler Karapetyan, Koçaryan ve Tsarukyan'ı kast ederek "Üç başlı savaş partisi yenilgiye uğradı" dedi ve şöyle devam etti: "Bu önemli ama nihai bir sonuç değil, çünkü inanıyorum ki halk, üç başlı savaş partisinin ve ona eşlik eden suçlu-oligarşik sistemin Ermenistan Cumhuriyeti'nden ortadan kaldırılması gerektiği yönündeki iradesini açıkça ifade etti ve elbette bu, siyasi çoğunluğun ve hükümetin en önemli gündemlerinden biri olacak ve bunu gecikmeden, çok kararlı ve kesin adımlarla uygulamalıyız." </p>
<p>Paşinyan konuşmasını, Sivil Sözleşme Partisi'nin "parlamentoda çoğunluğu elde edeceğini, hükümeti kuracağını ve önümüzdeki aylarda bu tartışmalara devam edileceğini" belirterek sonlandırdı.</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 08 Jun 2026 10:07:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Paşinyan zaferini ilan etti:  "Ermenistan halkı barış ve bölgesel refah için oy verdi"]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/pasinyan-zaferini-ilan-etti-ermenistan-halki-baris-ve-bolgesel-refah-icin-oy-verdi-40741</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/08/pasinyan-zaferini-ilan-etti-ermenistan-halki-baris-ve-bolgesel-refah-icin-oy-verdi.webp'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/pasinyan-zaferini-ilan-etti-ermenistan-halki-baris-ve-bolgesel-refah-icin-oy-verdi-40741</guid><description><![CDATA[Sivil Sözleşme Partisi lideri ve Başbakan Paşinyan, yerel saatle 02.00'de bir basın toplantısı düzenleyip henüz oyların yüzde 10'u açılmışken tarihi zaferini ilan etti. Türkiyeli bir gazetecinin sorusu üzerine,  “Ermenistan halkı barış, bölgesel refah ve bölgesel iş birliği için oy verdi. Umarım bu tercih Türkiye ve Azerbaycan'dan olumlu karşılanır” dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ermenistan Başbakanı ve iktidardaki Sivil Sözleşme Partisi lideri Nikol Paşinyan, parlamento seçimlerinde oylar yüzde 10 civarında sayılmışken, yerel saatle 02.00'de bir basın toplantısı düzenledi. </p>
<p>Paşinyan, kesin olmayan seçim sonucunun Ermeni halkının Güney Kafkasya'da barışa, bölgesel refaha ve işbirliğine verdiği desteği yansıttığını söyledi. Paşinyan, bu seçimde 2021 seçimden daha fazla oy aldıklarını söyledi ve partisinin zaferini ilan etti. Seçmenlere seslenerek "Sizinle gurur duyuyorum" dedi ve sonucu tarihi bir zafer olarak niteledi. . "Ermenistan halkı barış ve bölgesel refah için oy verdi" diye konuştu.</p>
<p>Basın toplantısında Türkiye medyasından gelen bir soruya yanıt veren Paşinyan, seçim sonuçlarının komşu ülkeler Türkiye ve Azerbaycan'dan olumlu bir karşılık göreceği umudunu dile getirdi.</p>
<p>“Ermenistan halkı barış, bölgesel refah ve bölgesel iş birliği için oy verdi. Umarım bu tercih Türkiye ve Azerbaycan'dan olumlu tepkilerle karşılanır” dedi.</p>
<p>Paşinyan, diyalogun ötesine geçilmesi ve Türkiye ile ilişkilerin kurumsallaştırılması gerektiğinin altını çizdi. “İlişkilerimizi kurumsallaştırmamız gerekiyor. Türkiye'nin sınırları açması ve bizim de diplomatik ilişkiler kurmamız gerekiyor” dedi.</p>
<p>Başbakan, Ermenistan-Türkiye ilişkilerinin son yıllarda olumlu bir ivme kazandığını belirtti ancak sürecin artık somut sonuçlara doğru ilerlemesi gerektiğini savundu.</p>
<p>Paşinyan, "Türkiye ile ilişkilerde iyi bir dinamik var, ancak bu dinamik diplomatik ilişkilerin kurulmasına ve sınırların açılmasına doğru gelişmeli" dedi.</p>
<p>Ayrıca Başbakan, TRIPP projesinin önemini vurgulayarak, bunu bölge için dönüştürücü bir girişim olarak nitelendirdi. "TRIPP projesi, çığır açacak bir proje olduğu için mümkün olan en kısa sürede başlamalı" diye konuştu.</p>
<p>Paşinyan'a göre, bu girişim uzun süredir devam eden bölgesel ablukaların aşılmasına ve ekonomik kalkınma ve yol bağlantıları için yeni fırsatların önünün açılmasına yardımcı olacak.</p>
<p>Başbakan, "Bölgedeki abluka aşılacak ve bölge çıkmazdan bir kavşak noktasına dönüşecek" dedi.</p>
<h4>Tek başına hükümet</h4>
<p>Ayrıca Nikol Paşinyan, partisinin tek başına yeni hükümeti kuracağını duyurdu. Paşinyan, 7 Haziran parlamento seçimlerinin sonuçlarının Sivil Sözleşme Partisi'ne koalisyon ortaklarına ihtiyaç duymadan hükümet kurma yetkisi verdiğini söyledi.</p>
<p>Paşinyan, partisinin 2021 parlamento seçimlerine kıyasla daha fazla seçmenin desteğini aldığını belirterek, sonucu hem önemli hem de zorlu olarak nitelendirdi.</p>
<p>Başbakan, “2021 yılına kıyasla, Sivil Sözleşme Partisi'nin Ermenistan Cumhuriyeti vatandaşlarının daha büyük bir kısmının oyunu ve güvenini aldığını vurgulamak isterim. Bu, bize verilen bir sorumluluktur” dedi.</p>
<p>Başbakan, sonucu hükümetinin politikaları için yeni bir kamuoyu desteği olarak nitelendirdi ve devleti güçlendirmeyi, istikrarı sağlamayı ve barış odaklı bir gündemi ilerletmeyi amaçlayan çabaları sürdürme sözü verdi.</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 08 Jun 2026 01:42:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Sonuçlar açıklanıyor: Paşinyan açık ara önde]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/sonuclar-aciklaniyor-pasinyan-acik-ara-onde-40740</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/08/ilk-sonuclar-geliyor-pasinyan-acik-ara-onde.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/sonuclar-aciklaniyor-pasinyan-acik-ara-onde-40740</guid><description><![CDATA[Ermenistan Merkez Seçim Komisyonu, 7 Haziran'da yapılan ve yüzde 60'a yakın katılım olan 2026 Ermenistan Parlamento seçimlerinin ilk sonuçlarını açıklanıyor. Paşinyan'ın partisi birinci sıradayken iki ve üçüncü sırada Karapetyan ve Koçaryan'ın parti ve ittifakları var. Müreffeh Ermenistan Partisi, baraj sınırında.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><strong><em>Güncelleniyor</em></strong></span></p>
<h4><span style="color: rgb(186, 55, 42);">08.30: Oyların yüzde 98'si açıldı</span></h4>
<p>Ermenistan saatiyle 03.40'ta OC Media'ın geçtiği verilere göre oyların yüzde 98'si sayıldı. Sivil Sözleşme hâlâ liderliğini koruyor. Müreffeh Ermenistan, parti barajı olan yüzde 4 sınırında. Oyların dağılımı şöyle:</p>
<p><img class="float-md-start" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/oy-oranlari-tr-4.png" alt=""></p>
<h4> </h4>
<h4><span style="color: rgb(186, 55, 42);">02.40: Oyların yüzde 22'si sayıldı</span></h4>
<p>Ermenistan saatiyle 03.40'ta OC Media'ın geçtiği verilere göre oyların yüzde 22'si sayıldı. Sivil Sözleşme hâlâ liderliğini koruyor. Müreffeh Ermenistan, parti barajı olan yüzde 4 sınırında. Oyların dağılımı şöyle:</p>
<h4><span style="color: rgb(186, 55, 42);"><img src="https://static.agos.com.tr/2026/06/oy-oranlari-tr-y15.png" alt="Ermenistan Seçimleri 2026 oyların %15i açıldı"></span></h4>
<h4><span style="color: rgb(186, 55, 42);">01.20: Oyların yüzde 10'u açıldı</span></h4>
<p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Ermenistan saatiyle 00.50'da OC Media'ın geçtiği habere göre oyların yüzde 10'u sayıldı ve ilk sayımda olduğu gibi Silvil Sözleşme hala liderliğini koruyor. Oyların dağılımı için bakınız:</span></p>
<p><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><img class="float-md-start" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/oy-oranlari-tr-2.png" alt=""></span></p>
<h4><span style="color: rgb(186, 55, 42);">00.50: Oyların yüzde 5'i açıldı</span></h4>
<p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Ermenistan saatiyle 00.50'da OC Media'ın geçtiği habere göre oyların yüzde 5'i sayıldı ve ilk sayımda olduğu gibi Silvil Sözleşme hala liderliğini koruyor. Oyların dağılımı için bakınız:</span></p>
<p><img class="float-md-start" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-01-31-12.jpeg" alt=""></p>
<h4><span style="color: rgb(186, 55, 42);">00.30: Oyların yüzde 4'ü sayıldı</span></h4>
<p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Ermenistan saatiyle 00,30'da OC Media'ın geçtiği habere göre oyların yüzde 4'ü sayıldı ve ilk sayımda olduğu gibi Silvil Sözleşme hala liderliğini koruyor. </span></p>
<p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Sivil Sözleşme, yüzde 55</span></p>
<p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Güçlü Ermenistan, yüzde 22</span></p>
<p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Ermenistan İttifakı, yüzde 8</span></p>
<p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Müreffeh Ermenistan, yüzde 6</span></p>
<h4><span style="color: rgb(186, 55, 42);">00.10: Oyların yüzde 2,5'i sayıldı</span></h4>
<p>Ermenistan saatiyle 00.10'da OC Media'ın geçtiği habere göre oyların yüzde 2.5'i sayıldı ve ilk sayımda olduğu gibi Silvil Sözleşme hala liderliğini koruyor. </p>
<p>Yüzde 2.5 oyun sayıldığı sonuçlara göre durum şöyle :</p>
<p>Sivil Sözleşme, yüzde 56</p>
<p>Güçlü Ermenistan yüzde 23</p>
<p>Ermenistan İttifakı yüzde 8</p>
<p>Müreffeh Ermenistan yüzde 4</p>
<h4><span style="color: rgb(224, 62, 45);">23.15: İlk sonuçlar</span></h4>
<p>Ermenistan Merkez Seçim Komisyonu, Ermenistan'da bugün yapılan ve seçmenlerin yüzde 60'ına yakının oy kullandığı parlamento seçimlerinin ön sonuçlarını yayınladı. Komisyon, 110 seçim merkezinde 19.654 seçmenin kullandığı oylar üzerinden açıklama yaptı.</p>
<p>İlk verilere göre,  Sivil Sözleşme Partisi (Nikol Paşinyan) açık ara lider görüyor. İkinci sırada Güçlü Ermenistan İttifakı (Samwel Karapetyan), üçüncü sırada Ermenistan İttifakı (Robert Koçaryan) yer alıyor. Dördünca sırada Müreffeh Ermenistan Partisi (G. Tsarukyan), beşinci sırada ise Birliğin Kanatları var. <br><br>Armenpress, yayınlanan sonuçlara göre oyların dağılımı şu şekil olduğunu bildirdi:</p>
<p>"Reformist Parti" - 22 oy, yüzde 0,11<br><br>"Herkese Karşı" Demokrat Parti - 166 oy, yüzde 0,86</p>
<p><strong>"Güçlü Ermenistan" İttifakı -</strong> 4152 oy, yüzde 21,43</p>
<p>"Ermenistan Liyakat Partisi" - 188 oy, yüzde 0,97</p>
<p>"Yeni Güç" Partisi - 113 oy, yüzde 0,58</p>
<p>"Birliğin Kanatları" Partisi - 488 oy, yüzde 2,52</p>
<p>"<strong>Müreffeh Ermenistan" Partisi </strong>- 988 oy, yüzde 5,1</p>
<p>"Ulusal Demokratik Kutup" İttifakı Pan-Ermeni Partisi - 34 oy, yüzde 0,18</p>
<p>"Koçari Ulusal" "Diriliş ve Uyanışı Partisi" - 17 oy, yüzde 0,09</p>
<p>"Ermeni Ulusal Kongresi" Partisi - 30 oy, yüzde 0,15</p>
<p>"Cumhuriyet" Partisi – 94 oy, yüzde 0,49</p>
<p>"Hristiyan Demokrat Parti" – 19 oy, yüzde 0,1</p>
<p>"Demokratik Birlik" Partisi – 40 oy, yüzde 0,21</p>
<p>"Demokrasi, Hukuk, Düzen" Partisi – 231 oy, yüzde 1,19</p>
<p>"<strong>Sivil Sözleşme" Partisi </strong>– 11.073 oy, yüzde 57,14</p>
<p><strong>"Ermenistan" İttifak</strong>ı – 1590 oy, yüzde 8,21</p>
<p>"Cumhuriyet İçin Demokrasiyi Savunma İttifakı" Partisi – 45 oy, yüzde 0,23</p>
<p>"Aydınlık Ermenistan" Partisi – 88 oy, yüzde 0,45. </p>]]></content:encoded><pubDate>Sun, 07 Jun 2026 23:28:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Sandıklar kapandı, sayım başladı, seçime katılım yüzde 59]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/sandiklar-kapandi-sayim-basladi-secime-katilim-yuzde-59-40738</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/07/sandiklar-kapandi-sayim-basladi-secime-katilim-yuzde-59.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/sandiklar-kapandi-sayim-basladi-secime-katilim-yuzde-59-40738</guid><description><![CDATA[18 siyasi parti  ve ittifakın yarıştığı Ermenistan parlamento seçimlerinde gözler şimdi seçim kurullarından gelecek ilk resmi oylara kilitlenmiş durumda. İlk resmi olmayan sonuçların gece yarısından itibaren gelmesi bekleniyor. Seçimlere katılım yüzde 59.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Yaklaşık 3 milyon nüfuslu Ermenistan’da, 2 milyon 500 bini aşkın kayıtlı seçmenin sandık başına çağrıldığı parlamento seçimlerinde oy verme işlemi tamamlandı. Yerel saatle 20.00 itibarıyla sandıkların kapanmasının ardından oy sayım işlemine geçildi.</p>
<p style="text-align: left;"><img class="float-md-start" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/whatsapp-image-2026-06-07-at-20-18-25.jpeg" alt="" width="418" height="235">Ermenistan Merkezi Seçim Komisyonu verilerine göre, seçmenlerin yüzde 58.97'si sandığa gitti ve 1 milyon 476 bin 597 seçmen oyunu kullandı. Uzmanlar, sınır bölgelerindeki hareketliliğin son saatlerde oranları yukarı çekmiş olabileceğini belirtiyor.</p>
<p style="text-align: left;">Ermenistan genelinde kurulan 9'u hapishalerde olan 2 bin 5 seçim merkezinde oy verme işleminin sorunsuz tamamlandığını duyuran Merkezi Seçim Kurulu ilk resmi olmayan sonuçların gece yarısından itibaren gelmeye başlayacağını açıkladı.</p>
<h4 style="text-align: left;">"Küçük gerginlikler yaşandı"</h4>
<p style="text-align: left;">Ermenistan'ın resmi haber ajansı <strong>Armenpress</strong> ve yerel yayın organı <strong>Azatutyun</strong> (Radio Liberty Armenia) verilerine göre, özellikle Yerevan ve sınır hattındaki stratejik bölgelerde (Tavuş ve Syunik) seçmen katılımı gün boyu dikkat çekici düzeyde seyretti. Ermenistan'daki çeşitli kaynaklar, muhalefet blokları ile iktidardaki Sivil Sözleşme Partisi sandık gözlemcileri arasında bazı seçim bölgelerinde usulsüzlük iddiaları nedeniyle küçük çaplı gerginlikler yaşandığını, ancak oy verme sürecini engelleyecek kadar büyük bir olayın rapor edilmediğini aktarıyor.</p>
<p style="text-align: left;">Öte yandan oy kullanma işlemenin bitmesi sonrası bazı seçim merkezlerinde yaşanan elektrik kesintilerine ilişkin haberlerin ardından, Ermenistan Elektrik Şebekeleri Geçici Başkanı Romanos Petrosyan, etkilenen tüm noktalara elektriğin geri verildiğini ve ülke genelindeki tüm seçim merkezlerinde şu anda kesintisiz elektrik olduğunu söyledi.<br><br>Yetkili, ülke genelinde oylamanın tamamlandığını ve tüm oyların mühürlü sandıklara yerleştirildiğini vurguladı. Petrosyan'a göre, yaklaşık 2.000 çalışan hazır bekliyor ve oy sayım sürecinde meydana gelebilecek herhangi bir kesintiye müdahale edecek.<br><br>Şirket ayrıca, seçim merkezlerinin el fenerleri ve yedek güç kaynaklarıyla donatıldığını, sayım devam ederken rakip siyasi partilerin temsilcilerinin mühürlü sandıkların yanında hazır bulunduğunu belirtti.</p>
<p style="text-align: left;">Ayrıca Soruşturma Komitesi, bugün dokuz kişinin tutuklandığını ve seçim ihlalleri suçlamasıyla 59 soruşturma başlatıldığını duyurdu.</p>
<h4 style="text-align: left;">"Kafkasya'nın geleceği bu sandıkta"</h4>
<p><img class="float-md-start" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-15-18-03.jpeg" alt=""></p>
<p style="text-align: left;">Uluslararası basının da gözü Yerevan'daydı. <strong>Reuters</strong> ve <strong>Associated Press (AP)</strong> gibi uluslararası ajanslar, sandıkların kapanışını<em> </em>"Güney Kafkasya'da Rusya ile Batı arasındaki güç savaşının oylandığı seçim tamamlandı" vurgusuyla duyurdu. İngilizce kaynaklar, özellikle seçim öncesi Moskova'dan gelen ekonomik kısıtlama adımlarının ve sınır belirleme tartışmalarının seçmen davranışı üzerinde belirleyici bir rol oynadığına dikkat çekiyor. Bölgeyi ve Ermenistan seçimlerini izleyen uluslararası gözlemciler (AGİT/OSCE), sandıkların kapanmasıyla birlikte oyların şeffaf bir şekilde sayılması sürecini yakından takip ediyor.</p>
<h3 style="text-align: left;">Bölgesel dengeler değişebilir</h3>
<p style="text-align: left;">Uluslararası uzmanlar, sandıktan çıkacak sonucun, sadece Ermenistan’ın iç siyasetini değil; Azerbaycan ile yürütülen barış görüşmelerini, Türkiye ile normalleşme sürecini ve Güney Kafkasya’nın tüm ittifak haritasını kökten değiştirebilecek bir güce sahip olduğunu söylüyor. 18 siyasi güç ve ittifakın yarıştığı parlamento seçimlerinde gözler şimdi seçim kurullarından gelecek ilk resmi oylara kilitlenmiş durumda.</p>]]></content:encoded><pubDate>Sun, 07 Jun 2026 19:24:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Oy verme devam ediyor, katılım oranı son iki seçimin üstünde]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/oy-verme-devam-ediyor-katilim-orani-son-iki-secimin-ustunde-40735</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/07/oy-verme-devam-ediyor-katilim-orani-son-uc-secimin-en-yuksegi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/oy-verme-devam-ediyor-katilim-orani-son-iki-secimin-ustunde-40735</guid><description><![CDATA[Ermenistan'ın yeni parlamentosunu ve başbakanın belirleyecek seçimler için oy verme işlemi başladı. Başbakan Paşinyan ve Güçlü Muhalefet İttifakı'nın ev hapsindeki lideri Samvel Karabetyan oylarını kullandıktan sonra mesajlar verdi. Ermenistan İttifakı lideri eski cumhurbaşkanı Robert Koçaryan ise oyunu kullandıktan sonra Paşinyan'a yönelik sert açıklamalarda bulundu.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ermenistan'ta bugün yapılan seçimde, seçmenler parlamentodaki sandalyeler için yarışan 18 parti ve ittifak arasında seçim yapmak için sandık başında. Seçimler 2017'den bu yana ilk  kez zamanında yapılıyor. 2018'de Paşinyan'ı iktidara getiren Kadife Devrim ve 2021'de, 2020'deki savaş nedeniyle erken seçime gidilmişti.</p>
<p>Siyasi partilerin parlamentoya girebilmek için en az yüzde 4 oy alması gerekirken, seçim ittifaklarının yüzde 8'lik bir barajı aşması gerekiyor.</p>
<p><img class="float-md-start" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/whatsapp-image-2026-06-07-at-10-26-18.jpeg" alt="Ermenistan seçim 2026" width="408" height="306">Göç ve Vatandaşlık Hizmetleri'ne göre, 2.485.851 vatandaş oy kullanma hakkına sahip. Oy kulllanma işlemi yerel saatle 08.00'de başladı. Sandıklar yerel saatlle 20.00'de (TSİ 19.00) kapanacak.</p>
<p>Öte yandan, saat 17.00 itibarıyla seçime katılım yüzde 50'ye yaklaştı. </p>
<p>Ermenistan Merkezi Seçim Komisyonu'nun (CEC) açıkladığı son verilere göre, Ermenistan'daki parlamento seçimlerinde oy kullanma hakkına sahip seçmenlerin neredeyse yarısı saat 17.00 itibarıyla oylarını kullandı. Bu oran 2018 ve 2021 seçimlerinde üstünde ancak 2017 seçimlerinin altında. </p>
<p>En yüksek seçmen katılım oranı, seçmenlerin yüzde 55,36'sının seçimlere katıldığı Syunik ilinde kaydedildi. Vayots Dzor ve Tavuş illerinde de sırasıyla yüzde 54,15 ve yüzde 53,27 ile yüksek katılım oranları görüldü.</p>
<p>Ermenistan Merkezi Seçim Komisyonu, saat 11.00 itibarıyla 362.657 seçmenin oy kullandığını ve bunun kayıtlı seçmenlerin yüzde 14,48'ini temsil ettiğini açıklamıştı. Bu oran, son üç parlamento seçimindeki aynı saatteki katılım oranlarından daha yüksek. 2017'de katılım yüzde 13,31, 2018'de yüzde 7,75 ve 2021'de yüzde 12,21 olmuştu.</p>
<p>Seçimlere toplamda 18 parti katılsa da Başbakan Nikol Paşinyan’ın  anketlere göre büyük farkla önde olan Sivil Sözleşme Partisi'nin yarışta en güçlü üç rakibi var: Rusya-Ermenistan kökenli milyarder Samvel Karapetyan’ın "Güçlü Ermenistan İttifakı", eski cumhurbaşkanı Robert Koçaryan liderliğindeki ana muhalefet "Ermenistan İttifakı" ve iş insanı Gagik Tsarukyan liderliğindeki "Müreffeh Ermenistan" Partisi.</p>
<h4>Paşinyan'dan açıklamalar</h4>
<p>Başbakan Paşinyan sabah saatlerinde oy kullandı. </p>
<p>Oyunu kullandıktan sonra gazetecilerle konuşan Başbakan Nikol Paşinyan, Rusya'nın ekonomik baskı, dezenformasyon kampanyası ve hatta oy kullanmaları için Rusya'dan Ermenileri uçakla getirme yoluyla oyları manipüle etmeye çalıştığı yönündeki son haberlere rağmen, Ermenistan-Rusya ilişkilerinde gerginlik görmediğini iddia etti.</p>
<p>Paşinyan, “Gerginlik görmüyorum, bu yapay bir gerginlik. Rusya ile ilişkilerimiz kurumsal ve karşılıklı saygıya dayanıyor” dedi.</p>
<p>Paşinyan, “Aslında Ermenistan'da faaliyet gösteren bazı güçler Ermenistan-Rusya ilişkilerinde gerginlik yaratmaya çalışıyor” iddiasında bulundu.</p>
<p>Paşinyan Ermenistan'ın demokratik reformlara devam edeceğini belirterek "Elbette Avrupa ortaklarımızın desteğiyle, çünkü Avrupa Birliği demokratik reformların uygulanmasında ana ortağımızdır" dedi.</p>
<p>Paşinyan daha sonra hükümetinin Ermenistan'ı AB standartlarına nasıl uyumlu hale getirmeyi planladığını anlattı ve tam uyum sağlandığında iki olası senaryonun olacağını belirtti:</p>
<p>"Birincisi, Avrupa Birliği'nin Ermenistan'ı tam üye olarak kabul etmesi. İkincisi, kabul etmemesi, çünkü bu birçok siyasi koşula bağlıdır, örneğin Avrupa Birliği hiç genişlememeye karar verebilir."</p>
<p>Paşinyan her iki durumda da Ermenistan'ın AB standartlarını karşılayan bir devlet olacağını vurguladı.</p>
<p>Seçimlere ilişkin temel beklentisinin halkın iradesinin sandığa yansıması olduğunu ifade eden Paşinyan, “Halkın kazanacağından eminim. Bu kişisel bir mesele değil. Benim beklentim, Ermenistan vatandaşlarının kazanmasıdır” dedi.<br><br>Seçimlerin bölgeye olası etkilerine de değinen Başbakan, demokrasinin her zaman bölgesel ve uluslararası iş birliğini desteklediğini vurguladı.<br><br>Paşinyan, “Demokrasi her zaman bölgesel ve uluslararası iş birliğinin lehine işler. Aynı zamanda bölgesel barış için de önemli bir araçtır. Şu anda Azerbaycan ile barış içindeyiz. Gürcistan ile çok derin ve kardeşçe ilişkilere sahibiz. Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesini ve diplomatik ilişkilerin kurulmasını da bekliyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<h4>Karapetyan: Rüşvet vermiş olsaydık beni tutuklarlardı</h4>
<p>Anketlerde ikinci sırada gösterilen Güçlü Ermenistan İttifakı adayı Narek Karapetyan da sabahın erken saatlerinde oyunu kullandı. </p>
<p>Başka ülke vatandaşı olduğu için aday olamayan ve hakkındaki çeşitli suçlamalar nedeniyle ev hapsinde olan Güçlü Ermenistan İttifakı lideri Samvel Karapetyan da oy kullandı. Karapetyan iktidarı devirme çağrısı ve bir kara para aklama suçlamasıyla ev hapsinde bulunuyor. Güçlü Ermenistan hakkında ayrıca seçmenlere rüşvet verdiği yönünde iddilar ve ayrıca yürütülen bir soruşturma var.  Oyunu kullandıktan sonra gazetecilerle konuşan Samvel Karapetyan,Güçlü Ermenistan ittifakının seçmenlere rüşvet vermediğini iddia etti.</p>
<p>Karapetyan  "Eğer rüşvet vermiş olsaydık, beni tekrar tutuklarlardı" dedi.</p>
<p>Karapetyan, Ermenistan'ın aynı anda iki birliğe (AB ve Rusya liderliğindeki Avrasya Ekonomik Birliği - AEA) üye olup olamayacağı sorusuna ise yanıt vermedi.</p>
<h4>Koçaryan: Eğer gitmezse çok kötü bitecek</h4>
<p>Ermenistan İttifakı lideri eski cumhurbaşkanı Robert Koçaryan, Birliğin Kanatları partisinin lideri  Arman Tatoyan, Müreffeh Ermenistan lideri Gagik Tsarukyan ve Katoliks II. Karekin de da oylarını kullandı. </p>
<p>Koçaryan oy kullandıktan sonra "Eğer gitmezse, çok kötü, çok kötü bitecek," dedi. Ancak Koçaryan, neyi öngördüğü sorulduğunda, "Herkes kendi hayal gücüne veya yönelimine göre ne anlama geldiğine karar versin" demekle yetindi.</p>
<p><em>(Ajanslar, OC Media, Agos) </em></p>]]></content:encoded><pubDate>Sun, 07 Jun 2026 09:13:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Ermenistan'da  seçim öncesi muhalefet partisinden 6 aday gözaltına alındı]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/ermenistan-da-secim-oncesi-muhalefet-partisinden-6-aday-gozaltina-alindi-40733</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/06/ermenistan-da-oy-satin-alma-sorusturmasi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/ermenistan-da-secim-oncesi-muhalefet-partisinden-6-aday-gozaltina-alindi-40733</guid><description><![CDATA[Ermenistan'da 7 Haziran Pazar günü yapılacak öncesinde, Rusya yanlısı "Güçlü Ermenistan" hareketine üye 6 aday gözaltına alındı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Gözaltına alınan isimler Rus-Ermeni milyarder Samvel Karapetyan liderliğindeki Rusya yanlısı "Güçlü Ermenistan" hareketi üyeleri.</p>
<p>Savcılar ayrıca, Samvel Karapetyan'ın Ermenistan Elektrik Şebekeleri'nin eski başkanı olan yedinci bir aday için de tutuklama emri talep ediyor.</p>

<p>file:///C:/Users/Pc/Downloads/agos-secim-harita.html</p>
<p>Bu gözaltılar öncesinde ise Ermenistan Soruşturma Komitesi, Rus Ermeni iş insanı Samvel Karapetyan liderliğindeki Güçlü Ermenistan bloğundan bir milletvekili adayının, suç ortaklarıyla birlikte hareket ederek 7 Haziran parlamento seçimlerinde kendi bloğuna oy karşılığında Ardaşad'da 100'den fazla seçmene 100.000 ila 500.000 dram arasında rüşvet dağıttığı iddia edilen büyük ölçekli oy satın alma faaliyetlerini ortaya çıkardığını öne sürmüştü. Bu soruşturmayla ilgili oarak da 40 kişi gözaltına alındı. </p>
<p>Kolluk kuvvetleri,soruşturmayla bağlantılı diğer tespit etmek ve yakalamak için çalışmalarına devam ettiğini açıkladı.</p>
<p><em>(<a href="https://www.reuters.com/world/armenia-arrests-six-candidates-pro-russian-opposition-day-before-vote-2026-06-06/" target="_blank" rel="nofollow noopener">Reuters</a>, <a href="https://armenpress.am/en/article/1252146" target="_blank" rel="nofollow noopener">Armenpress</a>) </em></p>]]></content:encoded><pubDate>Sat, 06 Jun 2026 22:16:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[“Muhaliflerin komşularımızla ilişkilerimizi nasıl düzenleyecekleri konusunda fikirleri yok”]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/muhaliflerin-komsularimizla-iliskilerimizi-nasil-duzenleyecekleri-konusunda-fikirleri-yok-40732</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/06/muhaliflerin-komsularimizla-iliskilerimizi-nasil-duzenleyecekleri-konusunda-fikirleri-yok.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/muhaliflerin-komsularimizla-iliskilerimizi-nasil-duzenleyecekleri-konusunda-fikirleri-yok-40732</guid><description><![CDATA[Kazanmasına neredeyse kesin gözüyle bakılan Sivil Sözleşme Partisi'nin milletvekilleri Sarkis Khandanyan, Maria Karapetyan ve Hasmik Hagopyan ile Yerevan'da bir araya geldik. Yarınki seçime saatler kala vekiller kendi açılarından seçim öncesi tabloyu, Türkiye-Ermenistan ilişkilerini ve daha fazlasını değerlendirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ermenistan’a propaganda yasakları başlamadan hemen önce, yani 5 Haziran Cuma günü iktidardaki Sivil Sözleşme Partisi’nden üç milletvekili ile görüşme imkanı bulduk. Sarkis Khandanyan, Maria Karapetyan ve Hasmik Hagopyan kendi açılarından seçim öncesi tabloyu, Türkiye-Ermenistan ilişkilerini değerlendirdiler. Muhalif cepheden Güçlü Ermenistan, Birliğin Kanatları ve Ermeni Ulusal Kongresi’ne yaptığımız başvurulara ise kimi zaman yanıt alamadık kimi zaman da seçim yasakları saatlerine denk geldiğimiz için röportajı gerçekleştiremedik, ancak farklı sesleri duyurmaya da devam edeceğim. Khandanyan, Karapetyan ve Hagopyan’a gelirsek, her üçü de seçimlerden umutlu görünüyor.</p>
<p><span style="color: rgb(186, 55, 42);"><strong><span style="font-size: 14pt;">Sarkis Khandanyan:</span></strong></span></p>
<h4>Vatandaşlar, izlediğimiz politikanın barışa yol açtığını gördü</h4>
<p><strong>Sayın Sarkis Khandanyan zaman zaman kazanamazsanız ne olur diye düşünüyor musunuz?</strong></p>
<figure class="image float-md-start"><img class="" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/sarkiskhandanyan-1.jpg" alt="Sarkis Khandanyan" width="459" height="459">
<figcaption>Lusyen Kopar, Sarkis Khandanyan ile</figcaption>
</figure>
<p>Bu konuda vatandaşlarımızla kamuoyu önünde de konuştuk. Bugün esas muhalefeti temsil eden siyasi güçlerin kazanması halinde çatışmanın yeniden alevlenebileceği ve savaş ihtimalinin çok yüksek olabileceğini söyledik. Çünkü bu siyasi güçlerin komşularımızla ilişkilerini nasıl düzenleyecekleri konusunda bir fikirleri yok.</p>
<p>Bu nedenle, salt partimizin zaferini değil, aynı zamanda barış için, Ermenistan Cumhuriyeti'nin bağımsızlığı için bir zafer sağlamak için çok çalıştık.</p>
<p><strong>Rusya Ermenistan’a yönelik  ürün alımlarını kısıtlayınca Avrupa Birliği, Ermenistan'a 50 milyon euro destek vereceğini açıkladı. Bu desteği nasıl değerlendirirsiniz? </strong></p>
<p>Bu 50 milyon euro, Ermenistan'ın tarım ürünlerinin Rusya'nın Ermeni tarım ürünlerine girişi kapattığı bir dönemde, AB'nin çok esnek davrandığı koşullarda sağlandı, üreticilerimize ve çiftçilerimize ürünlerini Avrupa ülkelerine ihraç etme imkânı tanıdı.</p>
<p>Bunun, izlediğimiz dış politikanın bir sonucu olduğunu düşünüyorum. Çünkü biz ilişkilerimizi dengeleyeceğimizi, farklı ortaklarla ilişkilerimizi derinleştireceğimizi söyledik ve bunun vatandaşlarımız tarafından takdirle karşılanacağını düşünüyorum.</p>
<p><strong>Azerbaycan-Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşme sürecinde pek çok adım atıldı. Kaybederseniz bu normalleşme süreci sekteye uğrar mı?</strong></p>
<p>Muhalif güçler vatandaşlara barış müzakerelerine nasıl devam edecekleri konusunda bir fikir vermiyor. Ermenistan ile Türkiye arasındaki normalleşme sürecinin sürdürülüp sürdürülmeyeceğine dair cevapları yok. Onların zafer kazanması halinde en iyi ihtimalle büyük bir belirsizlik, en kötü ihtimalle çatışmanın devamı söz konusu. Her şeyin bize, partimize bağlı olduğunu söylemiyoruz ancak vatandaşlar, izlediğimiz politikanın barışa yol açtığını gördü.</p>
<p><strong>Ermenistan-Türkiye normalleşme sürecinin içindeyiz. Bu süreçte ilk kez Ermeniler oy kullanacak.</strong></p>
<p>Vatandaşlar izlediğimiz tüm politikaları da onaylayacak: Ekonomi, sağlık, sosyal meseleler ve aynı zamanda dış politikamızı, dolayısıyla Türkiye ile düzenlenmiş ve tesis edilmiş diplomatik ilişkilere sahip olma hedefimizi de. Bu anlamda gerçekten bu sürece dair de bir değerlendirme yapılacak.</p>
<p><strong>ABD Dışişleri Bakanı Rubio'nun Ermenistan ziyareti sırasında imzalanan anlaşmaya değinelim. Bunu, Trump'ın sizin partinize, yani Paşinyan'a destek verdiği şeklinde yorumluyor musunuz?</strong></p>
<p>Amerika Birleşik Devletleri Başkanı, Başbakan Paşinyan’a zaten destek verdi. Ancak bu, daha çok Ermenistan Cumhuriyeti'ne ve Ermenistan ile ABD arasındaki stratejik ilişkilere verilen bir destek.</p>
<p><span style="color: rgb(186, 55, 42);"><strong><span style="font-size: 14pt;">Mari Karapetyan:</span></strong></span></p>
<h4>Öncelikli vaadimiz barışı korumak</h4>
<p><strong>Sayın Maria Kharapetyan</strong>, <strong>mitinglerde ne vaat ettiniz?</strong></p>
<p>Barışı korumak — yani önceden imzalanmış barış anlaşmasını imzalayıp onaylamak, 'TRIPP' çerçeve anlaşmasını onaylamak, demiryolunu inşa etmek ve Ermenistan'ın tüm demiryollarını restore etmek, yalnızca uluslararası değil, iç hat ve köyler arası yolları da inşa etmeye devam etmek, okul ve anaokulu inşaatlarını sürdürmek. Bir de yeni bir bileşen ekledik: Önümüzdeki beş yıl Ermenistan'da 'Su Altyapısı Yılı' olacak.</p>
<p>Bu çok önemli bir bileşen. Ermenistan su zengini bir ülke ama suyu toplama ve yönetme konusunda büyük eksikliklerimiz var. Hem tarımsal sulama hem de günlük su kullanımı açısından. Bir sonraki aşamada su altyapısına odaklanmak başlıca seçim vaadimiz haline geldi.</p>
<p><strong>Mitinglerde muhalif yurttaşlarla diyaloglarınız oldu mu?  </strong></p>
<figure class="image float-md-end"><img class="" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/marikarapetyan.jpg" alt="Mari Karapetyan" width="491" height="368">
<figcaption>Lusyen Kopar, Mari Karapetyan ile</figcaption>
</figure>
<p>Evet, tabii ki şüpheci vatandaşlarla karşılaşıyoruz: İkna olmamış olanlar. Onların ihtiyacı, barış sürecinde daha uzun ve kalıcı bir deneyim yaşamak; bu yeni formülün -yani komşularla sınırların karşılıklı olarak tanınmasına dayalı ilişkilerin-  gerçekten işlediğini görmek. İnsanların buna inanması için zamana ihtiyaçları var. Muhalif vatandaşlarımıza da somut sonuçlar göstermemiz gerekiyor. Barışa dokunabilmeleri gerekiyor ki inansınlar.</p>
<p>Sınırda asker kaybı olmaması temel gösterge. Bunun yanı sıra zaten açık olan altyapılar var: Kazakistan ve Rusya'dan Azerbaycan toprakları üzerinden buğday geldi, Gürcistan üzerinden de. Yakın zamanda Türkiye de Gürcistan üzerinden mevcut demiryolunu kullanarak mal taşımacılığı yapılmasına olanak tanıdı.</p>
<p>Ama en temel değişiklik, Türkiye sınırının açılması olacak: Mevcut yolların Margara (Alican) üzerinden açılması ve Akhuryan (Arpaçay) bölümündeki demiryolunun onarılması. Kısa Gümrü demiryolundan söz ediyorum. Bunlar vatandaşlara yeni formülün - komşularla aracısız, doğrudan ilişkiler kurmanın-  gerçekten işlediğini gösterecek en ikna edici argümanlar olacak.</p>
<p><strong>Türkiye ve Azerbaycan'ın bu seçimlerde Paşinyan'ın devamını istediği söyleniyor. Bu hassas bir konu değil mi?</strong></p>
<p>Evet bu hassas bir konu. Bir yandan hükümetimizi pek çok farklı taraftan destekliyorlar. Bu iyi bir şey. Ermenistan hükümetinin dünyanın farklı ülkeleriyle ilişkilerini öyle kurduğu ve dünya için önemli hale geldiği anlamına geliyor. Öte yandan iç işlerimize müdahale olduğuna dair suçlamalar da var. Gerçekten Ermenistan'a yönelik tehditlerin seslendirildiği anlar oluyor.</p>
<p>Öte yandan Ermenistan içinde, bizim iktidarda olmamızı başka ülkelerle ilişkilerin bozulmasının nedeni olarak sunan siyasi güçler de var. Bu bağlamı biliyoruz. Önerimiz şu: Her şeye rağmen yapacaklarımıza, çıkardığımız derslere odaklanalım ve bu kararları bağımsız bir düşünceyle alalım. Neyin bizim için iyi olduğuna biz karar verelim. Ortaklarımızdan destek alırsak harika ama merkezde daima Ermenistan'ın ve Ermenistan halkının çıkarı olsun.</p>
<p><strong>Muhalefet partilerini 'savaşın üç başlı partisi' olarak nitelendiriyorsunuz. Neden?</strong></p>
<p>Çünkü aynı siyasi programa sahipler, tek bir kelime farkı yok. Üç güç de şunu söylüyor: "Barış bu şekilde mümkün değil, garantörlere ihtiyaç var." Üçü de TRIPP anlaşmasının iyi bir program olmadığını, başka bir şey düşünülmesi gerektiğini söylüyor; ama birleşmiyorlar.</p>
<p>Neden birleşmiyorlar? Çünkü ayrı ayrı seçimlere katılarak kendi ağlarını ve ekonomik kaldıraçlarını kullanarak daha fazla oy alabileceklerini düşünüyorlar; sonra bu oyları parlamentoda birleştirecekler. Büyük çoğunluk seçim sistemini kaldırdık ama onlar her birinin ayrı ayrı seçilip ardından seçim sonrasında bir koalisyon oluşturmasına dayalı çoğunlukçu bir mantıkla hareket etmeye çalışıyor.</p>
<p>Açıkça söyledik: Bu güçlerin Ermenistan'ı yönetmesi halinde savaş çıkacak ve tüm bu barış gündemi rayından çıkacak. Çünkü onlar, ulaştığımız doğrudan, aracısız ilişkilerin devamcısı değiller. Barış anlaşmasını resmi olarak imzalayacaklarını söylüyorlar çünkü halkın bunu istemediğini söylerlerse destek alamayacaklarını biliyorlar. Ama biraz daha soru sorduğunuzda anlaşmayı yeniden müzakere edeceklerini ortaya çıkıyor; bu da barış sürecini sabote etmenin doğrudan yolu.</p>
<p><span style="color: rgb(186, 55, 42);"><strong><span style="font-size: 14pt;">Hasmik Hagopyan:</span></strong></span></p>
<h4><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Kendimize yeni düşman yaratmayacağız</span></h4>
<p><strong>Trump Paşinyan'ı destekliyor, Rusya ise size karşı gibi görünüyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p>Rusya Federasyonu'nun bize düşman bir ülke olduğunu hiç düşünmüyoruz. Düşünün, onlarca yıllık düşmanlık yaşadığımız ülkelerle dostluk kurmak istiyoruz, komşuluk yapmak istiyoruz; kendimize yeni düşman yaratmayacağız. Egemen bir şekilde barış içinde yaşamak istiyoruz.</p>
<figure class="image float-md-start"><img class="" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/hasmikagopyan.jpg" alt="" width="462" height="347">
<figcaption>Hasmik Hagopyan</figcaption>
</figure>
<p>Ama son günlerde ekonomik yaptırımlar çok artıyor ve pek çok kişi bunu ekonomik savaş olarak tanımlıyor. Daha önceki dönemde de hibrit saldırı ve hibrit savaşı çok konuştuk. Ekonomik savaşa gelince, Rusya Federasyonu'nun Ermenistan'a herhangi bir saldırı başlatması gerektiğini düşünmüyoruz ama bu seçim dönemiyle tam örtüşmesi tesadüf olamaz.</p>
<p>Biz bunların yalnızca geçici sorunlar olduğuna ve çok çabuk çözüleceğine inanıyoruz. Bu belirli ölçüde Ermeni seçmeni üzerinde baskı yapma girişimiydi, Rusya yanlısı güçleri seçmelerini sağlamak için. Putin de bizim Başbakan ile görüşmesinde 'Ermenistan'da Rusya yanlısı güçler var, Rus pasaportundan dolayı da katılmalarına izin verin' dedi. Bunu boş yere söylemiyorum: Rusya yanlısı güçler var ve bizden sonra en çok oyu alacak güç onlar.</p>
<p>Yani muhalefetin  'başbakan adayı' Rusya Federasyonu pasaportu taşıyor, anlıyor musunuz? Büyük sermayesi Rusya Federasyonu'nda. Sanki vatandaşımızı kolay yolu seçmeye ve Rusya yanlısı gücü seçmeye yönlendiriyorlar. Ama bu sorunun kısa sürede çözüleceğine eminim. Bu söyleşi  okunduğunda sorunlar çözülmüş olacak. Çünkü bir ülkenin halkı hangi iktidara oy verirse, diğer ülkeler o iktidarla çalışmak zorunda kalıyor.</p>
<p><strong>Nasıl bir sonuç bekliyorsunuz?  Anayasayı değiştirecek bir çoğunluk tahminleriniz arasında var mı? </strong></p>
<p>Biz başından beri salt çoğunluktan söz ettik, Başbakan bir güçle birleşerek iktidar oluşturma gibi bir sorunumuz olmadığını da belirtti. Kazanacağız ama bir noktada anayasal çoğunluğa sahip olmanın da çok gerçekçi olduğunu hissettik. Şu an anayasal çoğunluğa ulaşma yolunda ilerliyoruz ve çeşitli saygın uluslararası kuruluşlar tarafından yapılan tüm anketler, anayasal çoğunluğa sahip olma ihtimalimizin bulunduğunu gösteriyor. Bakalım, Tanrı bilir.</p>
<p>Koalisyon kuramayız. Çünkü parlamentoya geçme iddiasında olan güçlerin hepsi Sivil Sözleşme dışında hareket ediyor. Bu yüzden bize karşı olan tüm bu güçlerle ne değer ortaklığımız var ki koalisyon kuralım? Öte yandan desteğimiz bize basit çoğunluğun sorun olmadığını gösteriyor. Yüzde 51 için sorun yok. Anayasal çoğunluk olan yüzde 65'e giden yolda ilerliyoruz.</p>
<p><strong>Ermenistan'ın mevcut sınırlarına vurgu yapıyorsunuz. Bunu neden gerekli görüyorsunuz? </strong></p>
<p>Biliyorsunuz, çok güçlü olabiliriz ve bu günlerde bir geçit töreni düzenledik; sahip olduğumuz silahları herkes gördü. Savunma sanayimiz gelişti, silah ihraç ediyoruz, ürettiklerimizi başka ülkelere satıyoruz, artık böyle bir ülke olduk. Ama kime karşı ve ne kadar güçlü? Küçük bir ülkeyiz, nüfus az, ordu az, ekonomimiz mesela NATO'nun ikinci en güçlü ülkesi Türkiye ile kıyaslanamaz.</p>
<p>Meşruiyet sınırlarımız içinde kalıyorsak, komşu ülkelerden herhangi birine toprak talebimiz yoksa neden savaş olsun?</p>
<p>Biz ne Batı Ermenistan'a, ne Gürcistan'daki Cavakh'a, ne İran İslam Cumhuriyeti'ndeki Farsça konuşan Ermeni bölgesine ne de Azerbaycan'daki Karabağ'a talibiz. Eski iktidarların zaman zaman dile getirdiği toprak taleplerini saydım, toplumu bununla besliyorlardı. Ama artık son dönemde bu konu o kadar çok konuşuluyor ki, toplumumuz anlıyor ve Ermenistan'ın gerçek sınırlarını kabul ediyor, bunun ötesinde hak iddiasında bulunmuyor.</p>]]></content:encoded><pubDate>Sat, 06 Jun 2026 20:33:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA["İran'dan yakında ayrılacağız"]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/iran-dan-yakinda-ayrilacagiz-40730</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/yazi/2026/03/21/trump-tan-iran-aciklamasi-ateskes-istemiyorum.webp'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/iran-dan-yakinda-ayrilacagiz-40730</guid><description><![CDATA[ABD Başkanı Trump, İran'dan yakında ayrılacaklarını belirtirken, bu ayrılışın bir anlaşma neticesinde olabileceği gibi, “çok sert yöntemlerin devreye sokulmasıyla da gerçekleşebileceğini” ifade etti.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik açıklamalarda bulundu. </p>
<p>Wisconsin eyaletindeki tarım bölgelerine gerçekleştirdiği ziyaret sırasında, İran ile yaşanan sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, "İran'ın nükleer silaha sahip olmasının önüne geçmek için bu ülkeye yönelik askeri adımlar atmak durumunda kaldıklarını" savundu. </p>
<p>Ateşkes sürecinin gidişatına dair mesajlar veren Trump, İran'dan çok kısa bir zaman dilimi içinde çekileceklerini kaydetti. </p>
<p>Bu ayrılışın bir anlaşma neticesinde olabileceği gibi, “çok sert yöntemlerin devreye sokulmasıyla da gerçekleşebileceğini” dile getiren Trump, her şartta hedeflerine ulaşacaklarını ifade etti. </p>]]></content:encoded><pubDate>Sat, 06 Jun 2026 14:51:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA["Gerekirse bu başı vereceğim, onlara baş eğmeyeceğim"]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/gerekirse-bu-basi-verecegim-onlara-bas-egmeyecegim-40729</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/06/gerekirse-bu-basi-verecegim-onlara-bas-egmeyecegim.webp'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/gerekirse-bu-basi-verecegim-onlara-bas-egmeyecegim-40729</guid><description><![CDATA[Yarın altı beldede yapılacak ara seçim öncesinde bölgeleri gezen CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, "Biz bu butlan meselesinde, birbirimize düşmek yerine hep birlikte sandığı yok sayanlara karşı mücadele edeceğiz" dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, yarın altı beldede yapılacak ara seçim öncesi, seçim bölgelerini gezmeyi sürdürüyor.</p>
<p>Dün Tokat ve Gümüşhane'de seçmenlerle bir araya gelen Özel, bugün Çorum ve Nevşehir'de olacak.</p>
<p>Özel, ilk olarak Çorum Uluslararası 1. Alevilik Çalıştayı Kongresi'ne ve Çorum Rıza Şehri Alevi Canlar Buluşması'na katıldı.</p>
<h4>"Bu ülkenin sizlere borcu çok"</h4>
<p>Burada Alevilerin yaşadığı sorunlardan bahseden Özel, "Biliyoruz ki bu ülkenin sizlere borcu çok. Aynı hizmeti alamamak, camiyi ibadethane sayıp cemevlerini ibadethane saymamaları. Aleviliği bir inanç değil kültür olarak görmek. Aleviliği Kültür Bakanlığı'na bağlamak. CHP iktidarına ne kadar çok ihtiyaç olduğunu bu küçük örneklerden geliyoruz. Grup kürsüsüne çıktığım ilk gün eşit yurttaşlık demiştim" dedi.</p>
<p>'Mutlak butlan' kararına ve seçilmiş CHP yönetimine yönelik baskılara da değinen Özel, konuşmasına şöyle devam etti: "Bugün dört koldan saldırı altındayız. Tehditlerle, baskılarla bizi yolumuzdan döndürmeye çalışıyorlar ama siz oldukça ben yolumdan dönmeyeceğim. Gerekirse bu başı vereceğim ama onlara baş eğmeyeceğim. Butlan meselesi, CHP'nin iç meselesi değildir. Bizim aramızda değildir. Saray ile milletin iradesi arasındadır. Bu yüzden biz bu butlan meselesinde birbirimize düşmek yerine hep birlikte sandığı yok sayanlara karşı mücadele edeceğiz. Hacı Bektaş'ın ektiği toprağa su vermeye yoldaş olacağım. İncinsem de incitmeyeceğim ama mücadeleden vazgeçmeyeceğim. En güzel günlerde, en adil günlerde hep birlikte olacağız. Siz bize sahip çıktınız, biz sizinle birlikte bu yolu yürüyeceğiz. Eninde sonunda menzile varacağız. Biz başaracağız, biz kazanacağız."</p>
<p>Çorum'un ardından Nevşehir'e geçecek olan Özel, saat 13.30'da Mustafapaşa Meydanı'nda düzenlenecek Nevşehir Ürgüp Mustafapaşa Beldesi Halk Buluşması'nda konuşacak.</p>
<h3>Altı beldede seçim var</h3>
<p>Belde, statü kazanan altı merkezde yarın ara seçim yapılacak.</p>
<p>Seçmenler Tokat'ın Reşadiye ilçesine bağlı Yolüstü ve Çevrecik, Almus ilçesine bağlı Bağtaşı, Yeşilyurt ilçesine bağlı Kuşçu ile Gümüşhane'ye bağlı Tekke ve Nevşehir'in Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa beldelerinde, sandık başına gidecek. </p>]]></content:encoded><pubDate>Sat, 06 Jun 2026 12:20:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Hakkında soruşturma başlatılan Rahmi Koç özür diledi]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/hakkinda-sorusturma-baslatilan-rahmi-koc-ozur-diledi-40728</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/06/hakkinda-sorusturma-baslatilan-rahmi-koc-ozur-diledi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/hakkinda-sorusturma-baslatilan-rahmi-koc-ozur-diledi-40728</guid><description><![CDATA[Kürt kadınları cinsiyetçi söylemlerle hedef alan ve hakkında soruşturma başlatılan iş insanı Rahmi Koç, "Herhangi bir kimliği hedef alma niyeti taşımadığım sözlerim için içtenlikle özür diliyorum" dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'de dün katıldığı bir hastane açılışında, Kürt kadınlara yönelik cinsiyetçi ifadeler kullanan iş insanı Rahmi Koç, özür diledi.</p>
<p>Koç, yaptığı açıklamada, "Herhangi bir kimliği hedef alma niyeti taşımadığım sözlerim için içtenlikle özür diliyorum. Üzüntümü samimiyetle paylaşmak isterim. Saygılarımla" ifadelerini kullandı.</p>
<h4>Ne oldu?</h4>
<p><span style="font-size: 16px; font-weight: 500;">Vehbi Koç Vakfı çatısı altındaki Koç Healthcare’in, İzmir'deki yeni hastanesinin açılışında Rahmi Koç, Kürt kadınlara yönelik cinsiyetçi ifadeler kullandı.</span></p>
<p>Koç'un ifadelerine yanında duran eski Başbakan Binali Yıldırım'ın da güldüğü görüldü.</p>
<p>Çok sayıda kullanıcı, dijital medya hesabında Rahmi Koç'un sözlerine tepki göstererek, Kürt kadınlardan özür dilemesini istedi.</p>
<p>Tepkiler dijital medyada, #RahmiKoçÖzürDile hashtagı altında TT oldu.</p>
<p>DEM Parti Kadın Meclisi, barolar, siyasetçiler, hak savunucuları ve AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Rahmi Koç'a tepki gösterdi.</p>
<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek de İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, Koç'un sözlerine ilişkin resen soruşturma başlattığını duyurdu. </p>]]></content:encoded><pubDate>Sat, 06 Jun 2026 12:12:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Alican sınır kapısı yolunun yapımı başladı]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/alican-sinir-kapisi-yolunun-yapimi-basladi-40725</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/05/alican-sinir-kapisi-yolunun-yapimi-basladi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/alican-sinir-kapisi-yolunun-yapimi-basladi-40725</guid><description><![CDATA[Türkiye ile Ermenistan arasında başlayan normalleşme süreci, sınır kapılarının açılmasına yönelik hazırlık aşamasına geldi. Karayolları ekipleri Alican sınır kapısına giden yolun genişletme ve güzergah değişikliği çalışmalarına başladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ve Ermenistan'ı birbirine bağlayan Iğdır'daki Alican Sınır Kapısı’nın geçici gümrük alanının tamamlanmasının ardından, Alican sınır kapısının yolunun genişletilerek duble yol haline getirilmesi ve planlanan çevre yoluna paralel şekilde devam etmesi için güzergah değişikliğine gidildiği öğrenildi.</p>
<p>Yeşil Iğdır gazetesinden Hatem Polat'ın haberine göre, Türkiye tarafından Alican ve Ermenistan tarafından Margara sınır kapılarını birbirine bağlayan karayolunun Türkiye tarafındaki 6 kilometrelik bölümünün duble yol olarak yapılacağı ve yüklenici firmanın çalışmalara başladığı görüldü.</p>
<p>Karayolları ekipleri, ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla yol genişletme ve güzergah değişikliği çalışmaları başladı. Organize Sanayi Bölgesi’nden başlayarak Hoşhaber, Halfeli, Erhacı ve Karakoyunlu güzergahı boyunca devam edecek olan çevre yolu, 6 kilometrelik Alican yolu ile birleşecek. Alican ve Nahcivan yolunun bağlanacağı çevre yolu, Iğdır trafiğini önemli ölçüde rahatlatacak.</p>
<p>AKP'li Iğdır milletvekili Cantürk Alagöz, Yeşil Iğdır gazetesine şu açıklamayı yaptı: “Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu ile Karayolları Genel Müdürlüğümüzün planlamaları doğrultusunda, şehrimizin trafik yoğunluğunu azaltmak ve özellikle tır ile kamyonların şehir merkezine girişini önlemek amacıyla Alican yolu yapımına başlanmıştır. Iğdırımıza hayırlı olsun.</p>]]></content:encoded><pubDate>Fri, 05 Jun 2026 15:37:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[İsmail Arı hakkında tahliye kararı: Tertemiz gazetecilik yaptım]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/ismail-ari-hakkinda-tahliye-karari-tertemiz-gazetecilik-yaptim-40724</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/05/ismail-ari-hakkinda-tahliye-karari.webp'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/ismail-ari-hakkinda-tahliye-karari-tertemiz-gazetecilik-yaptim-40724</guid><description><![CDATA[Gazetecilik yaptığı için 75 gündür tutuklu bulunan BirGün muhabiri İsmail Arı, ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşma salonuna alkışlar eşliğinde getirilen Arı, savunmasında "Tertemiz gazetecilik yaptım" dedi. Savcılık  toplanmayan deliller sebebiyle soruşturmaya etki edebileceği gerekçesiyle tutukluluğun devam etmesini talep etti. Mahkeme,  Arı’nın tahliyesine karar verdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>21 Mart akşamı aile ziyareti için gittiği Tokat’ta gözaltına alınan ve Ankara'ya götürüldükten sonra tutuklanan BirGün muhabiri İsmail Arı, 75 günlük tutukluluğunun ardından bugün ilk kez hakim karşısına çıktı.</p>
<p>Mahkeme, gazeteci İsmail Arı’nın tahliyesine karar verdi.</p>
<p>Duruşmada yaşananlar şu şekilde:</p>
<p>Duruşma salonu açılırken alan yetersiz olduğu için izleyiciler ayakta kaldı. Duruşma salonundaki oturma alanlarına dosya yerleştirildi. Duruşmaya ilginin yoğun olması ve çok sayıda izleyicinin gelmesi nedeniyle daha büyük bir salona geçilmesine karar verildi ve duruşma salonu değiştirildi. Duruşma, 15. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görüldü.</p>
<p>Duruşma salonunda çok sayıda gazeteci, siyasetçi ve meslek örgütü temsilcisi de yer aldı. İsmail Arı'nın ailesinin yanı sıra Utku Çakırözer, Sevda Karaca, Kayıhan Pala, Selin Sayek Böke, Alper Taş, Önder İşleyen, Mehmet Türkmen, İsmail Hakkı Tonbul, Alican Uludağ, Gökçe Gökçen, Murat Emir, Aylin Nazlıaka, İlhan Cihaner, Gamze Taşcıer, Seyit Aslan, Süleyman Bülbül ve Suat Özçağdaş gibi isimler de duruşmayı takip etti.</p>
<p>Hakkında 8 yıla kadar hapis cezası istenen İsmail Arı, duruşma salonuna alkışlar eşliğinde geldi. <a href="https://www.birgun.net/haber/75-gundur-tutuklu-bulunan-muhabirimiz-ismail-ari-hakim-karsisinda-716600" target="_blank" rel="nofollow noopener">BirGün'de yer alan habere </a>göre duruşma, kimlik tespitinin ardından başladı. </p>
<p>Savunma beyanında, avukat Kerem Altıparmak, Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarını kaynak göstererek ifade özgürlüğünün hedef alındığını savundu. Altıparmak, Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesinin, yanıltıcı bilginin kamuoyuna yayılmasını suç sayan hükmünün “gazetecileri hedef almak için bir araç haline geldiğini” belirtti. Savunmanın, dosyanın Anayasa Mahkemesi’ne sevkini talep ettiğini de ekledi.</p>
<figure class="image float-md-start"><img class="" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/ismaildurusma.jpg" alt="" width="542" height="306">
<figcaption><span style="font-size: 10pt;">Fotoğraf: Sultan Özer/ X</span></figcaption>
</figure>
<p>İncelemenin ve itiraz reddedilmesinin ardından İsmail Arı'nın savunmasına geçildi. Mahkeme heyetinin yaptığı beyanlar, duruşma salonunda ses sistemi bulunmaması nedeniyle duyulamadı. Arı,SEGBİS açılmasını talep etti. Taleple ilgili savcı, "Takdir mahkemenindir" dedi. Hakim, SEGBİS açılması talebinin reddine karar verdi.</p>
<p>Avukat Ali Deniz Ceylan “Hakim Bey bu şekilde devam mı edeceksiniz. Bakın bu çok zor oluyor. 6 sayfa savunması var bir de bizim savunmalarımız olacak” dedi. Avukat Kerem Altıparmak “Bu şekilde adil bir savunma da yapılamamakta. Bu savunmanın insicamına da aykırı. İsmail savunmasına mı yoğunlaşsın sizin kayda doğru geçip geçmediğinizi mi kontrol etsin?” dedi.</p>
<p>Avukatların itirazının ardından duruşmaya ses sisteminin kontrol edilmesi ve SEGBİS'in denenmesi için ara verildi. Duruşma başlangıcında SEGBİS talebi reddedilen İsmail Arı savunmasına devam ederken avukatları mahkeme heyetinden tekrar SEGBİS sisteminin kurulması talebinde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/gazetecilik-yargilaniyor-ismail-ari-dan-carpici-savunma-58-satirlik-bir-iddianame-yuzunden-icerideyim-2509621" target="_blank" rel="nofollow noopener">Cumhuriyet'ten Aytunç Ürkmez'in</a> salondan aktardıklarına göre duruşma da yaşanan gelişmeler şu şekilde:</p>
<p>Daha sonrasında İsmail Arı'nın savunması başladı. Arı,<strong> </strong>"Buraya sadece kendimi değil, gazeteciliği savunmak için geldim" sözleriyle savunmasına başlayarak; "75 gündür yatarı olmayan bir suçtan ve 58 satırlık bir iddianame yüzünden içerideyim. Gazetecilik hakkım engellenmektedir. Kapasitenin çok üstünde bir koğuşta, yerde yatmaktayım. Anayasa ve hukuk ayaklar altına alınarak tutuklandım. Yaşadığım süreç, bu adliye binasının gördüğü en hukuksuz süreçlerden biridir. Basın ve demokrasi tarihine geçen bu hukuksuzlukları sıralamak istiyorum" dedi.</p>
<p>"Soruşturma evrakımdaki video kaydından dolayı, videodan 65 gün sonra savcı tarafından gözaltına alındım" diyen Arı; "Gözaltına alındığımda bayram ziyareti için Tokat'ta bulunuyordum. Bir diğer evrakta ise benim eşimin dayısı, amcası ve teyzesinin adresleri gösterilmiş. Savcılık beni neden annem ve babamın evinde değil de eşimin akrabalarının evinde aradı? Ben bunu merak ediyorum. Bu konu hakkında suç duyurusunda bulunmanızı talep ediyorum. Gözaltına alındığımda ise jandarma ve polis suç örgütü lideri ya da uyuşturucu baronlarına yapan baskındaki gibi eşimin akrabalarının evine dayanmıştır. Ayrıca, o dönem Ankara Valiliği'nce, 'benim talebim olmaksızın' suç örgütleri tarafından tehdit edildiğim için iki polis tarafından korunuyordum. Bu şartta neden gözaltına alındım?" ifadelerini kullandı.</p>
<h4>Polisler hakkında suç duyurusu </h4>
<p>Gözaltına alındığında telefonun mahkeme kararı olmaksızın alındığını, daha sonra karakol bahçesinde akrabalarına teslim edildiğini ve çıplak arama yapılmak istendiğini, pantolonunun indirilerek 3 kere 'eğil kalk' yapılmak istendiğini, bunu kabul etmediğini belirten Arı, söz konusu eylemlerde sorumluluğu bulunan polisler hakkında suç duyurusu yapılmasını istedi.</p>
<p>Mahkeme hakimi reddettiği SEGBİS kaydı talebini yapılan itirazlar sonucunda kabul etti.</p>
<p>SEGBİS kaydının açılması için duruşmaya ara verildi.</p>
<p>Soruşturma dosyasının gözaltı sürecinde genişletildiğini belirten Arı, birisinin kendisi gözaltındayken sosyal medyasını tarayıp, yeni videolar çıkardığını ileri sürdü. "Hakkımda koruma kararı olmasına rağmen, sanki kaçıyormuşum gibi gözaltına alınıp, Sincan Cezaevin'e gönderildiğimi anlamak mümkün değil" dedi.</p>
<h4>"Erdoğan ailesi rahatsız değilken, iddia makamı neden rahatsız"</h4>
<p>İddianameye yönelik savunmasına geçen Arı, tutuklanma nedeni "Erdoğan ailesinin vakıfları" videosu hakkında; "Erdoğan ailesinin rahatsız olmadığı videodan, iddia makamı neden rahatsız olduğunu anlamakta zorlanıyorum. 3 video haber ve sosyal medya paylaşımı nedeniyle, 217/A'dan tutuklandım. Bu yasa Meclis'ten geçerken, gazetecilere uygulanmayacak denmişti, 217/A'ya yönelik suçlamaları reddediyorum" dedi.</p>
<p>İsmail Arı, Yunusemre Vakfı soygunu haberine ilişkin de "Bu soygunu ben ortaya çıkardım. Ben bunu yazdığımda ortada soruşturma yoktu. Ben davaları da takip ettim ki, o davaya da siz baktınız. Yine böyle bir büyük salondaydık, siz yine aynı yerde oturuyordunuz, savcı hanım da yanımızdaydı. Şimdi bu haberden dolayı siz yine orada oturuyor, ben de kürsüde bulunuyorum" dedi. </p>
<h4>"Tertemiz gazetecilik yaptım"</h4>
<p>Arı, savunmasını; "Ben halk için gazetecilik yaptım. Çok iyi maaşlara iş teklifi aldım, reddettim. Tutuklanınca da insanların bunun farkında olduğunu gördüm. Maalesef bu ülkede gazeteciler, aydınlar hep tutuklandı. Bu iktidar döneminde de. Ben tertemiz gazetecilik yaptım, kimsenin de partisine göre bakmadım. Bunu sağır sultan duydu, yargı makamı duymadı. Gazetecilik suç değildir, tahliyemi talep ediyorum" ifadeleriyle tamamladı.</p>
<p>Arı'nın savunmasını tamamlamasının ardından avukatlara geçildi.</p>
<p>Av. Kerem Altıparmak; 217/A'nın uygulanabilmesi için gerekli şartları sıraladıktan sonra; "Müvekkilimin haberlerinde dolayı halkımız ne zaman paniye girmiş de ayaklanmış. Müvekkilim o haberi yapmasa, yolsuzluğu yapanlar (Yunusemre Vakfı) ortaya çıkmayacak ve yargılanmayacak. Müvekkilimin beraat edilmesini talep ediyoruz" dedi. </p>
<p>Av. Ali Deniz Ceylan ise "İsmail Arı, 2023 öncesinde birçok Kızılay haberi yaptı ve kitap da yazdı. Maalesef o zaman da idari makamların tepkisi dava açmaktı. Halbuki, İsmail Arı depremden önce Kızılay'ın şirketleştiğini, çadır satacağını yazdı. Kamu makamlarının bu olaydaki ilk tepkisi dava açmak oluyordu. Ancak, haberleri kamu denetimi olarak algılansaydı, belki de o depremde Kızılay hakkındaki tartışmaları yaşamayacaktık. İsmail Arı gibi gazeteciler, Uğur Mumcu gibi araştırmacı gazetecilik geleneğinden geliyor, bu nedenle de böyle sağlam haberler yazıyor" ifadelerini kullandı.</p>
<p>Savcılık  toplanmayan deliller sebebiyle soruşturmaya etki edebileceği gerekçesiyle tutukluluğun devam etmesini talep etti. Mahkeme, gazeteci İsmail Arı’nın tahliyesine karar verdi.</p>]]></content:encoded><pubDate>Fri, 05 Jun 2026 13:49:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA["Türkiye ya da İsviçre'de görüşelim"]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/turkiye-ya-da-isvicre-de-goruselim-40723</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/05/turkiye-ya-da-isvicre-de-goruselim.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/turkiye-ya-da-isvicre-de-goruselim-40723</guid><description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e açık mektup göndererek, iki liderin bir araya gelmesi ve savaşı aralarında sona erdirmeleri gerektiğini belirtti. Mektupta ateşkes ve doğrudan diyalog çağrısı yapılırken, görüşmelerin Türkiye gibi bir ülkede yapılabileceğini söyledi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski  savaşı sona erdirmek için yeni bir girişimde bulundu ve Vladimir Putin ile yüz yüze bir görüşme çağrısı yaptı.  Ukrayna lideri Rusya Devlet Başkanı'na yazdığı açık mektupta, Avrupa'daki savaşın ABD'nin dikkatini tekrar çekmesini "sadece oturup, beklemenin yanlış olacağını" belirtti ve barışın ancak Ukrayna ve Rusya arasında "doğrudan bir diyalog yoluyla" sağlanabileceğini ekledi.</p>
<p>Zelenski ayrıca, müzakereler süresince tam ateşkes çağrısında bulundu. Putin ise Perşembe bu ateşkes önerisini reddetmişti. ABD Başkanı Donald Trump Perşembe günü, iki liderin görüşmesinin "harika olacağını" düşündüğünü belirtti.</p>
<h4>"İktidarınızın yarısında savaştınız"</h4>
<p>Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Putin'in tercihi olduğunu savunan Zelenskiy, Putin'e hitaben, "Rusya'daki 26 yıllık iktidarınızın neredeyse yarısını Ukrayna'ya karşı savaşta geçirdiniz" ifadesini kullandı.</p>
<p>Zelenskiy, Rusya'nın Donbas bölgesini ele geçirmek için çatışmaları sürdürdüğüne dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p>
<p>"(Donetsk bölgesini) Bu yıl da ele geçiremeyeceksiniz. Ama biz Ukraynalılar sürekli bir savaş istemiyoruz. Savaşsız bir hayatın çok daha iyi olduğunu çok iyi biliyoruz. Bunu başarmak istiyoruz. Eminim ki Rusların büyük çoğunluğu buna olumlu yanıt vermeye hazırdır ve bunu siz de biliyorsunuz."</p>
<p>Rusya'nın bazı ülkelerden yardım alarak savaşı sürdürmeye çalıştığını savunan Zelenskiy, "Ukrayna, savaşı sizinle aramızda bir formatta sona erdirmeyi teklif ediyor. Ben de bir görüşme öneriyorum." ifadesine yer verdi.</p>
<p>Savaşın bitirilmesi gerektiğini vurgulayan Zelenskiy, "Bunu dürüstçe, onurlu bir şekilde yapmalıyız ve yeni bir savaşın çıkmayacağını garanti etmeliyiz. ABD'nin tüm dikkatini İran meselesine ayırdığını görüyoruz ve dikkatlerinin Avrupa'daki savaşa yönelmesini beklemek yanlış." değerlendirmesinde bulundu.</p>
<h4>"Türkiye ev sahipliği yapsın önerisi"</h4>
<p>İki liderin bir araya gelmesi için Türkiye'nin veya benzer görüşmelere daha önce ev sahipliği yapmış ülkelerin uygun olacağını belirten Zelenskiy, "Savaş ve barış konularını çözmek için geleneksel olarak liderleri ağırlayan ülkeler var. İsviçre, Türkiye, Arap dünyası ülkeleri. Bunlardan birçok ülke toplantıya ev sahipliği yapabilir ve yapmak istiyor. Kilit meselelere karar verenler liderlerdir, bu her zaman böyle olmuştur ve her zaman böyle olacak. Toplantı için net bir tarih belirlemeyi öneriyorum." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Zelenskiy, liderlerin doğrudan savaşın bitirilmesi için gereken konuları görüşmesi gerektiğine dikkati çekerek, "Bu savaşınızla Ukrayna ve Rusya'yı sonsuza dek ayırdınız. Cephe hattı artık diplomasinin başlaması gereken çizgidir. Ukrayna, müzakereler devam ettiği sürece tamamen ateşkes ilan etmeye hazırdır" ifadelerine yer verdi.</p>
<p>Mektubunda, "Ukraynalıların ve Rusların gelecek nesillerinin geleceğinin nasıl olacağının belirlenmesi gerekiyor." diyen Zelenskiy, savaşı bitirmek için tüm esirlerin karşılıklı olarak takas edilmesine de hazır olduklarını bildirdi.</p>
<p>Zelenskiy, Rusya'nın savaşı bitirmek istememesi durumunda Ukrayna olarak kendilerini savunmaya devam edeceklerini vurguladı.</p>]]></content:encoded><pubDate>Fri, 05 Jun 2026 13:09:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[“60 kilometre sonra araç bozuldu”]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/60-kilometre-sonra-arac-bozuldu-40722</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/05/60-kilometre-sonra-arac-bozuldu.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/60-kilometre-sonra-arac-bozuldu-40722</guid><description><![CDATA[Ekrem İmamoğlu, önceki dönem Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yılmaz'a hakaret davasında bugün tutuklu bulunduğu Silivri'den, İstanbul Anadolu Adliyesine götürülmek üzere Silivri'den çıkarıldı. Ancak aracın arızalandığı gerekçesiyle yarı yoldan cezaevine geri döndürüldü. Duruşmaya SEGBİS’le bağlanarak yaşananlara sert tepki gösterdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’ya hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı dava bugün görülecekti.</p>
<p>Mahkeme daha önce İmamoğlu’nun duruşmada fiziken bulunmasını istemiş ve bu doğrultuda “mevcutlu getirme” kararı çıkarmıştı. Böylece İmamoğlu, Silivri'den çıkarılarak Anadolu Adliyesi'ne getirilecekti. Ancak sabah saatlerinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı.</p>
<p>Halk TV muhabiri Gamze Altunay’ın aktardığı bilgilere göre, Silivri Cezaevi’nden duruşmaya götürülmek üzere yola çıkarılan İmamoğlu, yaklaşık 60 kilometrelik yolculuğun ardından “araç arızası” gerekçesiyle geri döndürüldü.</p>
<p>Sabah saatlerinde cezaevinden çıkarılan İmamoğlu, adliyeye sevk edilirken süreç içinde güvenlik ve teknik gerekçeler tartışma konusu oldu. Cezaevi idaresinin yazışmaları sonrası SEGBİS ile katılım seçeneği devreye alındı ve İmamoğlu yeniden cezaevine götürülerek duruşmaya uzaktan bağlandı.</p>
<p>Duruşmaya SEGBİS üzerinden katılan İmamoğlu, yaşananlara sert tepki gösterdi. Gamze Altunay’ın haberine göre İmamoğlu, sürecin kamuoyundan gizlenmemesi gerektiğini vurgulayarak sabah saatlerinde yaşananları ayrıntılarıyla anlattı.</p>
<p>İmamoğlu, ifadesinde sabah erken saatlerde uyandırıldığını, cezaevinden çıkarıldığını ve yaklaşık 60 kilometre yol gidildiğini belirterek, “araç bozuldu” denilerek geri dönüldüğünü söyledi. Sürecin şeffaf olmadığını savunan İmamoğlu, “Bu yaşananları herkes duysun” diyerek tepkisini dile getirdi.</p>
<p>İmamoğlu ayrıca yolculuk sırasında kendisine yeterli bilgilendirme yapılmadığını, araçta bir arıza olup olmadığına dair net bir açıklama görmediğini ifade etti. Geri dönüş kararını sorguladığını belirten İmamoğlu, “Eğer araç bozuksa neden geri dönüyoruz?” şeklinde itirazda bulunduğunu aktardı.</p>
<h4>"Bunun bir tezgah olduğunu düşünüyorum</h4>
<p>Yaşanan sürecin planlı olduğunu düşündüğünü söyleyen İmamoğlu, “bunun bir tezgâh olduğunu düşünüyorum” ifadesini kullandı. Cezaevi ve güvenlik görevlilerinin kendisini tekrar cezaevine götürdüğünü, buna rağmen adliyeye fiziksel olarak çıkarılmamasını eleştirdi.</p>
<p>İmamoğlu, SEGBİS’e dönülmesinin ardından Kartal Adliyesi’ne götürülmemesini de sorgulayarak, “Eğer SEGBİS’e dönülecekse neden yola çıkarıldım?” sorusunu yöneltti. Sürecin kendisine göre bir “psikolojik baskı” oluşturduğunu ifade eden İmamoğlu, yaşananları “adil yargılama sürecine zarar veren bir tablo” olarak nitelendirdi.</p>
<p>Duruşma sonunda mahkeme, davayı 11 Eylül tarihine erteledi.</p>]]></content:encoded><pubDate>Fri, 05 Jun 2026 12:56:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Ermenistan’ın kader anı: Avrupa mı Rusya mı?]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/ermenistanin-kader-ani-avrupa-mi-rusya-mi-40721</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/05/ermenistanin-kader-ani-avrupa-mi-rusya-mi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/ermenistanin-kader-ani-avrupa-mi-rusya-mi-40721</guid><description><![CDATA[Bu seçim sadece Batı veya Doğu bloğunu seçmek olmayacak. Aynı zamanda 30 yılı aşkındır süren çatışmaların dinmesi, bölgeye barışın gelmesi, belki de en önemlisi Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesi ve bunun sonucu olarak sınırların açılmasını da seçmek olacaktır.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ermenistan vatandaşları, 7 Haziran’daki parlamento seçiminde ülkenin sadece iktidar partisini değil aynı zamanda ülkenin ilerlemekte olduğu kritik yolu da seçecek. Bu yılki seçim geçmiştekilerden ayıran en önemli faktör şüphesiz Ermenistan’ın kendini yeni bir realitede bulması. İkinci Karabağ savaşı ve Azerbaycan’ın 2023 askeri operasyonlarından sonrası gerçekleşen olaylar Ermenistan’da ve diasporada geniş yankı bulmuştu, savaşın ardından altı yıl ve en son saldırının üstünden ise üç yıl geçti. Bu süreç boyunca Ermenistan’da olumlu ve olumsuz sayısız olay yaşandı.</p>
<p>Ermenistan, 1991’de Sovyetlerden bağımsızlığını ilan ettiğinden beri Rusya ile geleneksel bir bağ içerisinde. Dağlık Karabağ sorunu nedeniyle Azerbaycan ve Türkiye sınırları kapalı. Dış dünyaya sadece Gürcistan ve İran üzerinden bağlanan ve ekonomik anlamda izolasyon içerisinde olan Ermenistan’ın ekonomik ve askeri güvencesini Rusya sağlıyordu. Fakat bu geleneksel ilişki 2018’deki Kadife Devrim ve Nikol Paşinyan’ın ülkenin başına geçmesiyle zedelenmeye başlamıştı. 2020 ve sonrasında ise iki ülkenin ilişkileri giderek kötüleşiyor ve Paşinyan hükümeti Rusya’ya olan bağımlılığını azaltma çabası içinde. Öte yandan muhalif partiler Rusya ile olan ilişkilerin Ermenistan için kritik olduğunu ve Rusya ile geleneksel ilişkinin devam etmesi gerektiğini savunuyor.</p>
<p>Ermenistan vatandaşlarının önüne iki seçenek sunuluyor: Rusya ile tekrardan iyi ilişkiler kurup istikrar içerisinde yaşamaya devam etmesi fakat potansiyelini kullanamaması ya da Ermenistan tarihinde daha önce bu ölçekte denenmemiş sancılı yolu seçip, ülkenin kalkınması için gerekli olan potansiyeli kullanmak. Avrupa Birliği (AB) daha önce de Ermenistan ile yakınlaşmış olsa da, Avrupa Komisyonun Başkanı Ursula von der Leyen’ın da dediği gibi “Ermenistan-AB ilişkileri daha önce hiç olmadığı kadar yakın”. Paşinyan’ın vaat ettiği Avrupa yolunun yanı sıra Türkiye ile ilişkilerinin normalleşmesi ve Azerbaycan ile kalıcı bir barışın sağlanması, 30 yıldan bu yana daha önce hiç olmayan önemli somut adımların gerçekleşmesi seçmen için önemli kriterler olacak.</p>
<h4> Anketler neler söylüyor?</h4>
<p>7 Haziran seçimlerinde öne çıkan beş parti var: Sivil Sözleşme (Nikol Paşinyan), Güçlü Ermenistan (Samvel Karapetyan), Ermenistan İttifakı (Robert Koçaryan), Müreffeh Ermenistan (Gagik Tsarukyan) ve Ermenistan Liyakat Partisi (Gurgen Simonyan). ArmES’in yapmış olduğu anketinin 4. dalgasına göre liderlik yüzde 36 ile Sivil Sözleşme, ikincilik yüzde 12 ile Güçlü Ermenistan, üçüncülük yüzde 5 ile Ermenistan İttifakı, dördüncülük yüzde 3 ile Müreffeh Ermenistan ve beşincilik yüzde 2’ye yakın bir oranla Ermenistan Liyakat Partisi’nde.</p>
<p>Anketler siyasi partilerin oy oranlarının yanı sıra enteresan alanlara da ışık tutuyor. Halkın yüzde 47’si ülkenin ekonomisinin olumlu yönde ilerlediğini söylerken yüzde 27’si ise olumsuz yönde ilerlediğini düşünüyor, ülkenin doğru yolda ilerlediğine inananların yüzdesi ise yüzde 46. İlk ankette bu oran yüzde 35'ti. Paşinyan’a karşı en büyük eleştiri, askeri alanda yapılmasına karşın halkın yüzde 53’ü ülkenin bir yıl öncesine göre daha güvenli olduğunu düşünüyor. Paşinyan’ın toplumdan desteği yüzde 53’e çıkmış gözüküyor. Bu yükseliş 8. Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi’nin 4 Mayıs’ta Yerevan’da yapılması ve 28 Mayıs  Ermenistan Cumhuriyeti kuruluş etkinliğindeki gösterilen yeni askeri araçların halkta olumlu karşılanması olarak yorumlanabilir. Anketlerde de görüldüğü üzere seçim iki parti arasında geçecek gibi. Bu partiler Sivil Sözleşme ve Güçlü Ermenistan’dır.</p>
<h4>Seçimden sonra Ermenistan’ı neler bekliyor?</h4>
<p>Bu seçim sadece Batı veya Doğu bloğunu seçmek olmayacak. Aynı zamanda 30 yılı aşkındır süren çatışmaların dinmesi, bölgeye barışın gelmesi, belki de en önemlisi Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesi ve bunun sonucu olarak sınırların açılmasını da seçmek olacaktır.</p>
<p>Evet Ermenistan ekonomik olarak Rusya’ya fazlasıyla bağımlı ve dış dünyaya sadece Gürcistan ve İran üzerinden ulaşabiliyor. ABD/İsrail’in İran’a saldırması ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeler, Ermenistan’ın İran’ın limanlarını kullanarak dünyaya açılmasını önemli ölçüde kısıtladı. Yaşanan bu jeopolitik gelişmeler ışığında Avrupa’ya ve dünyaya sadece Gürcistan üzerinden ulaşmak durumunda kalındı. Gürcistan’a bağlanan altyapıların eksik ve eski olması, Ermenistan’ın ekonomik potansiyeline büyük darbe vurdu. Bu nedenden ötürü, Türkiye sınırının açılması Ermenistan ekonomisinde büyük önem arz ediyor.</p>
<h4>Paşinyan’ın politikası ve Rusya’nın etkisi</h4>
<p>Ermenistan vatandaşları Paşinyan’ı seçtikleri takdirde kendilerini uzun vadede olumlu fakat sancılı bir yol bekleyecek. Paşinyan’ın yürüttüğü Avrupa yanlısı dış politika nedeniyle Rusya’yla ilişkiler zayıflamaya devam edecek ve vatandaşların yaşam kalitesi bir müddet azalacak. Elbette bu Paşinyan hükümetinin gerekli önlemleri almaması durumunda yaşanacak senaryo.</p>
<p>Ülkenin önde gelen banka, teknoloji, yabancı yatırımlar ve diğer sektörlerinde Rus sermayesinin etkisi hafife alınmayacak ölçüde yer kaplıyor. Bu sektörlerden Rus sermayesinin çıkması, Ermenistan’ın GSYİH'nin azalmasına neden olacaktır. Ermenistan Avrasya Ekonomik Birliği’ne üye olduğu için Rusya ve diğer üye ülkelere gümrük vergilerinden muaf ya da çok cüzi bir miktar ödüyor. Öte yandan petrol ve doğalgaz ürünlerini dünya piyasasının altında bir fiyatla satın alan Ermenistan, ilerleyen dönemlerde bu avantajını kaybedebilir ve vatandaşların üzerine ağır yükler binebilir.</p>
<p>Ekonominin yanı sıra güvenlik de önemli endişelerin başında. Ermenistan, Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü’ne üye, bu örgüt bir nevi Rus NATO’su olarak değerlendirilebilir. Rusya’nın Gümrü’de 102. Askeri Üssü bulunuyor, bu üsteki Rus askerleri Türkiye ve Azerbaycan sınırında Ermeni askerleri ile birlikte devriye geziyorlardı ve 30 yılı aşkın süredir Rusya Ermenistan’ın bir numaralı garantörü olarak görülüyordu. Öne çıkan en büyük endişe, Rusya ile bağlar kopması durumunda Ermenistan’ın toprak bütünlüğünü kimin savunacağı. Unutulmamalı ki Rusya, Azerbaycan’ın Ermenistan’ın uluslararası tanınmış toprağına 2021 ve 2023’teki saldırılarına karşılık somut bir tepki ortaya koymadı.</p>
<h4>Avrupa Birliği çare olabilir mi?</h4>
<p>Peki Rusya etkisinden çıkmanın olumlu yanları nedir? Paşinyan’ın sekiz yıldır ülkenin dış politikasını Rus merkezinden Avrupa merkezine taşıması, yavaş yavaş meyvelerini vermeye başladı. Bunun en önemli örneği, Ermenistan-Azerbaycan sınırının AB Sivil Misyon tarafından denetlemesi. Bu birim taciz ateşlerinin veya ufak çatışmaların azalmasında ve nihayetinde sona ermesinde önemli rol oynadı. AB’nin askeri harcamaları için Ermenistan’a ödenek çıkarması, AB üye ülkelerinden askeri ekipmanların satın alınması ve askeriyenin eğitilmesi bunlara örnek.</p>
<p>Ekonomik alanda ise verilen fonlar ve krediler sayesinde ülkenin ekonomisi canlanıyor ve kalkınıyor. Rusya’nın Ermeni ürünlerine koymuş olduğu engeller ve kısıtlamalara karşılık AB, Ermenistan’ın bu durumdan en az hasar alması için 50 milyon euro üzerinde destek paketini hazırlamaya başladı. AB aynı zamanda Karabağ’dan göç etmek durumda kalanların ihtiyaçları için Ermenistan’a belirli oranda bir yardım paketi göndermişti. Ayrıca daha önceki yardım paketlerine bakıldığında 50 milyon euro’nun devamının da geleceğini anlaşılabilir. Yardım paketlerinden daha önemlisi AB şirketlerinin Ermenistan’a yatırım yapması ve Ermenistan’ın Gürcistan’ın faydalandığı avantajlardan faydalanabilmesi. Bu durum Ermenistan ekonomisi için büyük ölçüde büyümeyi sağlar. AB, Ermenistan’ı yalnız bırakmayacağını ve Rus sermayenin yerini dolduracağına dair izlenim bırakıyor.</p>
<p>Unutulmamalı ki, bu tip yatırımların gerçekleşebilmesi ve Avrupa pazarına kolay erişim hakkının kazanılması kısa sürede mümkün değil. Daha önceden bahsettiğim sancılı süreç burada baş gösteriyor. Avrupa pazarına kolay bir şekilde erişebilmek için AB tarafından getirilen kalite standartlarını karşılamanız gerekiyor. Bu standartları karşılamak için altyapı yatırımları ve kurumsal reformlar gerek. Bunların sağlanması yıllar alacağından Ermenistan, Avrasya Ekonomik Birliği’nden (AEB) anında kopamaz ve aynı zamanda da Avrupa Ekonomik Alanı’na (AEA) giremez. Her ne kadar ikilem gibi görünse de AB, üye olmayan ülkelerin AEA’ya girmek isteyen ülkelere maddi ve teknik destek veriyor. Bunların yanı sıra Ermenistan pazarının AB üye ülkeleri tarafından fark edilmesi, daha fazla yatırımı çekecektir. Bu da Ermenistan’ın adının Avrupa’da ve dünyada daha geniş yer bulması anlamına geliyor.</p>
<p>Avrupa Birliği ile yakınlaşma savunma ve ekonominin yanı sıra vatandaşların yaşam standartlarının gelişmesi anlamına da geliyor. Örneğin, kurumların AB standartlarına yükseltilebilmesi için hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü ve özgür medya gibi alanlarda iyileştirmeler ve çalışma hayatında işçinin haklarının korunması konularında kriterler getirecektir. Bu reformların uzun yıllar alacağı unutulmamalı. Ermenistan vatandaşlarının belki de AB ile yakınlaşmadan en umutlu olduğu konu vizesiz Avrupa seyahat imkanı. Bu hakka sahip olmak için AB üyesi olmak gözetilmez. Mesela, Gürcistan vatandaşları Avrupa’ya vizesiz seyahat edebiliyor.</p>
<h4>Türkiye-Ermenistan-Azerbaycan ilişkileri</h4>
<p>Güney Kafkasya’da ve Ermenistan tarihinde daha önce görülmemiş bir adım,  belki de sayılan olumlu gelişmelerinden hepsinden daha önemli. Paşinyan’ın bu seçimde ana vaadi olan barış. Günümüzde Türkiye-Ermenistan-Azerbaycan ilişkileri daha önce hiç olmadığı kadar olumlu yönde ilerliyor. Paşinyan’ın Türkiye ile ilişkilerinin normalleştirme çabaları ve şu anda sahada Azerbaycan tarafından herhangi bir ateşkes ihlalinin olmaması, barış ortamını ve umutları yükselten gelişmeler. Elbette çözülmesi gereken çok fazla sorun var: Ermeni savaş esirlerinin Bakü’de kötü şartlar altında tutulması ve Aliyev’in yer yer Ermeni karşıtı ve Ermenistan’a karşı tehditkar sözleri.</p>
<p>Şüphesiz ki yukarıda sayılan sorunlar Ermeni halkında derin yaralar açıyor ve barışa olan inancını zedeliyor. Bilinmesi gereken konulardan biri, zaman zaman diplomasinin olumlu sonuçlara varabilmesi için bazı konuların halkın gözünden uzak tutulması gerektiği. Peki bu şartlar altında gerçekten Türkiye ile normalleşme sağlanabilir ve Azerbaycan ile barış gerçekleştirilebilir mi?</p>
<p>Türkiye ile sınırların açılmasının ekonomik olarak her iki ülkeye katkısı var ve en çok faydayı Ermenistan görecektir. TRIPP projesinin hayata geçirilmesi için gerekli siyasi adımların atılması Türkiye ile sınırların açılmasında da kritik bir rol oynayacaktır. Türkiye sınırının açılmasıyla birlikte Ermenistan’dan Avrupa’ya ihraç edilen ürünlerin maliyeti azalacak ve Türk limanlarıyla birlikte daha az maliyet ile daha fazla kapasitedeki ürünler Avrupa pazarına ulaşacak. İki ülkenin birbirine yapacağı yatırımlar sayesinde ülkelerin ekonomik büyümesi ve sınır bölgelerinin kalkınması kaçınılmazdır.</p>
<p>Ticaret etkilerin yanı sıra turist sayısının artması, sınır bölgelerinde yaşayan insanların birbirlerinin köylerine ziyaret etmesi ve bölgesel pazarın kurulması sayesinde iki taraf da birbirinden çok da farklı olmadığını görecek ve yılların getirdiği nefret ve düşmanlık yerini anlayışlı, empati yapabilen ve ilerleyen dönemlerde dostça ilişkilerin kurulmasına bırakacaktır. Peki Azerbaycan etkisi ne olacak?</p>
<p>Azerbaycan ile kalıcı barışın imzalanması için önümüzde daha çok yolun olduğunu düşünüyorum fakat bu uzun yolda istikrarın da sağlanabileceğine inanıyorum. AB’nin kurulma ilkesinde olduğu gibi düşmanlıkları yok etmenin en etkili yolu ticaret yapmaktan geçer. Gürcistan üzerinden gelen Azerbaycan ürünlerinin Ermenistan’a girmesi olumlu gelişmelerin bir göstergesi.</p>
<p>Genel itibariyle, AB ve ABD’nin bölgede olma istekleri ve Türkiye’nin çıkarlarının da bu iki güçle örtüşmesi Ermenistan ile sınırların açılmasında büyük ilerleme sağlıyor. Aliyev her ne kadar zaman zaman talihsiz açıklamalarda bulunsa da ilerleyen süreçlerde olumlu gelişmelerin yaşanacağına inanıyorum. Paşinyan zor, sancılı ama uzun vadede gelecek vaat ediyor.</p>]]></content:encoded><pubDate>Fri, 05 Jun 2026 12:35:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[İsrail’den Lübnanlılara ‘bölgeden uzaklaşın’ uyarısı]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/israilden-lubnanlilara-bolgeden-uzaklasin-uyarisi-40720</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/05/israilden-lubnanlilara-bolgeden-uzaklasin-uyarisi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/israilden-lubnanlilara-bolgeden-uzaklasin-uyarisi-40720</guid><description><![CDATA[ABD'deki ateşkes girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından İsrail, Lübnan'da bazı beldelere saldırı tehdidinde bulunarak, halktan evlerini terk etmelerini istedi. Gece boyunca İsrail’in düzenlediği saldırılarda ise üç kişi yaşamını yitirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X (Twitter) platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ülkelerinin Lübnan'ın Arnaya, Ankun ve Kefer Fila beldelerini hedef alacağını bildirdi.</p>
<p>Adraee, bölgedeki Lübnanlılardan yaşadıkları yerden en az bir kilometre uzaklaşmalarını istedi.</p>
<h4>Son saldırılarda üç kişi öldü</h4>
<p>Lübnan haber ajansı NNA'ya göre, İsrail ordusu Lübnan’ın Nebatiye kentine bağlı Duveyr beldesinde bir binayı bombaladı. Saldırıda bir kişi hayatını kaybetti, bir kişi de yaralandı. Hedef alınan bina yerle bir oldu.</p>
<p>İsrail saldırısında Habbuş beldesinin hedef alınması sonucu da iki kişi hayatını kaybetti.</p>
<p>Ayrıca İsrail ordusu sabah saatlerinde Yukarı Nebatiye, Zibdin, Şukin, Cibşit ve Kefr Tebnit beldelerini bombaladı. Nebatiye'nin Deyr Zehrani beldesinde ise İsrail savaş uçakları iki binayı hedef aldı.</p>
<p>Lübnan'ın Sur bölgesindeki İsrail ordusunun hedefinde, Burç Kalavay ve Deyr Kifa beldeleri vardı.</p>
<p>İsrail'de toplanan Cebel Amil Hastanesi çevresine düzenlenen saldırıda da bir bankaya ait bina yıkılırken, 12 kişi yaralandı.</p>]]></content:encoded><pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:44:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Hayvanlar Müze Gazhane’de: Barı-n/m-ak]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/hayvanlar-muze-gazhanede-bari-n-m-ak-40718</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/04/hayvanlar-muze-gazhanede-bari-n-m-ak.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/hayvanlar-muze-gazhanede-bari-n-m-ak-40718</guid><description><![CDATA[Mayıs ayında Müze Gazhane’de açılan “Barı-n/mak” sergisi, sanat aracılığıyla sokak hayvanlarına dair farkındalık ve toplumsal bilinç oluşturmayı hedefliyor. Eserlerin geliri hayvanlar için kullanılacak olan sergi, 31 Ağustos’a kadar gezilebilir.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Kadıköy'de bulunan Müze Gazhane, sanatın dönüştürücü gücünü hayvan hakları savunuculuğuyla buluşturan "Barı-n/m-ak"<strong> </strong>sergisine 22 Mayıs’ta kapılarını açtı.</p>
<p>Küratörlüğünü Hicran Aksöz'ün üstlendiği sergide 27 çağdaş sanatçı, kentte birlikte yaşam, barınma hakkı ve türler arası dayanışma üzerine düşünmeye davet ediyor. Yaşamı paylaştığımız hayvanları korumayı ve bakım emeğinden barınmaya, sorumluluğu yeniden sorgulamaya davet eden güçlü bir çağrı yapıyor.</p>
<p><img class="float-md-start" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/tugba-oztopcu-huzur-2026-80x80-cm-tuval-uzerine-yagliboya.jpeg" alt="" width="449" height="458">Sergi, sanat aracılığıyla hem farkındalık yaratıyor hem de dayanışmanın mümkün olduğunu hatırlatıyor. Sergi başlığı ise “barınak” ve “barınmak” kavramlarını sorgulatmayı hedefliyor.</p>
<p>Sözcükteki harflerin ayrılması, aralıkları ile kelimenin yapısı, sürekli yersiz ve yuvasız kalarak yaşam döngüleri geçici sığınaklarda tamamlanan ve barınamayan sokak hayvanlarına dikkat çekiyor.</p>
<p>Sergi, kentte kimlerin barınıp barınamadığı, hayvanlar için barınağın bir sığınak mı yoksa tecrit alanı mı olduğu sorularını düşündürtüyor. Eksik ya da fazla harfler ise hayvanların tamamlanmayı bekleyen yuvalarını ve insanın bu eksikliği tamamlama sorumluluğunu ele alıyor.</p>
<p><img class="float-md-end" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/seydi-murat-koc-insanlar-alemi-serisinden-2023-cap-80-cm-tuval-uzerine-akrilik-yagliboya.jpeg" alt="" width="453" height="453">Tuğba Öztopçu’nun “Huzur” resminde de köpek okşayan kadın ve köpeğin duygusal ifadesi, güvenle teslimiyeti, sıcak bir kucağa sığınmanın verdiği rahatlığı gözler önüne seriyor.</p>
<p>Sergideki eserlerle, kentte yaşamı paylaştığımız türlerin yuva bildiği çöp kenarları, kuytu köşeler farklı bir biçimde görünür oluyor. Sokak hayvanlarının ve özellikle köpeklerin öne çıktığı sergide, hayvan temasları dikkat çekiyor.</p>
<p>Seydi Murat Koç’un “İnsanlar Alemi Serisinden” eserinde ise mistik bir geyik figürü izleyiciyi karşılıyor. Sergisi kapsamında sanatçılarla söyleşiler ve atölye çalışmaları düzenlenecek. Hayvan hakları temalı sanat etkinliklerine, çocukları ve her yaştan katılım sağlanabilir.</p>
<p><img class="float-md-start" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/202605281044041-img.png" alt="" width="361" height="451"></p>
<p>Sergi sonunda sanatçılar, eserlerini inisiyatife bağlı olarak koleksiyonerlerle buluşturacak. Eserlere sağlanan destekle, Beşiktaş Belediyesi Barınakları<strong> </strong>ve Angels Farm'ın acil ihtiyaç listelerindeki malzemelerin doğrudan temin edilmesi için katkı sunulacak.</p>
<p>Ayrıca Müze Gazhane, müşterek bir mekân olarak kedi evleriyle, mama ve su kaplarıyla hayvanları barındırıyor. Müze Gazhane, mahallelilerin de mümkün olduğunca sokak hayvanlarının durumunu takip ettiği hayvan dostu bir adres niteliği taşıyor.</p>
<p>“Barı-n/mak”Sergisi 21 Mayıs - 31 Ağustos tarihinde 10.00-18.00 (Pazartesi hariç) saatleri arasında Müze Gazhane P Binası’nda izleyicilerini ve hayvanseverleri bekliyor olacak.</p>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 04 Jun 2026 15:36:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Ermenistan ve ABD, Trump Rotası çerçeve anlaşmasını imzaladı]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/ermenistan-ve-abd-trump-rotasi-cerceve-anlasmasini-imzaladi-40717</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/04/ermenistan-ve-abd-trump-rotasi-cerceve-anlasmasini-imzaladi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/ermenistan-ve-abd-trump-rotasi-cerceve-anlasmasini-imzaladi-40717</guid><description><![CDATA[ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Yerevan'ı ziyareti sırasında paraflanan Trump Rotası çerçeve anlaşması, bu kez Marco Rubio tarafından imzalanarak Ermenistan'a gönderildi ve bugün Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan tarafından imzalanarak, anlaşma onaylanmaya hazır hale geldi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ermenistan ve Amerika Birleşik Devletleri, Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun geçen hafta Yerevan'ı ziyareti sırasında üzerinde anlaşılarak<a href="https://www.agos.com.tr/tr/haber/ermenistan-ve-abd-anlasmanin-detaylarina-dair-ortak-belge-imzaladi-40613" target="_blank" rel="nofollow noopener"> paraflanan</a>, Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası (TRIPP) ile ilgili stratejik işbirliğine dair çerçeve anlaşmasını imzaladı.</p>
<p>Dışişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan'ın 4 Haziran'da anlaşmayı imzaladığını gösteren bir video yayınladı. </p>
<p>Ermenistan Dışişleri Bakanı, “Değerli vatandaşlar, birkaç saniye önce Ermenistan-ABD TRIPP çerçeve anlaşmasını imzaladım. Hatırlayacağınız üzere, birkaç gün önce Ermenistan ziyaretinde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile birlikte anlaşmanın paraflarını atmıştık. Şimdi de Sayın Rubio anlaşmayı imzaladı, belge Ermenistan'a gönderildi ve ben de Ermenistan adına imzaladım. Böylece uzaktan imzalama süreci tamamlandı ve anlaşma onaylanmaya hazır hale geldi” dedi.</p>
<p>Anlaşmanın ilk parafı, geçen sene Ağustos ayında Washington'da yapılan zirvede atılmıştı.</p>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 04 Jun 2026 15:19:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[AB'den, Rusya’nın kısıtlamalarına karşı Ermenistan’a 50 milyon euro destek]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/ab-den-rusyanin-kisitlamalarina-karsi-ermenistana-50-milyon-euro-destek-40716</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/04/ab-rusyanin-kisitlamalari-nedeniyle-ermenistana-50-milyon-euroyu-asan-destek-saglayacak.jpeg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/ab-den-rusyanin-kisitlamalarina-karsi-ermenistana-50-milyon-euro-destek-40716</guid><description><![CDATA[Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Birliği’nin Rusya’nın Ermenistan ürünlerine yönelik uyguladığı kısıtlamalar nedeniyle Ermenistan’a yönelik bir destek paketi hazırladığını açıkladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Komisyonu’nun internet sitesinde yayımlanan açıklamaya göre Avrupa Komisyonu Ursula von der Leyen, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile yaptığı telefon görüşmesi sırasında, Ermenistan'a maddi destek konusuna değindi.</p>
<p>von der Leyen, Rusya’nın Ermenistan’a yönelik son kısıtlamalarını ele aldıklarını belirterek, “Bu, ekonomik zorlamadan başka bir şey değildir ve kabul edilemez. Ermeni ürünlerine yönelik ihracat kısıtlamalarıyla Moskova, ekonomik ilişkileri siyasi baskı aracı olarak kullanıyor” dedi.</p>
<p>Avrupa’nın bu tür uygulamaları yakından bildiğini vurgulayan Komisyon Başkanı, “Bu yüzden Avrupa, güçlü bir şekilde Ermenistan’ın yanında duruyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Ursula von der Leyen, AB’nin Ermenistan’a özel bir destek paketi hazırladığını da belirterek, “Bu paket, 50 milyon euroyu aşan acil finansal yardımı içeriyor ve bunu yeni önlemler izleyecek” diye konuştu.</p>
<p>AB’nin ayrıca bazı Ermeni ürünlerinin, özellikle tarım ve gıda ürünlerinin ticaretini kolaylaştırmaya yönelik adımlar attığını belirten von der Leyen, çiçekçilik sektörü gibi Rus kısıtlamalarından etkilenen alanlara da destek sağlanacağını ifade etti.</p>
<p>Ursula von der Leyen ayrıca AB’nin Ermenistan ile iş ilişkilerini derinleştirmeye devam edeceğini ve “Dayanıklılık ve Büyüme” programı kapsamında 2024’ten bu yana yaklaşık 7 bin işletmeye destek sağlandığını ve 20 binden fazla istihdam oluşturulduğunu hatırlattı.</p>
<p>Ermenistan’ın Avrupa, Güney Kafkasya ve Orta Asya’yı bağlayan stratejik bir merkez olma potansiyeline sahip olduğunu belirten Ursula von der Leyen, ulaşım ve bağlantısallık projelerinin önemine dikkat çekti.</p>
<p>Taraflar ayrıca Ermenistan-AB ortak çalışma grubunun kurulması konusunda anlaşmaya vardı.</p>
<p>Rusya Ermenistan'ın AB ve ABD ile yakınlaşmasıyla birlikte bazı Ermenistan ürünlerinin ithalatına kısıtlamalar <a href="https://www.agos.com.tr/tr/haber/rusya-ermenistan-dan-ithal-ettigi-tarim-urunleri-kisitlamasini-genisletiyor-40671" target="_blank" rel="nofollow noopener">getirmişti</a>. </p>
<p>(Armenpress)</p>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 04 Jun 2026 15:05:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Gazeteciler, Ermenistan seçimlerini konuştu]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/gazeteciler-ermenistan-secimlerini-konustu-40715</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/04/gazeteciler-hdvnin-gundem-toplantisinda-bulustu.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/gazeteciler-ermenistan-secimlerini-konustu-40715</guid><description><![CDATA[Hrant Dink Vakfı’nın 3 Haziran’da düzenlediği Ermenistan seçimi gündemli toplantıda, “Seçimde Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın avantajı, halkın kendisine duyduğu sevgiden değil, muhalefetin daha fazla riskli görülmesinden kaynaklanıyor. Güçlü bir muhalefet sistemi oluşamadığı için Paşinyan’ın karşısına sürekli eski rejim kalıntıları çıkıyor. Ve Paşinyan, bu durumu lehine kullanıyor” değerlendirmesi yapıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ermenistan'da yaklaşık 2,5 milyon seçmen, parlamentodaki sandalyeler için yarışan 18 parti ve ittifak arasında seçim yapmak için 7 Haziran Pazar günü sandık başına gidecek. Seçime günler kala, Hrant Dink Vakfı tarafından 3 Haziran’da Şişli’deki Anarad Hığutyun Binası’nda, Güney Kafkasya'daki kırılgan dengeler, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin seyri ve bölgesel güç dinamikleri açısından belirleyici eşiklerin konuşulduğu bir toplantı düzenlendi.</p>
<p>Türkiye-Ermenistan İlişkileri Diyalog Programları Koordinatörü Burcu Karakaş’ın moderatörlüğünü yaptığı toplantıda, Agos yazarı Ari K. Demircioğlu ile Uluslararası Kriz Grubu Türkiye-Kıbrıs Direktörü Nigar Göksel konuşmacı olarak yer aldı. Toplantıya, çok sayıda gazeteci katıldı.</p>
<figure class="image float-md-start"><img class="" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/ermenistan-2026-arikevorkdemircioglu-11-page-0001-1.jpg" alt="" width="530" height="280">
<figcaption>Hazırlayan: Ari K. Demircioğlu</figcaption>
</figure>
<h4>Halk seçim hakkında ne düşünüyor?</h4>
<p>Toplantı, Agos yazarlarından Ari K. Demircioğlu’nun Ermenistan’ın güncel durumu ve Türkiye-Ermenistan ile Ermenistan-Azerbaycan ilişkilerindeki gündemlere dair sunumuyla başladı. Demircioğlu, “7 Haziran'da yapılacak seçim, yalnızca bir parlamento seçimi değil. Ülkenin güvenliğini, ekonomisini ve egemenliğini dengelemeye çalıştığı bir risk referandumu hâline gelmiş durumda. Uluslararası Cumhuriyet Enstitüsü'nün (IRI) Anket Araştırmaları Merkezi tarafından ülke genelinde yapılan bir kamuoyu araştırmasında, ankete katılanların yüzde 71'i seçimlerin özgür ve adil olacağına inanıyor. Bunların yüzde 34'ü seçimlerin ‘kesinlikle’ özgür ve adil olacağını, yüzde 37'si ise ‘muhtemelen’ olacağını düşünüyor” şeklinde konuştu.</p>
<p>Toplantıdaki önemli başlıklardan biri de Ermenistan ve ABD arasında imzalanan, Azerbaycan ile Nahcivan arasında kara bağlantısının kurulacağı Trump Uluslararası Barış ve Refah Yolu (TRIPP) anlaşması oldu. Ermenistan halkının projeyi desteklediği ve ayrıştığı noktalar da tartışıldı.</p>
<h4>“Paşinyan’ın karşısına eski rejim kalıntıları çıkıyor”</h4>
<p>Demircioğlu, “Seçimde Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın avantajı, halkın kendisine duyduğu sevgiden değil, muhalefetin daha fazla riskli görülmesinden kaynaklanıyor. Güçlü bir muhalefet sistemi oluşamadığı için Paşinyan’ın karşısına sürekli eski rejim kalıntıları çıkıyor. Ve Paşinyan, bu durumu lehine kullanıyor” yorumunu yaptı.</p>
<p>Daha sonra Demircioğlu ile gazeteciler, Armenian Election Study’nin (ArmES) araştırma verilerinde, Nikol Paşinyan'ın görev performansının yüzde 49 onaylandığı, yüzde 33,7 de onaylanmadığı yönündeki istatistikleri inceledi. Demircioğlu, “sessiz kitle” olarak adlandırılan kararsız seçmenlerin, seçimin asıl belirleyicileri olabileceğini dile getirdi.</p>
<p>Demircioğlu, kararsız seçmenleri beş gruba ayırarak bir tablo sundu:</p>
<ul>
<li>“Sessiz Paşinyancılar: İstikrar kaygısıyla iktidara meyilli ‘doğru yön’ diyenler.</li>
<li>Üçüncü Yolcular: Barışa inanan ama ekonomik durumdan memnun olmayanlar.</li>
<li>Kırgın Muhafazakârlar: Kiliseye güvenen, barışa kuşkulu kesim.</li>
<li>Sisteme Öfkeli Gençler: Hesap verebilirlikte hükümeti eleştiren, boykota yatkın kesim.</li>
<li>Topyekun Boykotçular: ‘Oyum değiştirmez’ diyen apolitik kesimden oluşuyor.”</li>
</ul>
<p>Toplantıda, Paşinyan’ın “Sivil Sözleşme” partisinin, rakiplerinden “Güçlü Ermenistan İttifakı’nın” lideri Samvel Karapetyan ev hapsinde olduğu için seçim propagandasına katılamadığı, katılsa da seçilme şansının ittifaktaki üyelerle beraber çeşitli suçlamalarla yargılanmalarının da etkisiyle düşük olduğu değerlendirmesi yapıldı.</p>
<p>Ermenistan seçim kanununda, siyasi partiler için ciddi bir baraj problemi olduğunun belirtildiği toplantıda, “Ermenistan İttifakı” adayı Robert Koçaryan’ın ise daha milliyetçi ve güvenlikçi bir politika ortaya koymak istediği ifade edildi.</p>
<p>Demircioğlu, seçimde tek kadın aday olan Nina Karapetyants’ın “Herkese Karşıyım” partisinin, 100 günlük taahhütlerindeki vaatleri arasında "seçim kanununu değiştirerek barajı yüzde bire indirme' olduğundan bahsetti.</p>
<h4>'Dijital medya fenomeni' Paşinyan</h4>
<p>Diğer adaylara kıyasla Paşinyan’ın dijital medyayı daha aktif kullandığı ve bir etki yarattığını belirten Demircioğlu, “Bu, her yaştan seçmen kitlesine temas edebilmesi noktasında bir avantaj olarak yorumlanabilir" dedi ve Macron'un ziyareti sırasından Paşinyan'ın davul çaldığı, Macron'un şarkı söylediği videoların viral olması örneğini hatırlattı.</p>
<p>Ermenistan’ın aynı anda dört cephede denge kurmaya çalıştığını aktaran Nigar Göksel de Rusya, Türkiye, Avrupa Birliği (AB) ve Azerbaycan’la olan ilişkilerin seçim davranışını etkileyeceğini ifade etti. Ardından Ermenistan’ın Avrasya Ekonomi Birliği’nden ayrılmasının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’da önemli ölçüde düşüşe neden olabileceği, AB ile Avrasya Ekonomi Birliği arasında referandum yapıp yapamayacağı soruları ve olası sonuçlar tartışıldı.</p>
<p>Göksel ve Demircioğlu, Ermenistan’ın Rusya ile olan enerji ve ticari alandaki faaliyetleri, Batı’da AB’nin Karabağ’a yaptığı insani yardımlar, yeni ticari ilişkilerin kurulmaya başlanması, Ermenistan'ın Türkiye ve Azerbaycan ile ilişkileri artırma isteği üzerine konuştu.</p>
<p>Öte yandan Türk Hava Yolları’nın Ermenistan’ın başkenti Yerevan’a uçuşlarını başlatmasının da diplomatik ilişkilerin ilerlemesinde olumlu payı olabileceği tespitinde bulunuldu.</p>
<p>Demircioğlu, “Sınırın açılması, teknik bir karar olabilir. Ama güvenin sağlanması, siyasi ve ahlâki bir emek ister” dedi.</p>
<p>Konuşmaların ardından soru-cevap bölümüne geçildi. Suriye’den göç etmek zorunda kalan Halep Ermenilerinin durumu ile Karabağ’da yerinden edilen insanların vatandaşlık alabilmesi, seçime etkileri ve ileride Karabağlıların yeniden evlerine dönüp dönememesi yönünde bir diplomatik sürecin yürütülebilirliği tartışıldı.</p>
<p>Toplantı, “Hafıza siyasetindeki kavram ve söylemlerin de yıllar içerisindeki savaş ve konjonktürel değişimlere bağlı olarak değiştiğini görüyoruz” yorumu ile sona erdi.</p>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 04 Jun 2026 14:48:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[“Sürecin ilerlemesine ilişkin beklentileri ilettim”]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/surecin-ilerlemesine-iliskin-beklentileri-ilettim-40714</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/04/surecin-ilerlemesine-iliskin-beklentileri-ilettim.webp'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/surecin-ilerlemesine-iliskin-beklentileri-ilettim-40714</guid><description><![CDATA[DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüğünü açıkladı. Sakık, “Bu tarihsel sürecin günlük siyasetin çok üzerinde değerlendirilmesi gerektiğini, kanın, gözyaşının ve çatışmanın Türkiye'nin gündeminden tamamen çıkmasının toplumun ortak arzusu olduğunu ifade ettim” dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir görüşme gerçekleştirdiğini duyurdu.</p>
<p>Sakık, dijital medya hesabından yaptığı açıklamada, görüşmede halkın barış, demokrasi ve adalet taleplerini Erdoğan'a ilettiğini belirtti.</p>
<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Dün akşam Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir görüşme gerçekleştirdim.<br>Görüşmemizde halkımızın barışa, demokrasiye ve adalete dair beklentilerini, “Demokratik Toplum ve Barış” sürecinin somut adımlarla ilerlemesine yönelik talep ve umutlarını kendisine ilettim. Bu… <a href="https://t.co/Ac5ZMtJBqg">pic.twitter.com/Ac5ZMtJBqg</a></p>
— sırrısakık (@sakiksirri) <a href="https://x.com/sakiksirri/status/2062460821502861435?ref_src=twsrc%5Etfw">June 4, 2026</a></blockquote>
<p>DEM Partili Sırrı Sakık, dijital medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları paylaştı:</p>
<p>"Görüşmemizde halkımızın barışa, demokrasiye ve adalete dair beklentilerini, 'Demokratik Toplum ve Barış' sürecinin somut adımlarla ilerlemesine yönelik talep ve umutlarını kendisine ilettim. Bu tarihsel sürecin günlük siyasetin çok üzerinde değerlendirilmesi gerektiğini, kanın, gözyaşının ve çatışmanın Türkiye'nin gündeminden tamamen çıkmasının toplumun ortak arzusu olduğunu ifade ettim.</p>
<p>Ayrıca başta Ağrı olmak üzere bölgemizde ve ülkemizde yaşanan yoksulluk, sağlık hizmetlerine erişimdeki sorunlar, işsizlik ve göç gibi temel meseleleri gündeme getirerek çözüm önerilerimizi paylaştım. Gerçekleştirilen bu görüşmenin, sorunların çözümüne ve ülkemizde barışın güçlenmesine katkı sunmasını temenni ediyor ve teşekkür ediyorum."</p><script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 04 Jun 2026 14:37:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Ermenistan seçimlerinde kim kimdir?]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/ermenistan-secimlerinde-kim-kimdir-40701</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/04/ermenistan-secimlerinde-kim-kimdir.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/ermenistan-secimlerinde-kim-kimdir-40701</guid><description><![CDATA[Ermenistan, 2017’den bu yana ilk kez zamanında yapılan parlamento seçimlerinde ülkenin bir sonraki iktidar partisini seçmeye hazırlanıyor. 18 parti ve ittifakın yarışacağı seçimlerin sonucu sadece Ermenistan'ı değil, bölgedeki ülkeleri, AB'yi ve ABD'yi ilgilendiriyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>7 Haziran 2026 Pazar günü Ermenistan’da yaklaşık 2,5 milyon seçmen, parlamentodaki sandalyeler için yarışan 18 parti ve ittifak arasında seçim yapmak için sandık başına gidecek.</p>
<p>Seçimlere toplamda 18 parti katılsa da Başbakan Nikol Paşinyan’ın şu an iktidardaki ve anketlere göre büyük farkla önde olan Sivil Sözleşme partisinin yarışta en güçlü üç rakibi var: Rusya-Ermenistan kökenli milyarder Samvel Karapetyan’ın "Güçlü Ermenistan İttifakı", eski cumhurbaşkanı Robert Koçaryan liderliğindeki ana muhalefet "Ermenistan İttifakı" ve iş insanı Gagik Tsarukyan liderliğindeki "Müreffeh Ermenistan" Partisi.</p>
<p><strong>Sivil Sözleşme Partisi /Civil Contract</strong></p>
<p>Nikol Paşinyan liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi, 2018 Kadife Devrimi'nden bu yana Ermenistan'ı yönetiyor ve yaklaşan seçimlerin favorisi. Seçimdeki temel soru, partinin koalisyon ortaklarına ihtiyaç duymadan anayasal değişiklikleri yapmaya imkan sağlayacak "anayasal çoğunluğu" yeniden elde edip edemeyeceği.</p>
<p>2018’den beri Paşinyan'ın karşılaştığı en büyük kırılma, 2020'deki İkinci Karabağ Savaşı'nda alınan yenilgi oldu ve bu durum kitlesel protestolar ve istifa taleplerine yol açtı. Ancak yaşanan krize rağmen Sivil Sözleşme, 2021 erken seçimlerinde yüzde 54 oy alarak iktidarını korudu.</p>
<p>Partinin 2025 kongresinde Paşinyan, yeniden seçilmesi halinde yeni bir anayasa kabul edilmesine odaklanan bir "Ermenistan Dördüncü Cumhuriyeti" kurma sözü verdi. Paşinyan, 2024'ten bu yana "Gerçek Ermenistan" ideolojisini savunuyor ve Ermenilerin modern Ermenistan'ı mevcut sınırları içinde kabul etmesi gerektiğini vurguluyor. Paşinyan, kampanyasında muhalefetin kazanmasının Azerbaycan ile ilişkileri bozup yeni bir savaşa neden olabileceğini savunuyor.  </p>
<p>Dış politikada "dengeli ve dengeleyici" bir yaklaşım istediğini belirten Paşinyan, bir yandan Azerbaycan ve Türkiye ile ilişkileri normalleştirmeye, AB ve ABD ile iş birliğini derinleştirmeye çalışırken, diğer yandan Rusya ile bağları koruma çabasında.</p>
<p>Uluslararası Cumhuriyetler Enstitüsü'nün 22 Mayıs tarihli son anketine göre Sivil Sözleşme, yüzde 32'lik seçmen desteğiyle ilk sırada.</p>
<p><strong>Güçlü Ermenistan /Strong Armenia</strong></p>
<figure class="image float-md-start"><img class="" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/karapetyan-the-strong-armenia-alliance-20260529-124811.png" alt="" width="455" height="303">
<figcaption>Samwel Karapetyan</figcaption>
</figure>
<p>Ermenistan kamu bütçesinin yarısını oluşturan 4,4 milyar dolarlık servetiyle Rusya-Ermenistan kökenli iş insanı Samvel Karapetyan, Haziran 2025'e kadar siyasetten uzak durmuştu. Karapetyan'ın siyasi sahneye girişi, Ermeni Apostolik Kilisesi ile Paşinyan hükümeti arasındaki gerilim sırasında Kilise'yi savunan açıklamalarının ardından tutuklanmasıyla oldu. Karapetyan ev hapsinde olduğu için seçim kampanyasını yeğeni Narek Karapetyan yürütüyor.</p>
<p>Karapetyan, "Yeni Çağ", "Birleşik Ermeniler", "Yaşamak İçin Vatan" partileriyle daha geniş bir ittifak oluşturdu. Ancak ittifakın başbakan adayı olmasına rağmen, Rusya ve Kıbrıs vatandaşlığı nedeniyle anayasal olarak bu göreve gelmesi mümkün değil.</p>
<p>Karapetyan ve ittifak bünyesindeki birçok kişi, kampanya sırasında seçmenlere rüşvet vermeye teşebbüs etmekle suçlanarak tutuklandı. Karapetyan tüm bu iddiaları reddediyor. “Güçlü Ermenistan”, 22 Mayıs tarihli son ankette yüzde 6 destekle ikinci sırada.</p>
<p><strong>Ermenistan İttifakı/ The Armenia Alliance</strong></p>
<p>2021 erken seçimlerinin ardından parlamentodaki en büyük muhalefet bloku olarak öne çıkan ittifakın liderliğini bir kez daha Ermenistan'ın eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan yürütüyor.</p>
<figure class="image float-md-end"><img class="" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/kocaryan-the-armenia-alliance-20260529-124838.png" alt="" width="464" height="309">
<figcaption>Robert Koçaryan</figcaption>
</figure>
<p>Karabağ doğumlu Koçaryan, Ermenistan'a gelip 1997'de Başbakan olmasından önce bu bölgenin devlet başkanlığını yapmıştı. Bir yıl sonra Ermenistan Cumhurbaşkanı seçildi ve 2008'e kadar bu görevde kaldı. Görev süresinin sonu, muhalefetin seçim sonuçlarına hile karıştığı gerekçesiyle itirazının ardından 1 Mart 2008'de düzenlenen protestolara yönelik kanlı müdahaleyle oldu. Paşinyan da bu protestoların liderleri arasındaydı ve iktidara geldikten sonra Koçaryan, söz konusu şiddet olaylarındaki rolü iddiasıyla yargılandı.</p>
<p>2021'de parlamentoya girdiği ittifak dağılan Koçaryan'ın bu sefer farklı bir kombinasyon deniyor: Bünyesinde Ermeni Devrimci Federasyonu'nu (Taşnaksutyun) barındıran ittifaka, bu kez eski Cumhuriyetçi Parti üyesi Sevak Haçatryan tarafından kurulan "İleri Partisi" katıldı.</p>
<p>Koçaryan, Paşinyan'ı Rusya ile bağları bozmakla suçluyor ve Rusya ile daha sıkı ilişkilerin yanı sıra Rusya, ABD, Çin ve Fransa'nın güvence altına alacağı bir "garantili barış" modelini savunuyor.</p>
<p>Ermenistan İttifakı, 22 Mayıs anketinde yüzde 3 ile üçüncü sırada.</p>
<p><strong>Müreffeh Ermenistan /Prosperous Armenia</strong></p>
<figure class="image float-md-start"><img class="" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/tsarukyan-prosperous-armenia-20260529-124851.png" alt="" width="434" height="289">
<figcaption>Gagik Tsarukyan ve Andranik Tevanyan</figcaption>
</figure>
<p>İş insanı Gagik Tsarukyan, partisini 2004’te kurdu ve geçmişte Serj Sarkisyan hükümetleriyle koalisyon yaptı. İlişkileri bozulunca 2015'te siyasetten çekilen Tsarukyan, 2017’de siyasete geri döndü.</p>
<p>Pazar günkü seçimleri için parti, Andranik Tevanyan’ın "Ana Ermenistan İttifakı" ve Suren Surenyants’ın "Demokratik Alternatif" partisi ile ortak bir listede. Koalisyon henüz başbakan adayını açıklamadı ancak Tsarukyan adayın kendisi olmayacağını söyledi.</p>
<p>İttifak, son günlerde Tevanyan’ın Rusya destekli casusluk faaliyetleri ve vatana ihanetle suçlanmasıyla ve Tsarukyan’ın geçmişteki tecavüz suçlamasının yeniden ortaya dökülmesiyle zor günler yaşıyor.</p>
<p>Müreffeh Ermenistan, son ankette yüzde 1 oyla beşinci sırada.</p>
<p><strong>Ermenistan Liyakat Partisi /The Meritocratic Party of Armenia</strong></p>
<p>Henüz 2025’te kurulmuş olmasına rağmen parti, Mayıs sonunda yayınlanan ankette yüzde 2 oy oranıyla sürpriz bir şekilde Tsarukyan'ın partisinin hemen önünde dördüncü sıraya yerleşti.</p>
<p>Partinin genel başkanı Gurgen Simonyan, Ermenistan'ın Avrasya Ekonomik Birliği (AEB), Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) dahil olmak üzere Rusya liderliğindeki tüm bloklardan çekilmesini savunuyor ve Batı ile derin entegrasyon çağrısı yapıyor. Simonyan, 2019-2020 yıllarında Ermenistan hükümetinin bir danışma organı olan Kamu Konseyi'nde görev yapmıştı.</p>
<p>Son ankette yüzde 2 oyla dördüncü sırada.</p>
<p><strong>Ermeni Ulusal Kongresi /The Armenian National Congress</strong></p>
<p>Görünüşte Ermenistan'ın 81 yaşındaki ilk Cumhurbaşkanı Levon Ter-Petrosyan tarafından yönetilse de parti, seçim kampanyasında başbakan adayı Levon Zurabyan tarafından temsil ediliyor.</p>
<figure class="image float-md-end"><img class="" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/ter-petrosyan-the-armenian-national-congress-20260529-124924.png" alt="" width="446" height="297">
<figcaption>Levon Ter-Petrosyan ve Levon Zurabyan</figcaption>
</figure>
<p>Parti, 2008’de tartışmalı cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından Ter-Petrosyan’ı destekleyen muhalif partilerin ve aktivistlerin bir ittifakı olarak ortaya çıkmış, beş yıl sonra ise resmi bir partiye dönüşmüştü. İttifak, aralarında milletvekili olarak Paşinyan'ın da bulunduğu bir kadroyla 2012'de parlamentoya girdi ancak sonraki seçimlerde başarısız oldu.</p>
<p>2010’larda yakın müttefik olan Ter-Petrosyan ve Paşinyan’ın arası, özellikle Kilise-Paşinyan hükümeti çatışması sırasında Ter-Petrosyan’ın Kilise’yi desteklemesi nedeniyle bozuldu.</p>
<p>Parti, Azerbaycan ve Türkiye ile barış tesis etme ve ilişkileri normalleştirme sürecini sürdürme sözü veriyor. Ayrıca TRIPP+BRICS Konseptini kurarak Ermenistan'ın denize kıyısı olmayan statüsünü aşacağını ve stratejik bir uluslararası transit merkezi haline geleceğini savunuyor.</p>
<p>Parti anketlerde barajın altında görünüyor.</p>
<p><strong>Birliğin Kanatları /Wings of Unity</strong></p>
<p>2025’te kurulan Birliğin Kanatları partisinin liderliğini, 2016-2022 arasında Kamu Başdenetçisi (Ombudsman) olan Arman Tatoyan yapıyor. Tatoyan, 2020 savaşından bu yana Azerbaycan'ın verdiği zararları raporlayan saha incelemeleriyle Ermenistan'ın en popüler insan hakları savunucusuydu.</p>
<p>Parti, "gizli ajandaları olmayan bir Ermenistan inşa etmeyi" amaçladığını belirtiyor. Ancak Ermenistan Bağımsız Gözlemciler grubu Dossier Center, partinin seçim kampanyasının Kremlin ile bağlantılı olduğu ve yasa dışı finansman sağladığını açıkladı. Birliğin Kanatları, son ankette yüzde 1 ile beşinci sırada.</p>
<p><strong>Herkese Karşı Demokratik Partisi/The Against All Democratic Party</strong></p>
<p>Seçimlerden üç aydan kısa bir süre önce, Mart 2026'da kurulan parti, kendisini "alternatif bir siyasi parti" olarak tanımlıyor.</p>
<figure class="image float-md-start"><img class="" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/ninakarapetyantsthe-against-all-democratic-party-20260529-125145.png" alt="" width="461" height="307">
<figcaption>Nina Karapetyants</figcaption>
</figure>
<p>Parti, 100 günlük bir hükümet kurmayı, Seçim Kanunu’nu değiştirmeyi ve ardından istifa ederek yeni seçim yapılmasını amaçlıyor. Partinin başbakan adayı, görev süresinin ardından 10 yıl boyunca siyasetten uzak kalma sözü veren insan hakları aktivisti Nina Karapetyants.</p>
<p>Son ankette yüzde 1 oy oranıyla beşinci sırayı paylaşıyor.</p>
<p><strong>Demokrasi, Hukuk ve Düzen Partisi/The Democracy, Law, and Order Party</strong></p>
<p>2024 yılında kurulan parti, başlangıçta eski askeri polis memuru Vardan Gukasyan'ı başbakan adayı olarak göstermişti. Ancak Merkez Seçim Komisyonu, Gukasyan'ın adaylık başvurusunu reddetti. Gukasyan, şantaj, mahkemeye saygısızlık ve kamuoyuna şiddet çağrısı yapma suçlamaları nedeniyle Mayıs 2023'ten beri Ermenistan tarafından aranıyor. Gukasyan şu anda göçmenlik ihlalleri iddiasıyla ABD’de tutuklu.</p>
<p>Gukasyan daha önce, 2023 Yerevan belediye meclisi seçimlerinde oyların yaklaşık yüzde 10'unu alarak yedi sandalye kazanan "Halkın Sesi" partisine liderlik etmişti.</p>
<p>Parti son ankette yüzde 1 oy oranıyla beşinci sırayı paylaşıyor.</p>
<div class="box-12">
<h4>Baraj altında kalanlar</h4>
<p>Ermenistan’daki seçimlerde yarışa girecek ancak son yapılan anketlerde barajın altında görünen diğer partiler ve liderleri şöyle:</p>
<p>Aydınlık Ermenistan (Bright Armenia), Edmon Marukyan</p>
<p>Cumhuriyet Partisi (The Republic Party), Aram Sarkisyan</p>
<p>Cumhuriyet İçin Kurultay Partisi (The Rally For The Republic Party),  Arman Babacanyan</p>
<p>Yeni Güç Partisi (The New Power Party), Hayk Marutyan</p>
<p>Ermenistan Hıristiyan-Demokrat Partisi,  Levon Şirinyan</p>
<p>Demokratik Koalisyon Partisi (The Democratic Consolidation Party), Suren Petrosyan</p>
<p>Koçari Ulusal Yeniden Doğuş ve Ulusal Uyanış Partisi (The Kochari National Revival and National Awakening Party), Artak Sargsyan</p>
<p>Ulusal Demokratik Kutup İttifakı (The National Democratic Pole Alliance), Varujan Avetisyan</p>
<p>Reformistler Partisi (The Reformists Party), Vağarşak Harutyunyan</p>
</div>
<p>(OC Media ve Ermenistan medyasından derlendi.)<strong><br><br></strong></p>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 04 Jun 2026 10:59:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[İsrail ve Lübnan ateşkes konusunda uzlaştı]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/israil-ve-lubnan-ateskes-konusunda-uzlasti-40700</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/04/10/israil-ordusu-lubnan-in-guneyine-saldirilarini-surduruyor.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/israil-ve-lubnan-ateskes-konusunda-uzlasti-40700</guid><description><![CDATA[İsrail ve Lübnan heyetlerinin ABD arabuluculuğunda yürüttüğü görüşmelerin ardından yapılan ortak açıklamada, ateşkesin uygulanması konusunda mutabakata varıldığı duyuruldu. Anlaşmanın, Hizbullah'ın Güney Litani bölgesinden çekilmesi koşuluna bağlı olduğu belirtildi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İsrail ve Lübnan heyetlerinin ABD arabuluculuğunda gerçekleştirdiği doğrudan görüşmelerin dördüncü turu tamamlandı. Görüşmelerin ardından ABD, İsrail ve Lübnan tarafından yapılan ortak açıklamada, tarafların ateşkesin uygulanması konusunda görüş birliğine vardığı bildirildi.</p>
<p>Açıklamada, ateşkesin hayata geçirilmesinin Hizbullah saldırılarının tamamen durdurulmasına ve tüm Hizbullah unsurlarının İsrail sınırı ile Litani Nehri arasındaki Güney Litani bölgesinden çekilmesine bağlı olduğu ifade edildi.</p>
<h4>"Devlet dışı aktörler etkisiz hâle getirilecek"</h4>
<p>Ortak açıklamada, isim verilmeden Hizbullah’ın Lübnan’daki varlığına işaret edilerek, devlet dışı silahlı aktörlerin etkisiz hâle getirilmesi ve bölgenin kontrolünün Lübnan Silahlı Kuvvetleri’ne devredilmesini öngören pilot bölgelerin oluşturulması konusunda mutabakat sağlandığı kaydedildi.</p>
<p>Bu adımların kapsamlı bir barış ve güvenlik anlaşmasına zemin hazırlayacağı belirtilen açıklamada, İsrail ve Lübnan arasındaki ilişkilerin geleceğine yalnızca iki egemen devletin karar verebileceği vurgulandı.</p>
<p>Tarafların, karşılıklı güvenin artırılması ve mevcut sorunların çözümü amacıyla doğrudan müzakerelere devam etme kararı aldığı bildirildi. Açıklamada, 29 Mayıs’ta Pentagon’da yapılan görüşmeler temel alınarak Lübnan ve İsrail’in egemenliği, güvenliği ve toprak bütünlüğünü güvence altına alacak bir güvenlik çerçevesinin ele alındığı ifade edildi.</p>
<p>Söz konusu çerçevenin, devlet dışı silahlı grupların tasfiyesini ve yeniden ortaya çıkmalarının önlenmesini de içerdiği aktarıldı.</p>
<h4>ABD'den destek mesajı</h4>
<p>Görüşmelere katılan tarafların İran’ın bölgedeki faaliyetlerini eleştirdiği belirtilen açıklamada, ABD’nin hem İsrail’in hem de Lübnan’ın egemenliğine desteğini yinelediği kaydedildi.</p>
<p>Washington yönetiminin, Lübnan Silahlı Kuvvetleri’nin kapasitesinin artırılması ve ülkenin egemenliğini etkin biçimde kullanabilmesi için destek vermeye hazır olduğu ifade edildi.</p>
<p>Açıklamada, İsrail’in güvenliğinin ancak Hizbullah’ın silahsızlandırılması ve örgüte ait altyapının ülke genelinde tasfiye edilmesiyle sağlanabileceği yönündeki tutumunu yinelediği aktarıldı.</p>
<p>İsrail’in, kalıcı barış ve güvenliğin sağlanması için ABD öncülüğünde yürütülen doğrudan müzakerelerin önemini vurguladığı belirtildi.</p>
<p>Lübnan heyetinin ise görüşmelerde ülkenin toprak bütünlüğü ve tam egemenlik ilkelerinin altını çizdiği kaydedildi. Beyrut yönetiminin, ABD desteğiyle Lübnan Silahlı Kuvvetleri’nin kapasitesini artırarak ülke genelinde etkin kontrol sağlamaya kararlı olduğunu ifade ettiği belirtildi.</p>
<p>Tarafların, kapsamlı bir anlaşmaya ulaşma hedefiyle 22 Haziran haftasında yeniden bir araya gelerek, siyasi ve güvenlik başlıklarını görüşeceği bildirildi. ABD’nin bu süreçte taraflar arasındaki diplomatik temasları kolaylaştırmayı sürdüreceği ifade edildi.</p>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 04 Jun 2026 10:56:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kendini korumanın sessiz pedagojisi]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/yazi/kendini-korumanin-sessiz-pedagojisi-40699</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/yazi/2026/06/04/kendini-korumanin-sessiz-pedagojisi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/yazi/kendini-korumanin-sessiz-pedagojisi-40699</guid><description><![CDATA["Kanadalı hekim ve yazar Gabor Maté, özellikle kadınlarda görülen kronik uyumlanma, öfkeyi bastırma ve sürekli başkalarının ihtiyaçlarını önceleme halinin, uzun vadede bedende bir yük oluşturabileceğini söyler. Burada doğrusal bir neden-sonuç ilişkisinden değil, düşünmeye değer bir kesişimden söz eder. İnsan bazen “hayır” diyemediğinde, bedenin bunu başka biçimlerde ifade etmeye başladığını öne sürer."]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Parrhesia Kolektifi’nin bir çalışması olarak Talin Suciyan ile birlikte İngilizce yürüttüğümüz “Bu Sıradan Bir Hayat Değil” (This Is No Ordinary Life) podcast’i boyunca gündelik hayatlarımızda maruz kaldığımız şiddet ve mikro şiddet pratiklerine yakından bakma fırsatımız oluyor. Son podcast kayıtlarımızdan birinde kendimizi aynı soruya dönerken bulduk: Biz kız çocukları olarak kendimizi korumayı nasıl öğrendik? Şiddetin kol gezdiği bir dünyada korumayı bize kim öğretti? Bu bilgi bize sevgiyle mi, açık ve güven veren bir anlatıyla mı, yoksa korku ve yasaklarla mı aktarıldı?</p>
<p>En erken anılarımdan biri anasınıfında söylediğimiz bir şarkıya dayanıyor. Evet, bir şarkıya. Üstelik eğlenceli bir şarkıya. En sevdiğim öğretmenlerden Oryort (öğretmen) Araksi bizleri her sabah piyanosuyla ve kendi hazırladığı renkli yün toplarla karşılardı. Müzik eşliğinde hareket etmeye, sekmeye, birlikte neşelenmeye davet edilirdik. Bize öğrettiği şarkılardan biri şöyleydi:</p>
<p>“Nereye gidersin küçük kız?”<br>“Yasaklarım, yasaklarım.”<br>“Menekşe toplamaya giderim.”<br>“Yasaklamayın, yasaklamayın.”</p>
<p>Şarkının geri kalanını bugün hatırlamıyorum. Türkçe yazınca kulağa biraz tuhaf geldiğinin farkındayım. Ama o zamanlar bize hiç tuhaf gelmezdi. Şarkıyı söylerken sınıfın her köşesinde sekmemize, koşmamıza izin vardı ve çok eğlenirdik. Yıllar sonra bu şarkı yeniden zihnime geldiğinde fark ettim ki, aslında bu bir yasak şarkısıydı. Daha da hüzünlü olan, yasağın küçük bedenlerimize neşe eşliğinde yerleşmiş olmasıydı. Çocuk aklımızla bunu sorgulamamıştık. Yasaklayan iktidar sevgiyle ve oyunla iç içe geçtiğinde hem görünmez oluyor hem de yasağı olumluyordu. </p>
<p>Bunun yanında elbette şefkat de eksik değildi hayatımızda. Özellikle annem ve büyükannemin leziz ve besleyici yemeklerle, sıcak bir ev ortamıyla ve kollayıcı varlıklarıyla sundukları şefkat, güvende olmanın neye benzeyebileceğine dair ilk deneyimlerimden birini oluşturuyordu. Sevgi çoğu zaman sofrada belirirdi: iyi beslenmek, üşümemek, gözetilmek, birinin seni beklediğini bilmek. Geriye dönüp baktığımda bunun korunmanın dili olduğunu görüyorum. Ama koruma ile bağlantı her zaman aynı şey değildi. Ev çoğu zaman güvenli bir alanı temsil ederken, sokaklar daha belirsizdi. Sokak söz konusu olduğunda yasaklar çoğalırdı. Nerelere gidileceği, hangi saatlerde dönüleceği, kimlerle olunacağı önem kazanırdı.</p>
<p>Fakat ilginç olan şuydu: Okullar ve okul çevresi, çoğu zaman büyüklerimizin zihninde güvenli alanlar olarak kalmaya devam ediyordu. Oysa yıllar sonra dönüp baktığımda okul koridorlarının da her zaman güvenli olmadığını, sınırların çoğu zaman açıkça konuşulmadığını, birçok şeyi bedenimle öğrenmek zorunda kaldığımı fark ettim. Okulda başımıza istemediğimiz şeyler geleceğine dair evden bir uyarı yoktu. Öğretmenlerimize saygımız ve güvenimiz sonsuz olmalıydı. Ancak okulun hatta okul dışındaki eğitim öğrenim ortamlarının da güvenli alanlar sağlamadığını yıllar içinde deneyimleyerek öğrendik.</p>
<p>Bu yüzden, birçok kadın gibi ben de erken yaşlardan itibaren çevremi taramayı öğrendim. Bir bakışı önceden sezmek, ortamın ruh halini okumak, sorun çıkmadan uyum sağlamak, dikkat çekmemek, memnun etmek… Korunma çoğu zaman bedenle kurulan bağ pahasına öğrenildi. Ne hissettiğimden çok, dış dünyanın benden ne beklediğine dikkat kesildim.</p>
<p>Kanadalı hekim ve yazar Gabor Maté, özellikle kadınlarda görülen kronik uyumlanma, öfkeyi bastırma ve sürekli başkalarının ihtiyaçlarını önceleme halinin, uzun vadede bedende bir yük oluşturabileceğini söyler. Burada doğrusal bir neden-sonuç ilişkisinden değil, düşünmeye değer bir kesişimden söz eder. İnsan bazen “hayır” diyemediğinde, bedenin bunu başka biçimlerde ifade etmeye başladığını öne sürer.</p>
<p>Bizim kuşaklar için çocuk yaşta “hayır” diyebilmek neredeyse imkânsız bir eylemdi. Özellikle anne babalarımızın eğitim ortamlarında ya da okul dışı faaliyetlerde olay çıkaran değil, uyum sağlayan çocuklar olmamız yönündeki beklenti yüksekti. Hem Ermeniydik hem de kız çocuğuyduk ne de olsa. Kim bilir kaç beden sınırını aşan, bir çocuk bedenini değersiz ve geçirgen hissettiren hikâye vardır hepimizin içinde. Bazen yalnızca bizi hizaya getirmesi gereken şiddet içeren müdahaleleri beden sınırını ihlal eden deneyimler olarak düşünürüz. Oysa zorla yedirilen bir yemek, zorla gülümsemeye çağrılan bir yüz de bir kız çocuğunun kendi bedeninden sinsice kopması için yeter de artar.</p>
<p>Bu yazıyı yazarken yeniden fark ettim ki çocukluğumuz bize yalnızca anılarla değil, bedenlerimiz aracılığıyla da konuşuyor. Adı konmayan sınırlar, açıklanmayan korkular, “iyi kız” olma baskısı, uyum sağlama mecburiyeti… Bazı şeyleri ancak geriye dönüp baktığımızda anlamlandırabiliyoruz. Feminist travma kuramcısı Judith Herman, dile gelemeyen deneyimlerin bütünüyle kaybolmadığını, çoğu zaman başka biçimlerde geri döndüğünü söyler. Bazen bir sessizlikte, bazen açıklayamadığımız bir huzursuzlukta, bazen de bedenin taşıdığı bir yükte. Hikâye söze dökülemediğinde, beden konuşmaya devam eder.</p>
<p>Şimdi yeniden bedenime o gözle baktığımda, yıllar içinde kevgir gibi geçirgenleşmiş sınırlarımı nasıl daha ihtimamlı koruyabileceğimi düşünmeden edemiyorum. Çocukluğun sessiz pedagojileri bizi biçimlendirmiş olsa da, zaman içinde bedenimizle, sınırlarımızla ve sesimizle başka ilişkiler kurmayı da öğreniyoruz. Korunmanın yalnızca korku ve yasakla değil, sınır bilgisi, güven ve bağ kurma kapasitesiyle de öğrenilebileceği alanlar açabilmek nasıl mümkün olur? Mesele korunmayı öğrenmenin ötesinde, korunurken kendimizle kurduğumuz bağı kaybetmeden yaşamayı da önemsemek.</p>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 04 Jun 2026 10:31:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[RFI’den Ermenice haber servisi]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/rfiden-ermenice-haber-servisi-40698</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/04/rfiden-ermenice-haber-servisi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/rfiden-ermenice-haber-servisi-40698</guid><description><![CDATA[Radio France Internationale (RFI), Ermenice yayın yapan yeni haber servisini  faaliyete geçirdi. Böylece RFI 18 yabancı dilde haber servisi yapmaya başladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Yeni platformun tamamen dijital içerik üretimine odaklanacağı belirtildi. RFI’ye göre sekiz kişilik ekip, özellikle genç kitleye ulaşmayı hedefleyerek Instagram, Facebook ve TikTok gibi sosyal medya platformlarında aktif olacak.</p>
<p>Ermenice servisinin genel yayın yönetmeni Astrig Agopyan, genç izleyicilerin haberleri büyük ölçüde sosyal medya üzerinden tükettiğini ve medyanın bu gerçekliğe uyum sağlaması gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Yeni yayın biriminin öncelikleri arasında hızlı haber akışı, yenilikçi anlatım biçimleri ve doğrulama süreçleri yer alıyor. RFI, yanlış bilginin yaygınlaştığı dönemde bu hizmetin yalnızca doğrulanmış bilgi sunmayı değil, aynı zamanda kitlelerin sahte haberleri ayırt etmesine yardımcı olmayı amaçladığını belirtti.</p>
<p>Ayrıca gazeteci Lilit Shahverdyan’ın Ermenistan’da görev yaparak ülkenin siyasi gelişmelerini ve yaklaşan seçim süreçlerini yerinde takip edeceği bildirildi.</p>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 04 Jun 2026 10:29:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Ermenistan’ın 7 Haziran sınavı]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/ermenistanin-7-haziran-sinavi-40697</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/04/ermenistanin-7-haziran-sinavi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/ermenistanin-7-haziran-sinavi-40697</guid><description><![CDATA[Ermenistan, “ya hep ya hiç” ülkesi olmaktan çıkıp “hem o hem bu” ülkesi olmaya çalışıyor. Güvenliğini tek bir aktöre bağlamamak, kapalı sınırlar ülkesinden bir transit ve geçiş ülkesine geçmek, Sovyet sonrası reflekslerden daha kurumsal bir devlet aklına ulaşmak ve üçünü aynı anda yapmak istiyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ermenistan 7 Haziran 2026 parlamento seçimine yaklaşırken, görünürde gündem bir oy yarışı gibi görünüyor. Ama asıl detay oy oranlarında değil; ülkenin son üç ayda aynı anda dört cephede vermeye çalıştığı bir denge sınavında. Soru artık “Rusya mı, Avrupa mı?”dan çok daha zor: Seçimi kazanacak olanın ülkenin güvenliğini, ekonomisini ve egemenliğini aynı anda nasıl koruyacağı.<br> <br>Önceki haftalarda kamuoyuna yansıyan anket sonuçlarını detaylıca analiz etmiş ve sonuçları çeşitli açılardan değerlendirmiştim. Yazıyı hazırladığım sırada elimizdeki son verilere göre (en azından şimdilik) en az şaşırtıcı konu, anket sonuçları gibi duruyor. IRI’nin Şubat ve Mayıs 2026 anketleri ile ArmES’in üç dalgalık ölçümü aynı yöne işaret ediyor. Buna göre Sivil Sözleşme Partisi’nin oy oranı sekiz puanlık artışla yüzde 32’ye çıkmış; ülkenin doğru yönde gittiğini düşünenler yüzde 47’den yüzde 61’e, başbakanlık memnuniyeti yüzde 46’dan yüzde 62’ye sıçramış durumda. Kademeli, sistemik ve artık iki bağımsız kaynakça doğrulanan bir kayma söz konusu. Bununla birlikte iki büyük soru halen ortada duruyor; kararsızı azalsa da suskunluğu artan toplam yüzde 44’lük “sessiz kitle” ve seçmeni neredeyse tam ortadan bölen TRIPP projesi.<br> <br>Anketler iktidar lehine yapısal bir zemin gösteriyor; ama o zeminin üstünde sallanan bir Damokles’in Kılıcı da yok değil. Peki seçmen neden bu çok cepheli baskıya rağmen iktidara yöneliyor? Yanıt, tam da bu baskıların seçmenin risk algısını nasıl şekillendirdiğinde saklı olabilir. Dört cepheye sırayla bakalım.</p>
<h4>Rusya ile ilişkiler</h4>
<p>Birincisi, en çok konuşulan ve belki en önemlisi, Rusya’yla ilişkiler. Mayıs ayının başında veri toplama işlemi tamamlanan anket verilerine göre Rusya’yı en önemli ortak görenler yüzde 43’ten yüzde 35’e inerken, tehdit olarak görenler yüzde 29’dan yüzde 32’ye çıkmış; yalnızca Rusya yanlısı çizgi yüzde 33’ten yüzde 27’ye erimiş gözüküyordu.</p>
<p>29 Mayıs’ta ise Astana’da toplanan Avrasya Ekonomik Birliği(AEB) üyeleri (Rusya, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan) Ermenistan’dan AB mi yoksa AEB mi tercihine dair “en kısa sürede” bir referandum istedi. Paşinyan seçim ve kampanya dönemini bahane göstererek zirveye zaten gitmemişti. Daha sonra Moskova meyve-sebze-balık gibi çeşitli ihracat kalemlerine kısıtlama getirdi ve büyükelçisini Erivan’dan geri çağırdı. Putin dahil çeşitli üst düzey kurmaylar “Ukrayna senaryosu” benzetmesini yaptılar. Bu tablo, seçim kampanyasında pro-Rus muhalefetin elini güçlendirir gibi görünse de Güçlü Ermenistan'ın oy oranındaki kademeli düşüş (yüzde 9’dan yüzde 6’ya), seçmenin Rusya kartına beklenen tepkiyi vermediğini gösteriyor. Moskova'nın baskısı, korku üretmek yerine millî refleksleri tetikliyor olabilir.</p>
<h4>AEB’den çıkmanın maliyeti</h4>
<p><br>Zorlanan bu AB-AEB dengesi Ermenistan açısından maliyetli olacak. AEB Ermenistan’a Rus pazarına erişim, ucuz enerji ve serbest işgücü dolaşımı sağlıyor. Rusya’da çalışan yüz binlerce Ermeni vatandaşının anayurttaki ailelerine gönderdikleri havaleler önemli bir gelir kaynağı. Tarım ihracatının önemli bir kısmı Rusya’ya bağlı durumda. AEB’den çıkmak demek; çalışma izni zorunluluğu, para transferi riski ve ihracatın muhtemelen yıllar sürecek bir AB yönlendirmesiyle karşılanması demek. Putin konuyu evliliğe benzeterek “boşanmak istiyorsanız bunu açıkça söyleyin ve bu kararın halk tarafından da kabul edildiğini gösterin” anlamına gelen mesajlar gönderdi. Paşinyan ve hükümetin neredeyse bütün üst düzey görevlileri Rusya’dan gelen bu yorumları olabildiğince yumuşak karşılıyor ve evlilik/ilişki benzetmesini reddediyor. Rusya ile “çok iyi ilişkileri olduğunu iddia ederek konuyla ilgili her detayı Rus mevkidaşları ile açık ve dürüstlükle paylaştıklarını”, sorunların “teknik” olduğunu söylemekle yetiniyorlar.</p>
<p>Putin’in evlilik benzetmesi aslında çok da yanlış değil ama eksik. Bu daha çok artık toksikleşmiş bir evlilik/ilişki ve taraflardan birisi diğerini sürekli olarak psikolojik bir şiddete maruz bırakıyor. Elindeki seçenekler sebebiyle daha zayıf olan taraf her ne kadar boşanmak istese de ekonomik özgürlüğü olmaması yüzünden henüz bu boşanmaya hazır değil. AB tam da bu noktada bir nevi sığınma evi işlevi görür ve şiddet gören tarafa yardımcı olabilirse bu ayrılık hiç beklenmedik kadar hızlı bir şekilde gerçekleşebilir.</p>
<h4>Batı ile ilişkiler</h4>
<p>İkincisi, Batı (AB ve ABD) ile ilişkiler. Mayıs 2026’da Erivan hem 8. Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi’ne hem de tarihteki ilk AB-Ermenistan zirvesine ev sahipliği yaptı. AB güvenlik-savunma iş birliğini derinleştirme taahhüdü verdi, Avrupa Barış Aracı fonları kapsamında 30 milyon euro destek verdiğini açıkladı. Ermenistan İngiltere, Fransa, Hırvatistan ve Bulgaristan ile stratejik ortaklık anlaşmaları imzaladı. ABD tarafında ise Trump’ın Paşinyan’a açık destek olarak yorumlanan açıklamaları geldi. Bu yönelimin sonuçları anketlerde de gözüküyor. AB üyeliğine destek yüzde 75’e ulaşmış; “en önemli ortak” sıralamasında Fransa yüzde 27’den yüzde 39’a fırlayarak listenin başına geçmiş, ABD ise yüzde 42’den yüzde 27’ye düşmüş durumda. ABD’den AB’ye kayan oran, muhtemelen tam da anketin yapıldığı sırada yukarıda bahsettiğimiz gerçekleştirilen zirvelerden(4-5 Mayıs tarihlerinde) kaynaklanıyor olabilir.</p>
<h4>Sınır başka bir ülkenin takvimine kilitli</h4>
<p>Üçüncüsü, Türkiye ile ilişkiler. Bu cephedeki ilişkinin hızı iki katmanlı gibi gözüküyor. Devlet diplomasisinde temkinli adımlar atılıyor. Türk Hava Yolları Mart’tan beri İstanbul-Erivan tarifeli uçuşlarını sürdürüyor; 13 Mayıs’ta Türkiye üçüncü ülkeler üzerinden mal akışı için kolaylaştırılmış gümrük kurallarını onayladı; Avrupa Siyasi Topluluğu zirvesi sırasında tarihî Ani köprüsünün onarımına dair mutabakat imzalandı. Kars Ticaret Odası “sınır açılsın” mesajları verip sonrasında  Türkiye-Ermenistan İş Dünyası toplantısı gerçekleştirildi. Yani halk diplomasisi devlet diplomasisinin önünde koşuyor. Ama sınır kapısı hâlâ kapalı. Azerbaycan’ın Ankara büyükelçisi sınırın hangi şartla açılabileceğini söyledi (ki buna bazı Türk eski büyükelçileri tepki gösterdiler). Azerbaycan, Ermenistan’ın anayasasında Karabağ’a atıf sayılan 1990 Bağımsızlık Bildirgesi referanslarının kaldırılmasını ve bunun bir referandumla gerçekleştirilmesini talep ediyor. Yani Türk sınır kapısı, başka bir başkentteki başka bir takvime kilitli. Üstelik kilidin anahtarı da şimdilik kayıp gözüküyor.</p>
<h4>TRIPP’e destek var ama...</h4>
<p>Dördüncü ve en çetrefilli olan ise Azerbaycan’la kalıcı barış anlaşmanın imzalanması. 8 Ağustos 2025’te Washington’da hazırlanan metin parafe edildi ancak henüz nihai imza atılmadı. Yukarıda belirttiğimiz anayasa şartı ve Azerbaycan’dan Nahçıvan’a uzanan güzergâhın nasıl işletileceği konusu imzaların önündeki en önemli engeller olarak duruyor. Erivan güzergâh konusunun kendi egemenlik kontrolünü esas alan “Barış Kavşağı” çerçevesiyle ve ABD’nin bu paketi TRIPP markasıyla pazarlamasıyla sorunun aşıldığını düşünüyor. Ancak son anket verilerine bu konuda toplum neredeyse tam olarak ortadan ikiye bölmüş durumda. TRIPP projesine destek yüzde 44, karşıtlık yüzde 41 olarak gözüküyor. Yani barış metni hazır; ama imzayı atan elin ardına bakacak demokratik uzlaşı henüz yok. <br> <br>Bütün bu cepheleri yan yana koyduğumuzda ortaya çıkan tablo şu: Ermenistan, “ya hep ya hiç” ülkesi olmaktan çıkıp “hem o hem bu” ülkesi olmaya çalışıyor. Güvenliğini tek bir aktöre bağlamamak, kapalı sınırlar ülkesinden bir transit ve geçiş ülkesine geçmek, Sovyet sonrası reflekslerden daha kurumsal bir devlet aklına ulaşmak ve üçünü aynı anda yapmak istiyor. Başarırsa coğrafya fırsat; başaramazsa baskı üretecek ince bir ip üzerinde yürümeyi gerektiren bir denge gerekiyor.<br> <br>7 Haziran sandığında verilecek oy, işte tam bu vizyonun oyu. Anketler Paşinyan’ın yapısal avantajını gösteriyor ama bu avantaj coşkulu bir destekten çok, muhalefetin daha büyük bir risk olarak görülmesinden besleniyor. Daha önce belirttiğimiz gibi “Kim daha iyi yönetir?” sorusunun yerini giderek “hangi risk daha taşınabilir?” sorusu alıyor. Asıl sonucu, bu neredeyse imkânsız dörtgeni dengelemeye razı olan sessiz çoğunluğun sandığa ne kadar gittiği belirleyecek.</p>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 04 Jun 2026 10:21:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Tapınak bekçileri]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/yazi/tapinak-bekcileri-40696</link><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/yazi/tapinak-bekcileri-40696</guid><description><![CDATA[Türkiye Ermeni toplumunun, Ermeni tarihi ve kültürüne karşı yaşamak, hayatta kalmak, varolmaya devam etmek gibi bir sorumluluğu var. Bir nevi tapınak bekçileri gibi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.agos.com.tr/tr/yazi/diasporalastiramadiklarimizdan-misiniz-40546" target="_blank" rel="noopener">Son yazıda</a> küresel düzeyde Ermeni kimliğinin üç halinden, yani Ermenistan Ermenileri, diaspora Ermenileri ve Türkiye Ermenilerinden bahsedilebileceğini söylemiş, diaspora hali ve bunun Türkiye Ermeniliğiyle farkı üzerinde kısaca durmuştuk. Bir sonraki yazıda diaspora Ermenilerinin Türkiye Ermenilerine bakışını ele alacağımızı belirtmiştik. Araya bayram haftası girdikten sonra bu yazıda bu konuyu tartışabiliriz.</p>
<p>Gözlemim odur ki diasporanın Türkiye Ermenilerine bakışında çelişkili taraflar söz konusu. Fakat bu çelişkileri konuşmadan önce kronolojik bakacak olursak diaspora Ermenileri, Türkiye’de kalan Ermenilere ilkönce hatta uzunca bir süre “yok” muamelesi yaptılar, onları unuttular. Sanki soykırımdan geriye hiç kimse kalmamıştı, soykırımın sonucu onların gözünde külli bir yok oluş, total bir kayıp demekti. Türkiye’deki Ermenilerle uzunca bir süre ilgilenmediler. Tabii belirtmek gerekir ki ilk kuşak diaspora üyeleri, yaşadıkları büyük yıkım, kayıp ve savruluşun ardından yabancısı oldukları ülkelerde tutunabilme, hayatta kalabilme derdindeydiler. Bireysel düzeyde akrabalarını arayanlar bir yana, topluluk olarak Türkiye Ermenileriyle ilgilenecek durumda pek değillerdi. Diasporadaki ikinci hatta üçüncü kuşakla birlikte “nasıl yaşarlar, neler yaparlar, Türklerle beraber yaşamak nasıl bir şeydir, baskı altında mıdırlar?” gibi sorular etrafında Türkiye Ermenilerine karşı belli bir merakın uyandığını söylemek de mümkün sanırım. Fiziki ve fikri sınırlar kalktıkça da bu ilgi artıyor, artacaktır.</p>
<p>Öte yandan, akademisiyle, partileriyle, diğer sosyal kurumlarıyla diasporanın Türkiye Ermenilerini uzun süre görmezden gelmesinin bir sebebi de geride kalanlar olmasının soykırımın soykırımlığına halel getirecek bir şeymiş gibi algılanmasıdır. Başka bir deyişle hayatta kalanlar olması sanki soykırımın dehşetini, vahşetini, şeytaniliğini azaltıyordu. İşin ironik yanı Türkiye’deki inkarcı resmi söylem de benzer bir yaklaşım sergiler; “Madem buna soykırım diyorsunuz bunca Ermeni Türkiye’de nasıl yaşıyor?”, derler. Zannedersin bir vakanın soykırım olabilmesi için geride tek bir ferdin bile kalmamış olması gerekir. Halbuki ne hukuki ne de akademik olarak öyle bir şart yok. Geride kalanlar olması, soykırımın yaşanmadığı manasına gelseydi bugün Yahudi soykırımı da dahil hemen hemen hiçbir soykırımdan bu isimle bahsedemezdik zira Holokost sırasında en büyük yıkımı yaşayan Polonya Yahudileri (Polonya Yahudilerinin yaklaşık %90’ı katledilmiştir) örneğinde bile geride kalanlar olmuştur.    </p>
<p>Diasporanın bakışındaki çelişkilere gelince, bunu birkaç farklı şekilde ifade etmek mümkün. Mesela, bir yandan bir nevi hor görme söz konusuyken bir yandan imrenme veya benzeri bir histen bahsedilebilir. Başka bir şekilde söyleyecek olursak, diaspora Ermenileri genel olarak Türkiye Ermenilerini bir yandan asimile olarak Ermeniliklerini kaybetmiş, “Türkleşmiş” olarak görürler ama bir yandan da “anavatanda” kalanlar onlardır. Evet, hâlâ atalarının şehrinde, köyünde yaşayanları sayılacak kadar azdır ama hâlâ o ülkededirler, ata topraklarına yakındırlar. Türkiye Ermenileri diğer Ermeni topluluklarının gözünde hem kayıp hatta “satılmış” durumdadırlar hem de öyle veya böyle bütün zorluklara rağmen kalmayı başaran onlardır. Bir yandan “gerçek Ermeni” olarak kabul edilmezler ama bir yandan da özenilirler. Fakat şunu belirtmem gerekir ki Türkiye Ermenilerini kayıp veya hor görenlerle saygı duyanlar aynı kişiler olmayabilir tabii. Bunları, diaspora topluluklarında gözlemlenen farklı tavırlar olarak söylüyorum. O toplulukların içinde kimisi hor görürken kimisi imreniyor veya saygı duyuyor olabilir.</p>
<p>Bu noktada, bir diaspora mensubu olarak Maral Tavitian’ın 15 Mayıs 2026 tarihli Agos’ta yazdığı<a href="https://www.agos.com.tr/tr/haber/los-angelesta-istanbul-ermenilerini-anlatan-bir-sergi-buradayiz-40450" target="_blank" rel="noopener"> yazıdan</a> kimi cümleleri buraya alırsak söylediğim daha iyi anlaşılacaktır sanırım. Türkiye Ermeni toplumu için şöyle diyor Tavitian: “Kuşkusuz kayıp, Ermeni deneyiminin merkezi temasıdır; fakat buradaki toplum, aynı derecede önemli olan o "kesintisiz varoluş" mirasından da güç alıyor…Geriye dönüp baktığımda, nenemin bizden yalnızca hatırlamamızı değil, tüm o trajedinin üzerine yeni bir şeyler inşa etmemizi isteyeceğini hayal ediyorum. İstanbul Ermenileri, akıl almaz kayıplara rağmen bunun mümkün olduğunu bana gösterdiler. Onlar kaldılar. Ve varlıklarıyla hepimizden bir parçayı temsil etmeye devam ediyorlar.” Tavitian, burada tam da benim geçen yazıda belirttiğim İstanbul’un Ermeniler için bir diaspora mekanı olamayacağı yönündeki savımı destekleyen bir şey söylemiş. Nitekim, Ermeniler için İstanbul o kadar eski ve köklü bir mekan ki Ermeni dilinin ve kültürünün işaretleri yüz küsur senelik bastırma, yok etme politikalarına rağmen kendini göstermeye, zayıflasa da yaşamaya devam ediyor.</p>
<p>Konuyla doğrudan ilgili değil ama insan bunları söylerken şunu da fark ediyor ki Türkiye Ermeni toplumunun kurumlarını idare edenlerin sorumluluğu yalnız Türkiye Ermenilerine değil dünya Ermenilerine karşı aynı zamanda çünkü Türkiye’de kalan Ermeniler, bu topraklardaki türlü bileşeniyle binlerce senelik Ermeni kültüründen arda kalanların da koruyuculuğunu üstlenmiş durumda, isteseler de istemeseler de. Türkiye Ermeni toplumunun, Ermeni tarihi ve kültürüne karşı yaşamak, hayatta kalmak, varolmaya devam etmek gibi bir sorumluluğu var. Bir nevi tapınak bekçileri gibi.</p>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 04 Jun 2026 10:19:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Hapishane-i Umumi’de bir Ermeni kadın: Vartuhi Kalantar]]></title><link>https://www.agos.com.tr/tr/haber/hapishane-i-umumide-bir-ermeni-kadin-vartuhi-kalantar-40694</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.agos.com.tr/haber/2026/06/04/hapishane-i-umumide-bir-ermeni-kadin-vartuhi-kalantar.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://www.agos.com.tr/tr/haber/hapishane-i-umumide-bir-ermeni-kadin-vartuhi-kalantar-40694</guid><description><![CDATA[Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği, artan kadın mahpus nüfusuna karşı yarına dönük koruyucu politikalar geliştirmek amacıyla, geçmişe ışık tutan bir webinar düzenledi. Geç Osmanlı dönemindeki kadın koğuşları, 1915’in ilk siyasi kadın mahpusu Vartuhi Kalantar’ın deneyimleri, ceza infaz tarihindeki tecavüz ve ücretsiz çalıştırma gibi istismar vakalarının ayrıntıları ele alındı. Webinarda, “Osmanlı’da, kadın mahkumiyetinin anne olduğunuzda son derece avantajlı ancak bunun dışında kalan kadınları da son derece istismara açık hâle getiren bir sistem olabileceği” değerlendirmesi öne çıktı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST), “Geç Osmanlı Döneminde Kadın Hapishaneleri ve Kadınların Mahpusluk Deneyimleri” başlıklı bir webinar düzenledi. Moderatörlüğünü CİSST Hapiste Kadın Tematik Alan Temsilcisi Özge Akyüz’ün yaptığı online seminerin konuşmacıları arasında Dr. Gizem Sivri ve Prof. Dr. Lerna Ekmekcioglu yer aldı. Yaklaşık 50 kişinin katıldığı oturumda, geç Osmanlı döneminde bir kadın için hapishanenin ne anlama geldiği, günlük yaşam, ihtiyaçlar, dayanışma ve Hapishane-i Umumi’nin kadın koğuşuna Vartuhi Kalantar’ın gözünden bakıldı.</p>
<p>Özge Akyüz, “Kadın mahpus nüfusunda artış oldukça hızlı ilerliyor. Böyle bir denklemde, bugün bu alanda çalışma yürüten savunucular olarak retrospektif bir bakış açısıyla dünü ve bugünü birlikte ele alıp yarına giderken neler yapacağımızı konuşmak açısından bu etkinliği çok önemsiyoruz” dedi.</p>
<figure class="image float-md-start"><img class="" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/hay-ginin-1-haziran-1921-tarihli-sayisinda-takuhi-kalantar-ve-yetistirdigi-ogrenciler.jpg" alt="" width="557" height="438">
<figcaption>Hay Gin‘in 1 Haziran 1921 tarihli sayısında Takuhi Kalantar ve yetiştirdiği öğrenciler</figcaption>
</figure>
<h4>‘Hapishane reformu’ kavramı</h4>
<p>Geç Osmanlı döneminde kadın mahpus olmak ve hapsedilme üzerine sunum yapan Dr. Gizem Sivri, “19. yüzyıl sadece Osmanlı İmparatorluğu için değil, bütün imparatorluklar için bedensel cezadan, hapsederek ve rehabilite ederek cezalandırmaya geçiş sürecinin en önemli zamanlarından biri. 1847’den itibaren küresel anlamda disipline etme ve suçluyu tekrar yaşama kazandırma amacı güden bir cezalandırma anlayışı söz konusu. Tüm imparatorluklar bu süreçte, kendi cezalandırma sistemlerinde bir reform yapmaya çalışıyor ve ‘hapishane reformu’ denilen kavram ortaya çıkıyor. 1830’da Gülhane Hattı Hümayunu yani Tanzimat Fermanı ilân ediliyor ve Osmanlı’da reform, modernleşme süreci başlıyor. İlk kez bu süreçte kadın hapishanelerinin eksikliğinden bahsediliyor. O dönemde suç, genel olarak erkeğe isnat edilen bir kavram. Kadın suçluluğunu sapkın ve kişiliksizleştirme olarak değerlendiriyorlar. Kadınların sosyal veya çalışma alanındaki varlıkları az olduğu için suçluluk oranları da erkeklerinkinden daha az. İlk kez 1871’de İstanbul'da açılan Sultan Ahmet Hapishanesi’nde kadın mahkumlara ait koğuşların bulunduğunu biliyoruz” şeklinde konuştu.</p>
<h4>Hapishanelerdeki istismar vakaları</h4>
<p>Sivri, konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü: “Osmanlı Hapishane Reformu'nda, anne olan, emziren ya da çocuklarını hapishaneye getiren kadınlar farklı uygulamalarla garanti altına alınmaya çalışılmış. Kadınlar genellikle icar yani kiralama usulüyle tutulan imam evlerinde hapsedilmiş. Bu evler son derece düzen dışı, nizamnamelerin ve reformların amacının dışında, sistematik kontrol mekanizmasının işlemediği hapsetme mekânları. 19. yüzyılın sonuna kadar kullanılan imam ve muhtar evlerinde kadınların nasıl denetim altında tutuldukları ve hapsedildiklerine dair bilgi yok. Tüm hapsetme mekânlarında istismar son derece yaygın. Buna ilişkin bulduğumuz arşiv vakalarından çok daha fazlası var. Örneğin 1912’de Balıkesir'de Mehmet Çalış isimli bir gardiyanın kadınları geceleri dışarıya çıkararak fuhuşa zorladığı tespit ediliyor ve meslekten men ediliyor. Yine Gülizar isimde bir kadın, kocasını öldürdüğü için Manastır Hapishanesi'ne girmiş ve üçüncü yılında hamile kalıyor, tecavüze uğradığı düşünülüyor.</p>
<p>Bursa iplikhanesi de Ermeni kadınların cezalandırıldığı üretim alanlarından. Birçok iplikhane, kadınların zorunlu çalıştırılarak rehabilite edildikleri, ucuz emek olarak görüldükleri ve ücretlerini alamadıkları yerler. Öte yandan Abdülhamit döneminde, ikiz bebek doğuran annelere altın takma geleneği var. İkiz bebek doğurduğu için cezasını tamamlamadan salıverilen kadınlar olmuş. Yine Gülizar kadın da nasıl olduğunu bilmediğimiz hamileliği nedeniyle Manastır Hapishanesi'nden bırakılmış. Osmanlı İmparatorluğu'nda, kadın mahkumiyetinin anne olduğunuzda son derece avantajlı bir duruma dönüşebildiğini ancak bunun dışında kalan kadınları da son derece istismara açık hâle getiren bir sistem olduğunu söyleyebilirim.”</p>
<figure class="image float-md-end"><img class="" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/lerna-ekmekcioglu.jpg" alt="" width="521" height="347">
<figcaption>Lerna Ekmekcioglu</figcaption>
</figure>
<h4>Vartuhi Kalantar ve ailesi</h4>
<p>Ardından Prof. Dr. Lerna Ekmekcioglu, Vartuhi Kalantar’ı ve Hapishane-i Umumi’de yaşadıklarını anlattı: “Vartuhi’nin yazdığı anılar, Türkiye ve Ermeni tarihinde bir kadın tarafından yayınlanmış ilk hapis anısı. Asıl anılar, 1921 yılında İstanbul'da basılan bir feminist dergi olan Hay Gin’de yazılıyor. 1893'te Bursa'da doğan Vartuhi’nin Rus Ermenisi olan babası Tavit, Vianova Leipzig'de felsefe ve pedagoji eğitimi almış. Osmanlı Ermenilerinden annesi Takuhi de Ankara'dan İstanbul'a yatılı olarak okumaya gönderiliyor. Anne ve babası, birlikte bir Ermeni okulu kuruyor. 1903'teki bir gazeteden öğrendiğimize göre Ermenice feminist bir girişim bu, kız ve erkek çocukları karma okutuluyor. 1908'de Bursa'dan İstanbul'a taşınıyorlar. Babası, İstanbul Patriği tarafından bütün Ermeni okullarının genel müfettişliğine atanıyor.</p>
<p>Vartuhi, 1911'de yüksek öğretim için Avrupa'ya gidiyor. Lozan'da tarih ve edebiyat okuyor. Rus Ermeni yazar ve Taşnak lideri Avetis Aharonyan'ın öğrencisi oluyor. Ardından Leipzig Üniversitesi'nde tarih öncesi ve eğitim alanında yüksek lisans çalışmalarına başlıyor. 1914 yazında, İstanbul'a annesi ve babasını ziyarete geldiğinde savaş patlıyor ve ‘Gitmeyeyim, anne babamı yalnız bırakmayayım’ derken tutuklanıyor. 1915 Nisan'ında alınan, soykırımın ilk aşamasında toplanan entelektüeller, Ermeni liderler arasında Kalantar ailesinden kimse yok. Bir ay sonra Mayıs'ta ise ‘Türklük karşıtı propaganda, muzır yayınlar yayınlama, okulda çocuklara muzır yayınlar aktarma’ şüphesiyle Kalantaryan'ın evine polis baskın yapıyor ve asıl amaç babayı alıp götürmek.</p>
<h4>Dönemin tek kadın siyasi tutuklusu: Vartuhi</h4>
<p>Vartuhi'nin 17-18 yaşındayken, Leipzig'den ailesine yazdığı mektuplar arasında Ermeni milliyetçiliği olarak gördükleri birtakım cümlelere rastlıyor polis. Bunun üzerine polisler, 20 yaşındaki Vartuhi’yi de alıyor. Mahkeme öncesinde tutuklanıyorlar ve Vartuhi fikirlerden dolayı ‘Ermeni milliyetçisi’ olarak yargılanıyor. Vartuhi ile babası, Çorlu Kalesi'nde ömür boyu hapis cezasına çarptırılıyor. Divanıharp’te yargılanan anne beraat ediyor. Diplomatik girişimler sayesinde cezaları, İstanbul’daki Hapishane-i Umumi’de beş yıla indiriliyor. 1. Dünya Savaşı yıllarında Hapishane-i Umumi’de bir kadın siyasi tutuklu, çıktıktan sonra anılarını 1918-22 arasında süren mütareke yıllarında sansürsüz bir şekilde İstanbul’da basabiliyor.”</p>
<figure class="image float-md-start"><img class="" src="https://static.agos.com.tr/2026/06/kalantar-mezar.webp" alt="" width="533" height="401">
<figcaption>Vartuhi Kalantar'ın mezarı</figcaption>
</figure>
<h4>1915’te hapiste Ermeni kadın olmak</h4>
<p>Vartuhi’nin hapishanenin baş tabibi Dr. İbrahim Zati Bey’e Almanca'dan Osmanlı Türkçesine ücretsiz bir çeviri yaptığını ve karşılığında kendisini koruduğunu aktaran Ekmekcioglu, “Vartuhi mektepli, matmazel gibi görünen bir Ermeni olmasından, saçı, başı, kıyafetleri daha elit göründüğü için, baş tabip tarafından korunuyor olmasından dolayı ve 1915’te hapishanede kalan Ermeni bir kadın olduğu için korku duyuyor, hain olarak görülüyor. Yanındaki erkekler koğuşunda tutulan babası ile Zati Bey tarafından bazı zamanlarda müdürün odasında görüşmesine izin veriliyor. 1917’de Brest-Litovsk Anlaşması imzalanınca, Vartuhi de babasından Rus vatandaşlığını aldığı için hapishaneden çıkarılıyor. Üç yıla yakın hapiste kalıyor. Daha sonra anne ve babasını kaybediyor. Hem Osmanlı arşivlerinde hem de kendi anılarından elimizde tanıklık ve anılar var” dedi.</p>
<h4>Hapishanedeki karakterler ve anılar</h4>
<p>4 Ağustos 1917'deki arşiv defterine göre Vartuhi’nin kaldığı hapishanedeki 18 yaş üstü mahkum sayısının 589 olduğunu aktaran Ekmekcioglu, “Bunlardan 41’i kadın, 15'i gayrimüslim. İsimlerden anladığımız kadarıyla altısı Ermeni, sekizi Rum, biri de Yahudi” bilgisini verdi. Ekmekcioglu, Vartuhi’nin hapisteki etnografik anılarını da paylaştı: “Kürt Sinan, hanım ağalar, koğuş ağası gibi farklı farklı karakterler edebi bir metin ile yazılmış. Hademeler, gardiyanlar, doktorlar, eczacılar hakkında bilgimiz var. Kamu sağlığının nasıl korunmaya çalışıldığı, ritüeller ve mekânla ilgili çok bilgi var. Evliyaya giden kadınlar, hapishanedeki gündelik hayat, eğlence, oyunlar, danslar, flörtler var. Sadece tecavüz ve taciz yok. Hapishane müdürü Çeteci İbrahim, Adapazarı'na gidip oradaki Ermenileri öldürüyor ve Vartuhi bunu hapishanedeyken Kürt Sinem'den duyuyor. Vartuhi, hapishane sayesinde daha fazla siyasi ve entelektüel oluyor. Belki öncesinde de olacaktı ancak hapishanedeki ortam ve deneyimlerinden dolayı radikalize oluyor.”</p>
<p>1922’de Amerika'ya giden Vartuhi’nin bir yıl sonra Zaben Nalbantyan'la evlendiğini söyleyen Ekmekcioglu, “Nalbantyan, 1913'te doğduğu Antakya'dan Amerika'ya geliyor kimya okumak için ve Antakya'da tüm ailesini soykırımda kaybediyor, tek kalıyor. Vartuhi ile bir şekilde birbirlerini buluyorlar. İkisi de entelektüel, tarih ve edebiyatla ilgili. Evlendikten sonra yazılar ve kitaplar yazmaya başlıyorlar. Hiç çocukları olmuyor. Washington DC'de birlikte sürekli bir entelektüel, aydın, dönemin önemli insanlarıyla mektuplaşan, yazılar yazan bir çift olarak kalıyorlar. 1978’de Washington’da ölen Vartuhi’nin mezar taşına, Ermenistan'da doğduğu yazılıyor. Bu da kendisini hayatı boyunca nasıl gördüğünü bize gösteriyor” şeklinde konuştu.</p>
<p>Webinar, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.</p>
<p>Aras Yayıncılık'tan çıkan "Hapishane-i Umumi Kadınlar Koğuşu (1920-1921)" kitabına <strong><a href="https://www.arasyayincilik.com/urun/hapishane-i-umumi-kadinlar-kogusu-1920-1921/" target="_blank" rel="nofollow noopener">BURADAN </a></strong>ulaşabilirsiniz.</p>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 04 Jun 2026 10:14:00 +0300</pubDate></item></channel></rss>