Sahak Maşalyan cevaplıyor: Büyük Oruç'un anlamı nedir?

Hıristiyan dünyasının önemli yortularından Zadig (Paskalya) öncesinde yapılan Paregentan kutlamasıyla birlikte, Büyük Oruç dönemi başladı. Bu özel günlerle ilgili merak edilen her şeyi ve orucun anlamını Episkopos Sahak Maşalyan’a sorduk.

Oruç nedir? Niçin bütün dinler için önemlidir?

İnsan doğasında beden-ruh çelişkisi vardır. İnsan ruhsallaşmak istediği zaman bedeninden hemen itirazlar gelir, çünkü ruhun yollarında yürümek beden için zordur. Eskiden filozoflar insanı ‘ata binmiş süvari’ye benzeterek tanımlamaya çalışırlardı. Burada at beden, süvari ruh, dizginler de iradedir. Süvari dizginleri iyi tutamazsa, at istediği yere gider, belki uçurumdan yuvarlanır. Dolayısıyla, ruhun beden üstündeki hâkimiyeti iradenin güçlendirilmesiyle mümkündür. Oruç bu açıdan önemli.

Genel inanış, orucun dinin gereği, ‘Allah’ın rızası’ olduğudur. Kutsal Kitap bize der ki, “Yemek yerken Allah için mi yiyorsun ki, orucu Allah için tutasın?” Yemek de, oruç tutmak da, aslında kişinin kendisi içindir. Ruhun ilerleyişinde bedenin çıkardığı engelleri kaldırmak ve insan varlığını hafifletmek, orucun bütün dinlerdeki ortak anlamıdır.

Hıristiyanlık’ta oruç diğer dinlerden farklı mı?

Hıristiyanlık şeriat dini olmadığından, oruç, dinin bir şartı olarak verilmemiştir. Hıristiyanlık’ta oruç, olgunlaşmanın ve mükemmelleşmenin gereğidir. Nasıl ki spor yapmak zorunlu değil ama sağlıklı kalabilmenin bir yolu ise, oruç tutmak zorunda da değiliz ama mükemmelleşmek, karakterini düzeltmek, ruhsal sorunlarını çözmek isteyen, oruç tutmalıdır.

Hıristiyanlık’ta oruç görünür olmamalıdır. İsa’nın İncil’de açık emri var: “Oruç tutarken ikiyüzlüler gibi surat asmayın. Çünkü onlar oruç tuttukları bilinsin isterler.” Yani oruç tutarken bunu çevreye belli etmemek gerekir. Pavlus, mektuplarında “Yemeyen, yiyeni hor görmesin” veya “Her şeyi yapabilirim ama hiçbir şeyin kölesi olmayacağım” der. İsa’nın öğretilerinde, yeme-içme konusunda özgürlük görüyoruz. Bu özgürlük hem güzel, hem tehlikeli, çünkü insanları gevşekliğe itebiliyor kolaylıkla.

Anadolu’da oruç dönemi çok ciddiye alınırdı…

Anadolu’da kilise takvimi içselleşmiş, onu yaşamın doğal akışı içine katmışlar. Bazen insanlar, köyde devam ettirdikleri gelenekleri anlatıyorlar ama o geleneğin neye dayandığını bilmiyorlar. Aslında o gelenekler kilise takviminin kırsal hayata iyice oturmuş olmasıyla, yüzyıllar boyunca yerleşmiş olmasıyla ilgili. Ama bu gelenekler de yok oluyor. İnancın en önemli merkezlerinden biri olan İstanbul’da, oruç daha az görünür oluyor. Arevakal geleneği sürdürülüyor ama mihraptan baktığımda hep aynı yüzleri görüyorum. Yaşlı kadınlar, erkekler, ev kadınları... Çok az genç var. Dinî gelenekler yeni kuşaklara aktarılamıyor, çünkü bunun taşıyıcısı olan yayalar ve büyükbabalar çekirdek ailenin bir parçası değil artık, aynı evde değiller.

Arevakal’ın önemi nedir?

Eski manastırlarda dokuz tören vardı. Bunlar her gün yedi kere yapılırdı. Manastır rahipleri yedi kere kiliseye girip dua ederlerdi. O dualardan birinin adı Arevakal, yani öğle duasıydı; yemekten önce okunurdu. Bu manastırda yetişenler daha sonra episkopos, dinî önder veya patrik olunca, dua biçimlerini tüm kilise törenlerine yaydılar ve yerleşik töre o yedi Jamerkutyun oldu. Kiliselerde sabah ve ikindi dualarının her gün yapılması gerekir. Öğle duası hemen hemen hiç yapılmıyor. O zaman kilise büyükleri bu öğle duasını Büyük Oruç’ta uygulamaya karar vermişler. O törendeki ilahiler çok güzel olduğu için, halk tarafından hemen benimsenmiş.

Bu dönemde törenlerde ne gibi değişiklikler olur?

Büyük Oruç geldiğinde, kilise törenlerinde birkaç özel düzenleme yapılır. Bir kere, her şey yavaşlar, basitleşir ve kararır. Bütün kilise bir nevi münzevi hayata geçer. İncil okumaları uzar. Burada amaç, kiliseye gelenlerin her bir söz üzerinde meditasyon yapmasıdır. Sırada oturan kişi, ilahinin sözlerini duyduğunda kendi içinde bir yolculuğa geçer. Bu dönemde kilisede daha ağır, sade bir hava vardır. Perdeler kapatılır, ‘voğçuyn’ (insanların sunaktaki rahiplerden selam alıp, o selamı yayması) yapılmaz, ‘hağortutyun’ (komünyon) verilmez, din adamı ayin elbiseleriyle görünmez, ezgili okunan bazı dualar düz okunur.

Oruç neden Şubat ayına denk gelir?

Büyük Oruç, Zadig’e hazırlıktır. Kilise takvimine göre her büyük bayramdan önce bir oruç dönemi vardır. Vartavar'dan, Asdvadzadzin’den önce bir haftalık oruç vardır. Ama Dzınunt ve Zadig’den önceki oruç dönemleri yedişer haftalıktır. Dzınunt’tan önceki ‘Hisnag’ orucudur; artık neredeyse unutulmuştur.

Zadig genelde Nisan ayının 15’ine yakın kutlanır. Bazen, bu yıl olduğu gibi Mart ayının son günlerine denk gelebilir veya Mayıs başına sarkabilir. Nisan ayından 50 gün öncesi Şubat ayına denk gelir.

Oruç tutmaya başlayıp bozmak günah mıdır? Hangi şartlarda oruç bozulabilir?

İsa’nın bir sözü var: “Yemin etmeyin, eğer yemin ederseniz yerine getirin.” Burada kişinin kendine verdiği sözü tutma meselesi var. Karakterle, vicdanla ilgili bir mesele... Hıristiyanlar olarak her şeyi günah veya sevap olarak nitelemek yerine, yarar ve zarar olarak bakıyoruz. Bir insan söz veriyorsa yerine getirmeli.

Oruç, sağlık söz konusu olduğunda bozulabilir. Şeker veya tansiyon hastalarının oruç tutmamalarını her zaman söylüyoruz. Oruç bizi sağlıklı kılmak içindir.

Neden hayvansal gıda yenmiyor?

Yediğimiz şeyler psikolojimizi etkiler. Koyun yemek ile ıspanak yemek arasında fark vardır. Hayvansal gıdalar ağırdır ve bedeni ağırlaştırır. Bunları yediğimizde vücutta yarattığı etkiler farklıdır. Bilimsel analizler de bunu söylüyor. Ruhsal olan her şey bedende, bedende olan her şey ruhta; dolayısıyla yediklerinden hem bedensel, hem de ruhsal olarak etkileniyorsun.

Oruç tutmayanlar çok sevdikleri bir şeyi yapmayarak oruç tutmuş sayılabilir mi?

Şınorhk Badriark, oruçla ilgili bir kitabında diyor ki, “Hıristiyanlık açısından insan önce kendini kontrol etmeli, ‘Ben neye bağımlıyım?’ diye kendine sormalı.” Sigara içen, çikolata, kahve, kolaya bağımlı olan biri, 40 gün bunlardan uzak durursa oruç tutmuş sayılabilir. Eğer kişi öze inebiliyorsa, yaptığı anlamlıdır. Sevap kazanmak için değil de ruhunun arınması, karakterinin olgunlaşması için oruç tutmaya karar veren kişi, önce kendine “Benim orucum ne olmalı?” diye sormalı. Eğer günde beş saat televizyon izleyen biriyse, onun orucu belki bunu bir saate indirmek olabilir. Biri vejetaryense mesela, onun perhiz yapması bir şey ifade etmez.

Oruçla hakkında merak edilenler

Büyük Oruç yedi hafta sürdüğü halde, neden “40 gün oruç tutarız” deniyor?

Büyük Oruç’ta aslında iki dönem var. Dzağgazart’a kadar olan 40 günlük oruç, Büyük Oruç’tur. Zadig’in de, ‘Avak Şapat’ olarak adlandırdığımız son bir haftası da oruç dönemidir. Bu nedenle aslında toplamda yedi hafta oruç tutarız.

‘Dzom’ ile ‘bahk’ arasındaki fark nedir?

‘Bahk’ (perhiz) kelimesi, ‘bahel’ (tutmak) fiilinden türemiştir; burada bir disiplini korumak anlamında kullanılır. Eğer “Kola içmeyeceğim” diyorsan, kola disiplinini tutmuşsundur, kola bahk’ındasındır. ‘Dzom’ (oruç) ise, günde bir kez yemek yemektir. Dzom tutanlar da, genellikle, perhiz yemeği yemeye gayret eder. Ama oruç tutmayanların da bulunduğu evde sadece etli yemek varsa, dzom tutan biri onu yiyebilir.

Oruç neden 17.00’de açılır?

Oruç ikindi duasından sonra açılır. Saatin beş olması şart değil, bazen dörde, bazen altıya denk gelir. Gidilen kilisenin saatiyle alakalı...

Oruç süresince balık yenebilir mi?

Eskiden yenmezdi. Çok önceden, herkes 40 gün katı oruç tutardı. Sonraları, katı oruç herkese uygun olmadığından, perhize indirgediler. 20. Yüzyılda, özellikle emek gücüyle çalışan nüfusun sadece bitkisel beslenerek protein ihtiyacını karşılayamadığı görüldü ve haftasonu balık, yumurta ve süt tüketilmesine izin verildi.

Bal yenebilir mi?

Yenir. Vaftizci Yahya bütün ömrünü çölde yaşayarak, oruçla geçirdi. Sadece çekirge ve yaban balı yerdi.

Kadınlar regl olduklarında oruç tutabilir mi?

Tutabilirler.

Dzom tutan birini dişlerini fırçalarsa orucu bozulur mu?

Bozulmaz.

Dzom tutanlar şarap içebilir mi?

İçilmemesi daha uygundur. 

Kategoriler

Toplum Kilise



Yazar Hakkında

1979 İstanbul doğumlu. Toplum bölümünün editörü, demokratikleşme, insan hakları, inanç özgürlüğü ve azınlık vakıflarıyla ilgili haberler yapıyor.