Neden Hedef Seçildim: Genelkurmay Başkanlığı Bildirisi
19 Ocak 2007'de işlenen Hrant Dink Cinayeti, 20. yılına girerken, Hrant’ın Arkadaşları İnisiyatifi, 2004-2007 arasında cinayete giden yolu adım adım anlatmak için sosyal medyadan bir dijital bellek çalışması yayınlamaya başladı. İnisiyatif X, Instagram ve Facebook'tan yapacakları düzenli paylaşımlarla cinayetin tesadüf olmadığını belgelerle anlatacak, hafıza tazeleyecekler, bu güzergâhı bir anlamda ifşa edecekler.
18 Şubat'ta X, Instagram ve Facebook'ta yayına başlayan "Neden Hedef Seçildim" kullanıcı ismini taşıyan hesaplarından ilk olarak bir manifesto yayımlandı. Bugün ise ilk paylaşım yapıldı. İlk paylaşımda Hrant Dink'in Agos'ta 6 Şubat 2004 tarihinde yazdığı Sabiha Gökçen haberinin 21 Şubat'ta Hürriyet gazetesinde "Sabiha Gökçen'in 80 Yıllık Sırrı" manşetiyle verilmesi ve bunun üzerine Genelkurmay Başkanlığı'nın yayınladığı bildirisi yer alıyor.
22 Şubat 2004'te yayınlanan Genelkurmay Başkanlığı Bildirisi şöyle:
"21 Şubat 2004 günü, bir gazetede 'Sabiha Gökçen'in 80 yıllık sırrı" başlığı ile bir iddia, haber olarak yayımlanmıştır.
2001 yılında kaybettiğimiz, Atatürk'ün manevi kızı Sabiha Gökçen, Atatürk'ün Türk Milletine bir armağanıdır.
'Kendisi Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ilk kadın savaş pilotu olarak Türk havacılığının onursal bir ismidir.
Sabiha Gökçen aynı zamanda Atatürk'ün Türk kadınının Türk toplumu içinde bulunmasını istediği yeri gösteren değerli ve akılcı bir sembolüdür.
Böyle bir sembolü amacı ne olursa olsun tartışmaya açmak milli bütünlüğe ve toplumsal barışa katkısı olmayan bir yaklaşımdır.
Yüce Atatürk, Türk milletini 'Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir' şeklinde tanımlamıştır.
Atatürk Milliyetçiliği, görüldüğü gibi etnik ve dini temellere dayanmamaktadır. Anayasamızın 66. maddesinde de Türk vatandaşlığı 'Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür' şeklinde ifade edilmektedir.
Bir iddiayı, milli duygu ve değerleri de kötüye kullanarak bu şekilde yayımlamanın habercilik olarak nitelendirilmesini kabul etmek mümkün değildir.
Burada asıl önemli olan husus yapılan bu haber ile neyin amaçlandığıdır.
Son zamanlarda Türk medyasının bir bölümünde Atatürk milliyetçiliğine ve ulus-devlet yapısına karşı sürdürülen haksız ve temelsiz eleştiriler yanında, Atatürk milliyetçiliği yerini almak üzere sağlıklı olmayan ve tehlikeli düşüncelere bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde ve sorumsuzca yer verildiği kaygıyla izlenmektedir.
Ulusal birlik ve beraberliğimizin en güçlü olması gereken bu dönemde milli birlik ve beraberliğimize ve milli değerlerimize yönelik bu tip yayımların ne amaçla yapıldığı Türk toplumunun büyük bir kesimince artık anlaşılmakta ve endişe ile izlenmektedir.
Türk milletinin birlik ve beraberliğine layık olduğu toplumsal barışa, Atatürk'ün manevi varlığına ve düşünce sistemine, Türk milletine yakışır sağduyu içerisinde sahip çıkmanın ve savunmanın, Türk Silahlı Kuvvetleri yanında her Türk vatandaşına ve bütün kurumlarına düşen açık ve seçik bir görev olduğu ortadadır. Bu kapsamda, Türk medyasının Atatürk'ün manevi varlığına, düşünce sistemine Türkiye Cumhuriyeti'nin temel ilke ve değerlerine, Türk milletinin birlik ve beraberliğine daha duyarlı olması ve yayım ilkelerini bu düşünceler ışığında gözden geçirmesi de ulusça beklenmektedir.''

