YETVART DANZİKYAN

Yetvart Danzikyan

KARDEŞÇESİNE

"HDP oyun kuran veya iktidarın kurduğu oyunu bozan ana parti konumunda. Bu çok büyük bir başarı. Bu kadar ağır baskı, dışlanma, engellenme içinde HDP son derece etkili stratejik karar alabilen ve daha önemlisi seçmenlerinin çok büyük bölümünün bu kararı anlayıp, benimseyip, hayata geçirilmesini sağladığı bir parti. Buna şapka çıkarmak lazım. ."

Bu tablo içinde gidilecek seçimlerden ne beklemeliyiz? Sonuçları bugünden öngörmek elbette mümkün değil ancak gelen haberler iktidar ile muhalefet arasındaki makasın biraz daha daraldığı yönünde. Bu hafta sonu Türkiye tekrar sandık başına gidecek. Ancak bir yerel seçim yapıyor gibi değiliz pek. AKP-MHP bu seçim için argümanı ‘beka’ meselesinden kurdu. Ortalıkta bir beka meselesi elbette yok; daha doğrusu, iktidardaki AKP-MHP ittifakı için olabilir ancak bu beka meselesi. Zira ekonomik krizin tüm toplumu iyice zorladığı bir seçimde iktidar blokunun oy kaybı yaşaması muhtemel. İktidar bloku da bunu bildiğinden, seçimi yine bir ölüm kalım meselesine çevirmeye çalışıyor. Bunun toplumda ne kadar karşılık bulduğunu şimdiden bilmek zor, ancak seçime doğru iktidarın bu anlamda ‘çıta’yı yükselttiği de ortada.

İslamcı ve milliyetçi kesimin bir kısmı, nihayet alıştıkları sulara kavuşmuş gibiydi. Saldırı ve saldırganın dili, onlara bu canice ve ırkçı zihniyetle mücadele etmeye çalışan makul kesimden daha dikkate değer gelmişti sanki. Yoksa o görüntülerin mitingde dev ekranda yayınlanmasını nasıl açıklayabiliriz?

Fakat işin doğrusu, iddianame bu açıdan da çelişkilerle dolu. Mesela Arap Baharı hareketleri neden suç? Doğu Bloku ülkelerinde olanlar hakkında ne biliyoruz?

Ermeni toplumunun yanısıra Alevileri de yaralayan sözlerdi bunlar. Zaten Alevi örgütleri de bu sözlere tepki gösterdi. Ama ne oldu? Hiç. Seçim ortamında CHP de ülkücü oylara kendince göz kırpmış oldu, geçildi gidildi.

Türkiye toplumu büyük ölçüde hafızasız olduğu için, daha doğrusu toplumun büyük bir kesimi olup biten her şeyi anlık algılamaya ve anlamaya alışkın olduğu için, günümüzdeki fiyat artışları sanki esrarengiz bir yerden kaynaklanıyormuş gibi anlaşılıyor, algılanıyor.

Türkiye’nin laik bir devlet olduğu yönündeki argümanları dikkate almak çok zor. Daha gerçekçi bir analiz yapacak olursak, devlet, kendi iç ve dış politikaları çerçevesinde her türlü süreci kontrol etmek ve dizayn etmek istiyor. Bu, doğrusunu isterseniz, 100 yıllık devlet politikalarından, Cumhuriyet tarihi boyunca Ermeni toplumunun üzerinde Demokles’in kılıcını dolaştırma politikalarından farklı değil.

Suriye Halep doğumlu karikatürist ve animasyon sanatçısı Vrej Kassouny’nin işlerini son olarak Özcan Alper’in kısa animasyon filmi “Yıkıntılar Arasında”da görmüştük. Yakında çizimleri Agos’ta da yayınlanacak olan Kassouny ile sanat hayatı üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Filistinli yazar, hukukçu, insan hakları savunucusu Raja Shehadeh Hrant Dink Konferansı için Boğaziçi Üniversitesi’ndeydi. Shehadeh Boğaziçi Üniversitesi’nin 2008’den bu yana her yıl düzenlediği ve bu yıl 18 Ocak 2019 Cuma günü gerçekleşen “Hrant Dink İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Konferansı”nın konuşmacısı oldu. ‘İnsan Hakları Ne Yapabilir? Ortak Dünyamızda Filistin’ başlıklı bir konuşma yapan Raja Shehadeh, Ramallah'ın işgal süreci ve sonrasndaı gelen ilhak hareketinin tüm dünyaya duyurulması anlamında önemli bir figür olarak kabul ediliyor. Shehadeh, Filistinli bir Hıristiyan aileden geliyor. 1951 Yafa doğumlu Raja Shehadeh, halihazırda Batı Şeria’nın Ramallah kentinde yaşıyor. Hrant Dink için yapılan anma toplantısına da katılan Shehadeh ile hem Hrant Dink’in mücadelesini, hem 1915’e yaklaşımın,ı hem de Ortadoğu meselesindeki son durumu konuştuk.