E-gazete/Arşiv
Bayiler
İletişim
Abone Ol
Giriş Yap
Հայ
Eng
Ara
Ermeni Toplumu
Yazarlar
Kitap/Kirk
Hrant Dink
Agos Gündem
Türkiye
Ermenistan
Dünya
Yüzler/Hikâyeler
İnsan+Hakları
Bir Zamanlar
Kültür Sanat
Yaşam
Ara
☰
☰
Ohannes Kılıçdağı
Sayfa 4
ABD'de üniversitelerdeki Filistin eylemleri ve "Protesto"
Bizzat Başkan Biden, “Bunlar Sorosçu” demese de, “binaların camlarının kırıldığı, derslerin ve sınavların yapılamadığı, mezuniyetlerin gerçekleşmediği” gerekçesiyle bu protestoların “barışçı” olmaktan çıkıp kanunsuz hâle geldiğini söyledi. Malum, Türkiye’de de bu gerekçeler sık sık kullanılır. Hatırlarsınız, Gezi protestoları için de benzer sözler söyleniyordu. Gelin, bu ‘barışçı protesto veya gösteri’ tabirinin alt okumasını yapalım.
10 Mayıs 2024
Ermeni Sorunu’nundan önce Ermenilerin sorunları vardı
Resmî tarih anlatısında ‘Ermeni Sorunu’ olarak adlandırılan sorun veya olgu, 1877-78 Osmanlı-Rus Harbi sırasında ve sonrasında milliyetçileşen Ermenilerin siyasi emelleri –ki bundan kasıt, bağımsız bir Ermenistan kurmaktır– sebebiyle ortaya çıktığı iddia edilir. Suciyan’ın bu kitabı bize bir kere daha gösteriyor ki Ermeni Sorunu ondan evvelki 40-45 yıl içinde yani, 1839’da başladığı kabul edilen Tanzimat Dönemi’nde ortaya çıkmış ve şekillenmiş bir sorundur.
6 Mayıs 2024
'Cürm-ü Âzam’ ve Aram Andonyan
Andonyan’ın yazımını 1919’da tamamladığı bu kitap, yazarın kendi tecrübelerine, sağ kalan Ermenilerden topladığı bu tanıklıklara ve Halep Muhacirin Müdüriyeti’nde görevli Naim Bey ismindeki bir memurdan aldığı resmî belge kopyalarına dayanıyor. Eser, yazıldığı anda henüz birkaç senelik olan taze anıları ve resmî belgeleri ihtiva etmesi açısından bilhassa önemli.
25 Nisan 2024
Kırılma noktası mı, dejavu mu?
Belki ilk yapılması gereken teşhis, oy kaymalarının iktidar ve muhalefet blokları arasında değil, daha ziyade blokların içinde yaşandığıdır. Başka bir deyişle, CHP’deki oy artışı tamamen değil ama büyük ölçüde diğer muhalefet partilerinden oy kaymasıyla yaşanırken, AKP’den kopan oylar da daha ziyade Yeniden Refah Partisi’ne gitmiş gibi görünüyor. Dolayısıyla, eğer maksat gelecek seçimlerde bir iktidar değişikliği ve cumhurbaşkanlığını kazanmaksa, değerlendirmeleri ve projeksiyonları sadece parti oyları üzerinden değil blokların oyları üzerinden de yapmak gerekiyor
19 Nisan 2024
Yerel seçim üzerine notlar
Milletvekili seçimleriyle kıyaslama yaparken belediye seçimlerinde adayların aldıkları oylardan ziyade partilerin il genel meclisi seçimlerinde aldıkları oya bakmak daha sağlıklı olacaktır. Dolayısıyla ben de kıyaslama yaparken Pazar günkü yerel seçimlerde alınan il genel meclisi oylarına atıfta bulunacağım ve genel seçimler söz konusu olduğunda sadece yurtiçi oylarını baz alacağım ki kıyaslama daha anlamlı olsun.
3 Nisan 2024
Türkiye kronik sorunlarını neden çözemiyor?
1980’lerden beri, futbolda şiddet çözülemeyen bir sorundur. Türkiye’nin uzun süredir çözemediği, kronikleşmiş sorunu yalnız bu değil. Bırakın öyle büyük, görece karmaşık, çözümü nispeten zor siyasi ve ekonomik sorunları, kuşaklardır çözemediği, futbolda şiddet benzeri o kadar çok sorunu var ki Türkiye’nin...
22 Mart 2024
Karabağ ‘çözüldü’ ama...
Aliyev istediğini askerî yöntemlerle aldı. Fakat, hedeflerinin sonuna gelmiş değil. Askerî anlamda güçlüyken bu yolla alabileceğinin azamisini almak istiyor ve bu ‘azami’ye Ermenistan’ın bütünü de dâhil; aslında, Ermenistan’ın topraklarından “Batı Azerbaycan” olarak bahsederek bu niyetini gizlemiyor da. Tüm insan hakları değerlerinin hiçe sayıldığı, güçlünün istediğini alenen yaptığı bir döneme girdiğimizi düşünecek olursak, bölgesel ve küresel konjonktür ve zamanın ruhu da buna uygun.
15 Mart 2024
Mide bulandırıcı bir sinizm
1990’ların başında akşam haberlerinde Bosna’dan gelen görüntüleri üç-beş dakika görüyorduk ama sonra geçiyordu. Hâlbuki bu sefer gün boyu Gazze’den gelen, hepsi birbirinden korkunç görüntülere arka arkaya şahit oluyoruz. Gazze’deki katliamın hem mekân olarak küçük bir alana sıkışması hem kurban sayısının hızla artması da tabloyu daha vahim hâle getiriyor.
8 Mart 2024
Normalleşen aşırılık
Aaron Bushnell’i böyle bir eylem yapma raddesine getiren duygu ve düşünceleri iyi irdelemek lazım çünkü, ABD’de Washington Post gibi kimi yayın organlarının Bushnell’in “anarşist geçmişinden” dem vurarak onu aşırı bir istisna gibi gösterme çabalarının aksine bu duygu ve düşünceler kesinlikle Bushnell’e sınırlı değil.
1 Mart 2024
Statü uyumsuzluğu baş ağrıtmaya devam ediyor
Bu ifadenin arkasındaki zihniyet sadece azınlık okulları için değil, genel olarak yanlış, sorunlu bir zihniyet. Söz konusu değerlerin ne olduğuna, nerede başlayıp nerede bittiğine kim karar verecek? Bütün “Türk milletinin” üzerinde hemfikir olduğu “millî, kültürel ve manevi değerler” hangileri? İşin azınlıklarla ilgili kısmına dönecek olursak...
23 Şubat 2024
İnsan hakları insanın değeri nispetinde güçlüdür
Türkiye hükümeti, İsrail’e lafta karşı çıkıyor, kınıyor ama kendi siyasi gücü ve çıkarları söz konusu olduğunda insan hakları kavramının yıpratılması konusunda aynı yolun yolcusu. Onlarca örnek vermek mümkün. Son zamanlarda Sezgin Tanrıkulu, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Şebnem Korur Fincancı gibi, toplumda bilinen insan hakları savunucularına karşı girişilen sistematik saldırıları da bu minvalde değerlendirmek lazım.
17 Şubat 2024
Adalet duygusu ve kültürü
Adalet ya herkes için vardır ya kimse için yoktur. Bazı grupların bazı zulümleri otomatikman ve kategorik olarak hak ettikleri anlayışı topluma öyle bir yerleşmiş, öyle normalleştirilmiş ki, Türkiye bir kanunsuzluk, güçlünün gemisini yürüttüğü şiddet toplumu oldu. Adalet yerine adaletsizlik kurumsallaştı.
9 Şubat 2024
Ağır çekim tehcir
1920’ler ve 30’lar boyunca on binlerce Ermeni Anadolu’dan ayrılmak zorunda kaldı ya da gönderildi. Bu dönemde yaşanan, tabiri caizse ağır çekim bir tehcirdir, daha doğrusu tehcirin ağır çekim devamıdır.
2 Şubat 2024
Apartheid ve Türkiye
Apartheid’ın tanımı hakkında altını çizmemiz gereken ikinci önemli nokta, bunun bir hukuk sistemi olarak var olması gerektiği. Başka bir deyişle, ortada yapılandırılmış, uzun süreler boyunca işleyen, kanun, kararname, genelge gibi resmî metinlerde gözlemlenebilen sistematik bir ayrımcılık olması gerekiyor. Bu açıdan Türkiye’ye baktığımızda, 1920’lerden 1940’lara kadar bu tür ayrımcı bir sistem olduğu konusunda hiçbir şüphe yok.
26 Ocak 2024
Patrikhane ve patrik - 2
Patrikhane, tarihte nasıldıysa bugün de bire bir öyle olmak zorunda değil. Gerek mevcut patriğin, gerek bundan sonra o makama oturacakların bir karar vermesi gerekiyor: Ermeni toplumunun temsilcisi mi olacaklar, devletin memuru mu? Fakat burada patriklere de haksızlık etmemek gerek. Onlardan önce bir karar vermesi gerekenler Türkiye’de geçmişten bugüne devleti yönetenler.
21 Ocak 2024
Patrikhane ve patrik
Ermeni toplumunun bir temsiliyete ihtiyacı vardır. Bunu takip eden sorular şunlardır: Peki, bu temsiliyet Patrikhane yoluyla olmaya mecbur mudur? Hatta öyle olması doğru mudur, yanlış mıdır? Burada iş biraz daha çetrefilleşir, fikir ayrılıkları ortaya çıkar. Öte yandan, Ermeni toplumu içinde bu hususta var olan fikir ayrılıkları bir yana, devlet de Patrikhane’ye “Yaşar ne yaşar ne yaşamaz” muamelesi yapar. Patrikhane hukuken yoktur ama patrik fiilî temsilci muamelesi görür,
12 Ocak 2024
Maç bahane
Bu maçın Suudi Arabistan’da oynanmasını yanlış buluyor veya orada olanlardan sonra maça çıkmayıp geri dönmek gerektiğini düşünüyor olabilirsiniz. Suudi rejimi de sonuçta zorba bir rejim, ona her türlü eleştiriyi getirebilirsiniz ama cümleye “Araplar” diye başlayıp koca bir gruba toptan hakaret ettiğinizde bu ırkçılıktır .
5 Ocak 2024
İsrail’in Karabağ’dan alacağı ders
İsrail bugün kendini askerî açıdan çok üstün görüyor olabilir, gerçekten öyle de olabilir. Fakat, bu tür sorunları insan ömrüyle veya bir nesille sınırlı şekilde değerlendirmenin yanlışlığı ortada. Düşünsenize, 2020’deki savaşta ölen binlerce Ermeni ve Azeri genç, kendilerinden önce başlamış bir kavgada ölmek için doğmuş oldular.
22 Aralık 2023
Hamas şiddeti neden görülmüyor?
İsrailli yöneticiler ve destekçileri “Neden Hamas’ın şiddeti görülmüyor?” diye şikâyet ediyorlar. Sen Hamas’ın vahşetini üçe beşe değil bine katlar, Hamas’ın bir gün yaptığını sen iki buçuk aydır her gün yaparsan, Hamas’ın senin gölgende kalıp görülmemesinde de şaşıracak bir şey yok.
15 Aralık 2023
Üç Horan’ın yılan hikâyesi
Karşı karşıya kaldığımız sorun, her zaman söylediğimiz gibi azınlık vakıflarına dair temel, yapısal yanlışlıklardan kaynaklanıyor. Bunun yanı sıra, mevcut seçim yönetmeliği hazırlanırken bunun devletin âdeti olduğu üzere tepeden inme değil, açık ve zamana yayılmış istişareyle hazırlanması gerektiğini söyledik. Ayrıca, yönetmelik yayınlanınca da bu metnin yetersizlikleri, boşlukları, yanlışları, iç çelişkileri olduğunu anlattık ve değiştirilmesi gerektiğini söyledik.
8 Aralık 2023
İsrail diyaloğu da öldürüyor
İsrail ve politikaları, toplumları keskin biçimde ikiye bölen bir faktör hâline gelmiş durumda. İsrail’in eylemleri insanların birbirini dinleme ve anlama isteğini, kapasiteni, tahammül eşiğini dramatik biçimde aşağı çekti, çekiyor.
1 Aralık 2023
Tarihin azı karar, çoğu zarar
Bir topluluğun bir coğrafyada, başka gruba tabi olmadan, eşit ve özgür olarak yaşayabilmesi için geçmişte herhangi bir zamanda o topraklar üzerinde bir devlet kurmuş olmasına, hatta tarihin çok eski çağlarından beri orada yaşıyor olmasına gerek yoktur
25 Kasım 2023
İsrail’in yıktığı sadece Gazze değil
İsrail’i durdurmak, sadece Gazze’deki insanların hayatını kurtarmak için değil (ki bu da tek başına yeterli olurdu), aynı zamanda insanlık olarak hâlâ etrafında toplanacağımız, toplanabileceğimiz bazı değerler olduğunu gösterebilmek, buna inanabilmek için de gerekli. Batılı (AB, ABD) devletleri yönetenler, bu değerleri koruma konusunda utanç verici bir durumdalar. Fakat, Batılı sivil toplum kuruluşlarından, Batılı halklardan gelen itirazlar her geçen gün artıyor.
17 Kasım 2023
‘Kendine Müslüman’
Türkiye’de insan hakları savunusunda ilkesel tutarlılık sağlanamamasının tek sebebi sadece kültür ve kimlik olarak kendine yakın gördüklerini, ‘bizden’ saydıklarını savunmaktan ibaret değil. Hakları ihlal edilen insanların haklarını savunmanın siyaseten muarız kabul edilen bir harekete, akıma yarayacağı düşünülüyorsa Türkiye’deki çoğu ‘demokrat’ da kafasını öte yana çeviriyor, havalara bakıyor.
10 Kasım 2023
Cumhuriyet ve azınlıklar için beyaz bir sayfa
Farklı kimliklerin, özellikle de Hıristiyanların ve Yahudilerin, bütün toplumla bir arada, eşit, özgür, haklarının sahibi olarak, huzurlu biçimde yaşatılması söz konusu olduğunda cumhuriyet kendi hakkındaki iddiasının tersine, temiz bir sayfa açmadı. Tam tersine, resmî tarih versiyonu üzerinden şeytanlaştırdığı bu insanların takip eden kuşaklarından da intikam almayı sürdürdü.
3 Kasım 2023
“İsrail ne yapsın?”
Nasıl Hamas 7 Ekim’de yaptığı vahşi katliamdan sorumluysa, İsrail de Gazze’de 20 gündür uyguladığı vahşi katliamdan sorumludur. Hamas’ın katliamına bu şekilde karşılık vermek İsrailli yetkililerin tercihidir, bilinçli kararıdır ve sorumluluk da onlara aittir. “Hamas sivillerin arkasına saklanıyor, onları kalkan olarak kullanıyor” diyerek sivilleri öldürmeyi normalleştiremez, meşrulaştıramaz ve öldürmeye devam edemezsiniz.
27 Ekim 2023
Umarım Ahmet Hamdi yanılmıştır
Batı, içinde bulunduğumuz kriz ânında hem Hamas şiddetini kınayabilir, reddedebilir hem de İsrail’in vereceği karşılığın meşruiyet sınırları içinde kalmasını talep edebilir ve sağlayabilirlerdi ama İsrailli yöneticilerin arkasında ip gibi dizildiler, en sınır tanımaz eylemlerine peşkir tuttular. Ukrayna’da işgalcinin karşısında dururken (ki doğruydu) Filistin’de işgalcinin en büyük destekçisi oldular.
20 Ekim 2023
“Benim milletim katliam yapmaz” mı?
Başka bir husus, kolektif cezanın kabul edilemezliği. Bir cürüm, bir katliam işlendiğinde o suç için sadece failleri cezalandırılabilir; bütün bir topluluğu veya halkı sorumlu tutup cezalandıramazsınız. Son yaşananlarda örneğin, Hamas’ın sergilediği vahşet için bütün Filistinlileri cezalandırmazsınız.
13 Ekim 2023
Meşruiyet erozyonu
KHK’yla işinden attığınız binlerce kişiye toptan “terörist”, “FETÖ’cü” dedin mi, başka bir şeyi ispat yükümlülüğün kalmamış oluyor. Toplumda da bu, büyük ölçüde kabul edilmiş durumda. Kimi, iktidarla aynı düşüncede olduğundan, kimi “Başıma ne gelir" korkusundan itiraz edemiyor, hatta iktidarın dümen suyuna giriyor. Bunun başını da konumu itibariyle bu tür hukuksuzluklara en çok itiraz etmesi gereken ana muhalefet partisi CHP çekiyor, maalesef.
6 Ekim 2023
Karabağ ve Türkiye’de muhalefet
Azerbaycan’ın insan haklarına ve özgürlüklerine, azınlık haklarına saygılı bir hukuk devleti olduğunu ve güvencenin de bu olduğunu söylemek komik bile değil. Karşımızda gerçekten iyi niyetli bir yönetim olsa, Karabağ Ermenilerinde güven duygusunu tesis edecek önlemleri, örneğin, entegrasyon süreci boyunca uluslararası gözlemcilerin Karabağ’da bulunmasını kabul ederdi. Fakat biliyoruz ki Aliyev rejiminin Ermenileri Karabağ’da tutmak gibi bir niyeti yok.
28 Eylül 2023
Vakıfların koordinasyonu: Bir öneri
Özellikle okulu veya hastanesi olan, uhdesindeki gayrimenkuller belli bir seviyenin üzerinde olan vakıfların yönetimi artık gönüllülük esasına göre değil profesyonelce ve tam zamanlı olarak yapılması gereken bir iş. Burada sözünü ettiğimiz ofis vakıfların yönetiminde profesyonellerin katkısını da artıracak bir model olur ki bu da iyi bir şeydir.
24 Eylül 2023
Vakıflar arası koordinasyon
Vakıfların ve ona bağlı olarak da toplumumuzun daha iyi bir duruma gelebilmesi, daha kaliteli eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler alabilmesi için vakıflar arası koordinasyon hayati bir meseledir, ondan da öte şarttır.
16 Eylül 2023
2
3
4
5
6
...
13
Abone Ol!
Agos'a abone olarak destek olabilirsiniz. Abone ol, hediye et, askıya abonelik bırak.
Eng
Հայ
Ara
Agos Gündem
Türkiye
Ermenistan
Dünya
Yüzler/Hikâyeler
İnsan+Hakları
Bir Zamanlar
Kültür Sanat
Yaşam
Ermeni Toplumu
Yazarlar
Çizerler
Hrant Dink
E-gazete/Arşiv
Bayiler
Kitap/Kirk
İletişim
Abone Ol
Giriş Yap