E-gazete/Arşiv
Bayiler
İletişim
Abone Ol
Giriş Yap
Հայ
Eng
Ara
Ermeni Toplumu
Yazarlar
Kitap/Kirk
Hrant Dink
Agos Gündem
Türkiye
Ermenistan
Dünya
Yüzler/Hikâyeler
İnsan+Hakları
Bir Zamanlar
Kültür Sanat
Yaşam
Ara
☰
☰
Ohannes Kılıçdağı
Sayfa 8
“Türk düşmanı”
Eleştirdiğimiz, bütün bir grup olarak Türk halkı değildir. O da halklar içinde bir halktır, diğerleri ne kadar kötüyse o kadar kötü, diğerleri ne kadar iyiyse o kadar iyidir. Sorun olan ve eleştirdiğimiz, Türklüğü/Müslümanlığı diğer grupların üzerinde gören ideoloji ve o ideolojinin hâkim olduğu öteden beri süregelen yönetim biçimidir.
20 Ağustos 2021
Türkiye Avrupa’yı rahatlatmaktan vazgeçmeli
Göçmenlere –ve genel düzeyde azınlıklara– karşı saldırganlığın, hoyratlığın arttığı toplumların tuttuğu siyasi istikametin varacağı yer, toplumun geneli için pek iyi sonuçlar vermez. Göçmenlere yönelik şiddet genel olarak siyasi havanın şiddetini artırır ve yükselen şiddetin hedefi belli bir süre sonra göçmenlerle sınırlı kalmaz.
11 Ağustos 2021
Irkçılık ayrı, ‘tekil mevzu’ ayrı değildir
“Böyle bir katliam ya ırkçılık saikiyle işlenmiştir ya da sıradan, adli bir vakadır” demek doğru değildir. Irkçılığın yapısal olarak yerleşik olduğu yerde ‘sıradan anlaşmazlıklar’ hemen onunla eklemlenir, iç içe geçer. Irkçı husumet ile ‘tekil mevzular’ arasında sanıldığı kadar bir açıklık yoktur.
6 Ağustos 2021
Siz göçmenlerin tanrısı değilsiniz
Mültecilerle ilgili eleştirilerin ve kızgınlığın muhatabını doğru belirlemek gerekir. Öfkenizi ve enerjinizi, hayatı zaten tepetaklak olmuş, yeni bir hayat ve gelecek kurmaya çalışan insanların hayatını daha da zorlaştırmaya harcayacağınıza, mülteci politikalarının karar vericilerine yöneltin. Avrupa ve Türkiye’nin mülteci/göçmen politikaları temel yanlışlardan muzdarip.
30 Temmuz 2021
Kilisede dans
Hıristiyanofobi, ülkenin İslamcısından laik olanına bütün kültürünün hâkim motifi. Zamanın ‘laik solcu’ Ecevitleri ‘misyoner tehlikesi’nden bahsediyor; ‘laikliğin yılmaz bekçisi ordu’, misyonerlik karşıtı bildiriler yayınlıyordu.
16 Temmuz 2021
‘İt ürür kervan yürür’ siyaseti
“AKP-MHP oylarıyla reddedildi”, Türkçe deyimler sözlüğünde yerini almak üzere. Meclis’e önerge veriyorsun olmuyor, mahkemeden karar çıkartıyorsun olmuyor; protesto ediyorsun, dayak yiyorsun, gözaltına alınıyorsun, olmuyor; yazı, rapor yazıp, video çekip derdini anlatıyorsun, olmuyor.
9 Temmuz 2021
Nereden tutsan elinde kalıyor
Türkiye’de asıl sorun, siyasi-adli düzeltme-temizleme mekanizmasının çalışmaması. Suç, yolsuzluk vs. her yerde olabilir; önemli olan, temizleyip devam edebilmek. Sisteme baktığımızda bu işlevi yerine getirmesi beklenen makam ve kurumlar ya kendileri de pisliğe batmış ya da etkisizleştirilmiş.
25 Haziran 2021
"Hamdolsun"
Gelelim, “hamdolsun” sözünün neden ağızdan çıktığına veya kaçtığına. Erdoğan, Türkiye Cumhurbaşkanı olarak Ermeni Soykırımı’nın gündeme gelmemesine sevinse bile, hele bir gün önceki sözü düşünülecek olursa, bunun kamu önünde ifade etmemesi beklenirdi.
16 Haziran 2021
Korkunun seçime faydası yok
Bir kısım zevat bu toplumu hakkını aramak üzere dava yoluna gitmekten hep alıkoymaya çalıştı. Dava yolu olumlu sonuçlanınca da bu kazanımı tahrip etmek için ellerinden geleni yapıyorlar.
14 Haziran 2021
‘Mafya’ devletin kurucu unsurudur
O gün YouTube olsaydı, kim bilir, belki de Topal Osman da Çankaya Köşkü’nü basmak yerine video çekerdi veya Mustafa Suphi’leri öldüren Kâhya Yahya, tasfiye edileceğini anlayınca “Tüm bu işlerde ben tek başıma mıydım? Her şeyi olduğu gibi ortaya dökeceğim” diyerek ima ettiklerini YouTube videosunda anlatırdı.
4 Haziran 2021
İsrail ve Ermeni Soykırımı
Prof. Charny, kırk yıldır İsrail’in Ermeni Soykırımı’nı tanıması için mücadele veren biri. Yakınlarda, ‘Israel’s Failed Response to the Armenian Genocide’ (‘İsrail’in Ermeni Soykırımı Başarısızlığı’ diye çevrilebilir) başlıklı bir kitap yayımladı. Kitap, 1982’de Tel Aviv’de yapılan ‘Holokost ve Soykırım Üzerine Birinci Uluslararası Konferans’ın arka planından, daha doğrusu perde arkasından yola çıkarak, İsrail devletinin Ermeni Soykırımı konusundaki tutumunu tartışıyor.
28 Mayıs 2021
Soykırımlara halk katılımı
Niyetim bu yazıda ilk gece hakkını değil, soykırım(lar)a tabandan/yerelden katılım hakkında bir iki kelam etmek.
22 Mayıs 2021
Almanya’da da kolay olmadı
Almanya’daki yüzleşme sürecinin bir kısmını anlatan bir film var: Yönetmenliğini Giulio Ricciarelli’nin yaptığı 2014 tarihli ‘Labyrinth of Lies’ [Yalan Labirenti]. Olaylar birebir filmin anlattığı gibi gelişmiş olmasa da film, gerçek olaylara dayanıyor ve 1963-1965 yılları arasına Almanya’nın Frankfurt şehrinde yaşanan Auschwitz yargılamalarına giden süreci konu ediyor.
7 Mayıs 2021
Yalanlar hoşunuza gidebilir ama size iyilik yapmaz
Tutuklananlar arasında doğrudan siyasi bir kimliği olmayan da çok isim var. Onu da geçtim, madem çete reisiydiler, tek tek yargılandılar mı? Mahkemeleri yapıldı mı? Sonları ne oldu? Bunları anlatmadan “Çete reisiydiler” deyip bugün ferahlamak için ağzınızın içine bakanları kandırmak kolay.
30 Nisan 2021
Biden'ın açıklaması, siyaset ve hukuk
Bu tanıma Türkiye’de bir sorgulamaya yol açar mı? Sanmam. Tam tersine, “Biz bunlar emperyalizmin oyunu dememiş miydik”, yollu laflarla inkar daha da şiddetlenecektir. Ama hakikatin kimseyi bekleyecek sabrı kalmadı. Ermenilere gelince. Ermeniler tarafından bu tanınmaya gösterilecek tavrın coşku veya sevinç değil, alçakgönüllü bir vakar olması gerektiğini düşünüyorum.
25 Nisan 2021
Ardında ev olmayan kapılar
"Kapı", Süryaniler nezdinde bu ülkenin Türk-Müslüman olmayan kesimlerine yapılan baskıyı ele alan nadir eserlerden olması sebebiyle kıymetli bir iş. Film, bu topraklardan silinenlerin yokluğuna bir saygı duruşu, bir ağıt.
23 Nisan 2021
Mesele Karabağ’ı aştı
İki ülke, iki devlet, iki toplum anlaşamayabilirler, hatta savaşabilirler fakat savaşta ve savaşın sonrasında aşılmaması gereken bazı sınırlar olmalıdır ve vardır ki insan denen varlık olarak birbirimize yapabileceklerimizin bir sınırı olduğunu bilelim ve şu hayatta tutunacak bir dalımız olsun.
18 Nisan 2021
Öğrenilmiş çaresizlik ve kurnazlık
Bir hususun altını çizeyim. Vakıflar seçim kararı alırsa her şey çok güzel, çok kolay, çok hızlı olur ve yeni yöneticiler mutlaka seçilir demiyorum. Bunu diyemem, çünkü karşıda muhatap olarak iyi niyetli, haklara ve özgürlüklere saygılı, sorunları bu prensipler temelinde çözmek isteyen bir yönetim yok. Olsaydı zaten bu sorunları yaşamıyor olurduk. Fakat sonuçta mahkeme seçme ve seçilme hakkının ihlal edildiğini söyleyerek ve bunu bütün yasa ve yönetmeliklerin üzerinde olan Anayasa’ya atıfla yaparak seçim için bir yol açtı.
9 Nisan 2021
Dava kazanıldı, tağaganlar kayıp
Sık tekrarlanan bir yanlış da, seçim için VGM’nin iznine gerek olduğu. Vakıfların VGM’ye yazacakları yazı bir izin yazısı değildir, seçimi haber veren bir yazıdır. Vakıf yöneticilerinin seçim sürecini başlatmalarının önünde herhangi bir engel yoktur.
3 Nisan 2021
Arşiv ne her şeydir, ne hiçbir şey
Ermeni Soykırımı ve arşiv meselesine dönecek olursak; tam da bahsettiğim mantıkla, Osmanlı arşivlerinde bir temizlik yapıldığı söylenir. Doğrusu, böyle bir temizleme girişiminde bulunulması beni ve herhâlde birçoklarını şaşırtmaz. Fakat soru şu: Osmanlı arşivlerinde, 1915 ilkbaharıyla birlikte Osmanlı Ermenilerinin başına gelenleri, daha doğrusu getirilenleri anlamamızı engelleyecek bir temizlik mümkün mü? ‘
28 Mart 2021
‘Yasal hukuksuzluk’ kültürü
Eğer belli kişi ve grupları belli kategoriler içine yerleştirmeyi, onlara belli sıfatları yakıştırmayı ve onları öyle sunup kabul ettirmeyi başarabiliyorsanız, onlara, onların mal-mülklerine, onurlarına yapabileceklerinizin bir sınırı yoktur.
19 Mart 2021
Vakıflar
1936 Beyannamesi yıllar sonra mülklerle ilgili başka sorunların da kaynağı, daha doğrusu bahanesi oldu. Şöyle ki, bu beyannamede olmayıp daha sonra satın alma, bağış vs. yoluyla bu kurumların uhdesine geçen mallara, bu beyanname –hukuk hilafına– bir vakıf senedi sayılarak ve o vakıf senedinde ileri dönük mal edinmeyle ilgili bir beyan olmadığı gerekçesiyle el konmaya başlandı. Bu konuda açılan davalarda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 1974’te hem ibretlik, hem de bu konuda devlet erkânının zihniyetini özetleyen bir karara ve gerekçeye imza attı.
12 Mart 2021
Bu ülke tekçilikten ne kazandı?
Bu ‘aynı labirent içinde dönüp durma’ hissi, hâliyle, tarihle iştigal edenlerde biraz daha fazladır. Bazen, okuduğum bir şeyi dün gazetede mi okumuştum, yoksa II. Meşrutiyet meclis tutanaklarında mı diye tereddüte düşüyorum.
5 Mart 2021
“Ben seçime seçim demem, kazanan ben olmayınca.”
Kaybedilen her seçim hakkı demokrasiye vurulmuş bir darbedir. Dediğim gibi, cemaat vakıfları seçiminde bir fiili durum yaratıp, meseleyi soğutup, uyutup, seçim hakkını tamamen ortadan kaldırmak istiyorlar. Sekiz senedir yönetmelik hazırlanmamasının başka bir izahatı varsa siz bana söyleyin.
26 Şubat 2021
Operasyon başarılı geçti, hasta öldü
Yoksa, operasyonun amacı tutsakları kurtarmak değil, örgüte darbe vurmak, zarar vermek, korkutmak, gözdağı vermek miydi? Esirlerin orada olduğunun bilinmemesi ihtimal dışı, ki bilinmiyorsa o da bir zafiyet. Yok, esirlerin orada olduğunu bile bile böyle toplu tüfekli bir operasyona girişilmişse o da büyük sorumsuzluk, hatta vahim bir hata.
17 Şubat 2021
“Devletimin yanındayım”
Rektör atamasını protesto edenlere tepki gösterenlerin söylediği bir söz de “Devletimin yanındayım.” Devleti kendine ait bir şeymiş gibi düşünmek en büyük yanlış kanılardan biridir, bir yanılgıdır, illüzyondur. Devletin ‘sizin’ olma hâli, siz devlet denen örgütü yöneten insanlarla ters düşene kadardır.
12 Şubat 2021
Dinî değerleriniz sizindir, biz kayyumla ilgiliyiz
Rejimin oynadığı oyun hep aynı. Demokratik bir taleple ortaya çıkanların üstüne şiddetle gidiyor, ortamı gerdikçe geriyor, onlardan gelecek en ufak bir karşı hamlede veya bir falsoda “Gördünüz mü işte, bunlar terörist, bunlar din-millet düşmanı, bunlar şöyle, bunlar böyle” diye, terekesinde ne varsa döküyor.
5 Şubat 2021
Varlık Vergisi, yokluğun yolu
Amacın söylendiği gibi sadece vurguncuyu, istifçiyi, karaborsacıyı vurmak olmadığını gösteren bariz başka bir hâl ise şoför, komisyoncu, sekreter, terzi, garson gibi, emeğiyle hayatını kazanan Hıristiyan ve Yahudilere de vergi salınmış olmasıdır.
29 Ocak 2021
Hrant Dink boşuna mı konuştu?
O öldükten sonra birilerinin ona atfetmeye çalıştığının aksine, ne soykırıma soykırım demekten vazgeçmişti, ne de diasporayı şeytanlaştırıyor veya sorunların tek kaynağı olarak görüyordu. Evet, diaspora kurumlarını da eleştiriyordu. Dürüst bir aydının yapması gerektiği gibi, yanlışı nerede görürse orayı eleştiriyordu ama halkının başına gelenleri ne unutmuş, ne de unutturmaya çalışmıştı.
22 Ocak 2021
Boğaziçi kayyumu
Aynı HDP’li belediyelerde olduğu gibi, rejim, sonucu hoşlarına gitmeyen seçimi tanımadı. Birinci kayyumun atanmasından önceki seçimde Gülay Barbarosoğlu neredeyse %90 oyla seçilmişti ama rejim kayyum atamaktan çekinmedi.
8 Ocak 2021
2020, olmasaydın da olurdu!
Biz bir fragman gördük sadece. Onda bile yaşamla ve belki ondan da ilginci ölümle olan ilişkimiz, ölüme karşı hislerimiz rayından çıktı. Hani, ölüm karşısında ‘hayvanileştik’ desem yeridir.
31 Aralık 2020
İsimler önemlidir
Ermeniler söz konusu olduğunda da Halide Edip’te farklı dönemlerde farklı yaklaşımlar ve uygulamalar görüyoruz. Kimi zaman Ermenilerin acılarını açıktan tanıyan ve hatta “mensup olduğu kavim adına” Ermenilerden özür dileyen bir Türk aydını olur.
25 Aralık 2020
1
...
6
7
8
9
10
...
17
Abone Ol!
Agos'a abone olarak destek olabilirsiniz. Abone ol, hediye et, askıya abonelik bırak.
Eng
Հայ
Ara
Agos Gündem
Türkiye
Ermenistan
Dünya
Yüzler/Hikâyeler
İnsan+Hakları
Bir Zamanlar
Kültür Sanat
Yaşam
Ermeni Toplumu
Yazarlar
Çizerler
Hrant Dink
E-gazete/Arşiv
Bayiler
Kitap/Kirk
İletişim
Abone Ol
Giriş Yap