SEVAN DEĞİRMENCİYAN

Eğer 2019 talimatnamesini “sadece İstanbul episkoposları” olarak okuyanlara uyarsak, I. Şınorhk ve II. Karekin İstanbul’a patrik olamayacaktı, çünkü ikisi de Kudüs episkoposu idi. Onlar Türkiye doğumlu veya “babadan Türk” oldukları için İstanbul’a patrik olabildi. Alınan bir hakkı bugün neden elimizin tersiyle itip, kişisel hırslardan dolayı İstanbul Patriklik makamının geleceğini tehlikeye atalım?

Uzman görüşü alındıktan sonra Müteşebbis Heyet görüşünü açıklar. Buna göre, Valilik tarafından Patrikliğe tebliğ edilen talimatı kabul ve tatbik etmek Müteşebbis Heyet'e tevdi edilen görevle bağdaşmadığından Patrik seçimine müsaade edilmesi için yeniden ilgili makamlara müracaat edilmesine karar verilir.

Nizamname’de bu madde ile, İstanbul patriği seçilecek olan episkoposların Ermeni Kilisesi’nin merkezi konumunda bulunan ve o dönem Çarlık Rusyası sınırlarında olan Eçmiadzin Katolikosu tarafından takdis edilmesi; Kilikya yahut Akhtamar'da takdis edilse dahi Eçmiadzin tarafından kabul görmüş olması şartı aranıyordu.

Meşrutiyet'in ilanından sonra İstanbul’a döndü. Farklı gazete ve dergiler yayınladı, çalıştı, yazılar yazdı. Mayıs 1915'te tutuklanıp Suriye içlerine, Der Zor’a tehcir edildi, ağır koşullarda mucize eseri sağ kaldı. İstanbul'a 1918'de geri döndü. Döner dönmez, Soykırım yıllarını anlattığı ‘Lanetli Yıllar’ı ‘Jamanak’ gazetesinde tefrika etti.

Agos yazarlarından Sevan Değirmenciyan geçtiğimiz ay Latin Amerika'daydı. Ermeni diasporası içinde önemli bir yere sahip olan Latin Amerika Ermenileri ile görüştü, onların hikayelerini dinledi. Latin Amerika Ermenileri yazı dizisinin ilk bölümünde Uruguay'daki Maraşlı Ermeniler var.

Ünlü yönetmen Parajanov'un kolajlardan film sahnesi taslaklarına, kostümlerden desenlere, resimlerden, mozaiklere, objelere ve fotoğraflara, çok sayıda yapıtının yer aldığı sergi 13 Aralık'ta Pera Müzesi'nde açılıyor. Sergide, Parajanov’u kendi ailesinden sayan başka bir usta sanatçının, Sarkis’in Parajanov’a dair ürettiği ve bir selamlama niteliği taşıyan yapıtları da önemli bir yer alıyor.

Aynen 1964’te olduğu gibi, Ermenistan’ın kalburüstü kesimi, Devlet Başkanı Levon Der-Bedrosyan ve Katolikos I. Karekin’in de katılımıyla içerde konserin keyfini çıkarırken, ozan Vahram Tatikyan ve gençler dışarıda Aznavour şarkıları söylüyorlardı, gitarları eşliğinde.

Ruhaniler Genel Meclisi tarafından seçilen Patrik Kaymakamı Bekçiyan’ın İstanbul Valiliği tarafından tanınmaması ve patrik seçimi sürecinin durdurulmasının ardından Eçmiadzin’de toplanan Yüksek Ruhani Kurul’dan konuya dair bir açıklama beklenmekteydi. Açıklama geçen haftaki Agos’ta yer verdiğimiz üzere seçim yapılabilmesi ruhanilere ve sivillere devletle temasları sürdürme çağrısı yapıyor, devlete de seslenerek Ermeni toplumunun taleplerine kulak verilmesi beklentisini ifade ediyordu. Sevan Değirmenciyan 68 yıl öncesine uzanıyor ve benzer bir durumda Eçmiadzin’in nasıl bir tutum takındığını arşivden çıkardığı önemli bir belge eşliğinde irdeliyor.