E-gazete/Arşiv
Bayiler
İletişim
Abone Ol
Giriş Yap
Հայ
Eng
Ara
Ermeni Toplumu
Yazarlar
Kitap/Kirk
Hrant Dink
Agos Gündem
Türkiye
Ermenistan
Dünya
Yüzler/Hikâyeler
İnsan+Hakları
Bir Zamanlar
Kültür Sanat
Yaşam
Ara
☰
☰
Muhalefet Şerhi
Sayfa 11
Ohannes Kılıçdağı
31 Mayıs 2019
Müslümanları cepheden cepheye kim sürdü?
Ohannes Kılıçdağı
24 Mayıs 2019
Ruhani aklıselim
Değabah seçimi için neden yenilenecek olan İstanbul belediye seçimlerini beklemek gerektiği de ayrı bir muamma. Bir grup din adamının bir odada toplanıp, bir-iki saat içinde yapıp bitireceği bir oylamayla, İstanbul halkının belediye başkanı seçmesinin ne ilgisi var? Bu geciktirmeyi nasıl yorumlamak lazım?
Ohannes Kılıçdağı
17 Mayıs 2019
İfade özgürlüğü mü, hakaret mi?
Net biçimde ifade özgürlüğü sınırları dışında kalan iki durum var. Biri tehdit. İster bir kimseyi, ister bir grubu, zarar vermekle tehdit etmek, ifade özgürlüğü olarak kabul edilmemelidir. İkincisi, nefret söylemi ve ırkçılık ifade özgürlüğü olarak kabul edilemez.
Ohannes Kılıçdağı
8 Mayıs 2019
Bu kış komünizm gelmeyecek ama HDP AKP’yle anlaşacak
‘Bir kısım CHP’li’nin, daha YSK kararı çıkar çıkmaz sarf ettiği “Kürtler AKP ile anlaştı” sözleri üzerine de bir-iki kelam etmek lazım. Bu gerçekten çok tuhaf bir durum. Rejim YSK, eliyle sana bir darbe vurmuş, daha oraya doğru dürüst bir laf etmeden, oklarını Kürtlere ve HDP’ye çeviriyorsun.
Ohannes Kılıçdağı
3 Mayıs 2019
Beşler, üçler, birler… Hiçler
Zaten bu gizli oylama meselesi bana çok tuhaf gözüktü. Dokuz kişi çok hayati bir meseleyi konuşmak üzere toplanıyorsun, neyin gizli oylaması, gizli oylamaya niye gerek var? Kaldı ki, böyle bir ortamda gizli oylama pratik olarak nasıl yapılır ki?
Ohannes Kılıçdağı
19 Nisan 2019
İnkârcılığın üç buçuk tonu
Çelik, bu tür yaklaşımların Ermenistan’da yaşayan Ermenilere büyük zarar verdiğini de söylemiş. Üçüncü bir ülkenin parlamentosunda gündeme gelen 1915 tasarısının Ermenistan’daki Ermenilere nasıl zarar vereceğini ilk anda anlamadıysanız, abanın altından gösterilen sopayı fark etmemişsiniz demektir.
Ohannes Kılıçdağı
12 Nisan 2019
Türkiye, Rusya ve Batı
“Batı bizi bölmek istiyor” ezberlerini tekrarlamadan evvel, meseleye dair daha ayrıntılı ve çok değişkenli, analitik bir bakış geliştirmek gerekir. Avrupa’nın ‘Türkiye’yi bölmeye çalıştığı’ dönem, 1914-1922 arası, görece çok kısa bir dönemdir. Onun dışında, Osmanlı-Türkiye’nin istikrarlı olması, genellikle önceliğidir.
Ohannes Kılıçdağı
3 Nisan 2019
Şırnak-İstanbul hattı
Her şey bir yana, bu seçimlerin en önemli kazanımı –ki bunu kendime de söylüyorum– seçimlerle bir şeylerin değişebileceği inancının yeniden tesis edilmesidir.
Ohannes Kılıçdağı
29 Mart 2019
Vekil diye biri yoktur artık
Can sıkan, insanı bezdiren bunca alavere dalavereye rağmen, herkes doğru bildiğini söylemeye devam etmek zorunda. Hakka, adalete, Ermeni toplumuna olan sorumluluğumuzun gereği bu. Öyleyse, enerjimiz tükenene kadar anlatmaya devam edeceğiz.
Ohannes Kılıçdağı
22 Mart 2019
Tarihçinin elleri kirlenecek
Bugünün kavgaları tarih üzerinden veriliyor. Her kesim tarihin meşrulaştırıcı gücünü arkasına almak istiyor. Birçok akademik tarihçi bundan hoşlanmaz. Bunu tarihin, daha doğrusu tarihçiliğin ‘ayağa düşmesi’ olarak görürler. Özellikle Türkiye söz konusu olduğunda pek de haksız sayılmazlar. Payitaht gibi dizilerde tarih gerçekten de ayağa düşüyor. Peki, bu engellenebilir mi? Herhalde engellenemez. Öyleyse, tarihçi yakıcı bir soruyla karşı karşıya
Ohannes Kılıçdağı
15 Mart 2019
Onurlu patrik, onurlu toplum
Ohannes Kılıçdağı
8 Mart 2019
Soylu siyasetçiler
Ohannes Kılıçdağı
1 Mart 2019
Tarih, düşüncenin biley taşıdır
‘Tarih tekerrür eder mi?’ sorusunun cevabı da ‘tekerrür’den ne anladığınıza bağlı. Eğer olayların şablon gibi birebir tekrarını anlıyorsanız, o durumda değil tarih, gün bile tekerrür etmez. Size tıpatıp aynı gelen günler arasında bile farklılık vardır.
Ohannes Kılıçdağı
20 Şubat 2019
Bu yazı buzlanmalıydı
Ohannes Kılıçdağı
15 Şubat 2019
Gergerlioğlu neden ‘tehlikeli’?
Ohannes Kılıçdağı
7 Şubat 2019
250 yıl sonra hâlâ Voltaire
Ohannes Kılıçdağı
25 Ocak 2019
Soykırım, pogrom, katliam
Soykırım, katliam, pogrom gibi ayrımları yapmak için Rober Melson’ın ‘Revolution and Genocide’ [Devrim ve Soykırım] kitabında da bahsettiği ölçütler işimize yarayabilir. Melson, ayrımı yaparken, faillerin, kurbanların fiziksel varlığının yanı sıra, sosyal, siyasal ve kültürel varlığını, kimliğini ve mirasını da hedef alıp almadığına bakıyor.
Ohannes Kılıçdağı
15 Ocak 2019
Akraba evliliği bahane, maksat bağcı dövmek
Yönteme, mantıkbilime, retoriğe dair bir parantez açmak isterim, zira bu söyleşiye verilen tepkiler bunların memlekete pek uğramadığını bir kez daha gösterdi. Hadi onları da geçtim, bir metni satır satır okuyup anlama yetisi ve sabrı bile yok. Eğer öyle olsaydı, mezkûr söyleşi hakkında söylenen çoğu sözün söylenmemesi gerekirdi.
Ohannes Kılıçdağı
9 Ocak 2019
“Türkiye’de ırkçılık yoktur”
Ohannes Kılıçdağı
2 Ocak 2019
“Suriyeliler”
“Suriyeliler burada eğleniyor, bizim askerimiz onların yerine orada ölüyor” lafına dair bir iki söz söyleyelim. Türkiye’nin askerlerini oraya gönderen, Türkiye’nin Suriye politikasını belirleyen Türkiye’deki Suriyeli göçmenler değil herhalde.
Ohannes Kılıçdağı
28 Aralık 2018
Bir atımlık barut
Fakat çoğumuzun hemfikir olacağı bir şey varsa, o da hayatın çok kısa olduğu, zamanın çok hızlı aktığıdır. Gene çoğumuzun, hayatta bir atımlık barutu var. Bunun sebepleri hem hayatın kısalığı, hem de insanoğlunun yarattığı sınıflı toplum düzeni.
Ohannes Kılıçdağı
19 Aralık 2018
Kaçmak cesaret ister
William Saroyan’ın ‘Ödlekler Cesurdur’ isimli hikâyesinde anlattığı gibi, etrafın baskısına, aşağılamalarına, hatta saldırılarına maruz kalmak, sürüye uymaktan daha zordur aslında. Hayatınızın normal akşını bozmak, daima kaçarak yaşamanın getirdiği zorluklar da cabası. Onun içindir ki korkanlar da cesurdur, hatta belki daha cesurdur.
Ohannes Kılıçdağı
14 Aralık 2018
Hukuk kimin kapısında yatar?
Bu ülkenin İçişleri Bakanı’nın, polise “Yakaladığınız uyuşturucu satıcılarının ayaklarını kırın, suçu bana atın” demesinin üstünden daha bir sene bile geçmedi ama doğru dürüst konu bile olmadı. Dikkatinizi çekerim, salık verdiğinin bir suç olduğunun o da farkında.
Ohannes Kılıçdağı
5 Aralık 2018
Türkiye Avrupa’yı bitiriyor
Bunu tek başına yapmıyor tabii. Hatta, Avrupa’yı ‘bitiren’ faktörler arasında en üst sıralarda da yer almayabilir ama bir rol oynuyor. Önce Avrupa’nın bitmesiyle kastımız nedir kısaca onu açıklayalım, sonra Türkiye’nin devlet ve ülke olarak bundaki payına bakalım.
Ohannes Kılıçdağı
30 Kasım 2018
Tarih ‘geçmiş gün’ değildir
Biz bugün Ermenilerin Osmanlı ordusunda askere alınmaları konusunu ne derece, nasıl ve hangi şartlarda hatırlıyoruz? Başka bir deyişle, bunun tarihi nasıl yazılıyor? Hatta, hatırlanıyor ve yazılıyor mu diye de sorabiliriz.
Ohannes Kılıçdağı
22 Kasım 2018
Gidenler, gidemeyenler, dönemeyenler
1980 darbesinden sonra ülkeyi terk etmek zorunda kalanların yaşadıkları acılar, hem onların, hem bizim belleklerimizde hâlâ taze. 80’lerden geriye doğru gittiğinizde de şimdiki gibi birçok ‘entelektüel-siyasi göç dalgası’ bulmak mümkün. Ben size bunun ‘ilk örneklerinden’ birini hatırlatacağım. Çoğunuzun belki hiç bilmediği...
Ohannes Kılıçdağı
16 Kasım 2018
Soykırım nasıl mümkün oldu?
Başlıktaki sorunun tek bir cevabı yok. Ermeni Soykırımı’nı mümkün, hatta görece kolay kılan çok sayıda faktör var. Bu yazıda işin sosyolojisiyle, kitle psikolojisiyle ilgili bir noktaya değinmeye çalışacağım.
Ohannes Kılıçdağı
9 Kasım 2018
Hâkim ve savcı sınıfı
Türkiye’de savcı ve yargıçlar için korunması gereken en kutsal kavram adalet değil, devlet ve kendilerince tarif ettikleri Türklüktür. Dolayısıyla, bunların tehdit altında olduğunu düşündüklerinde bütün evrensel hukuk normlarını, hadi onu da geçtim, en basit akıl ve vicdan işlevlerini terk etmeye hazırdırlar.
Ohannes Kılıçdağı
2 Kasım 2018
Soykırım sonrası ‘millî rehabilitasyon’
Ermeni feministler, Ermeniliğin korunması ile kadın haklarının elde edilmesi ve eşitlik talepleri arasında sıkışıp kalıyorlar. Nitekim, 20. yüzyıl, Türkiye Ermeni toplumu için olduğu gibi Ermeni feministler için de bir gerileme dönemi oluyor.
Ohannes Kılıçdağı
23 Ekim 2018
Bir kere daha mecburen ‘Andımız’
Ohannes Kılıçdağı
19 Ekim 2018
“Hoşgörü değil, hak” demiştik, hâlâ öyle
Hoşgörü, kelime anlamı itibariyle size zararı olan bir duruma veya kişiye gösterilir. Peki öyleyse Osmanlı Devleti Ermenilerin, Rumların vs. nesine hoşgörü gösteriyordu ki biz bugün onu örnek alacağız?
Ohannes Kılıçdağı
12 Ekim 2018
Rezil bir maskeli balo
Ortalığın ayağa kaldırılma şekline bakarsanız, o birliği kuranlar HDP’nin “adamıydı” ve Ermeni okullarını ele geçireceklerdi herhalde!! Evet, öyle ya, şu sıralar HDP başındaki her belayı defetti de sıra Ermeni okullarına geldi! Allah akıl fikir versin!
1
...
9
10
11
12
13
...
20
Abone Ol!
Agos'a abone olarak destek olabilirsiniz. Abone ol, hediye et, askıya abonelik bırak.
Eng
Հայ
Ara
Agos Gündem
Türkiye
Ermenistan
Dünya
Yüzler/Hikâyeler
İnsan+Hakları
Bir Zamanlar
Kültür Sanat
Yaşam
Ermeni Toplumu
Yazarlar
Çizerler
Hrant Dink
E-gazete/Arşiv
Bayiler
Kitap/Kirk
İletişim
Abone Ol
Giriş Yap