EDEBİYAT

EDEBİYAT Heybeliada Ruhban okulunun lavantalar içinde korunan hazinesi

Heybeliada’da 8’inci yüzyılda kurulan Aya Triada manastırının bünyesindeki okulun bodrum katında yer alan kütüphane, beş salondan oluşuyor. Ruhban Okulu’nun 80 binden fazla esere sahip kütüphanesinde, dünyanın en eski matbu kitaplarından bazıları bulunuyor.
EDEBİYAT Yaşar Kemal: İnsanlığın sonu gittikçe yaklaşıyor korkarım

Büyük usta Yaşar Kemal’in ‘Bir Ada Hikayesi’ dörtlemesinin sonuncu kitabı ‘Çıplak Deniz Çıplak Ada’ 5 Ekim’de çıkıyor. Yeni kitabını anlatan Kemal, ''Bugünkü dünya düzeni dünyamızı bitirebilir. Doğa kırımı, savaş kırımlarıyla başa baş gidiyor. Savaş ve doğa kırımı sürdüğü sürece insanlığın sonu gittikçe yaklaşıyor korkarım' dedi.
EDEBİYAT Türkiye’de özgür yayıncı yok, sadece para konuşuyor

6.45, Türkiye’nin en özgün yayıncılık maceralarından birinin adı. Yayınevinin iki yayın yönetmeni ve editöründen Şenol Erdoğan ile, Türkiye’de özgür yayıncılık yapmanın mümkün olup olmadığını, ‘kaybeden’ kavramının uğradığı enflasyonu ve Muzır Neşriyat’ın yayıncılara yaptığı kıyağı(!) konuştuk.
EDEBİYAT Nubar Terziyan 6-7 Eylül’ü anlatıyor

Yavuz Turgul’un bir filminde resmettiği gibi, cemaatin azlığının rahmetliye saygısızlık olacağını düşünerek, Müslümanlarla birlikte cenaze namazında saf tutacak türden bir insan olan Nubar Terziyan 6-7 Eylül 1955 gecesi neler yaşamış neler…
EDEBİYAT Sahaf Festivali başladı

Beyoğlu Belediyesi’nce düzenlenen Beyoğlu Sahaf Festivali başladı. Altıncısı düzenlenen festival geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Tepebaşı’nda gerçekleştiriliyor. 14 Ekim 2012 tarihine kadar sürecek festivale 75 sahafımız katılıyor.
EDEBİYAT Yeniden Kemal'e erme zamanı

Edebiyatın dev kalemi Yaşar Kemal'in 'Bir Ada Hikâyesi' dörtlemesinin son eseri 'Çıplak Deniz Çıplak Ada' 4 Ekim'de raflarda. Kitaptan sızıntılar var.
EDEBİYAT Minimalist zarafetin romancısı

Bazı yazarlar vardır, onların yazdıkları her metni o kadar çok severiz ki, kitapları öyle hemen bir çırpıda bitmesin diye gıdım gıdım okuruz. Sonunda kitabı bitirince de, içimizde buruk bir tat kalır. Keşke daha uzun olsaydı deriz. Barış Bıçakçı bu tanıma uyan yazarlardan.
EDEBİYAT ‘1915 acısı maziye değil, bugüne ait bir mesele’

“Geçmişin acı gerçekleriyle yüzleşmeden, hesaplaşmadan geleceğe nasıl ilerleyeceğiz ki? Acılara sessiz kalınamaz! Geçmişin bugünü teslim almasına izin veremeyiz. Ayrıca 1915 acısı maziye değil, bugüne ait bir mesele. Tarihle –ama bizimki gibi ‘icat edilmiş tarih’le, tahrif edilmiş tarihle değil–gerçek tarihle barış yaparak ve de tarihi istismar illetinden kurtularak huzura erebilir, barışı yakalayabiliriz.'
EDEBİYAT ''Türkiye'nin temsilcisi olmak içimdeki çocuğu öldürüyor''

Independent gazetesine konuşan Orhan Pamuk, 'Türkiye'nin sesi ya da temsilcisi olmak neşe dolu ve çocuksu bir durum değil. Bu beni utangaç biri yapıyor. İçimdeki çocuğu öldürüyor' dedi. Pamuk ayrıca, Almanya'nın haftalık 'Die Zeit' gazetesine röportaj vererek Türkiye burjuvazisinin ayrımcı tutumunu eleştirmiş, 'Kendi halkından nefret ediyorlar' diye konuşmuştu.