E-gazete/Arşiv
Bayiler
İletişim
Üye Ol
Üye Girişi
Հայ
Eng
Ara
Ermeni Toplumu
Yazarlar
Kitap/Kirk
Hrant Dink
Agos Gündem
Türkiye
Ermenistan
Dünya
Yüzler/Hikâyeler
İnsan+Hakları
Bir Zamanlar
Kültür Sanat
Yaşam
Ara
☰
☰
Ohannes Kılıçdağı
Sayfa 4
Apartheid ve Türkiye
Apartheid’ın tanımı hakkında altını çizmemiz gereken ikinci önemli nokta, bunun bir hukuk sistemi olarak var olması gerektiği. Başka bir deyişle, ortada yapılandırılmış, uzun süreler boyunca işleyen, kanun, kararname, genelge gibi resmî metinlerde gözlemlenebilen sistematik bir ayrımcılık olması gerekiyor. Bu açıdan Türkiye’ye baktığımızda, 1920’lerden 1940’lara kadar bu tür ayrımcı bir sistem olduğu konusunda hiçbir şüphe yok.
26 Ocak 2024
Patrikhane ve patrik - 2
Patrikhane, tarihte nasıldıysa bugün de bire bir öyle olmak zorunda değil. Gerek mevcut patriğin, gerek bundan sonra o makama oturacakların bir karar vermesi gerekiyor: Ermeni toplumunun temsilcisi mi olacaklar, devletin memuru mu? Fakat burada patriklere de haksızlık etmemek gerek. Onlardan önce bir karar vermesi gerekenler Türkiye’de geçmişten bugüne devleti yönetenler.
21 Ocak 2024
Patrikhane ve patrik
Ermeni toplumunun bir temsiliyete ihtiyacı vardır. Bunu takip eden sorular şunlardır: Peki, bu temsiliyet Patrikhane yoluyla olmaya mecbur mudur? Hatta öyle olması doğru mudur, yanlış mıdır? Burada iş biraz daha çetrefilleşir, fikir ayrılıkları ortaya çıkar. Öte yandan, Ermeni toplumu içinde bu hususta var olan fikir ayrılıkları bir yana, devlet de Patrikhane’ye “Yaşar ne yaşar ne yaşamaz” muamelesi yapar. Patrikhane hukuken yoktur ama patrik fiilî temsilci muamelesi görür,
12 Ocak 2024
Maç bahane
Bu maçın Suudi Arabistan’da oynanmasını yanlış buluyor veya orada olanlardan sonra maça çıkmayıp geri dönmek gerektiğini düşünüyor olabilirsiniz. Suudi rejimi de sonuçta zorba bir rejim, ona her türlü eleştiriyi getirebilirsiniz ama cümleye “Araplar” diye başlayıp koca bir gruba toptan hakaret ettiğinizde bu ırkçılıktır .
5 Ocak 2024
İsrail’in Karabağ’dan alacağı ders
İsrail bugün kendini askerî açıdan çok üstün görüyor olabilir, gerçekten öyle de olabilir. Fakat, bu tür sorunları insan ömrüyle veya bir nesille sınırlı şekilde değerlendirmenin yanlışlığı ortada. Düşünsenize, 2020’deki savaşta ölen binlerce Ermeni ve Azeri genç, kendilerinden önce başlamış bir kavgada ölmek için doğmuş oldular.
22 Aralık 2023
Hamas şiddeti neden görülmüyor?
İsrailli yöneticiler ve destekçileri “Neden Hamas’ın şiddeti görülmüyor?” diye şikâyet ediyorlar. Sen Hamas’ın vahşetini üçe beşe değil bine katlar, Hamas’ın bir gün yaptığını sen iki buçuk aydır her gün yaparsan, Hamas’ın senin gölgende kalıp görülmemesinde de şaşıracak bir şey yok.
15 Aralık 2023
Üç Horan’ın yılan hikâyesi
Karşı karşıya kaldığımız sorun, her zaman söylediğimiz gibi azınlık vakıflarına dair temel, yapısal yanlışlıklardan kaynaklanıyor. Bunun yanı sıra, mevcut seçim yönetmeliği hazırlanırken bunun devletin âdeti olduğu üzere tepeden inme değil, açık ve zamana yayılmış istişareyle hazırlanması gerektiğini söyledik. Ayrıca, yönetmelik yayınlanınca da bu metnin yetersizlikleri, boşlukları, yanlışları, iç çelişkileri olduğunu anlattık ve değiştirilmesi gerektiğini söyledik.
8 Aralık 2023
İsrail diyaloğu da öldürüyor
İsrail ve politikaları, toplumları keskin biçimde ikiye bölen bir faktör hâline gelmiş durumda. İsrail’in eylemleri insanların birbirini dinleme ve anlama isteğini, kapasiteni, tahammül eşiğini dramatik biçimde aşağı çekti, çekiyor.
1 Aralık 2023
Tarihin azı karar, çoğu zarar
Bir topluluğun bir coğrafyada, başka gruba tabi olmadan, eşit ve özgür olarak yaşayabilmesi için geçmişte herhangi bir zamanda o topraklar üzerinde bir devlet kurmuş olmasına, hatta tarihin çok eski çağlarından beri orada yaşıyor olmasına gerek yoktur
25 Kasım 2023
İsrail’in yıktığı sadece Gazze değil
İsrail’i durdurmak, sadece Gazze’deki insanların hayatını kurtarmak için değil (ki bu da tek başına yeterli olurdu), aynı zamanda insanlık olarak hâlâ etrafında toplanacağımız, toplanabileceğimiz bazı değerler olduğunu gösterebilmek, buna inanabilmek için de gerekli. Batılı (AB, ABD) devletleri yönetenler, bu değerleri koruma konusunda utanç verici bir durumdalar. Fakat, Batılı sivil toplum kuruluşlarından, Batılı halklardan gelen itirazlar her geçen gün artıyor.
17 Kasım 2023
‘Kendine Müslüman’
Türkiye’de insan hakları savunusunda ilkesel tutarlılık sağlanamamasının tek sebebi sadece kültür ve kimlik olarak kendine yakın gördüklerini, ‘bizden’ saydıklarını savunmaktan ibaret değil. Hakları ihlal edilen insanların haklarını savunmanın siyaseten muarız kabul edilen bir harekete, akıma yarayacağı düşünülüyorsa Türkiye’deki çoğu ‘demokrat’ da kafasını öte yana çeviriyor, havalara bakıyor.
10 Kasım 2023
Cumhuriyet ve azınlıklar için beyaz bir sayfa
Farklı kimliklerin, özellikle de Hıristiyanların ve Yahudilerin, bütün toplumla bir arada, eşit, özgür, haklarının sahibi olarak, huzurlu biçimde yaşatılması söz konusu olduğunda cumhuriyet kendi hakkındaki iddiasının tersine, temiz bir sayfa açmadı. Tam tersine, resmî tarih versiyonu üzerinden şeytanlaştırdığı bu insanların takip eden kuşaklarından da intikam almayı sürdürdü.
3 Kasım 2023
“İsrail ne yapsın?”
Nasıl Hamas 7 Ekim’de yaptığı vahşi katliamdan sorumluysa, İsrail de Gazze’de 20 gündür uyguladığı vahşi katliamdan sorumludur. Hamas’ın katliamına bu şekilde karşılık vermek İsrailli yetkililerin tercihidir, bilinçli kararıdır ve sorumluluk da onlara aittir. “Hamas sivillerin arkasına saklanıyor, onları kalkan olarak kullanıyor” diyerek sivilleri öldürmeyi normalleştiremez, meşrulaştıramaz ve öldürmeye devam edemezsiniz.
27 Ekim 2023
Umarım Ahmet Hamdi yanılmıştır
Batı, içinde bulunduğumuz kriz ânında hem Hamas şiddetini kınayabilir, reddedebilir hem de İsrail’in vereceği karşılığın meşruiyet sınırları içinde kalmasını talep edebilir ve sağlayabilirlerdi ama İsrailli yöneticilerin arkasında ip gibi dizildiler, en sınır tanımaz eylemlerine peşkir tuttular. Ukrayna’da işgalcinin karşısında dururken (ki doğruydu) Filistin’de işgalcinin en büyük destekçisi oldular.
20 Ekim 2023
“Benim milletim katliam yapmaz” mı?
Başka bir husus, kolektif cezanın kabul edilemezliği. Bir cürüm, bir katliam işlendiğinde o suç için sadece failleri cezalandırılabilir; bütün bir topluluğu veya halkı sorumlu tutup cezalandıramazsınız. Son yaşananlarda örneğin, Hamas’ın sergilediği vahşet için bütün Filistinlileri cezalandırmazsınız.
13 Ekim 2023
Meşruiyet erozyonu
KHK’yla işinden attığınız binlerce kişiye toptan “terörist”, “FETÖ’cü” dedin mi, başka bir şeyi ispat yükümlülüğün kalmamış oluyor. Toplumda da bu, büyük ölçüde kabul edilmiş durumda. Kimi, iktidarla aynı düşüncede olduğundan, kimi “Başıma ne gelir" korkusundan itiraz edemiyor, hatta iktidarın dümen suyuna giriyor. Bunun başını da konumu itibariyle bu tür hukuksuzluklara en çok itiraz etmesi gereken ana muhalefet partisi CHP çekiyor, maalesef.
6 Ekim 2023
Karabağ ve Türkiye’de muhalefet
Azerbaycan’ın insan haklarına ve özgürlüklerine, azınlık haklarına saygılı bir hukuk devleti olduğunu ve güvencenin de bu olduğunu söylemek komik bile değil. Karşımızda gerçekten iyi niyetli bir yönetim olsa, Karabağ Ermenilerinde güven duygusunu tesis edecek önlemleri, örneğin, entegrasyon süreci boyunca uluslararası gözlemcilerin Karabağ’da bulunmasını kabul ederdi. Fakat biliyoruz ki Aliyev rejiminin Ermenileri Karabağ’da tutmak gibi bir niyeti yok.
28 Eylül 2023
Vakıfların koordinasyonu: Bir öneri
Özellikle okulu veya hastanesi olan, uhdesindeki gayrimenkuller belli bir seviyenin üzerinde olan vakıfların yönetimi artık gönüllülük esasına göre değil profesyonelce ve tam zamanlı olarak yapılması gereken bir iş. Burada sözünü ettiğimiz ofis vakıfların yönetiminde profesyonellerin katkısını da artıracak bir model olur ki bu da iyi bir şeydir.
24 Eylül 2023
Vakıflar arası koordinasyon
Vakıfların ve ona bağlı olarak da toplumumuzun daha iyi bir duruma gelebilmesi, daha kaliteli eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler alabilmesi için vakıflar arası koordinasyon hayati bir meseledir, ondan da öte şarttır.
16 Eylül 2023
Bir kez daha Katolik-Apostolik meselesi
Şunu açıkça ortaya koyalım: Katolik-Apostolik –veya Protestan– ayrımı kimden veya nereden gelirse gelsin kabul edilebilir değildir. Bir Apostolik, nasıl, adında Katolik geçen bir vakfın yönetimine aday olabilmeli, seçimlerinde oy verebilmeliyse, bir Katolik de seçim bölgesinde bulunan tüm Ermeni vakıflarının seçimlerinde aday ve seçmen olabilmelidir. Aslında, mezhebin konu dahi olmaması, kimsenin kimseye mezhebini sormaması gerekir.
9 Eylül 2023
Vakıflarda şeffaflık ve profesyonelleşme
Bugün artık özellikle okulu, hastanesi, belli bir gayrimenkul stoğu olan vakıflarımızın yönetimi tam zamanlı bir iştir. Başka bir deyişle, kişilerin şahsi işlerinden gönüllülük esasına göre ayıracakları kısıtlı zamanlarla, haftada bir iki saat yönetim kurulu toplantısına katılmakla yapılacak iş olmaktan çıkmıştır. Bu kadar çok zaman gerektiren bir iş olunca, hâliyle, hayatını kazanmak için çalışmak zorunda olduğu için bu vakti ayıramayacak olanlar vakıf yönetimlerine katılmaktan imtina ediyorlar. Böylece potansiyel yönetici havuzu daralmış, kalifiye yönetici adayları elenmiş oluyor.
2 Eylül 2023
Hastanelerimizin karakteri ve özellikleri
“Hastanelerimizin karakteri ve öncelikleri ne olmalıdır?” sorusuna verilecek en kısa cevap kanımca şudur: Hastanelerimiz Türkiye Ermeni toplumunun her bir üyesi için hayatın onların karşısına çıkaracağı, bakıma muhtaç bırakacağı sıkıntılı durumlar karşısında bir güvence olmalıdır. Türkiye Ermeni toplumunun her bir üyesi emin olabilmelidir ki hayatta başına ne gelirse gelsin orada kendisine bir yatak bir ekmek verecek bir kurum vardır. Bu güveni duyabilmeleri gerekir.
25 Ağustos 2023
Hastane seçim yönetmeliği
Hastane seçim yönetmeliği henüz kesinleşip resmîleşmedi. Taslağın kamuoyuna duyurulduğu günden yani Haziran ortasından bu yana neler oluyor, yönetmelik neden henüz kesinleşmedi, bu konulardaki ayrıntılara vakıf değiliz, ki bu da hep eleştirdiğimiz üzere, süreçlerin şeffaf işletilmemesinin bir sonucu
11 Ağustos 2023
Lozan ve azınlıklar
Azınlık hakları açısından bakıldığında en kestirme şekliyle söylenmesi gereken şudur: Türkiye’yi yönetenler, Türkiye’nin kurucu antlaşmasını, imzalandığı gün çiğnemeye başlamış ve bugüne kadar çiğnemeye devam etmiştir. Hatta, bu antlaşmayı daha imzalarken azınlık haklarına dair verdikleri taahhütleri uygulamaya niyetleri yoktu.
4 Ağustos 2023
Safsata
Laiklik ve okullar meselesini bir yazıyla ele alıp tüketmek mümkün değil ama Patrik Maşalyan’ın sözlerinden yola çıkarak birkaç noktaya dikkat çekmeye çalışalım.
28 Temmuz 2023
“Kimsenin anadiliyle sorunumuz yok” mu?
Burada söz konusu olan, basit bir selamlama ve teşekkür. Bunun Kürtçe veya Arapça bilmeyen milletvekilleri tarafından anlaşılmamasının pratik bir önemi yok çünkü sözün muhatabı onlar değil. Kaldı ki, Beritan Güneş Altın da konuşmasının başında Mardin halklarına onların dilinde teşekkür edeceğini söylemiş, açıklamış. Artık burada, “anlamıyoruz” demenin çok bir manası yok. Ayrıca, eğer bir ülkede en çok konuşulan ikinci, üçüncü dilde selamlaşmayı dahi anlamıyorsak asıl tuhaflık buradadır.
21 Temmuz 2023
“Düşmanlık okyanusunun ortasında”
27 Mayıs tarihli Armenian Weekly gazetesinde, Garen Kazanc’ın Sivas’taki Surp Asdvadzadzin Ermeni Kilisesi’nin 1950’lerde dinamitlenerek yıkılma hikâyesini dedesinin ağzından aktaran yazısını okuyunca bu konuya bir daha değinmek gerektiğini düşündüm. Anadolu’nun cumhuriyet döneminde kalan Ermenilerden temizlenmesinin üzerinde şimdiye kadar yeterince durulduğunu düşünmüyorum.
7 Temmuz 2023
‘Kürt partisi’ mi, Türkiyelileşme mi?
Tüm Kürtler sadece Kürtlük ortak paydasında, tek bir partide hem yönetici hem seçmen olarak toplanabilir mi? Hayatın, ideolojinin, siyasetin, dünya görüşünün, sınıf farklılığının normal bir sonucu olarak, diğer topluluklarda olduğu gibi Kürtlerin tamamı da bir partiye oy vermiyor. Üstelik HDP siyaset ve dünya görüşü olarak Kürt toplumunun farklı tayflarını bünyesinde yüksek çeşitlilikte barındırmasına rağmen bütün Kürtlerin oylarını alamıyor ki bu da hem siyaseten hem sosyolojik olarak gayet normal.
23 Haziran 2023
HDP’nin oy kaybı: Türkiyelileşme
Kanımca bu meselede ilk söylenmesi gereken, her kavramın belli bir süre sonra başına geldiği gibi, Türkiyelileşme kavramının da açıklığını kaybetmiş olması, belirsizleşmesidir. Herkesin ‘Türkiyelileşme’den ne anladığı farklı yönlere doğru gitmeye başladı. Dolayısıyla, kulağa klişe bir soru gibi gelse de, ‘Türkiyelileşme nedir, ne değildir?’ sorusu üzerinde durmak gerekiyor.
16 Haziran 2023
HDP’nin oy kaybı: Resmî-gayrıresmî ittifaklar
Hem TİP’le olan ittifakta, hem Kılıçdaroğlu’na verilen destekte HDP’nin tepki ve husumet çekmekten, ‘oyunbozan’ olmaktan çekinme ve HDP’li olmayan kitlelere “uzlaşmaya her zaman hazırım” mesajı verme kaygısından dolayı bağımsız bir hat takip edemediğini söylemek mümkün ve burası tam da ‘Türkiyelileşme’ meselesini konuşmak için doğru bir nokta.
9 Haziran 2023
Kötü günler geride kaldı...
Yakın geleceğe dair ümitli ve iyimser sözler söylemeyi isterdim ama hem ekonominin durumuna, özellikle Merkez Bankası’nın döviz rezervlerine, Erdoğan’ın seçildikten sonra yaptığı konuşmalara bakacak olursak, “Kötü günler bitti, daha kötü günler geliyor” sözünü hatırlatan bir andayız.
2 Haziran 2023
Milliyetçilik
Milliyetçiliğin ‘sokaktaki adam’ı cezbetmesinin önde gelen nedenlerinden biri de basitliği, kolaylığı. Bu basitlik hem genel anlamda hayatı kavramada, hem sorunlara çözüm önermede geçerli. Milliyetçiliğin dünya görüşünde hayat, ‘biz’in külliyen iyi, ‘öteki’nin külliyen kötü olduğu bir ikilikten ibaret.
26 Mayıs 2023
2
3
4
5
6
...
13
Abone Ol!
Agos'a abone olarak destek olabilirsiniz. Abone ol, hediye et, askıya abonelik bırak.
Eng
Հայ
Ara
Agos Gündem
Türkiye
Ermenistan
Dünya
Yüzler/Hikâyeler
İnsan+Hakları
Bir Zamanlar
Kültür Sanat
Yaşam
Ermeni Toplumu
Yazarlar
Çizerler
Hrant Dink
E-gazete/Arşiv
Bayiler
Kitap/Kirk
İletişim
Üye Ol
Üye Girişi