ORTA SAYFA

ORTA SAYFA ‘Devletin aklı, kendi suçlarına kolektif ortaklar bulmasıyla işliyor’

Ermeni Soykırımı ve inkârı söz konusu olduğunda akla ilk gelen kavram ‘devlet aklı’ oluyor. Dillere pelesenk olsa da, devlet aklı kavramı içi çok doldurulamayan bir kavram. İstanbul Üniversitesi’nden Güven Gürkan Öztan ile Bilgi Üniversitesi’nden Ömer Turan, bu boşluğu doldurmak adına iki önemli makale kaleme aldılar. Türkiye’de devlet aklının Cumhuriyet döneminde Ermeni Soykırımı’na ilişkin hamleleri hakkında bir kitap çalışmasın sürdüren Öztan ve Turan’la devlet tarafından kurulan soykırımın inkarı söyleminin değişimlerini konuştuk.
ORTA SAYFA “1915, sol için piyasası olan bir mesele değildi”

Ermeni Soykırımı’nın 100. yılında geriye dönüp bakabileceğimiz konulardan biri de Türkiye’deki sosyalist hareketin bu mesele ile ilgisi, kaydadeğer bir çizgi izleyen Ermeni entelektüller - Türkiye solu ilişkisi ve bütün bu ilişkinin tarihi. Bir söyleşiye sığamayacak bir konu elbette ama yine de giriş niyetine bir yerinden başlayalım dedik. Zakarya Mildanoğlu, Masis Kürkçügil ve Pakrat Estukyan hem kişisel maceralarını hem de meseleye nasıl baktıklarını paylaştılar.
ORTA SAYFA Armıdan’ı Armutlu yapan en uzun yılın öyküsü

1915 öncesinde 75 haneli bir Ermeni yerleşimi olan Pokr Armıdan (bugün Küçük Armutlu) ile 550 Ermeni, 30 kadar da Türk ailenin yaşadığı Medz Armıdan (bugün Büyük Armutlu) köylerindeki Ermeni varlığı soykırımla birlikte silindi. Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde doktorasını sürdüren Öykü Gürpınar, bir yandan Armıdan'ın değişen kaderinin izini sürerken, diğer yandan Armıdan’dan sürülen Bedros’un 1915 ve sonrasındaki serüvenini kendi yazdığı hatırat vasıtasıyla takip ediyor. Gürpınar’la birbirinden kopmak zorunda bırakılan bu iki hikâyenin gelişimini konuştuk.
ORTA SAYFA Yaşar Kemal'in ağzından Akhtamar’ın kurtuluşu

Yaşar Kemal’in hayatında Akhtamar Adası’ndaki Surp Haç Kilisesi’nin yıkımını durdurduğu 1951 tarihi önemli bir yer tutar. Alain Bosquet’e “Yaşar Kemal kendini anlatıyor” adlı kitapta anlattığı hâliyle bu kurtuluş öyküsünü yazarın kendi sözlerinden aktarıyoruz:
ORTA SAYFA Tarih, coğrafya ve kainat kalpli bir usta

Türkiye, bu hafta başında günlük hayatın akışını durduran bir ölüm haberiyle sarsıldı. Dünyaca ünlü yazar Yaşar Kemal, 28 Şubat’ta, 92 yaşında hayata gözlerini yumdu. Cenazesi 2 Mart’ta düzenlenen törenin ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedilen yazar; halk deyişleri, türküleri, söylenceleri ile harmanladığı, ezgisi içinde saklı benzersiz bir edebiyat dili yarattı. Bu dille Kürt ve Ermeni halklarının varlık ve yokluk hallerini, feodal düzene karşı mücadeleyi, insanın hikâyesini, doğanın sırlarını anlattı. Bu vesileyle edebiyatı, hayatı, siyasi duruşu, Ermeni dünyasındaki algısı eşliğinde Yaşar Kemal’i minnet ve saygıyla anıyoruz.
ORTA SAYFA ‘Eğer Almanya yardım etseydi, çok sayıda Ermeni kurtulabilirdi’

Geçen hafta, soykırımın 100. yılına dair Almanya’da süren sessizliği bozan bir kitap yayımlandı. taz gazetesi Türkiye muhabiri Jürgen Gottschlich’in Almanya ve Türkiye arşiv belgeleriyle yazdığı ‘Beihilfe zum Völkermord: Deutschlands Rolle bei der Vernichtung der Armenier’ [Soykırıma Yardım Etme: Ermenilerin Yok Edilmesinde Almanya’nın Rolü] isimli kitap büyük tartışmaya sebep oldu. Gottschlich’le, Almanya’nın soykırımdaki rolünü ve soykırımdan sonra aldığı tavrı konuştuk.
ORTA SAYFA Ermenice el yazma kitaplar Amed’i anlatıyor

17. yüzyıl’da Amed, yani Diyarbakır, Ermenice elyazma kitapları ile ünlüydü. Hatta bir “Amed Okulu”ndan bile bahsedebiliyoruz. Ve bu kitaplar, Diyarbakır’ın o dönemki tarihi hakkında bize çok şeyler söylüyor. Arkadaşımız Vahakn Keşişyan, işte bu çok kıymetli el yazmaları hakkında araştırmalar yapan Anuş Sargsyan’la konuştu. Yerevan’daki Mesrop Maşdots Madenataran’daki el yazmaları arşivinde çalışan Anuş, bize el yazmalar biliminin içinden 17. yüzyılın Diyarbakırı’nı, Amed’i anlatıyor. Sözü Anuş’a bırakıyoruz.