Kudüs Patriği, II. Karekin’e bayrak açtı

Kudüs Patriği Nurhan Manugyan’ın Tüm Ermeniler Gatoğigosu II. Karekin’e hitaben kaleme aldığı, Kudüs Patrikliği’nin statüsünün ruhani önderliğe düşürülmesine ilişkin mektup, Ermeni Kilisesi’nde büyük tartışma yarattı.

Aynı konuda daha önce yazdığı mektuba yanıt alamadığı gerekçesiyle, bu ikinci mektubu internet ortamında yayımladığını belirten Kudüs Patriği, II. Karekin’e yönelik olarak ağır ifadeler kullandı.

Ermeni Kilisesi’nde, Eçmiadzin Gatoğigosluğu, Kilikya Gatoğigosluğu ve İstanbul Patrikliğiyle birlikte dört özerk tahttan biri olan Kudüs Ermeni Patrikliği, müteveffa Patrik Torkom Manukyan’ın hastalığı nedeniyle görev yapamadığı dönemden bu yana çalkantılı günler yaşıyor. 2013’ün Ocak ayında Sırpots Hagopyants Manastırı ruhanilerinin seçimiyle Kudüs Ermeni Patriği olarak göreve başlayan Episkopos Manugyan, aynı yılın Mayıs ayında, Kudüs Patrikliği’nin iç işlerine karışması nedeniyle II. Karekin’e yönelik, benzer bir mektupla gündeme oturmuştu.

‘Tek düşünce dolarlar’

Halep doğumlu bir din adamı olan Patrik Manugyan, haftasonu internette yayımladığı mektubunda, “Ermeni Kilisesi’nin Kudüs’te diğer Hıristiyan topluluklarıyla ve İsrail devletiyle yaşadığı gündelik sorunlar yetmiyormuş gibi, ortaya attığınız ‘Meyve, ağacından uzağa düşmez’ teranesinden güç alan Eçmiadzin rahipleri, Kudüs Ermeni Patrikliği’ni çarmıha germeye başladılar” sözleriyle, mektubu kaleme alış nedenini özetliyor. Mektupta yer alan, “Daha önce Kudüs ve İstanbul patrikliklerini etkisizleştirmeye çalıştınız fakat başarılı olamadınız. Gelin, bunu bir kez daha denemeyin!” ifadeleri de dikkat çekiyor.

II. Karekin’i tüm bu tasarrufları maddi çıkarlar nedeniyle uygulamaya çalışmakla itham eden Kudüs Patriği, mektubunu, “Ana Taht Eçmiadzin bizler için umudun ve ilhamın merkezi olmaya devam edecek, fakat siz...” sözleriyle sonlandırdı. 

Eçmiadzin: “Kabul edilemez”

Gündemin bu mektupla sarsılmasının ardından, Ana Taht Eçmiadzin’in yanıtı gecikmedi. 1 Aralık Pazartesi günü Eçmiadzin’de toplanan Yüksek Ruhani Meclis’in yayımladığı açıklamada, “Kudüs Patriği Manugyan’ın gidişatının kabul edilemez olduğu” kaydedildi. Açıklamada, bir patriğin sahip olması gereken üslup ve nitelikten uzak olduğu belirtilen Manugyan’ın, bu tutumuyla kilisenin saygınlığına ve iktidarına gölge düşürdüğü belirtildi. Ayrıca, Manugyan’ın dile getirdiği, İstanbul Patrikliği’nin ruhani önderliğe (araçnortaran) dönüştürülüp Ana Taht Eçmiadzin’e bağlanacağı yönündeki iddianın temelsiz olduğu vurgulandı. Başepiskopos Aram Ateşyan da, Marmara gazetesine yaptığı açıklamada, böyle bir durumun söz konusu olmadığını belirtti.

Bu ilk değil

Kudüs ve İstanbul patrikliklerinin ruhani önderliğe çevrilerek Eçmiadzin’e bağlanacağı yönündeki iddialar ilk kez dile getirilmiyor. Patrik II. Mesrob’un görevinin başında olduğu dönemde de bu tür tartışmaların gündeme geldiği biliniyor. Örneğin Patrik II. Mesrob, 2000 yılında Tüm Ermeniler Gatoğigosu II. Karekin’e yazdığı bir mektupta, bu konudaki rahatsızlığını dile getiriliyor. II. Karekin’in, göreve geldiği yıl, çeşitli uygulamaları ve bazı mektuplarıyla bu isteğini belli ettiğini söyleyen II. Mesrob, geleneksel teamüllere göre, bir patriğin, ‘ruhani önder’le asla eş tutulamayacağını vurguluyor.

Öte yandan, sanal ortamda II. Karekin’e ağır eleştiriler yöneltenlerin sayısı gittikçe artıyor. Tüm Ermeniler Gatoğigosu II. Karekin, internet ortamında yapılan yorumlarda, paraya düşkünlüğü nedeniyle eleştiriliyor. II. Karekin’in, kardeşini Moskova Ermenileri Dinî Önderi olarak ataması, Fransa Ermenileri Dinî Önderi Norvan Episkopos’u yıpratarak istifa etmesine sebep olması ve Nice’teki Ermeni toplumu içinde bölünmelere yol açmasının, para ve iktidar hırsından kaynaklandığı belirtiliyor.

18 Eylül’de görüşüldü

Konu, 18 Eylül’de Gatoğigos II. Karekin’in başkanlığında, Eçmiadzin’de yapılan 5. Evrensel Kilise Temsilcileri Toplantısı’nda gündeme getirilmişti. Toplantı için, İstanbul Ermeni Patrikliği adına, Başepiskopos Aram Ateşyan’la birlikte Ermenistan’a giden Vazken Barın, 26 Eylül tarihli Agos’ta yer alan açıklamasında, toplantıda Kudüs ve İstanbul Ermeni patrikliklerinin Eçmiadzin’e bağlanmasının görüşüldüğünü belirtmişti. Barın, kendisinin, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethinin ardından, 1461’de kurulan İstanbul Ermeni Patrikliği’nin neredeyse 600 yıldır varlığını sürdürdüğünü hatırlatmasının ve statüsünün değiştirilmesine karşı çıkmasının ardından, bu kararın sonuç bildirgesinden çıkarıldığını aktarmıştı. 

Kategoriler

Toplum Kilise