YETVART DANZİKYAN

Yetvart Danzikyan

KARDEŞÇESİNE

Neredeyse tüm yayınlarda bir papaz aşağılaması yürüdü gitti. Bir de bunlara “Biz papazı teslim ettik, ABD de papazı teslim etsin” çıkışları eşlik etti. Kastedilen elbette Fetullah Gülen’di. Yani bu kadar kötü bir insan ancak bir papaz olabilirdi.

Bu karmaşık ama sürükleyici ilişkiler ve olaylar zinciri içinde elbette Almanya’nın yavaş yavaş nasıl Nazi karanlığına doğru ilerlediğini görmek, sezmek de mümkün. Bilhassa yüksek bürokraside Yahudilere karşı başlatılan ırkçılık, olayların kurgusu içinde ustaca yansıtılıyor.

Faillerin ve ihmali olan emniyet personelinin doğru dürüst yargılanmadığı, Türkiye’nin tarihinde aynı 1 Mayıs 1977 gibi, Sivas Katliamı gibi, Suruç Katliamı gibi kara bir sayfa oluşturan bir katliam bu.

'Adalet’ konusunda diğer alanlarda ne olup bittiğine gelecek olursak... Osman Kavala hâlâ hapiste. Bir yıla yaklaşıyor hapisliği. Hakkında bir iddianame dahi yok. Neyle suçlandığını bilmiyor. HDP eski eş başkanı Demirtaş hakkında geçenlerde bir hüküm veridi ancak verilen hükmün çözüm sürecinde yaptığı açıklamalara dayanması, iktidarın konuya bakışını açıklar nitelikte. Cezaevlerinde siyasi gerekçelerle hapse atılmış çok sayıda gazeteci ve siyasetçi var. Bunların çoğu iktidar öyle istediği için hapsedilmiş.

AKP Türkiyesi ekonomisi, rejimin müteahhitlerine çoğu gereksiz beton projeler yaratma esasına dayalıdır. Dolayısıyla ülkede üretim ve istihdam yaratamayan AKP kendi müteahhitlerine durup durup iş yaratmak zorundadır. Bu 3. Köprü olabilir, Kanal İstanbul olabilir, yurdun çeşitli yerlerinde doğayı tahrip edecek projeler olabilir. Olabilir de olabilir.

Yakın zamana kadar Hürriyet gazetesinde ekonomideki gelişmeleri yorumlayan Uğur Gürses 1986 yılında Merkez Bankası’nda çalışmaya başlamış, 1994 krizinden sonra özel sektöre geçip ticari bankalarda üst düzey yöneticilik yapmıştı. Gürses 2001 krizinden sonra CNN Türk, Yeni Yüzyıl, Yeni Binyıl ve Radikal gazetelerinde de ekonomi yorumculuğu yapmıştı. Gürses ile ekonomide son dönemde yaşanan gelişmeleri ve yaklaşan krizin ayak seslerini konuştuk.

İçinde bulunduğumuz rejimde ise baskı var ancak ‘sadece’ devletten kaynaklanmıyor. Bu baskı rejiminin kaynağı, devlet ile birlikte ‘toplum’un bir kesimi. Önemli bir kesimi.

Cumartesi Anneleri’nin 700. hafta gerçekleştireceği oturum, polis tarafından engellendi, gaz bombaları, plastik mermiler atıldı, çok sayıda kişi gözaltına alındı. Polisin Arat Dink’i de gözaltına alma çabası HDP’li vekillerce engellendi, olay anına dair fotoğraf sosyal medyada birçok kez paylaşıldı. Hrant Dink’in oğlu Arat Dink ile devletin tutumunu ve Cumartesi Anneleri’nin yıllar süren hak mücadelesini konuştuk.

Türkiye’de devlet böyledir. Kendi yol açtığı, kabahatli olduğu bir sorunu çözmez. Özür de dilemez. Sadece konuşulmasını engellemeye çalışır. Bütün gücüyle, hışmıyla bunu yapar.