Cerattepe’de şimdi ne olacak?

Yeşil Artvin Derneği ve Başbakan arasındaki görüşmeden, ‘hukuki süreç sonuçlanana kadar Cerattepe’de inşaat faaliyetlerinin durdurulması’ kararı çıktı. Bu, ikinci yürütmeyi durdurma davasının daha da önem kazanmasına neden oluyor. 7 soruda Cerattepe'nin madenle dün ve bugün imtihanı..

Artvin, Cerattepe’de yapılmak istenen madene karşı verdiği mücadeleyle bir haftadır Türkiye’nin gündeminde. Polis şiddeti, yaralanmalar ve gözaltılara rağmen hem bölgede hem de Türkiye’nin farklı illerinde Cerattepe’ye karşı yükselen ses şimdilik cevap bulmuş görünüyor. 24 Şubat’ta Artvin heyetinin Başbakan Davutoğlu’yla yaptığı görüşmeden, ‘hukuki süreç sonuçlanana kadar Cerattepe’de inşaat faaliyetlerinin durdurulması’ kararı çıktı. Hal böyleyken, Cengiz Holding hakkında açılan ikinci yürütmeyi durdurma davası daha da önem kazandı. 14 Mart’ta bilirkişi heyeti ve avukatlar Cerrattepe’de keşifte bulunacak. Bölgedeyse tedirgin bekleyiş devam ediyor. 7 soruda Cerattepe’nin dün ve bugün madenle imtihanını masaya yatırdık. 

1- Bölgede maden mücadelesi ne zamandır devam ediyor?

Hikaye bazıları için son mücadeleyle gündeme gelse de aslında bölge halkı 1989’dan beri Cerattepe’de maden istemiyor. 1990’lar boyunca Cominco Madencilik, 2000’lerin ilk yarısında da Kanadalı IMNET Mining bölgeye girmeye çalıştı; fakat Yeşil Artvin Derneği’nin başını çektiği muhalefet sayesinde madencilik ruhsatları 2008’de Danıştay tarafından bozuldu. 2010’da ise yeni bir ihtilaf ortaya çıktı: Yeni maden yasasıyla bölge yeniden maden faaliyetlerine açıldı ve sahneye Artvin, Arhavili Özaltın İnşaat ve Rizeli Cengiz İnşaat çıktı. 

2- Proje bölgesi nasıl bir alan?

İzin istenilen 31,8 hektarlık maden sahası, Artvin merkeze kuş uçuşu 4 kilometre uzaklığında, 1700 metreyi kapsayan engebeli ve tamamı ormanlık alan olan arazide yer alıyor. 600 metre yakınında ‘Hatila vadisi’, 8 kilometre uzağındaysa Kafkasör Yaylası var. 

3- Madenin bölgeye etkisi ne olacak? 

TMMOB’un Aralık 2014’te hazırladığı rapora göre bölgeyi bekleyen olası sorunlar deprem, heyelan, içme suyu kaynaklarının tehlikeye girmesi ve orman katliamı. Proje kapsamında, ladin, sarıçam, göknar ve kayın ağaçlarından oluşan ormanlık alada en az 50.300 ağaç kesileceği tahmin ediliyor. En az, çünkü ÇED raporunda kapalı maden sahası olarak sunulan proje açık işletme haline gelme riskiyle karşı karşıya. ÇED raporunda olmayan bu değişiklik, bölgede çok daha dramatik bir yıkıma neden olabilir. Heyelan tehlikesi de raporlarla sabit; Hem MTA tarafından 1998’de hazırlanan ‘Artvin ilinin çevre jeolojisi ve maden kaynaklı’ başlıklı raporu, hem de 2004’te Prof. Vedat Doyuran’ın yaptığı kapsamlı araştırma, bölgenin özellikle yüksek yağışlı dönemlerde heyelan tehlikesine açık olduğunu ortaya koyuyor. Maden patlamaları da heyelanı tetikleyecek. Bölgenin 3. ve 4. derece deprem kuşağında yer alması ve maden sahası içinde yer alan pek çok su kaynağının Artvin’e içme suyu sağlaması, madenin bölgede nelere mal olacağı konusunda ipucu veriyor. 

4- Altın madeni mi, bakır madeni mi? Kapalı maden mi, açık maden mi?

Birbirine bağlı bu iki soruyu cevaplamak için, Özaltın A.Ş’nin hazırladığı ÇED raporuna bakmakta fayda var. Rapora göre Özaltın A.Ş bir bakır madeni kuracak, bakır da zenginleştirilmesi için Murgul İlçesi’nde bulunan ve Cengiz Holding’e ait Eti Bakır A.Ş’ye gönderilecek. Raporda 14 yıllığına kiralanan madenin yıllık cevher üretiminin 500 bin ton, üretimde çalışacak kişi sayısının 183 kişi olduğu da belirtiliyor. Fakat ÇED raporu çıktıktan sonra Özaltın A.Ş, sahayı Eti

Bakır A.Ş’ye (Cengiz İnşaat A.Ş) devretti. Devretme koşullarıysa raporda olmadığı için gizemini koruyor. Özaltın A.Ş., raporda kapalı maden yöntemiyle bakır madenciliği yapacağını söylese de 12 Mayıs 2014’te Artvin Valiliği’ne açık maden yöntemiyle altın işletilmesi için müracaat etti. Madenin üst kısmında altın, alt kısmındaysa bakır rezervi var. Burada üretilmesi planlanan altının Murgul-Damar’daki Eti Bakır AŞ’ye ait tesislerde siyanürle zenginleştirilmesi planlanıyordu. Fakat Murgul halkının yoğun muhalefeti nedeniyle Eylül 2014’te firma bu projeden vazgeçtiğini söyledi. Yine de şirketin altın iznine dair çabaları hala Artvinlilerin hafızasında. 

5- Cengiz Holding’in Cerattepe’ye girmesi yasal mıydı?

Yeşil Artvin Derneği’nin avukatı Bedrettin Kalın’ın belirttiğine göre yasal değil. Çünkü Aralık 2014’te Rize İdare Mahkemesi, projeyle ilgili yürütmeyi durdurma kararı vermiş; hatta bölgede madencilik faaliyetinin hiçbir şekilde yapılamayacağına hükmetmişti. Şirket, önce bu kararı Danıştay’da temyiz etti. Danıştay, şirketin iptal talebi reddetmesine rağmen Cengiz Holding ÇED raporunu, esasa dair hiçbir değişiklik yapmadan, sadece birkaç ekleme yaparak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sundu ve onay aldı. Bu da yetmedi, iş makinalarını Cerattepe’ye çıkarabilmesi için Orman Bölge Müdürlüğü’nden yer tespiti izni alması gerektiği halde bunu yapmadan Cerattepe’ye çıktı. Şimdi şirketin onaylanan ÇED raporu için ikinci iptal davası açılmış durumda. Kalın, 751 kişinin açtığı davada Rize İdare Mahkemesi’nin 14 Mart için keşif günü verdiğini belirtiyor. Başbakan Davutoğlu’nun ‘hukuki süreç sonlanana kadar durduruldu’ sözünün bu keşfin konu olduğu davaya mı ilişkin, yoksa davadan yeni bir yürütmeyi durdurma kararı çıkarsa şirketin yapabileceği temyize mi ilişkin olduğunu ise zaman gösterecek.  

6- Projenin müellifi Cengiz Holding hangi ihaleleri almış durumda?

Özellikle inşaat, enerji ve maden alanında, Türkiye’deki ‘aslan payı’ projelerde ismi geçen Cengiz Holding, Mehmet Cengiz tarafından 1980’de kurulmuş olmasına rağmen 2000’lerden itibaren devasa proje ortaklıkları ve ihaleleriyle adını duyurdu. AKP iktidarı döneminde yaklaşık 40 kamu ihalesi alan holding, Eti Bakır, Eti Alüminyum, Ankara-İstanbul Hızlı Tren İnşaatı, Ilısu Barajı, Ordu Havaalanı, Maltepe Sahil Düzenlemesi, Boğaziçi ve Akdeniz Elektrik Dağıtım , Üçüncü Havaalanı, Ankara-Sivas Hızlı Tren Projesi, Mersin Akkuyu Nükleer Santrali gibi bazıları yoğun muhalefetle karşılaşan pek çok projenin de müellifi. Mülksüzleştirme ağları tarafından hazırlanan haritaya göre, Cengiz İnşaat’ın bugün, bazıları ‘mega proje’ sayılan yaklaşık 40 projede ortaklığı bulunuyor.  

7- Türkiye’de altın madenleri nasıl ihtilaflara konu oluyor? 

Artvin Heyeti ve Başbakan’ın yaptığı toplantıda altın madeni konusunun da gündeme geldiği belirtiliyor. Buna göre, Davutoğlu, halkın şiddetli muhalefetini öğrendiğinde ‘bölgede altın madeninin kesinlikle’ olmayacağını söyledi. Bu sözün bağlayıcılığını bekleyeduralım, Türkiye’nin altın madeni konusunda sicilinin hiç de parlak olmadığını belirtmek gerekiyor. İlk akla gelen örnekse Bergama. 90’lı yıllarda, Türkiye’nin hem çevre mücadeleleri hem de sivil itaatsizlik tarihinde bir dönüm noktası olan Bergama direnişi, bölgede siyanürle arama yapan madenin kapatılması için köylünün yaptığı yaratıcı eylemlerle hatırlanıyor. Bergama halkı hukuki süreci kazandı ama bu köylülerin büyük kısmı sonrasında zamanın DGM’lerinde yargılandı; yasal zemine dayanmayan, Bergama’daki Ovacık madeni ise hala açık. Türkiye’nin altın rezervlerinin büyük bir kısmını barındıran Ege Bölgesi’ndeki bir başka maden olan Efemçukuru dört yıldır faaliyette; madenin İzmir’de içme sularını zehirlediğine dair iddialar dava konusu olmuştu. Uşak’ın Eşme ilçesinde bulunan Kışladağı madeninin kapasite arttırımı talebi de davaya konu olmuş, bölgede keşif yapan bilirkişi heyeti suların ağır metallerle zehirlendiği, kuzu ölümlerinin olduğunu rapor etmişti. Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan altın madeniyse, arıcılık yapan köylülerin, kovanlarının yarı yarıya azaldığı şikayetlerine konu olmasına rağmen şeffaf bir denetleme sürecine konu olamadı; çevre avukatlarının bilgi edinme başvuruları “vekaletiniz yok’ gerekçesiyle reddedildi. 

Kategoriler

Güncel Yaşam



Yazar Hakkında

1987 İstanbul doğumlu. Agos web sitesinin editörü; insan hakları, ifade özgürlüğü, çevre hareketleri, güncel politika ve yaşam haberleri yapıyor.