Failler yakalandı
Kadınlar, Şişli'de öldürülen Durdona Khokimova için yürüdü
İstanbul’un Şişli ilçesinde bir çöp konteynerinde vücut bütünlüğü bozulmuş ve başı kesilmiş halde bir kadın cesedi bulundu.
Kurtuluş semtindeki Kuyulubağ Sokak'ta bir kağıt toplayıcısı tarafından cumartesi akşamı 20:00 sıralarında, çarşafa sarılmış halde bulunan cesedin 36 yaşındaki Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova'ya ait olduğu ortaya çıktı.
Mahallede kağıt toplayan O.Ç., konteynerde çarşafa sarılı cesedi fark etti. Polis merkezine giden O.Ç. durumu bildirdi, ekiplerle olay yerine geldi. Cinayet Büro Amirliği ve Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, çevrede önlem alarak detaylı inceleme başlattı. Ekipler, konteynerde ve çevresinde delil araştırması yaptı.
Cinayeti itiraf etti
Durdona Khokimova cinayetinde, iki fail Gürcistan'a kaçmaya çalışırken gözaltına alındı. Olayın ardından başlatılan çalışmalarda güvenlik kameralarını izleyen polis, Özbekistan uyruklu D.A.U.T. (31) ve G.A.K. (29) isimli failleri İstanbul Havalimanı'ndan Gürcüstan'a kaçmak üzereyken yakaladı.
İstihbarat Şube Müdürlüğü ile koordineli yürütülen çalışmalarda cinayeti Durdona Khokimova ile sevgili olduğu iddia edilen D.A.U.T. isimli Özbekistan uyruklu failin öldürdüğü, G.A.K. isimli erkeğin de ona yardım ettiği öğrenildi. İki faiin Gürcistan'a kaçmak için İstanbul Havalimanı'na gittiği tespit edildi. Failler 8 saatlik çalışmanın ardından yurt dışına kaçmadan önce gözaltına alındı.
Durdona Khokimova'yı öldürdüğünü emniyet ifadesinde itiraf eden faillerden 31 yaşındaki D.A.U.T. sevgili olduklarını iddia edip aralarında tartışma çıktığı bahanesini öne sürerek cinayeti işlediğini söyledi.
Kadınlardan yürüyüş çağrısı
Kadınlar bugün cinayete ve cezasızlık politikalarına karşı Ankara ve İstanbul'da alanlarda olacak.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu tarafından yapılan açıklamada, "Bu olay cezasızlık politikalarının, kadın cinayetlerinin görmezden gelinmesinin, adalet sisteminin işlememesinin sonucudur. Failler, ceza almayacaklarına, başlarına bir şey gelmeyeceğine o kadar inanıyor ki, şehir merkezinde, herkesin gözü önünde olan bir çöp konteynerine öldürdükleri kadının bedenini atabiliyorlar. Henüz adını dahi bilmediğimiz kadın arkadaşımızın hesabını soracağız; failin hak ettiği cezayı almasını sağlayacağız, sürecin takipçisi olacağız. Kadınların bedenlerinin konteynerlerde bulunduğu bu düzeni değiştireceğiz, kadın cinayetlerini durduracağız" denildi.
Eylem saatleri ve konumları, İstanbul'da bugün Osmanbey Metro Durağı Dolapdere çıkışı saat 16:00ve Ankara'da Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı saat 16:00 olarak duyuruldu.
"Durdona’nın ölümünden AKP iktidarı sorumludur"
Kadınlar, Khokimova’nın katledilmesine karşı saatt 16.00 sıralarında toplandı. Cansız bedeninin parçalarının bulunduğu Kuyulubağ Sokak’a yürüyen kadınlar, erkek şiddetine tepki göstererek, "Göçmen kadınlar yalnız değildir" dedi.
Sloganlar eşliğinde yürüyen kadınlar, "Erkek şiddetini engelle", "Güvenli ve özgür yaşamlar istiyoruz", "Kadın cinayetleri politiktir", "Şişli'de bir yılda 3 kadın cinayeti", "Göçmen kadınlar yalnız değildir" ve "Katledilen kadınların hesabını soracağız" yazılı dövizler taşıdı.
Kadınlar, Durdona Khokimova'nın bedeninin bulunduğu sokakta basın açıklaması yapıyor. Basın açıklamasında özetle şunlar kaydedildi:
"Dün akşam saatlerinde İstanbul’un göbeğinde, Şişli’de bir kadın arkadaşımızın cansız bedeni bir çöp konteynerinde bulundu. Bedeni parçalara ayrılmış haldeydi. Öldürülenin 36 yaşındaki Özbekistanlı Durdona Khakimova olduğunu öğrendik. Failler dün yurtdışına kaçmaya çalışırken havalimanında yakalandı.
Durdona’nın ölümünden AKP iktidarı sorumludur. Kadınların İstanbul’un orta yerinde bile yaşam hakkı elinden alınıyorsa, bu iktidarın eseridir. Fail ifadesinde Durdona’yla o gün tanıştıklarını, ilişkileri olduğunu, tartıştıklarını ve bunun üzerine öldürdüğünü söylemiş. Böyle söylemesi ne kadar kolay değil mi? Ama bir kadın öldürüldü, öldürüldü. Bu ifade baştan sona indirim almaya çalışma üzerine kurulu.
Münevver Karabulut’u hepimiz hatırlıyoruz. Tam 17 yıl geçti. İstanbul’un merkezinde çok benzer şekilde hayattan koparılan Münevver için Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak o günden beri mücadele ediyoruz. Nerede bir kadın öldürülse, şiddete uğrasa, hep birlikte meydanları doldurduk. Adliyelerde buluştuk, adalet aradık. Ve önemli bir yol katettik. Toplum artık bu eşitsizliğin farkında. Kadın cinayeti gerçeğinin farkında. Çözümün de farkında. Kadınlar haklarının bilincinde. Erkek şiddetine karşı mücadele ediyor.
"Kadın düşmanı politikalar, cezasızlık politikaları onları hayattan kopardı"
Buna ayak direyen bu ülkeyi yönetenlerdir. Kadınların yaşam hakkının ellerinden alınmasına göz yuman, bu konuda faillere cesaret veren iktidardır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un sürekli tartışmaya açılması; kadınlar şiddet görebilir, öldürülebilir demektir. İstanbul Sözleşmesi’nden imzanın çekilmesi kadınların eşit yurttaşlık hakkı yoktur demektir. Bunları yapan AKP iktidarıdır.
Bakın, Durdona göçmen bir arkadaşımız. Bambaşka bir ülkeden gelmiş. Belki de çalışmak için geldi. Bambaşka hayalleri vardı. Kendine yeni bir hayat kurmak istedi. O hayaller ellerinden alındı. 2025 yılında 294 kadın cinayeti gerçekleşti. Hepsi bugün aramızda olabilirdi. .
Failler Durdona’yı Ümraniye’de öldürmüş, Şişli’ye getirmişler. Başlarına hiçbir şey gelmeyeceğini, izlerinin bulunamayacağını düşünüyorlar. Kimsenin onların peşine düşmeyeceğini düşünüyorlar. Biz düşüyoruz. Bütün faillerin peşindeyiz. Kadın düşmanlarının peşindeyiz. Onlara cesaret veren kim varsa peşindeyiz. İktidarın da peşindeyiz.
Öldürülen her bir kadından siz sorumlusunuz. Durdona’nın da, bu ülkede hayattan koparılan tüm kadınların da hesabını soracağız. 6284’ü uygulayacağız, İstanbul Sözleşmesi’ni geri alacağız. Failleri değil kadınları koruyan bir düzeni kurana kadar durmayacağız. Kadın cinayetlerini durduracağız."
"Durdona’nın ölümünden AKP iktidarı sorumludur"
Kadınlar, Khokimova’nın katledilmesine karşı saatt 16.00 sıralarında toplandı. Cansız bedeninin parçalarının bulunduğu Kuyulubağ Sokak’a yürüyen kadınlar, erkek şiddetine tepki göstererek, "Göçmen kadınlar yalnız değildir" dedi.
Sloganlar eşliğinde yürüyen kadınlar, "Erkek şiddetini engelle", "Güvenli ve özgür yaşamlar istiyoruz", "Kadın cinayetleri politiktir", "Şişli'de bir yılda 3 kadın cinayeti", "Göçmen kadınlar yalnız değildir" ve "Katledilen kadınların hesabını soracağız" yazılı dövizler taşıdı.
Kadınlar, Durdona Khokimova'nın bedeninin bulunduğu sokakta basın açıklaması yapıyor. Basın açıklamasında özetle şunlar kaydedildi:
"Dün akşam saatlerinde İstanbul’un göbeğinde, Şişli’de bir kadın arkadaşımızın cansız bedeni bir çöp konteynerinde bulundu. Bedeni parçalara ayrılmış haldeydi. Öldürülenin 36 yaşındaki Özbekistanlı Durdona Khakimova olduğunu öğrendik. Failler dün yurtdışına kaçmaya çalışırken havalimanında yakalandı.
Durdona’nın ölümünden AKP iktidarı sorumludur. Kadınların İstanbul’un orta yerinde bile yaşam hakkı elinden alınıyorsa, bu iktidarın eseridir. Fail ifadesinde Durdona’yla o gün tanıştıklarını, ilişkileri olduğunu, tartıştıklarını ve bunun üzerine öldürdüğünü söylemiş. Böyle söylemesi ne kadar kolay değil mi? Ama bir kadın öldürüldü, öldürüldü. Bu ifade baştan sona indirim almaya çalışma üzerine kurulu.
Münevver Karabulut’u hepimiz hatırlıyoruz. Tam 17 yıl geçti. İstanbul’un merkezinde çok benzer şekilde hayattan koparılan Münevver için Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak o günden beri mücadele ediyoruz. Nerede bir kadın öldürülse, şiddete uğrasa, hep birlikte meydanları doldurduk. Adliyelerde buluştuk, adalet aradık. Ve önemli bir yol katettik. Toplum artık bu eşitsizliğin farkında. Kadın cinayeti gerçeğinin farkında. Çözümün de farkında. Kadınlar haklarının bilincinde. Erkek şiddetine karşı mücadele ediyor.
"Kadın düşmanı politikalar, cezasızlık politikaları onları hayattan kopardı"
Buna ayak direyen bu ülkeyi yönetenlerdir. Kadınların yaşam hakkının ellerinden alınmasına göz yuman, bu konuda faillere cesaret veren iktidardır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un sürekli tartışmaya açılması; kadınlar şiddet görebilir, öldürülebilir demektir. İstanbul Sözleşmesi’nden imzanın çekilmesi kadınların eşit yurttaşlık hakkı yoktur demektir. Bunları yapan AKP iktidarıdır.
Bakın, Durdona göçmen bir arkadaşımız. Bambaşka bir ülkeden gelmiş. Belki de çalışmak için geldi. Bambaşka hayalleri vardı. Kendine yeni bir hayat kurmak istedi. O hayaller ellerinden alındı. 2025 yılında 294 kadın cinayeti gerçekleşti. Hepsi bugün aramızda olabilirdi. .
Failler Durdona’yı Ümraniye’de öldürmüş, Şişli’ye getirmişler. Başlarına hiçbir şey gelmeyeceğini, izlerinin bulunamayacağını düşünüyorlar. Kimsenin onların peşine düşmeyeceğini düşünüyorlar. Biz düşüyoruz. Bütün faillerin peşindeyiz. Kadın düşmanlarının peşindeyiz. Onlara cesaret veren kim varsa peşindeyiz. İktidarın da peşindeyiz.
Öldürülen her bir kadından siz sorumlusunuz. Durdona’nın da, bu ülkede hayattan koparılan tüm kadınların da hesabını soracağız. 6284’ü uygulayacağız, İstanbul Sözleşmesi’ni geri alacağız. Failleri değil kadınları koruyan bir düzeni kurana kadar durmayacağız. Kadın cinayetlerini durduracağız."
Tutuklu Belediye Başkanı Şahan'dan mesaj
23 Mart'tan beri tutuklu olan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Silivri Cezaevi'nden cinayete ilişkin bir açıklama yaptı. Şahan, gönderdiği mesajda kadın cinayetlerinin cezasızlık politikası ve ihmallerle "kıyıma" dönüştüğünü vurguladı. Şahan'ın X hesabından paylaştığı açıklamanın tamamı şu şekilde:
"Dün gece Şişli’de 36 yaşında bir kadının, Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova’nın vahşice katledildiği haberi bugün bana Silivri’de ulaştı. Kadın cinayetleri cezasızlıkla, ihmalle ve suskunlukla, giderek büyüyen bir kıyıma dönüşüyor. Mahalleden başlayarak kolluğun, sosyal hizmet kurumlarının, belediyenin ve merkezi kurumların eşgüdümle ele alıp çözmesi gereken bu büyük sosyal sorunu kendi haline bırakamayız. Duvarlara bakıp düşünüyorum: Ne yapacağız, kadınları, kız çocuklarını, Durdona’ları, Şirin’leri nasıl koruyacağız? Bu cinayetin aydınlatılmasının, fail ya da faillerin en ağır şekilde cezalandırılmasının takipçisi olacağım. Şişli’nin, İstanbul’un, ülkemizin tüm sokakları kadınlar için güvenli oluncaya dek, bize rahat uyku yok!"

