DOSYA

DOSYA Meral Danış Beştaş: Hakikatleri dile getirmenin gücüne inanıyordu

HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş: 93’te bir grup avukat gözaltına alındık. Ben Diyarbakır’dan, o Cizre’den gözaltına alındı. 16 avukat, JİTEM’de gözaltındaydık. Birbirimizin işkence seslerini duyduk. Gözlerimiz kapalı olsa da ona yapılan işkenceyi ben duydum, bana yapılan işkenceyi o duydu. O kadar yakındık.
DOSYA Mehmet Emin Aktar: Hepimizi ensemizden vurdular

Avukat, eski Diyarbakır Barosu Başkanı Mehmet Emin Aktar: Tahir, 92’de avukatlar operasyonunda tutuklandı, gözaltına alındı, işkenceden geçti. Tahir’le ilk defa gerçek anlamda karşılaşmam, cezaevinde oldu. Onların avukatı oldum, 93 yılıydı.
ARKA SAYFA Ermeni hamalların yerini Kürt hamallar nasıl aldı?

Geçtiğimiz haftasonu yapılan ‘Yok Edilen Medeniyet’ konferansının en çok ilgi gören konuşmalarından biri Hollandalı tarihçi Jelle Verheij’inkiydi. 1895’te İstanbul’da gelişen olaylar sonrası kiliselere sığınmak zorunda kalan Ermenilerin anlatıldığı bu konuşma, Verheij’in İngiltere’deki arşivlerde tesadüf eseri bulduğu bir belgeye dayanıyor. Üç Horan Kilisesi’ne sığınan bin Ermeni’nin isimleri, meslekleri, geldikleri yerin ve İstanbul’da oturdukları yerin bilgisinin olduğu bu belge, hem 1895’te İstanbul’da yaşanan önemli ama pek de bilinmeyen bir olaya ışık tutuyor hem de İstanbul’daki Ermeni mevsimlik işçilerin hikâyesini anlatıyor.
ORTA SAYFA Hamit Bozarslan: HDP, Kürdistan’ın Türkiye’ye son daveti

Bozarslan: Şu anda aslında Türkiye’yi yönetenler ve Cumhurbaşkanı, siyaseti bir intikam ve kan davası olarak görüyorlar. 7 Haziran seçimleri de bu çevre tarafından bir kan davasının başlangıcı olarak görülüyor. Şu anda da devam eden bu kan davasıdır. Size ödettireceğiz, diyorlar.
DOSYA Agos'un arşivinden: Madağlar bu yıl Patrik’siz

Agos’un arşivinden bugün, yakalandığı amansız hastalık nedeniyle, 2008 yılından bu yana bilinci kapalı bir şekilde Surp Pırgiç Hastanesi’nde yatan Patrik Mesrob Mutafyan’ın sevgi sofralarına katılmamasıyla ilgili bir haber yer alıyor.
ARKA SAYFA ‘Hiç tanışamamış olsak da Armaşlı Ermeniler bizim komşularımızdı’

Ömer Akın’ın ilk romanı ‘Tosbit Dağı’ bugünkü adı Akmeşe olan Armaş’ta yaşayan Ermenileri anlatıyor. Adını Armaş yakınlarındaki bir dağdan alan roman, Armaş Ermenilerinin 1914-1915’te yaşadıklarından bir kesit sunuyor. Eski bir sendika yöneticisi olan Ömer Akın, doğup büyüdüğü Armaş’taki Ermenilerin tarihini olduğu kadar, kültürel varlığını da araştırıyor. Ömer Akın’la ‘Tosbit Dağı’ndan yola çıkararak, Armaş ve Armaşlı Ermeniler üzerine konuştuk.
ORTA SAYFA Barışma siyaseti açısından ‘Ararat’ çok önemli

‘Hrant Dink Anısına Atölye Çalışmaları’nda ‘Anılardan Sinemaya: Tanıklık Sorunu ve Felaketin Temsili’ başlıklı bir tebliğ sunan doktora öğrencisi Öykü Gürpınar, Atom Egoyan'ın ‘Ararat’ filmini Fatih Akın’ın ‘Kesik’ filmi ile karşılaştırmalı olarak ele alıyor.