E-gazete/Arşiv
Bayiler
İletişim
Abone Ol
Giriş Yap
Հայ
Eng
Ara
Ermeni Toplumu
Yazarlar
Kitap/Kirk
Hrant Dink
Agos Gündem
Türkiye
Ermenistan
Dünya
Yüzler/Hikâyeler
İnsan+Hakları
Bir Zamanlar
Kültür Sanat
Yaşam
Ara
☰
☰
Ohannes Kılıçdağı
Sayfa 9
İçişleri Bakanı
Okullardaki ‘masum’ çocuk gruplarından tutun da mafyaya kadar her grup kendi çapında şiddet üretebilir. Devletin bu konudaki tekeli, şiddetinin meşru ve bir sınırının olmasına bağlıdır. Bu sınırı çiğnemiş veya çiğnenmesini vazetmiş devlet görevlileri, şiddet üreten diğer yapılar karşısında meşruiyet iddiasını kaybeder, onlardan biri hâline gelir
18 Aralık 2020
Batı’dan medet ummak
Bazı Ermeniler yalnız 19. yüzyılda değil, şimdi bile ‘ortak din ve kimlik’ olarak Hıristiyanlık ve onun sembolleri öne çıkarılırsa ‘Hıristiyan Avrupa’nın ‘din uğruna’ harekete geçeceklerini düşündüler. Göremedikleri, bırakın bugünü, 19. yüzyılda dahi böyle bir ‘Hıristiyan Avrupa’ bloğunun olmadığı.
12 Aralık 2020
Komşunun mesajı
Amerika’da, en azından ülkenin bizim yaşadığımız bölümünde, insanlar bahçelerine siyasi-sosyal mesajlar içeren levhalar koyuyorlar. Burada karşılaştığım bir tanesine dikkatinizi çekmek istiyorum.
4 Aralık 2020
‘Atsız Parkı’ndan geçen yol nereye çıkar?
Bir ırkçının, üstelik ırkçılığıyla övünen bir ırkçının isminin, taltif edilir biçimde bir parka veya başka bir kamusal mekâna verilmesi son derece vahimken, bunun bir de bütün İstanbul’u temsil eden bir meclisten çıkması, İstanbul Belediye Başkanı’nın da desteğini alması, durumu daha da vahim hâle getiriyor
27 Kasım 2020
Cezasızlık
Kurkut davasında çıkan kararın Kürtlere, devletin silahlı adamlarına ve genel olarak topluma verdiği mesajlar çok açık değil mi? Kürtlere bu devlet açıkça “Benden adalet bekleme” derken, kendi silahlı güçlerine de “Ne yaparsan yap senin arkandayım, sana hiçbir şey olmaz” demiş oluyor.
20 Kasım 2020
Bunca genç niye öldü?
Anlaşılır bir şekilde, halkta bir hayal kırıklığı var. Öyle görünüyor ki şu noktada hem Ermenistan, hem Paşinyan için en hayırlısı sakince erken seçime gitmek. Paşinyan’ın halkın desteğini görünür biçimde almadan bu süreçten çıkması, makamında kalsa bile o güvenoyu olmadan ülkeyi yönetmesi zor.
12 Kasım 2020
Eyyy Avrupa!
Avrupa’yı uyaran Erdoğan’ın en üst düzey yönetici olduğu Türkiye’de tarihle yüzleşme, farklılıkların eşitlik temelinde yaşatılması konularında durum nedir?
6 Kasım 2020
Bağcı Ermeni olunca tabii ki dövülecek
Türkiye’de Ermeni olmak zaten zor, Karabağ Savaşı’nın alevlendiği ve ateşkeslere rağmen bütün şiddetiyle sürdüğü bugünlerde daha da zor. Birçok ırkçı ifadenin muhatabı olmayı sineye çekmek gerekiyor.
30 Ekim 2020
Dün Shakespeare, bugün Fo
Adana’da da St. Paul Koleji öğrencileri ‘Hamlet’i sahneye koyuyorlar. Fakat bu, hükümet görevlilerini ve müftüyü rahatsız ediyor. Kendisi de aynı kolejde öğretmen olan Helen Davenport (Brown) Gibbons, yaşananları 7 Nisan 1909 tarihli mektubunda annesine anlatmış. Gibbons’ın aktardığına göre, işler Hamlet’in üvey babası için ters gitmeye başlayınca, başta mülki görevliler olmak üzere seyirciler rahatsız olmaya başlamış.
23 Ekim 2020
Nefreti taşımak zordur
Samimiyet meselesinin ötesinde ne kadar mutlu olduklarını anlatan ve bunun için devlete ve geniş topluma şükranlarını sunan Ermenilerin psikolojik durumuna, motivasyonlarına dair başka bir hususa dikkat çekmek istiyorum. Türkiye Ermenileri, hem devletin, hem de geniş toplumun baskısı ve nefreti altında yaşayagelmiştir. Nefret edilerek yaşamak, bunu her daim hissetmek çok ağır bir psikolojik yüktür.
16 Ekim 2020
Karabağ
Türkiye’de malum, olumsuz bir fiilin öznesi ‘Ermeniler’ olarak belirtilince başka bir şeye gerek kalmıyor, orada söyleneni büyük bir kitle sorgusuz sualsiz kabul ediyor. Karabağ’da son çatışmaların patlak verdiği anda da böyle oldu. “Ermeniler saldırdı” denince kimse “Gerçekten ne oldu?” diye sorma gereği duymadı.
9 Ekim 2020
Her zaman geçer akçe: ‘Vatan hainliği’
Siz yasama organından mala mülke el koymayla ilgili yasa çıkarabilirsiniz ama bu onu ancak yasal yapar, hukuki yapmaz. Türkiye’nin hukukun üstünlüğü, özgürlükler, demokrasi endekslerinde son yıllardaki serbest düşüşü malum. Fakat bu topraklarda muhalif gördüğüne, kendinden görmediğine, ‘yabancı’ olarak kodladığına her şeyi yapmanın mubah olması eski bir alışkanlık.
4 Ekim 2020
Geçmiş tekerrür mü eder, yoksa zaten geçmemiş midir?
Bütün farklılıklara rağmen aynı giden şeyler de vardır. Tarih yazımında buna daha ziyade ‘süreklilikler’ adı verilir. İşte, kimi durumlarda insanların ‘tekerrür’ olarak algıladıkları, aslında bu sürekliliklerdir. O şey aslında tekerrür etmiyordur, çünkü hiç bitmemiştir,
26 Eylül 2020
Yaşlanmak ciddi ve hazin iştir
Yaşlanmanın fiziksel yükü mü daha ağır, yoksa manevi/psikolojik yükü mü? Bedenin dizlere bindirdiği yük mü daha ağır, yoksa zaman geçtikçe biriken anıların ve geri döndürülemez kayıpların zihne bindirdiği yük mü? Orta yaş, biraz da bu yüklerle tanışma, onları fark etme zamanı olduğu için zor herhalde.
12 Eylül 2020
Diaspora insandır
Diaspora mensuplarının da derin acıları, varoluşsal sorunları vardır. Bu varoluşsal sorunların kaynağı olan soykırım inkâr edilince öfkelenmeleri biraz da bundandır, çünkü bu inkâr onların bu varoluşsal sorunlarına da ‘yalan’ demekle aynı şeydir.
4 Eylül 2020
Elmalar kızarıyor yine
Cumhurbaşkanlığı’nın çektirdiği videolara bakıyorsunuz, her saniyesi asker, savaş, silah, ölüm dolu. Bunlardan biri de Altun’un mesajının iliştirildiği dört dakikalık video. Asırlar içinde seçilen farklı zamanlar bir hat üzerinde birleştirilmiş; o hat da, Türklerin savaşçılığı.
28 Ağustos 2020
‘Yetmez ama evet’ten sınıf siyasetine
Sınıf temelli analizler tabii ki yapılmalı ama mesela 19. yüzyıl başından bugüne olayların gidişatını belirlemede sınıf çatışması mı daha belirleyici olmuştur, yoksa dönem dönem farklı kişi ve gruplar eliyle de olsa adına devlet denen örgüt mü diye sorsak, kanımca açık ara ikincisidir; ve doğrusu, o günden ta bugüne bu topraklarda devlet bana hiç de ‘burjuvazinin yönetim kurulu’ gibi görünmez.
21 Ağustos 2020
Bir don lastiği olarak ‘yetmez ama evet’
‘Yetmez ama evetçilik’i 1946’dan başlayarak Menderes, Özal ve Demirel destekçiliğiyle aynı çizginin devamı olarak göstermek, somut dayanağı olmayan bir çıkarım. Böyle bir esnetmenin yanlış bir süreklilik yaratması, yazıda bir iç çelişkiye de yol açıyor.
14 Ağustos 2020
Irkçıları anlıyoruz ama kabul etmiyoruz
Bu öfkenin nasıl ortaya çıktığını anlıyoruz zaten ama kabul etmiyor, meşru ve makul bulmuyoruz. Tarih içinde defalarca tekrarlanmış linç ve saldırıları o anlamda ‘anlamayacak’ bir şey yok. Sosyolojiye giriş kitaplarında dahi okutuluyor. Kitleler içinde bulundukları sorunlara kolay açıklamalar ve kolay çözümler ararlar.
7 Ağustos 2020
Müze kararındaki makbul imzalar
Ayasofya camiye çevrilmemeliydi ama 1934’teki müze kararının altında imzası olanlar sebebiyle değil, bugünün doğru toplum düzeninin, barışçıl birlikte yaşamın bir gereği olarak.
30 Temmuz 2020
Demokrasi çöküyor mu?
Demek, 20. yüzyıl boyunca başka ülkelerde askerin siyasete müdahalesini doğrudan veya dolaylı olarak destekleyen ABD’de askerin siyasete müdahalesi, seçim sonucunu uygulatmak için dahi olsa konuşulur oldu. Yani, Amerika’nın ‘demokrasi güçleri’ o kadar da bir ‘güç’ değil miymiş?
24 Temmuz 2020
Çomaklı nere Ürdün nere…
Ohannesian Charpin, Kayseri’nin Çomaklı köyünden ta bugünkü Ürdün’ün güney ucuna, çölün yamacına sürülen, çoğunluğu kadın, çocuk ve yaşlı 1600 civarında Ermeni’nin hikâyesini anlatıyor. Çomaklı nere, Güney Ürdün nere...
17 Temmuz 2020
Ektiğini biçenler ve biçecek olanlar
Ben de bu toplumun bir parçası olmaktan gurur değilse de memnuniyet duyarım. Fakat ne yazık ki, son on senedir yaşadıklarımız ve bir-iki haftadır ortaya konan kimi söz ve davranışlar yüzünden utanç ama ondan da fazla üzüntü ve öfke duyuyorum.
10 Temmuz 2020
Misyonerlik ve Hıristofobi
Öteden beri, misyonerlik iddiası, Türkiye’deki Hıristofobinin önemli bir bileşeni olmuştur. Üstelik, bu sadece İslamcı çevrelerden gelen bir tavır veya politika olmadı hiçbir zaman. Belki onlardan da fazla, ulusalcı çevreler bunun taşıyıcısı ve yayıcısı oldular.
3 Temmuz 2020
Yapılmadık ne kaldı?
Hakikatin, bunların hepsinden daha dayanıklı olduğunu anlamadınız mı? Sen de bir, ben diyeyim bir buçuk milyonluk kişinin, hiçbir ayrım yapmaksızın, genci yaşlısı, sağlamı hastası, kadını çocuğuyla, bırak katledilmesini, yollara, dağlara, çöllere sürülmesinin bile haklı, meşru bir gerekçesi olmadığını, olamayacağını; aklını ve vicdanını paraya, güce, prestije veya tembelliğe teslim etmemiş hiçbir insan evladının bunu kabul etmeyeceğini hâlâ anlamadınız mı?
26 Haziran 2020
Ayasofya ve Ermeni Patriği
Ayasofya’nın bugün cami olmasını isteyenler 600 sene öncesinin değer ve pratiklerini bugün aynen takip edip, herkesin buna göre hareket etmesini istiyorlar. Ayasofya’nın cami olmasına gerekçe olarak ‘kılıç hakkı’ diye bir şey ileri sürüyorlar. Cami olmuş-olmamıştan ziyade, korkunç olan bu.
19 Haziran 2020
Hangimiz Ulubatlı Hasan, hangimiz Konstantin?
Hiç lafı döndürüp dolaştırmaya gerek yok, bugün köleliği savunmak ile, ‘fetih’ diye bir kavramı savunmak, ona övgüler düzmek aynı şeydir.
12 Haziran 2020
Patriği tanımayan sadece Garo Paylan mı?
Hepimiz adına idareye gönderilen bir yazıdan, yapılan bir girişimden malumatınızın olmadığını söylüyorsanız, ki söylüyorsunuz, sizi asıl tanımayan, sizden habersiz, bu toplum adına girişimde bulunanlardır.
5 Haziran 2020
Bizi biz yapan seçimlerimizdir
Patrik seçiminde bu anlayış yüzünden defolu, hatalı, ayıplı bir seçim süreci geçirmek zorunda kaldık. Aynı hataya vakıf seçimlerinde düşmemek lazım.
29 Mayıs 2020
Devenin boynu
Gerek Beyoğlu’nun yıllardır kangrenleşmiş ve şaibeli durumunu, gerek iki kişiyle karar alma garabetini, gerek Ermeni toplumunun birçok başka sorununu çözecek, en azından çözümün olmazsa olmaz ilk adımı olacak eylem bellidir: Vakıf seçimlerinin bir an önce yapılması.
22 Mayıs 2020
Kürtler ve Ermeniler, tırnak içinde
Sonuçta ‘büyük’ aktörler yağmadan büyük pay, ‘küçük’ aktörler küçük pay aldı. Bunların yanı sıra, kendini ‘haram’dan sakınan Kürtler, Türkler, Müslümanlar olmuş mudur? Evet. Bütün bu sorular ve cevaplar birbiriyle çelişkili değildir, gerçeğin karmaşık niteliğine işaret eder sadece.
15 Mayıs 2020
Yine mi "kılıç artığı"?
Bugün Ermenileri kastederek söylense de söylenmese de, muarız olarak görülen birilerine kötü bir şey söylemek maksadıyla, Ermenileri –ve diğer katliam mağdurlarını– aşağılayan bir söz kullanılmıştır. Nereden baksan yanlış, nereden baksan vahim.
8 Mayıs 2020
1
...
7
8
9
10
11
...
18
Abone Ol!
Agos'a abone olarak destek olabilirsiniz. Abone ol, hediye et, askıya abonelik bırak.
Eng
Հայ
Ara
Agos Gündem
Türkiye
Ermenistan
Dünya
Yüzler/Hikâyeler
İnsan+Hakları
Bir Zamanlar
Kültür Sanat
Yaşam
Ermeni Toplumu
Yazarlar
Çizerler
Hrant Dink
E-gazete/Arşiv
Bayiler
Kitap/Kirk
İletişim
Abone Ol
Giriş Yap