ORTA SAYFA

ORTA SAYFA ‘Baba tarafımın da yurdu olan İstanbul, her şeye rağmen albenisini koruyor’

Catherine Robbe-Grillet, 1930 yılında Paris'te Rstakian soyadıyla, o sırada halen Nansen pasaportu taşımakta olan Ermeni bir baba ve Fransız bir anneden dünyaya gelmiş. Yönetmen eşi Alain Robbe-Grillet eşliğinde dünyanın pek çok yerine giden Catherine Robbe-Grillet, aile kökenleri dolayısıyla İstanbul’la da ilgili sayısız anıya sahip. Fransa'da Jean veya Jeanne de Berg ismiyle yazdığı romanları ile tanınan bu ilginç kadın, bu ikinci kişiliği eşliğinde şatosunda düzenlediği sadomazoşizm temalı erotik törenlerle de nam salmış. İstanbul'a son gelişi de 2014’te ‘Dîner Noire’ başlıklı böylesi bir tören dolayısıyla olmuş. Kendisiyle Paris'te La Musardine isimli bir kitapçıda düzenlenen bir gecede tanışan Ani Değirmencioğlu, onunla evinde eşinin ve kendisinin çalışmaları, sıra dışı hayatı, aile kökleri ve İstanbul üzerine sohbet etti.
ORTA SAYFA Türkiye’yi üreterek tanıyan ve tanıtan Ermenistanlı bursiyerler

Hrant Dink Vakfı’nın, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türkiye-Ermenistan Burs Programı, 2014 yılından beri komşu ülkeden profesyonellerin sınır ötesi işbirliği ağları kurmalarını teşvik ediyor. Burs Programı’nın desteği ile komşu ülke Türkiye’ye yeni tecrübeler kazanmaya gelen Armen Ohanyan (Hayastantsi), Maria Yeğiazaryan ve Artsrun Pivazyan tecrübelerini paylaştı.
ORTA SAYFA Memleketlerine dönen ‘yeni İmrozlular’

Son iki senede Selanik’ten, Atina’dan, Girit’ten 15 aile, eski toprakları İmroz’a temelli yerleşti. Çocukları yeni açılan Rum okullarına giden, kendileri de yeni bir hayat kurmak için canla başla uğraşan ‘Yeni İmrozlular’la tanıştık.
ORTA SAYFA Ermenice gazetelerde İttihatçı paşaların akıbeti

1913 darbesi ve sonrasında, Ermeni Soykırımı’nın baş mimarları Enver, Talat ve Cemal Paşa ve eli kana bulanan şürekası 1918’de yurtdışına kaçtı. Bu kaçışın nasıl gerçekleştiği, dönemin Ermeni basınına yansıyıp yansımadığı ya da nasıl yansıdığı konusunda 1915 sonrasında yayına yeniden başlayan ilk Ermenice gazetelerden biri olan Joğovurt (Halk) gazetesinin üç sayısı bize mihmandarlık edecek.
ORTA SAYFA Açlık, kıtlık, yoksulluk: ‘Vanlı Dilenci’ figürü

Hrant Dink Vakfı’nın düzenlediği ‘Van ve Çevresi, Toplumsal, Kültürel ve Ekonomik Tarihi’ konferansında “Yağma, Açlık ve Yoksulluğun Temsili: 19. yüzyıl sonu İstanbul’una ait bir tablodaki ‘Vanlı Dilenci’ figürü” başlıklı bir sunum yapan Vazken Davidian, bir tablodaki ‘Vanlı dilenci’ figüründen yola çıkarak, Osmanlı Devleti ile Osmanlı Ermenileri arasındaki ilişkide karmaşık ideolojik dönüşümlerin yaşandığı bir döneme ışık tutmaya çalışıyor. “Vanlı dilenci figürü, imparatorluk başkentinin sokaklarında ve fakir semtlerinde Osmanlı Ermenistan’ının ekonomik perişanlığı ve sefaletini cisimleştiriyordu” diyen Davidian’ın sunumunun geniş bir özetini sizlerle paylaşıyoruz.
ORTA SAYFA Kalfayan Yetimhanesi’nin ilk yüz yılı:Bir adanmışlık hikâyesi

150 yıl önce kurulan ve halen bir yetimhane ve eğitim kurumu olarak hizmet vermeye devam eden Kalfayan Yetimhanesi’nin ilk yüz yılından kesitler aktarıyor Besse Kabak, tarihi fotoğraflarla bezenmiş yazısında. Ve bu güzide kuruma emeği geçenlerin aziz anılarının önünde saygıyla eğiliyor.
ORTA SAYFA İsmi şimdilerde bir anı, gümüşün direnişçi diyarı: Pastırmacı Han

Han demek, kaybedilen bir şeylerin kaydı demek. Dizi boyunca herhalde en çok bunu öğrenmiş bulunduk. Ama hancılar ve yolcular ısrarcı olduğu için hanlardaki yaşam, ‘dışarı’nın bütün tüketici keşmekeşine karşın inadına sürüyor. Bu seferki durağımız olan Pastırmacı Han, isminin belirttiği meslek grubunu çoktan kaybetmiş, ama gümüş ve kuyumdaki tarihine gururla sahip çıkan bir tarihi yapı. Tarihi yapıların pek çoğu gibi bakımsızlıktan nasibini fazlasıyla almış olsa da, müdavimleri için hâlâ biricik.
ORTA SAYFA “Van soykırım depreminin merkez üssüydü”

Hrant Dink Vakfı’nın düzenlediği “Van ve Çevresi, Toplumsal, Kültürel ve Ekonomik Tarihi” başlıklı konferans 11-12 Kasım tarihlerinde Anarad Hığutyun Binası’nda gerçekleştiridi. Konferansın açılış tebliğini sunan Dr. Yektan Türkyılmaz ile Van’ın Ermeni ve Osmanlı tarihindeki yerini konuştuk.