E-gazete/Arşiv
Bayiler
İletişim
Abone Ol
Giriş Yap
Հայ
Eng
Ara
Ermeni Toplumu
Yazarlar
Kitap/Kirk
Hrant Dink
Agos Gündem
Türkiye
Ermenistan
Dünya
Yüzler/Hikâyeler
İnsan+Hakları
Bir Zamanlar
Kültür Sanat
Yaşam
Ara
☰
☰
Ohannes Kılıçdağı
Sayfa 5
“Düşmanlık okyanusunun ortasında”
27 Mayıs tarihli Armenian Weekly gazetesinde, Garen Kazanc’ın Sivas’taki Surp Asdvadzadzin Ermeni Kilisesi’nin 1950’lerde dinamitlenerek yıkılma hikâyesini dedesinin ağzından aktaran yazısını okuyunca bu konuya bir daha değinmek gerektiğini düşündüm. Anadolu’nun cumhuriyet döneminde kalan Ermenilerden temizlenmesinin üzerinde şimdiye kadar yeterince durulduğunu düşünmüyorum.
7 Temmuz 2023
‘Kürt partisi’ mi, Türkiyelileşme mi?
Tüm Kürtler sadece Kürtlük ortak paydasında, tek bir partide hem yönetici hem seçmen olarak toplanabilir mi? Hayatın, ideolojinin, siyasetin, dünya görüşünün, sınıf farklılığının normal bir sonucu olarak, diğer topluluklarda olduğu gibi Kürtlerin tamamı da bir partiye oy vermiyor. Üstelik HDP siyaset ve dünya görüşü olarak Kürt toplumunun farklı tayflarını bünyesinde yüksek çeşitlilikte barındırmasına rağmen bütün Kürtlerin oylarını alamıyor ki bu da hem siyaseten hem sosyolojik olarak gayet normal.
23 Haziran 2023
HDP’nin oy kaybı: Türkiyelileşme
Kanımca bu meselede ilk söylenmesi gereken, her kavramın belli bir süre sonra başına geldiği gibi, Türkiyelileşme kavramının da açıklığını kaybetmiş olması, belirsizleşmesidir. Herkesin ‘Türkiyelileşme’den ne anladığı farklı yönlere doğru gitmeye başladı. Dolayısıyla, kulağa klişe bir soru gibi gelse de, ‘Türkiyelileşme nedir, ne değildir?’ sorusu üzerinde durmak gerekiyor.
16 Haziran 2023
HDP’nin oy kaybı: Resmî-gayrıresmî ittifaklar
Hem TİP’le olan ittifakta, hem Kılıçdaroğlu’na verilen destekte HDP’nin tepki ve husumet çekmekten, ‘oyunbozan’ olmaktan çekinme ve HDP’li olmayan kitlelere “uzlaşmaya her zaman hazırım” mesajı verme kaygısından dolayı bağımsız bir hat takip edemediğini söylemek mümkün ve burası tam da ‘Türkiyelileşme’ meselesini konuşmak için doğru bir nokta.
9 Haziran 2023
Kötü günler geride kaldı...
Yakın geleceğe dair ümitli ve iyimser sözler söylemeyi isterdim ama hem ekonominin durumuna, özellikle Merkez Bankası’nın döviz rezervlerine, Erdoğan’ın seçildikten sonra yaptığı konuşmalara bakacak olursak, “Kötü günler bitti, daha kötü günler geliyor” sözünü hatırlatan bir andayız.
2 Haziran 2023
Milliyetçilik
Milliyetçiliğin ‘sokaktaki adam’ı cezbetmesinin önde gelen nedenlerinden biri de basitliği, kolaylığı. Bu basitlik hem genel anlamda hayatı kavramada, hem sorunlara çözüm önermede geçerli. Milliyetçiliğin dünya görüşünde hayat, ‘biz’in külliyen iyi, ‘öteki’nin külliyen kötü olduğu bir ikilikten ibaret.
26 Mayıs 2023
Bu millet AKP’ye oy veriyor, buradan başlamak lazım
Bunca haksızlık hukuksuzluğa, bunca zulme, ekonomik sıkıntıya rağmen AKP’nin nasıl hâlâ birinci parti olduğu, Erdoğan’ın nasıl hâlâ %49 oy aldığı, ciddi bir akademik araştırma konusudur. Elimizde somut veriler olmadan bunu sadece hile ve manipülasyonla açıklarsak kendi kendimizi yanıltmış oluruz.
19 Mayıs 2023
İradenin iyimserliği
Bu ülkede cenahlar, partiler üstü genel bir değerler ve normlar sorunu var. Meşru ile gayrimeşru, haklı ile haksız, yapılabilir olan ile yapılamaz olan arasında ilkesel bir sınır algısı yok. Yapılabilirliğin sınırlarını, ortam ve bağlamdaki güç seviyesi belirliyor. Bu anlayış Türkiye’de çok yaygın. İktidar da bu anlayıştan güç alıyor.
11 Mayıs 2023
Soykırım Ermenileri öldürdü ama geride kalanları da hastalandırdı
Kamuoyuna baktığımız zaman ise, soykırımın zikredilmesi, konuşulması açısından, her şeye rağmen 1980’lere, 1990’lara göre daha iyi durumda olduğumuz söylenebilir (varın siz düşünün o zamanların ne kadar zor olduğunu!). Öte yandan, bu konu toplumun geniş kesimi için hâlâ adının dahi anılmaması gereken bir durum; patolojik tepkiler veriyorlar. Bu 24 Nisan’da gördüğüm örneklerden ikisine değineyim.
5 Mayıs 2023
Kimlik siyaseti
Toplumda birileri, birinin sadece “Alevi’yim” demesinden bile kışkırtılabiliyorsa, sorun onların duygularındadır ve o duygular pışpışlanmak yerine bertaraf edilmelidir.
28 Nisan 2023
“Ermeni olsun da ne olursa olsun” değil mesele
Cumhuriyet tarihine baktığımızda, 1935’e kadar, Meclis’e Müslüman olmayan azınlıklardan kimse alınmıyordu; ilk defa o yılki seçimlerde CHP’nin kontenjan açmasıyla biri Ermeni olmak üzere Müslüman olmayan dört vekil Meclis’e girdi ama varlıkları daha ziyade sembolik olarak kaldı, çünkü karar alma mekanizmalarının dışında tutuldular. 1950’de çok partili hayata geçişle birlikte 1960’a kadar hepsi Demokrat Parti’den olmak üzere Müslüman olmayan azınlıklardan on farklı isim milletvekilliği yaptı.
20 Nisan 2023
Soğan-patates mi, seccade mi?
Seçim dönemine girilmesiyle birlikte iyice popüler hâle gelen sokak röportajları, şüphesiz bilimsel bir yöntem değildir ve temsiliyet kabiliyeti de sınırlıdır. Sokak röportajlarından yola çıkarak makro sonuçlara varmak, tahminler yapmak sağlıklı olmaz. Öte yandan, bu röportajlarda vatandaşların söyledikleri, AKP’nin neden ve nasıl birinci parti olmaya devam ettiğine dair birtakım ipuçları verebilir.
14 Nisan 2023
Marazdan iyilik çıkarmak
Covid aşılarından birini geliştiren Moderna şirketinin kurucu ortağı olan Nubar Afeyan, geçenlerde Civilnet’e kendisinin ve ailesinin hayat hikâyesinden yola çıkarak soykırım, acılar ve travma konuları üzerinde durduğu bir mülakat verdi ve kanımca çok değerli sözler söyledi.
31 Mart 2023
Payandasız demokrasi
Bir toplumda, insanlara mazot içirerek öldürmenin hiçbir şart altında kabul edilebilir olmadığını dahi birilerine anlatmak zorunda kalıyorsanız, o toplumda hukuk düzeni, demokratik değerleri vs. nasıl anlatacaksınız, o insanları buna nasıl inandıracaksınız da onlarla barış içinde yaşayacaksınız?
24 Mart 2023
Yeni yönetimler ve şeffaflık
Şimdi onlara ve aslında diğer bütün yönetimlere düşen görevler var. Bunlardan biri, geçmiş yönetimlerin kasıt veya ihmal neticesi olarak yaptıkları usulsüzlükler, yolsuzluklar varsa bunları saptamak ve toplumla paylaşmak. Bunun temel sebebi de, sadece geçmiş yöneticileri cezalandırmak veya onlardan intikam almak falan değil. Bir kere, yeni yönetimler bu hesaplaşmayı yapmadıkları veya kendilerinden önceki yolsuzlukların üzerini örttükleri takdirde kendileri de sorumlu, hatta duruma göre hukuken de suçlu konuma düşebilirler.
17 Mart 2023
Twitter çağında siyaset rallisi
Şu geride bıraktığımız hafta, Twitter çağında siyasetin ne demek olduğuna dair de iyi bir örnek oldu. Bu olaylar bundan diyelim ki 15 yıl evvel yaşansa muhtemelen böyle sonuçlanmazdı. Twitter’ın ‘yeni kamusal alan’ olarak siyaset, özellikle de parti siyaseti üzerinde bir etkisi olduğu net biçimde görüldü. Tabii ki, her şey Twitter’da olup bitmiyor.
9 Mart 2023
İstanbul’u seyretmek değil seyreltmek lazım artık
Dar gelirli, kiracı veya tek bir evi olan yüzbinlerce ailenin böyle bir durumda çaresiz kalması söz konusu. Evet, devlet binaların depreme dayanıklılık testini zorunlu tutmalı ama dar gelirli vatandaşlara da hem bu testi yaptırma konusunda, hem de sonrasında tahliye veya güçlendirme zorunluluğu doğarsa bu konularda destek olmalı. Alternatif konut sağlamak, kira yardımı yapmak gibi... Evet, tüm bunlar para, zaman ve iş gücü olarak devasa kaynaklar gerektiriyor ama büyük devlet böyle olunuyor.
3 Mart 2023
Ermenistan’ın yardımı ve ‘Türk’ün Türk’ten başka dostu’
Bu dayanışma ortamında bile, yardıma gelen binlerce yabancıdan da utanmayarak, hâlâ “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” diyebilen de var. Tabii ki, Türklük için değil, yardıma ihtiyacı olan insanlara insanlık adına yardım etmeye geldiler. Onlar da, “Türk’ün Türk’ten başka dostu olmaz, biz Türk değiliz, Türk olanlar yardıma gitsin” mi deselerdi? Hem, bu kadar ülkenin yardım etmesi dahi yetmiyorsa, ne olsaydı bu insanlar “Tamam, Türk’ün Türk’ten başka dostu da varmış” diyeceklerdi?
24 Şubat 2023
Eşref-i mahlukat, esfel-i mahlukat
Böylesine mahşerî bir ortamda, günlerdir kendileri, aileleri, çocukları aç susuz kalmış insanların, dükkânların kapılarını, pencerelerini kırarak yiyecek almalarına kimsenin söyleyecek bir sözü olamaz. Öte yandan, bu ortamdan istifade ederek elektronik eşya, beyaz eşya gibi acil ihtiyaç olmayacak eşyaları veya doğrudan depremzedelere yapılan yardımları çalanlar, şüphesiz, yukarıda belirttiğim insanın alçalabileceği mertebelere örnektir. Gel gelelim, kimse televizyon veya çamaşır makinesi çaldı diye infaz edilemez, işkenceye uğratılamaz. Yargısız infaz ve işkence hiçbir şartta, hiç kimse için kabul edilemez.
17 Şubat 2023
Deprem ve devlet
Yıkım çok büyük ve yaygın. Bunun karşısında devletin hazır kuvvetlerinin yetersiz kalması bir dereceye kadar anlaşılabilir. O zaman kibri bir tarafa bırakır, yetersiz kaldığını kabul eder, yardım edebilecek herkesin, her kesimin önünü açar, işini kolaylaştırırsın, içten ve dıştan. Fakat sorun şurada ki devlet adamları, deprem sonrasında yapılması gerekenleri ne yaptılar, ne de bunların yapılmasına izin verdiler.
9 Şubat 2023
‘Halkların düşmanlığı’
Halklar birbirine tabii ki toptan düşman değildir. O açıdan Paylan haklı. Yani, bir halkın her bir bireyi, diğer halkın her bir bireyine düşman olamaz (ama aynı mantıkla kardeş veya dost da olamaz). Halkların arasında ezelden gelip ebede giden, hiç değişmeyecek, ortadan kalkmayacak bir düşmanlık da yoktur. Öyleyse, barışı ‘halkların düşmanlığı’ önkabulu üzerine inşa etmek derken neyi kastediyorum?
3 Şubat 2023
Hrant Dink’in ‘ehlileştirilmesi’
Peki, Hrant Dink’in bu iki konuya, yani soykırım ve diaspora meselelerine bakışı nasıldı? Tabii ki, burada bu soruya kapsamlı cevaplar verecek kadar yerimiz yok. Fakat, en azından “soykırım demez” miydi, “diasporaya karşı” mıydı, bu sorulara cevap verebiliriz.
27 Ocak 2023
Türkiyelilik bir uzlaşma ve barış çağrısıdır
Peki, Türkiyeli diyeceğiz de ne olacak, bu tabirde ısrar niye? Başta da söylediğim gibi, bizim ihtiyacımız olan şey bu ülkede yaşayanların üzerinde anlaşabileceği, herkesin kendini ait hissedebileceği bir tanım ve kategori yaratmaktır. Türkiye’de toplumsal barışı tesis etmenin yolu buradan geçer, çünkü böylece kimse kendini siyasi ve sosyal bir hiyerarşinin alt basamaklarında görmeyecek, eşit olduğunu hissedecektir.
20 Ocak 2023
Pazarlık evet, ama sınırsız ve ilkesiz değil
HDP’nin kendi adayını çıkarması siyaseten doğru karardır. Erdoğan’ın ilk turda %50+1 alıp almamasını etkilemez. Daha da ötesi, HDP'nin de söylediği gibi, kendi adayını çıkarmak müzakereye kapıyı tamamen kapatmak manasına gelmez. Bunları söyledikten sonra, kendi söylediğime bir şerh düşmek istiyorum. Şöyle ki, ‘pazarlık’ derken duruma göre her adaya oy verilebileceğini kastetmiyorum. Bunları Mansur Yavaş’a istinaden söylediğimi tahmin etmişsinizdir.
13 Ocak 2023
Sonu gelmeyen kısır döngü
En temel doğruları ifade eden bu sözler karşısında âdeta infiale kapılarak öfke dolu cevaplar veren, yorumlar yapan sadece mevcut iktidarın destekçileri de değil; en az onlar kadar kendini muhalif olarak tanımlayanlar da Babacan’ı “bölücü”, “hain” olarak tanımlamaktan kaçınmamışlar. Bu da bize, Türkiye’deki demokrasi sorununun iktidarla sınırlı olmadığını bir kere daha gösteriyor.
6 Ocak 2023
Yaşlılık
Her çağın yaşlılığı (o manada çocukluğu, gençliği de) ve yaşattığı tecrübeler aynı değil. Bu söylediğim yalnız teknolojik ve tıbbi imkanlarla sınırlı olan bir durum da değil. Çağa göre değişim gösteren zihniyet, kültür ve onlar vasıtasıyla toplumda yaşlıya ve yaşlılığa olan bakış da en az onlar kadar etkilidir. Bunlar, yani teknoloji, tıptaki gelişmeler ve kültür hepsi içiçe geçmiş biçimde ilerler.
30 Aralık 2022
Katolik’ti-değildi
Pangaltı Mıhitaryan Katolik Vakfı seçimi de dâhil olmak üzere, adında ‘Katolik’ ibaresi bulunan vakıflarda, Katolik olmayan Ermeniler oy kullanamadı. Gelin, bu uygulamaya tutarlılık açısından bakalım. Başka bir deyişle, vakıf seçimlerinde ve faaliyetlerinde mezhep ayrımı yapmanın farklı gereklilikleri nelerdir, ona bakalım.
23 Aralık 2022
Acemoğlu ve ‘kenarda duranlar’
Türkiye gazetesi yazarı Necmettin Batırel, “Kılıçdaroğlu’nun vizyon belgesini FETÖ’nün övdüğü ermeni Daron Acemoğlu hazırlamış, kan çekmiştir” diyerek çıtayı ırkçılık boyutuna çekti, daha doğrusu indirdi. Olumlu manada şaşırtıcı olan, geniş bir kesimden bu ifadeye karşı verilen tepkilerin boyutu oldu. Öte yandan, tepkilerin bazıları ise ya gene ırkçıydı ya da siyaseten yanlıştı
9 Aralık 2022
Vakıf gömleği dar geliyor
Karmaşanın büyük bir kısmı ise pek de iyi niyetli olduğunu söyleyemeyeceğiz kimi mevcut yönetimlerin seçim yönetmeliğindeki yanlışlıkları, eksiklikleri, boşlukları istismar etmelerinden kaynaklanıyor. Bu tip girişimlere karşı Patrik Sahak Maşalyan ve bazı vatandaşlar VGM’ye, ilgili bakanlığa şikâyette bulunuyor ki bu da anlaşılır. Fakat, işin paradoksal yanı şu ki başvurulan yerler, makamlar, yönetmelik yazma işini geniş istişareyle yapmayıp bu karmaşanın yaşanmasının yolunu açanlar.
3 Aralık 2022
Sıkıştırılmış azınlıklar
Lozan’da mübadele edemedikleri Ermenileri, takip eden yıllarda, Anadolu’da yaşadıkları yerlerden çıkararak Lozan’da yapamadıklarını yapmış oldular. Müslüman olmayan azınlıkların sosyal ve kültürel kimliğinin, varlığının korunması için Lozan’da verilen taahhütleri uygulamaya, en başından beri hiç niyetleri yoktu.
25 Kasım 2022
Cumhuriyet yeni bir sayfa açmadı
Cumhuriyet’in ilk yıllarında Anadolu’nun en azından 8-10 şehrinde, kendi hâline bırakılsa gelişip serpilebilecek Ermeni toplulukları bulunuyordu. Fakat devleti yönetenlerin istemediği, tam olarak buydu. Nitekim, sayıların da gösterdiği gibi, Anadolu’da kalan Ermenileri doğrudan ve dolaylı yollarla İstanbul’a sürdüler.
18 Kasım 2022
Soykırımlarla neden ilgilenmeliyiz?
Soykırımlar öyle süreçler ki, bazı insanlar, tüm insanları bağlayan, en azından bağlaması gereken tüm ahlaki, vicdani ve hukuki bağlardan, zorunluluklardan kurtuluyorlar, “elleri tamamen serbest kalıyor.” Soykırım bağlamlarında şiddet, sadece devletin yukarıdan aşağı uyguladığı bir eylem olmaktan çıkıp, yatay bir şekilde genele yayılıyor.
11 Kasım 2022
1
...
3
4
5
6
7
...
14
Abone Ol!
Agos'a abone olarak destek olabilirsiniz. Abone ol, hediye et, askıya abonelik bırak.
Eng
Հայ
Ara
Agos Gündem
Türkiye
Ermenistan
Dünya
Yüzler/Hikâyeler
İnsan+Hakları
Bir Zamanlar
Kültür Sanat
Yaşam
Ermeni Toplumu
Yazarlar
Çizerler
Hrant Dink
E-gazete/Arşiv
Bayiler
Kitap/Kirk
İletişim
Abone Ol
Giriş Yap