DOSYA

ORTA SAYFA ‘Türk milliyetçiliği olmasaydı da Ermeni Soykırımı yapılabilirdi’

Türkiye’de kısa bir geçmişi olmasına rağmen, Ermeni Soykırımı üzerine yapılan çalışmaların kabuk değiştirdiği gözleniyor. Ermenice bilen, soykırımı yerel düzlemde ele alan ve farklı bir tarih okuması yapan bir sosyal bilimci kuşağı yetişiyor. Hâlihazırda Berlin’de Zentrum Moderner Orient’te (Modern Doğu Merkezi) doktora sonrası çalışmalarını sürdüren antropolog Yektan Türkyılmaz, bu kuşağın önemli bir ismi. Doktora tezini Van’daki soykırım süreci üzerine yazan Türkyılmaz’la, Tarih Vakfı’nda yaptığı ‘Ermeni Soykırımı’na ‘Giden Yolu’ Yeniden Düşünmek: Temmuz 1913 - Ağustos 1914’ başlıklı sunumu üzerine konuştuk.
BAŞYAZI Başyazı: Hakikat yolu, yalan çıkmazı

2015’te Çanakkale Savaşı’ndaki kayıplarla Ermeni Soykırımı kurbanlarını, karşılıklı kefelere koyma girişimlerinin sinyali geçen yıldan verilmeye başlanmıştı. Soykırımın inkârına yönelik resmî tezi daha incelikli olarak uygulamak anlamına gelecek böylesi kaçamak adımların, bizleri hiçbir yere vardırmayacağı çok aşikâr.
ORTA SAYFA Bu ‘Hasret’ hem yıkımı hem umudu anlatıyor

Ünlü müzisyen baba oğul Dinkjianların Diyarbakır ziyaretini anlatan Garod (Hasret) filmi, baba Onnik Dinkjian’ın Diyarbakır Ermeni şarkılarından oluşan albümüyle eşzamanlı olarak önümüzdeki hafta yayımlanıyor.
ORTA SAYFA Huşamadyan: Geçmişi bugüne taşıyan hazine artık Türkçede

Osmanlı Ermenilerinin sosyal ve kültürel tarihini yeniden canlandıran ‘Huşamadyan’ internet sitesi, kuruluşunun dördüncü yılında İngilizce ve Ermenicenin yanı sıra artık nihayet Türkçe de yayında. İsmini miras aldığı ‘Huşamadyan’ kitapları gibi, unutulmuş bir geçmişin peşine düşerek onu kelimeler ve fotoğraflarla yeniden diriltme görevini üstlenmiş küçük bir ekip, iğneyle kuyu kazarcasına Ermenilerin bu topraklardaki zengin geçmişini tekrar hatırlatıyor. Huşamadyan’ın kurucularından olan tarihçi Vahe Tachjian’la bu güzel haber üzerine konuştuk. Yanı sıra, henüz emekleme aşamasındaki Türkçe sitede okuyucuları bekleyen Palu, Harput ve Kozan’daki 20. yüzyıl başındaki yaşam hakkında üç makaleden de ‘tadımlık’ bölümler aktarıyoruz.
ORTA SAYFA ‘The G-Word’ Ermeni katliamı ve soykırım siyaseti

Washington’daki Carnegie Uluslararası Barış Vakfı’nın Rusya ve Avrasya programında kıdemli araştırma görevlisi olarak çalışan ve özellikle Kafkasya ile Karabağ Savaşı konusundaki kapsamlı çalışmalarıyla tanınan Thomas de Waal, Foreign Affairs dergisinin Ocak-Şubat 2015 sayısında ‘The G-Word: The Armenian Massacre and the Politics of Genocide’ (S’li Kelime: Ermeni Katliamı ve Soykırım Siyaseti) başlıklı bir makale yayımladı. Kavram üzerinden yürütülen tartışmaları, kongredeki yasa tasarılarının arka planını anlatan Thomas de Waal, bu büyük kitlesel yıkımı, soykırım kavramı ekseninde verilen siyasal mücadele üzerinden ele alıyor. Makalenin geniş bir derlemesini F. Gökhan Diler’in tercümesiyle sunuyoruz.
ARKA SAYFA Çarents ve Pamuk’la ‘taş’tan ‘kar’a Kars

Ermenice edebiyatın en ünlü şairlerinden Yeğişe Çarents’in tek romanı ‘Yergir Nairi’ (Nairi Ülkesi), Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’un ‘Kar’ adlı romanı… İkisi de, hem geçmişle, hem bugünle yüklü Kars’ta geçiyor. Çarents, Kars’taki sıkıntıyı taşla somutlaştırırken; Pamuk, şehri karla kaplıyor. Ermenistanlı edebiyat araştırmacısı Vahram Danielyan, Pamuk’un ve Çarents’in gözünden Kars’ı anlattı.
ORTA SAYFA ‘Keşke belgesel fotoğrafçılığına on yıl önce başlasaymışım…’

Fotoğrafçı Alberto Modiano’nun Gözlem Yayınları’ndan Türkçe ve İngilizce olarak çıkan ‘Zaman ve Mekân İçinde Musevilik’ kitabı ve aynı adla açılan sergileri, Türkiye Yahudi toplumunun sosyal ve dinî hayatına ilişkin içerden tanıklıklarla çok değerli bir görevi yerine getiriyor. Bir fotoğrafçı olarak bu çalışmanın belgesel önemini konuşmak ve mensubu olduğu cemaatin yaşamını sergilemenin ne anlama geldiğini anlamak için Alberto Modiano ile buluştuk.
ORTA SAYFA Alevilik İslam’ın değil, İslam Aleviliğin içinde

Metin ve Kemal Kahraman, Cumartesi akşamı 22 yıl sonra verecekleri ilk İstanbul konserine hazırlanıyorlar. Konser öncesi iki müzisyeni Agos'ta ağırladık; müzikten önce, Anadolu’nun bin yıllık tarihine, onun öncesine, insanlığın köklerine ve bugünü konuştuk.