E-gazete/Arşiv
Bayiler
İletişim
Abone Ol
Giriş Yap
Հայ
Eng
Ara
Ermeni Toplumu
Yazarlar
Kitap/Kirk
Hrant Dink
Agos Gündem
Türkiye
Ermenistan
Dünya
Yüzler/Hikâyeler
İnsan+Hakları
Bir Zamanlar
Kültür Sanat
Yaşam
Ara
☰
☰
Muhalefet Şerhi
Sayfa 9
Ohannes Kılıçdağı
16 Ekim 2020
Nefreti taşımak zordur
Samimiyet meselesinin ötesinde ne kadar mutlu olduklarını anlatan ve bunun için devlete ve geniş topluma şükranlarını sunan Ermenilerin psikolojik durumuna, motivasyonlarına dair başka bir hususa dikkat çekmek istiyorum. Türkiye Ermenileri, hem devletin, hem de geniş toplumun baskısı ve nefreti altında yaşayagelmiştir. Nefret edilerek yaşamak, bunu her daim hissetmek çok ağır bir psikolojik yüktür.
Ohannes Kılıçdağı
9 Ekim 2020
Karabağ
Türkiye’de malum, olumsuz bir fiilin öznesi ‘Ermeniler’ olarak belirtilince başka bir şeye gerek kalmıyor, orada söyleneni büyük bir kitle sorgusuz sualsiz kabul ediyor. Karabağ’da son çatışmaların patlak verdiği anda da böyle oldu. “Ermeniler saldırdı” denince kimse “Gerçekten ne oldu?” diye sorma gereği duymadı.
Ohannes Kılıçdağı
4 Ekim 2020
Her zaman geçer akçe: ‘Vatan hainliği’
Siz yasama organından mala mülke el koymayla ilgili yasa çıkarabilirsiniz ama bu onu ancak yasal yapar, hukuki yapmaz. Türkiye’nin hukukun üstünlüğü, özgürlükler, demokrasi endekslerinde son yıllardaki serbest düşüşü malum. Fakat bu topraklarda muhalif gördüğüne, kendinden görmediğine, ‘yabancı’ olarak kodladığına her şeyi yapmanın mubah olması eski bir alışkanlık.
Ohannes Kılıçdağı
26 Eylül 2020
Geçmiş tekerrür mü eder, yoksa zaten geçmemiş midir?
Bütün farklılıklara rağmen aynı giden şeyler de vardır. Tarih yazımında buna daha ziyade ‘süreklilikler’ adı verilir. İşte, kimi durumlarda insanların ‘tekerrür’ olarak algıladıkları, aslında bu sürekliliklerdir. O şey aslında tekerrür etmiyordur, çünkü hiç bitmemiştir,
Ohannes Kılıçdağı
12 Eylül 2020
Yaşlanmak ciddi ve hazin iştir
Yaşlanmanın fiziksel yükü mü daha ağır, yoksa manevi/psikolojik yükü mü? Bedenin dizlere bindirdiği yük mü daha ağır, yoksa zaman geçtikçe biriken anıların ve geri döndürülemez kayıpların zihne bindirdiği yük mü? Orta yaş, biraz da bu yüklerle tanışma, onları fark etme zamanı olduğu için zor herhalde.
Ohannes Kılıçdağı
4 Eylül 2020
Diaspora insandır
Diaspora mensuplarının da derin acıları, varoluşsal sorunları vardır. Bu varoluşsal sorunların kaynağı olan soykırım inkâr edilince öfkelenmeleri biraz da bundandır, çünkü bu inkâr onların bu varoluşsal sorunlarına da ‘yalan’ demekle aynı şeydir.
Ohannes Kılıçdağı
28 Ağustos 2020
Elmalar kızarıyor yine
Cumhurbaşkanlığı’nın çektirdiği videolara bakıyorsunuz, her saniyesi asker, savaş, silah, ölüm dolu. Bunlardan biri de Altun’un mesajının iliştirildiği dört dakikalık video. Asırlar içinde seçilen farklı zamanlar bir hat üzerinde birleştirilmiş; o hat da, Türklerin savaşçılığı.
Ohannes Kılıçdağı
21 Ağustos 2020
‘Yetmez ama evet’ten sınıf siyasetine
Sınıf temelli analizler tabii ki yapılmalı ama mesela 19. yüzyıl başından bugüne olayların gidişatını belirlemede sınıf çatışması mı daha belirleyici olmuştur, yoksa dönem dönem farklı kişi ve gruplar eliyle de olsa adına devlet denen örgüt mü diye sorsak, kanımca açık ara ikincisidir; ve doğrusu, o günden ta bugüne bu topraklarda devlet bana hiç de ‘burjuvazinin yönetim kurulu’ gibi görünmez.
Ohannes Kılıçdağı
14 Ağustos 2020
Bir don lastiği olarak ‘yetmez ama evet’
‘Yetmez ama evetçilik’i 1946’dan başlayarak Menderes, Özal ve Demirel destekçiliğiyle aynı çizginin devamı olarak göstermek, somut dayanağı olmayan bir çıkarım. Böyle bir esnetmenin yanlış bir süreklilik yaratması, yazıda bir iç çelişkiye de yol açıyor.
Ohannes Kılıçdağı
7 Ağustos 2020
Irkçıları anlıyoruz ama kabul etmiyoruz
Bu öfkenin nasıl ortaya çıktığını anlıyoruz zaten ama kabul etmiyor, meşru ve makul bulmuyoruz. Tarih içinde defalarca tekrarlanmış linç ve saldırıları o anlamda ‘anlamayacak’ bir şey yok. Sosyolojiye giriş kitaplarında dahi okutuluyor. Kitleler içinde bulundukları sorunlara kolay açıklamalar ve kolay çözümler ararlar.
Ohannes Kılıçdağı
30 Temmuz 2020
Müze kararındaki makbul imzalar
Ayasofya camiye çevrilmemeliydi ama 1934’teki müze kararının altında imzası olanlar sebebiyle değil, bugünün doğru toplum düzeninin, barışçıl birlikte yaşamın bir gereği olarak.
Ohannes Kılıçdağı
24 Temmuz 2020
Demokrasi çöküyor mu?
Demek, 20. yüzyıl boyunca başka ülkelerde askerin siyasete müdahalesini doğrudan veya dolaylı olarak destekleyen ABD’de askerin siyasete müdahalesi, seçim sonucunu uygulatmak için dahi olsa konuşulur oldu. Yani, Amerika’nın ‘demokrasi güçleri’ o kadar da bir ‘güç’ değil miymiş?
Ohannes Kılıçdağı
17 Temmuz 2020
Çomaklı nere Ürdün nere…
Ohannesian Charpin, Kayseri’nin Çomaklı köyünden ta bugünkü Ürdün’ün güney ucuna, çölün yamacına sürülen, çoğunluğu kadın, çocuk ve yaşlı 1600 civarında Ermeni’nin hikâyesini anlatıyor. Çomaklı nere, Güney Ürdün nere...
Ohannes Kılıçdağı
10 Temmuz 2020
Ektiğini biçenler ve biçecek olanlar
Ben de bu toplumun bir parçası olmaktan gurur değilse de memnuniyet duyarım. Fakat ne yazık ki, son on senedir yaşadıklarımız ve bir-iki haftadır ortaya konan kimi söz ve davranışlar yüzünden utanç ama ondan da fazla üzüntü ve öfke duyuyorum.
Ohannes Kılıçdağı
3 Temmuz 2020
Misyonerlik ve Hıristofobi
Öteden beri, misyonerlik iddiası, Türkiye’deki Hıristofobinin önemli bir bileşeni olmuştur. Üstelik, bu sadece İslamcı çevrelerden gelen bir tavır veya politika olmadı hiçbir zaman. Belki onlardan da fazla, ulusalcı çevreler bunun taşıyıcısı ve yayıcısı oldular.
Ohannes Kılıçdağı
26 Haziran 2020
Yapılmadık ne kaldı?
Hakikatin, bunların hepsinden daha dayanıklı olduğunu anlamadınız mı? Sen de bir, ben diyeyim bir buçuk milyonluk kişinin, hiçbir ayrım yapmaksızın, genci yaşlısı, sağlamı hastası, kadını çocuğuyla, bırak katledilmesini, yollara, dağlara, çöllere sürülmesinin bile haklı, meşru bir gerekçesi olmadığını, olamayacağını; aklını ve vicdanını paraya, güce, prestije veya tembelliğe teslim etmemiş hiçbir insan evladının bunu kabul etmeyeceğini hâlâ anlamadınız mı?
Ohannes Kılıçdağı
19 Haziran 2020
Ayasofya ve Ermeni Patriği
Ayasofya’nın bugün cami olmasını isteyenler 600 sene öncesinin değer ve pratiklerini bugün aynen takip edip, herkesin buna göre hareket etmesini istiyorlar. Ayasofya’nın cami olmasına gerekçe olarak ‘kılıç hakkı’ diye bir şey ileri sürüyorlar. Cami olmuş-olmamıştan ziyade, korkunç olan bu.
Ohannes Kılıçdağı
12 Haziran 2020
Hangimiz Ulubatlı Hasan, hangimiz Konstantin?
Hiç lafı döndürüp dolaştırmaya gerek yok, bugün köleliği savunmak ile, ‘fetih’ diye bir kavramı savunmak, ona övgüler düzmek aynı şeydir.
Ohannes Kılıçdağı
5 Haziran 2020
Patriği tanımayan sadece Garo Paylan mı?
Hepimiz adına idareye gönderilen bir yazıdan, yapılan bir girişimden malumatınızın olmadığını söylüyorsanız, ki söylüyorsunuz, sizi asıl tanımayan, sizden habersiz, bu toplum adına girişimde bulunanlardır.
Ohannes Kılıçdağı
29 Mayıs 2020
Bizi biz yapan seçimlerimizdir
Patrik seçiminde bu anlayış yüzünden defolu, hatalı, ayıplı bir seçim süreci geçirmek zorunda kaldık. Aynı hataya vakıf seçimlerinde düşmemek lazım.
Ohannes Kılıçdağı
22 Mayıs 2020
Devenin boynu
Gerek Beyoğlu’nun yıllardır kangrenleşmiş ve şaibeli durumunu, gerek iki kişiyle karar alma garabetini, gerek Ermeni toplumunun birçok başka sorununu çözecek, en azından çözümün olmazsa olmaz ilk adımı olacak eylem bellidir: Vakıf seçimlerinin bir an önce yapılması.
Ohannes Kılıçdağı
15 Mayıs 2020
Kürtler ve Ermeniler, tırnak içinde
Sonuçta ‘büyük’ aktörler yağmadan büyük pay, ‘küçük’ aktörler küçük pay aldı. Bunların yanı sıra, kendini ‘haram’dan sakınan Kürtler, Türkler, Müslümanlar olmuş mudur? Evet. Bütün bu sorular ve cevaplar birbiriyle çelişkili değildir, gerçeğin karmaşık niteliğine işaret eder sadece.
Ohannes Kılıçdağı
8 Mayıs 2020
Yine mi "kılıç artığı"?
Bugün Ermenileri kastederek söylense de söylenmese de, muarız olarak görülen birilerine kötü bir şey söylemek maksadıyla, Ermenileri –ve diğer katliam mağdurlarını– aşağılayan bir söz kullanılmıştır. Nereden baksan yanlış, nereden baksan vahim.
Ohannes Kılıçdağı
1 Mayıs 2020
“Yerevan’a değil cehenneme!”
Müttefiklerin açıkça sırt çevirdiği, Ankara’dan kapalı-açık tehditlerin geldiği bu ortamda, üstelik Eylül 1922’de İzmir’in Rum ve Ermenilerine yapılan ve bugün hâlâ ‘düşmanı denize dökmek’ adı altında övünülen muameleler de gözlerinin önündeyken, Ermenilerin bir karar vermesi gerekiyordu.
Ohannes Kılıçdağı
24 Nisan 2020
Karantinada bir 24 Nisan
Peki, Türkiye toplumu için Ermeni Soykırımı’nı hatırlamak, kurbanları anmak ve bunların ötesinde soykırımın ne olduğu, nasıl olduğunu idrak etmek neden önemli ve gerekli? Bu yazıda kısaca üç başlık altında bu soruya eğilmeye çalışacağım.
Ohannes Kılıçdağı
17 Nisan 2020
Virüsten Holokost’a notlar
Ölümün toplumsal hayatta oturtulduğu ‘normal’ pozisyondaki, ritüellerdeki kaymalar insanlar arasındaki ilişkide de çarpılmalara yol açıyor. . O yol ve yöntemler ortadan kalktıkça insan ve kitle davranışları da savrulmaya, ölümle başka tür bir ilişkilenme biçimi ortaya çıkmaya başlıyor.
Ohannes Kılıçdağı
10 Nisan 2020
Patrikhane Diyanet’e bağlanmış, duymamışız
Asıl vahamet, devlet camilerle ilgili bir karar almadan kendilerinin de kiliselerle ilgili bir karar alamayacaklarını söylemesinde. Aradaki bağı kurmakta zorlanıyorum.
Ohannes Kılıçdağı
3 Nisan 2020
Korona ve çalışma düzeni
Koronavirüs salgını hepimizi değil ama çoklarımızı eve kapattı. Ne kadar süreceği belli olmayan bir (a)sosyal düzene geçtik. Bunun bir parçası da, özellikle ofis işi yapan beyaz yakalılarımız için yeni bir çalışma düzeni oldu.
Ohannes Kılıçdağı
25 Mart 2020
Agamben’i Texas Vali Vekili’yle buluşturan virüs bize ne yapmaz?
Gelelim Agamben tarafına. Agamben, geçmişte de benzer salgınlar olduğunu ama bu derece tedbir alınmadığını söylüyor. Ona göre devletler, bu salgını, istisnai durumu daimiye çevirmek ve böylece baskıcı rejimlerinin kökleştirmek için bir fırsat olarak kullanıyorlar. Getirilen uygulama ve kısıtlamaların kalıcı olma riskine dikkat çekiyor ve “Daimi olağanüstü halde yaşayan bir toplum özgür bir toplum olamaz” diyor.
Ohannes Kılıçdağı
18 Mart 2020
Tuvalet kâğıdı ve tabanca
Aslında bu tip salgınlar, afetler vs. bize iki şeyin kırılganlığını net biçimde gösteriyor, daha doğrusu hatırlatıyor, hatta yüzümüze çarpıyor: Bir canlı türü olarak kırılganlığımız ve kurduğumuz toplumsal düzenin kırılganlığı.
Ohannes Kılıçdağı
13 Mart 2020
Göçmenler bir kaledir
Göçmenlere destek olmanın başka bir gereği de içinde yaşadığımız siyasi düzenin selametiyle ilgili. Şöyle ki, bu insanlara maddi, manevi ve söylemsel düzeyde destek olmadığınız zaman ülkedeki siyasi önceliği ve inisiyatifi, ırkçı, ayrımcı, saldırgan çevrelere bırakmış oluyorsunuz
Ohannes Kılıçdağı
6 Mart 2020
MEMA
Bu heyeti oluşturmak için vakıf seçimlerin yenilenmesini beklemek, seçimlerin ne zaman olacağı konusundaki belirsizlik yüzünden mantıklı olmayabilir ama şunu da eklemek gerekir ki böyle bir işe, seçimlerden yeni çıkmış, halkın güvenoyunu almış taze yönetimlerle girmek, onu daha güçlü kılacaktır.
1
...
7
8
9
10
11
...
18
Abone Ol!
Agos'a abone olarak destek olabilirsiniz. Abone ol, hediye et, askıya abonelik bırak.
Eng
Հայ
Ara
Agos Gündem
Türkiye
Ermenistan
Dünya
Yüzler/Hikâyeler
İnsan+Hakları
Bir Zamanlar
Kültür Sanat
Yaşam
Ermeni Toplumu
Yazarlar
Çizerler
Hrant Dink
E-gazete/Arşiv
Bayiler
Kitap/Kirk
İletişim
Abone Ol
Giriş Yap